TÜRKİYE’DE DEĞİŞİMİN TARİHİ; 1980 SONRASI!


 TÜRKİYE’DE DEĞİŞİMİN TARİHİ; 1980 SONRASI!

                                  Bedrettin KELEŞTİMUR                   

Türkiye’de, değişimin başladığı tarihi bizler,

“1980 sonrası Özal Dönemiyle…” başlatırız!

1927’de Türkiye’de Kırsal nüfus oranı, “yüzde 75,8…”

1960’da, “yüzde 68,1…”

1980’de, yüzde 56,1…”

Türkiye’de, 1980’lere kadar, “kırsal nüfus ağırlıklıdır…”

Türkiye,  “tarım toplumu…” olarak da anılır.

1985 tarihinden itibaren Türkiye’nin,

Şehir nüfusu, Kırsal nüfusunun önüne geçer;

Bu tarihte kırsal nüfusun oranı,  “yüzde 47’lerdedir”

1980 sonrası, Türkiye’de;

“sanayileşme hareketinin başladığı…” tarihlerdir.

Türkiye’de, “şehirleşme kültürü…” bu tarihlerden sonra anlam kazanacaktır.

O kültür,  “çevre kültürünü de…” beraberinde getirecektir.

2000’li yıllara gelindiğinde,

Türkiye’de Kırsal Nüfus’un oranı, “yüzde 35’lere…”

2012 yılında ise, “yüzde 22’7’lere…” gerileyecektir.

***                             ***

TÜRKİYE’DE KİŞİ BAŞINA DÜŞEN GELİR!

Türkiye’de, Kişi başına düşen milli gelir;

1923’lerden itibaren artış ivmesi görülür;

“700 dolardan…” 1939 yılına doğru, “2 bin dolara…” ulaşır!

1950’den itibaren, “1950’den itibaren 2bin doların üstüne çıkar”

1983’lerde, “4 bin dolarlara…”

1991’lerde,  “6 bin dolarlara…”

2010’lardan itibaren, “10 bin dolarların üzerine…” çıkacaktır!

***                             ***

1980’lerde, “2 milyar 910 milyon dolar…” olan ihracat;

1985’lerde, “7 milyar 958 milyon dolara…” ulaşacaktır.

Yıllar itibariyle Türkiye’nin ihracatında artış vardır;

1990’larda, 12 milyar 959 milyon dolar,

2000’lerde, 27 milyar 774 milyon dolar,

2005’lerde, 73 milyar 476 milyon dolar,

2010’larde, 113 milyar 883 milyon dolar,

2012’lerde, 152 milyar 461 milyon dolar…

***                             ***

Rakamlar bizlere, Türkiye’deki gelişimi ve değişimi,

1985 sonrası olarak işaret ediyor!

Türkiye’nin AB üyelik süreci, 1963 tarihinde başlar;

“AET”  “AT” ve “AB” isimleriyle günümüze kadar gelir!

Özal bu süreci, “uzun ince bir yol” diye tanımlar.

GAP Projesi, Cumhuriyet Döneminin en önemli,

Bir, “kalkınma ve medeniyet…” projesidir.

Demirel’in, Özal’ın; “hayalindeki dünya…”

Bu projeyle hayata geçecektir!

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı,

Ve  “bağımsızlığa giden yol…”

1985 sonrası ve “sanayileşen Türkiye…” rüyası!

Doğu Anadolu’nun bir, “enerji koridoruna dönüşümü…”

Teşvikler, “sanayi sitelerinin kuruluşu…”

“Eğitim, Sağlık ve Hizmetler Sektöründe…” önemli yatırımlar!

Değişimi en fazla besleyen de, “kitle iletişim teknolojilerindeki…” gelişme!

***                             ***

1980 sonrası, “dışa açılım ve liberalleşme hareketi…” ivme kazanacaktır.

Maalesef aynı dönem içerisinde, “terör olaylarında da…” tırmanma gözlenir.

25 Ekim 1983 tarihinde “Olağanüstü Hal Kanunu…” yayınlanacak!

1984 tarihinde, “devlet güvenlik mahkemeleri…” kurulacak!

1986 yılında, “Muzır Yasası…”

1991 yılına, “terörle mücadele kanunu…” çıkacak!

Bir yana, “dünyaya açılan bir Türkiye…”

Beri tarafta, “terör ve onun getirdiği ağır şartlar…”

Türkiye, ‘terör sarmalından…’ bir türlü yakasını kurtaramadı!

***                             ***

1980 SONRASI BASIN!

1980 sonrasında, “dergicilik” onunla birlikte, “magazin kültür…” gelişecektir.

Dergiciliği bizler; “Magazin dergiciliği “ “Mizah Dergileri”

“Çocuk Dergileri” Siyasi Dergiler”  “Bilimsel Dergiler” olarak belli gruplara ayırabiliriz.

Bu dönemde,  “ekonomi ve borsa…” konularına ağırlık veren dergilerde yayınlanır.

***                             ***

BAYRAM GAZETESİ GELENEĞİ BİTER!

Bu dönem, “geleneklerinde çiğnendiği…” bir dönemdir!

Sabah Gazetesi’nin marifetiyle; “1992 yılından itibaren…”

“Bayram Gazetesi Geleneği…” tarihe karışacaktır!

Verilen bütün mücadele, “nafile…” kalacaktır.

***                             ***

BASINDA YAPISAL DEĞİŞİM!

Türk Basını’nda, “teknolojik bir değişim…” söz konusu!

Cumhuriyet Döneminin o güzel ve anlamlı olan;

“gazeteci-işveren geleneği…” bitecektir!

Basın dünyasının dışındaki insanlar, “medya patronu…” olacaklar!

Gazetelerin, ‘hizmet mantığı…’ değişecektir!

1985’lere kadar kullanılan, “Basın kavramı…’ yerini;

Kitle İletişim Araçlarının da şekillenmesiyle, “Medya kavramı…” alacaktır.

Bu dönemde, “dev ekonomik hamleler” birbirini kovalayacak!

Televizyonlarda, “magazin programları…” kültürel değişimi etkileyecektir.

1990 sonrası, “SSCB’nin dağılmasıyla…” birlikte;

“soğuk savaş dönemi…” bitecektir!

Balkanlarda ve Kafkaslarda, “yeni bir yapılanma süreci”  

Türkiye’yi de, yakından etkileyecektir.

***                             ***

PROMOSYON KAMPANYALARI!

1990’lı yılları gayet iyi hatırlarsınız.

Basın tarihimizde, “ansiklopedik savaş” veya “karton savaşı” olarak isimlenir.

Gazeteler, çok cazip promosyonlar verecektir;

İnsanlar, gazetesini “okumak için…” değil,

Promosyon için, yani “kupon için gazetesini…” alacaktır!

Promosyonlarla, Türkiye’de gazete tirajları;

“1994’lerde 5 milyona kadar…” çıkacaktır!

Rekabet ve promosyonlar, gazeteleri “ekonomik krizlere…” taşıyacaktır!

Basın toplum içerisindeki, “saygınlığını…” kaybedecek!

Bir bakıma, “idealizm ipe çekilecektir”

Ne zamana kadar?

1997 yılında çıkan bir kanunun yürürlüğe girişine kadar…

Sanayi Bakanlığı, “gazeteler sadece kültüre bağlı promosyon yapabilir?” denecek!

Bu tarihlerden itibaren, gazete tirajları da hızla düşecektir;

Bu düşüş rakamı, “5 milyonlardan 2,5 milyonlara kadar…” gerileyecektir.

Basında, “tarihi olumsuzlukların yaşandığı…” bir dönem olarak da anılır.

1980 sonrası Türkiye fotoğrafı çok iyi tanımlanmalıdır:

Bu fotoğraf bütün ayrıntılarıyla insanımıza; dürüst ve samimi bir dille anlatılmalıdır.

Anadolu Coğrafyası, dünyanın en zor coğrafyası!

Bu coğrafya da, “dostunuz az…” düşmanınız çok!

Bütün mesele, “huzura çıkan yolda…” düşmanı yenmek!

 

BİLMEM

Şu karlı dağların ardında yurdum

Yurdumdan uzakta yaralı kurdum

Yıllarca uğrunda savruldum durdum

Bir gün bu ayrılık biter mi bilmem

 

Gülüm sendin sensiz hazan bağlarım

Düşünür maziyi bazen ağlarım

Nerde benim sevgi dolu çağlarım

Sustu bülbüllerim öter mi bilmem

 

Yıllardır garipçe çağlayan pınar

Nice mazlumların gölgesi çınar

Gönül yardan ayrı sevgiden kenar

Uzatsam elimi tutar mı bilmem

 

Ben adsız alpıyım Anadolu'nun

Dini mübin İslam yar aşk yolunun

Ben öksüz kalemi Oğuz dilinin

Sılasız mezarda yatar mı bilmem

 

Bugün bizi bekler dün bizi bekler

O aşkın mihrabı dön bizi bekler

Kefensiz toprakta can bizi bekler

Kırgız mı Kazak mı Tatar mı bilmem

 

Gaza bizim zafer Allah'ın olsun

Aşk ile o iman silahın olsun

Bu acı bu feryat zulüm son bulsun

Bir can bir can daha yeter mi bilmem

 

Şair soylu güldüm güller içinde

Yorulup tükendim yıllar içinde

Bulsam cananı mı eller içinde

Beni kervanına katar mı bilmem

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.