Ümmet Kavramı Üzerine!


    Ümmet sözlükte,
 “Bir peygambere inananların tamamı; peygambere gönderilen topluluk” 
     ”Topluluk; kavim, millet
 ”Aynı dilde konuşan insanların hepsi”
    Ziya Gökalp ise ümmeti,
 “Aynı dinde bulunan insanların bütününe verilen isim” olarak tarif ederler.
Bu yazımızda, Kur’an da geçen ayetlerde ‘ümmet’ kavramı üzerinde durmak istiyoruz…
Ayet, “And olsun ki, her ümmet içinde: “Allah’a kulluk edin ve tağuttan (Allah’ın yerine tutacağınız her şeyden) kaçının!” diye (kendilerine nasihat etmesi için) bir peygamber gönderdik. Artık onlardan bir kısmını da (inkârları yüzünden) delalet hak oldu. Öyleyse yeryüzünde bir dolaşında (peygamberlerimizi) yalanlayanların akıbeti nasıl olmuş bakın!” (Nahl, 36)
İlk peygamber Hz. Âdem ile başlayan, ‘Tevhit Mücadelesi’ son peygamber Hz. Muhammet (asv)’a kadar devam etmiştir… 
Her millete/veya kavme bir peygamber gönderilmiştir; “Her milletin bir yol göstereni vardır”(Er-Rad, 13/7) ve Fatır Süresi, 35/24) 
Kur’an buyuruyor, “Biz peygamber göndermedikçe kimseye azab etmeyiz”(El-İsra, 17/15)
****                        ***
    Ayet, “Rabbimiz! Bizi, sana teslim olan kimseler eyle ve neslimizden sana teslim olan bir ümmet (çıkar)! Bize, (razı olacağın hac, kurban gibi) kulluk usullerimizi göster ve tevbelerimizi kabul buyur! Şüphesiz ki Tevvab (tevbeleri çok kabul eden), Rahim (merhameti bol olan) ancak sensin!” (Bakara, 128)
    Burada temel bir prensiple karşı karşıya bulunuyoruz; Hayatın devamında, şuurlu bir nesil istemek… Bir milletin huzuru, güveni ve istikrarı; o milletin imanlı nesillerle ancak yükselebileceğine işaret etmektedir. 
    ***                    ***
    Ayet “Ve işte böylece sizi (ifratla tefrik arasında) vasat bir ümmet kıldık ki, bütün insanlara karşı adalet örnekleri, hak şahitleri olasınız. Peygamberde size hakkıyla şahit oldun” (Bakara, 143) 
    Burada zikredilen, ‘ümmet’ kavramından kasıt, Hz. Muhammet(asv) ümmetidir… 
     ***                    ***
    Ayet, “İnsanlar tek bir ümmet (aynı din üzere) idi.(Daha sonra ihtilafa düştüler); Bunun üzerine Allah, müjdeleyici ve (aynı zamanda) korkutucu olarak peygamberler gönderdi ve üzerinde ihtilafa düştükleri şeyler hususunda, insanların aralarında hüküm vermek için beraberlerinde hak ile Kitab’ı indirdi. Ancak kendilerine onun (o kitabın ) verildiği kimseler onlara apaçık deliller geldikten sonra aralarındaki zulüm (ve hased)den dolayı onda da ihtilafa düştüler. Sonra Allah, ( o ehli kitabın) üzerinde ihtilafa düştükleri hakka, iman edenleri izniyle hidayet eyledi. Allah dilediği, kimseyi (hikmetine binaen kendi lutfundan) dosdoğru bir yola hidayet eder.” (Bakara, 213)
    Kur’an burada bizlere tarihi serüveni hatırlatıyor… 
    Hz. Âdem(as) ve çocukları tek bir ümmet idiler…
    Hz. Nuh (as) ve gemiye binenler de tek bir ümmet idiler…
    Daha sonra, ‘ihtilafa’ düştüler… Bölündüler, parçalandılar… 
    Allah, ihtilafa düştükleri şeyler hususunda, doğru yolu gösteren peygamberler gönderdi, kitabı indirdi… İnsanlık tarihinin ilk adımlarıyla birlikte, tevhit mücadelesi de başlayacaktı…
    ***                ***
    Ayet, “(Ey Ashab-ı Muhammed!) Siz, insanlar(ın iyiliği) için (ortaya) çıkarılmış en hayırlı bir ümmet oldunuz; iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Eğer ehl-i kitap (Yahudilerle Hıristiyanlar) da iman etseydi, kendileri için elbette hayırlı olurdu. İçlerinden iman edenler vardır, ama onların çoğu (dinden çıkmış) fasıklardır” (Ali İmran, 110) 
    Evet! Buradaki ‘ümmet’ kavramı, ‘en hayırlı ümmet’ olarak nitelendirilen, Allah Resulünün(asv) çevresinde halkalanan, nur okulunun mensupları, Sahabe-i Kiramdır! 
    O’nlar, insanlık için modeldir… “Her biri gökteki yıldızlar gibidir” Hangisine uyarsanız, doğru yolu bulursunuz…
    ***                    ***
    Ayet, Nihayet (kıyamet gününde) her ümmetten (peygamberlerini) birer şahit (olarak) getirdiğimiz ve seni de onların üzerine şahit tuttuğumuz zaman, (bakalım o kâfirlerin halleri) nasıl olacak!” (Nisa, 41)”
    İsra süresinde Cenab-ı Hak, “ Rabbin, kasabaların ana yerleşim yerlerine peygamber göndermedikçe, o kasabaları yok edici değildir.” (Kasas, 59)
    Her ümmete/yani her kavme kendi dilleriyle konuşan peygamberler, uyarıcı ve müjdeleyici peygamberler gönderilmiştir… 
    Ayet, “Kendilerine apaçık anlatabilsin diye her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik. Allah dilediğini saptırır ve dilediğini de doğru yola eriştirir; güçlü olan, Hâkim olan O’dur.”(İbrahim,4)
    Gönderilen her peygamber, kendi milleti üzerine şahitlik edecektir… Bütün bunların üzerinde de, Allah Resulünün şahitliği yer alacaktır…
    ***                    ***
    Ümmet, Kâh aynı dine inanan, kâh aynı dili konuşan, kâh aynı canlı türünü ifade eden topluluk olarak kullanılmıştır.
    Ayet, “Yeryüzünde debelenen hiçbir canlı ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer ümmet (yaratılışları ve ihtiyaçları ile aynı birer nevi) olmasınlar! (Biz) kitapta (Levh-i Mahfuz’da) hiçbir şeyi eksik bırakmadık; sonra (hepsi) Rablerinin huzurunda toplanacaklardır.” (En’am, 38) 
    Celal Yıldırım bu ayeti şöyle tefsir eder; “Evet, onlar da bizim gibi birer ümmet… Yaratanı bilmekte. Onun sünnetine uymakta, içgüdüsüyle ibadetini yerine getirmekte, birbirleriyle anlaşıp üremekte, aile yuvası oluşturmakta, neslini korumakta, rızkını elde etmeye çalışmakta, büyüyüp ölmektedirler.”
    Hadis, “Allah ilk önce kalemi yarattı ve ona, yaz! dedi. Kalem ne yazayım? diye sordu. Allah kıyamete kadar olmuş, olacak her şeyi yaz! diye buyurdu…”
    ***                    ***
    Ayet, “And olsun ki senden önceki ümmetlere de (peygamberler) gönderdik (fakat onlar yalanladılar) Bunun üzerine (iman etsinler ve) yalvarsınlar diye onları sıkıntılar ve zorluklar ile yakaladık.” (En’am, 42) 
    İnsanlık tarihi, ‘Tevhit mücadelesi’ ile başlar; o mücadelenin önderleri de şüphesiz ki, peygamberler olmuşlardır. Nur halkası sürekli yürümüştür… Kuran bizlere, geçmiş ümmetler ve akıbetleriyle ilgili kıssalardan bahseder… 
    ***                ***
    Ayet, “Her ümmetin (büyük-küçük her topluluğun) bir eceli vardır. Artık ecelleri geldiği zaman, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler!” (A’raf, 34)
    İbn Haldun ne diyor, “Milletler de tıpkı insanlar gibidirler; doğar, büyüyüp gelişir ve nihayet ölüp giderler”  
    Yaşadığımız şu coğrafyada, bizlerden önce kim bilir kaç medeniyet gelip geçmiş… Ve biri tarih olmuşlardır… Her birinin belli bir hayatı var, eceli var, insanlık âlemine bıraktığı izleri/hatıraları var…
    ***                    ***
    Ayet, “Eğer Rabbin dileseydi, insanları elbette (İslam üzere) bir tek ümmet yapardı; fakat (onlar) ihtilaf eden kimseler olarak, (böyle) devam edip duracaklardır.” (Hud, 118)
    Hadis, “İnsanlar zalimi gördüklerinde onun elinden tutup (zulmüne) engel olmazlarsa, çok sürmez Allah hepsini kendi yanından (göndereceği) bir azap ile azaplandırır.”(Ebu Davut)
    Yaşadığımız asır! Gerek kendi coğrafyamızda ve gerekse yakın ve uzak coğrafyamızda meydana gelen gelişmeler karşısında, rolümüzü oynamamız gerektiğine özenle vurgu yapmak isterim. 
    ***                    ***
    Ayet, “İşte hiç şüphesiz bu sizin ümmetiniz (olan İslam Milleti) , tek bir ümmettir (tek bir dindir), Ben de sizin Rabbinizim; öyle ise bana kulluk edin” (Enbiya, 92)
    Hadis, “Biz peygamberler topluluğu baba bir kardeşleriz; dinimiz (Tevhit inancı doğrultusunda) birdir.” Buhari/enbiya:48)
    Ayet, “Muhakkak ki biz seni hak ile hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir ümmet de yoktur ki, içlerinde bir uyarıcı geçmiş olmasın.” (Fatır, 24) 
    Ayet, “O gün her ümmeti, casiye ( diz çökmüş)  olarak görürsün. Her ümmet, kendi kitabına (amel defterine) çağırılır, (Onlara şöyle denilir), “Bugün yapmakta olduklarınızla karşılık göreceksiniz.” (Casiye, 28) 
    Ümmet kavramı üzerinde yoğunlaştık. İlahi kitabımız Kur’an’ın penceresinden acizane bakmaya çalıştık… Yüce kitabımızda, yerine göre birçok anlamlarda kullanıldığını gördük.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

14Ekm

Anadolu’yu Gezmek

12Ekm

Zaman Kavramı

11Ekm

Muş Alparslan Üniversitesi…

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.