ZEKERİYA BİCAN’DAN NAZİRE


 ZEKERİYA BİCAN’DAN NAZİRE

Bedrettin KELEŞTİMUR

Yazar-Şair arkadaşımız Zekeriya Bican bizlere,

“Âşık Sümmani’nin şiirine…” yazdığı bir nazireyi gönderdiler.

Nazire, “Edebiyatta bir şairin bir eserine, başka bir şair tarafından,

Aynı vezinde ve aynı kafiye düzeninde yazılan manzumeye verilen addır”

Benim en fazla sevdiğim nazire,

Elmas Yıldırım’ın 12 kıtalık, “Kara Destan Şiirine…”

Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun yazdığı naziredir.

Elmas Yıldırım şiirinde ne diyorlar;

“Kimse bilmez Tanrıdağın yaşını

Düşman almış Altayların başını

Uçurmuştur baştan dövlet kuşunu

Satvetine üz çevirmiş zaman hey!

Koca Türk’ün düştüğü dert yaman hey!”

Niyazi Yıldırım’ın bu şiire verdiği cevap (nazire) şöyle;

“Ne sorarsın Tanrı dağ’ın yaşını

Tarih bilir, destan bilir, şan bilir

Şehit ruhlar bürümüştür başını

Öç gününü dökülecek kan bilir.”

*** ***

Âşık Sümmani (1861-1915) Halk Edebiyatının bilinen ismidir.

Aslen Erzurunludur.

Zekeriya Bican’ı etkileyen şiiri şöyledir;

“Ervah-ı ezelde levh-i kalemde

Bu benim bahtımı kara yazdılar

Gönül perişandır devri alemde

Bir günümü yüz bin zara yazdılar

 

Bulmadım şadlığın iradesini,

Çekerim bu gamın ziyadesini,

Herkes dosta verdi ifadesini,

Bizimkini ülüzgara yazdılar

 

Aşk benimle eyler daim kıyl-ü kal,

Daha sabretmeye kalmadı mecal,

Derdim taksimdara kıldım arzuhal,

Dedi neylim bahtın kara yazdılar.

 

Gönül gülşeninde har oldu deyu,

Hasretlik cismimde var oldu deyu,

Sevdiğim, sevdiğin pir oldu deyu,

Erbabı garezler yare yazdılar.

 

Dünyayı sevenler veli değildir,

Canı terkedenler deli değildir,

İnsanoğlu gamdan hâli değildir,

Her birini bir efkâra yazdılar.”

*** ***

Zekeriya Bican’ın bu esere yazdığı nazire gerçekten okunmaya değer

Bican şiirinde, gönül tellerini şöyle derinden titretecektir;

 

“SÜMMANİ’YE NAZİREMDİR

Acep ben âşık oldum diye mi, o yâri eşi yok diyerek, Gülizar’a yazdılar.

Yoksa bu sevda çileli ömrümü alıp, nedendir bilmem, bahtı kara yazdılar.

 

Tam dördüncü mevsiminde ömrümü, o fırtınalı gecede rüzgâra yazdılar.

Oysa ben kararlıydım sevdiğimle yaşamaya, alıp beni bi-karara yazdılar.

 

Bir âşıklar sofrası kurulmuş idi, o davette aşkımı akşamdan nara yazdılar.

Hiç sabahı olmayacak mı derken, karanlık gecelerimi alıp nura yazdılar

 

Dostlar bilmesin diye mi aşkımı, hicran kalemiyle tutup ağyara yazdılar.

Çekemez bu derdi diyerek acıdılar mı bilmem, aşkımı dağlara yazdılar.

 

Bana ait duygular saçıldı tüm âleme, kimi aldı söyledi, yüreklere yazdılar.

Âşıklarda ağladı saza düştü şiirim, bir kayıkçı teknesine, küreklere yazdılar.

 

Ben şiir söylemeyi bilmezdim, aşk söyletti dilimi kâğıtlara yazdılar.

Âleme malum oldu şiirlerim ki; o vakit adımı Şuara’ya yazdılar,

 

Fani Bican ile Âşık Sümmani hiç bir olur mu, alıp adımı aynı kitaba yazdılar.

Ayrı bir sayfaya koymadılar adımızı, âşıklar defterinde aynı sayfaya yazdılar.”

Teşekkürler Sayın Bican…

Yüreğine sağlık…

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Ekm

Ahilik ve fütüvvet!

17Ekm

Bir taş ne ki demeyin?

16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

14Ekm

Anadolu’yu Gezmek

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.