ALTERNATİF TIP VE ŞARLATANLIK


 Son yıllarda alternatif tıp diye bir köşeyi dönme sektörü oluşturuldu.  Hasta, biçare insanların sırtından kazanılan paralarının hesabını bilinmiyor.

Televizyonlara çıktıklarına bakmayın, hepsi programlara para sayarak çıkıyor. Ve programlardaki söyledikleri, heyecanla yararlarını saydıkları bitkileri bilindik şeyler...
Adam, ekranlarda bağıra bağıra, yeni bir şey bulmuş gibi, maydanozun sabahları limonla kahvaltıda yenilmesinin faydalarını anlatıyor. Bun ta nenem bile biliyordu, beklide bin yıllık bir bilgidir.
Bununla bitmiyor, asıl sömürü yaptıkları ilaçlar…. Hangi şartlarda, nasıl elde ettikleri belli olmayan ilaçları pahalı pahalı milletin canına çekiyorlar 
Saf vatandaş, ekranın büyüsüyle kendini aptal yerine koyanlara kanarak sattıkları ilaçları satın alıyor. 
Ne yazık ki, bu şarlatanlara; okuyan, kariyer ve makam sahibi insanlar bile kanıyor. İlginç olan başka bir şey daha var, bu şarlatanlara bazen tıp doktorları bile inanıyor, kapılarını çalıyor.
Millet olarak bu şarlatanların ağzına bakıyoruz, ağızlarında çıkan kelimelere hafıza kaybına uğramış gibi inanıyoruz.
Doğadaki bitkilerin yararları çok eskiye dayanan ve insanların deneyerek elde ettikleri tecrübeyle bin yüzyıllarca önceden süre gelen bilgilerdir. Yeni olan bir şey değil!….
Maydanozun, lahananın,  marulun, kekiğin, balın pekmezin vs bitkilerin yararlarını bilmeyen yoktur. Fakata bildiğimiz halde bu şarlatanlara inanıyoruz ve bile bile sömürülüyoruz.. 
bakın kendim şahit olduğum bir kaç olayı anlatayım. 
Bu şarlatanlardan çok popüler, ünlü birini çok yakinen tanıyorum. Zeytinburnu’nda bir bodrumda kirada yaşarken şimdi milyon dolarlık iş hanlarına sahip…  Müşterileri genelde okumuş, zengin kişiler.
Bir ara Almanya’da bir etkinlikte bu arkadaşla otururken, gurbetçi bir adama yanımıza yaklaştı. Boynunu çaresizce büktü; “Hocam babamın akciğerleri bitmiş durumda… Doktorlar, eve götürün dediler, eve getirdik. Sizin bir ilacınız var mı?” dedi.  
Bu şarlatan ne dedi biliyor musunuz!  Kelime kelimesine yazıyorum: “Kardeşim biraz gecikmişsiniz, ama merak etme, sana bir ilaç vereceğim, baban inşallah kısa sürede ayağa kalkacak!” 
Adam ısrar etti: “Ama hocam doktorlar akciğerin hiç kalmadığını söylediler!” deyince, gurbetçiyi azarladı:” Senin o doktorların, Allah’ın  (dini alet ederek müşteriyi ikna ediyor.) şifa dolu bitkilerini bilmez!” dedi ve adama ne olduğunu bilmediğim ilacı, dikkat edin rakama; tam beş bin avroya sattı! 
Bu olaya kendim şahit olduktan sonra, sadece: “Aman Allahım!” diyebildim. Bir şey diyemedim.
Bu şarlatanlar her iki ayda bir Avrupa’daki temsilcileri tarafından davet edilirler ve Gurbetçileri soyup gelirler.
Adam ilacı almak için bankadan 5 bin avro kredi çekmek için gitti. Şarlatan, ellerini ovuşturarak yanında saçları olmayan bir arkadaşa baktı. “sana bir ilaç vereceğim 6 ayda gür saçlarını tarayacaksın!” dedi. Saçları olmayan gencin gözleri parladı. Kalktı şarlatanın elinden öptü. 
Beş yıl sonra aynı genci Türkiye’de gördüm: ” saçlar nerde? Yoksa tekrar döküldü mü!”  diye takıldım.
Genç çocuk ağzına geleni sıraladı.
Bu şarlatanlar nasıl edip, nerden buluyor bilmiyorum, ama birkaç yıl sonra isimlerinin önüne bir Prof. Unvanı da ilave ediyorlar. “(Prof. Dr. Canan Karatay bunların dışındadır, onun akademik kariyeri bütün hayatını kapsıyor ve annesini ak sütü gibi hakkı olan unvandır) Gerek din şarlatanları gerek alternatif tıp alanında milleti sömürenler bu unvanları nasıl elde ettiklerini araştırmalı millete açıklanmalı aslında. Adam, dini bilgileri, dini hikâyeleri şov yaparak sunuyor, ünlü olup gündeme oturuyor. Peki, daha sonrasında Prof. unvanı nerden gelip ismin hemen önüne konuyor?
Geçenlerde Almanya’daki gurbetçilerimiz ünlü bir din tüccarını davet etmişler. Gurbetçilerden ne kadar para istemiş biliyor musunuz? 
Tam 13 bin avro…
Önemli mübarek gecelerde milleti galayana getirecek hitabete sahip olan din adamlarının program başı kazandıklarını bilseniz küçük dilinizi yutarsınız. Peki, bu parayı hangi yetenek ve maharetle alıyor?
Tek kelime ile iyi şov yapmakla…
Yoksa haşa yeni ayetler alıp tebliğ etmiyor, sadece dramlaştırarak insanları etkileyerek bu parayı alıyor.
Ne aklım geliyor biliyor musunuz? Sevelim, sevmeyelim, fikirlerine katılalım, katılmayalım, ama Allah’ı ile aldatma!” diyen yaşar Nuri Öztürk ne kadar doğru demiş… Ama bence insanın dili söyleyesi gelmiyor, yoksa Dini nakde çevirenlere de bir isim var.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Eyl

Dost Düşman

03Eyl

Kafadan Zam

29Ağs

Biz düzelirsek dünya düzelir

31Tem

Eğitimde Öğretmen Faktörü

01Tem

Kayıp Çocuklar

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.