EĞİTİMDE SİSTEM MALİYETİ


 EĞİTİMDE SİSTEM MALİYETİ

Eğitimde akşamdan sabaha değişen kararların bir başka boyutu gözden kaçıyor. Her değişen sınav sistemin ülkemize maliyeti hesabı yapıldığında akıllara durgunluk veren bir rakam ortaya çıkıyor.

Hâlbuki eğitimde her alınan karar ve getirilmesi düşünülen kararın bir de maliyeti hesaplanır. Yıllardır hemen her yıl bir iki alanda yapılan değişiklikler kâğıt ithal eden ülke olarak kâğıt israfında dünyada birinciyiz.

Milyonlarca kitap bir kararla çöpe atılıyor. Geri dönüşümü olsa bile gelişmekte olan bir ülke için büyük bir israftır.

Keşke gerçek rakamlar elimizde olsa da burada belirtebilsek! Eminim hayretten öte pes dedirtecek rakamlar ortaya çıkacaktır.

Her sistem değişikliği özel sektörün kayıplarıyla birlikte Türkiye’nin bir yıllık bütçesi çöpe atılıyor desek abartı olmaz.

Yeni bir sınav sisteminin değişmesi ne demek?

Şu demek; Basılan kitapların hepsi değişecek, yeniden yeni sisteme göre kitaplar yayınlanacak. Bu da yetmez, basılanlar çöpe gidecek onun yerine yeni sisteme uygun kitaplar basılacak.  Evlerde satın alınan milyonlarca kitap artık işe yaramayacak.

Daha saymaya gerek var mı? İşe yaramaz atıl duruma düşen bu kitaplara harcanan parayla  okulsuz yer kalmaz.

Özel sektör bu konuda oldukça dertli… Uğradıkları zararı anlatacak merci bulamamaları gibi yeni sistemin değişmeyeceği garantisi de yok.

Dövizle kâğıt ithal eden bir ülkenin eğitim ve sıvan sitemlerini bu kadar sık değişmesinin bedeli bu milletten çıkıyor Yazık günah değil mi?

Geçen günlerde değişen TEOG ve Üniversite giriş sınavları, milyonlarca yardımcı ders kitabını raflardan indirerek çöpe atılmasına neden oldu.

Peki devlet bir karar alırken kararların getireceği ek yük hesaplanmıyor mu? Değişikliğin kaça mal olacağını bilmiyor mu?

 Devlet yalnız kendi maliyeti ve kayıplarını değil, özel sektörü de hesaba katmalı. Asıl buzdağının görünmeyen tarafı özel sektördür.

Düşünün sadece bir kırtasiyede yeni sınav sitemi geldiği için işe yaramaz duruma düşen kitaplar iade için bir şehir içi kamyonete sığmıyor. Türkiye genelini hayal edin artık.

Bütün bunları yazarken siyasi bir amacımız yoktur. Ama eğitimde artık “Kral çıplak!” demenin zamanı geçiyor.

Birileri;”Ya kardeşim bir durun! Bir dinleyin! Bu işi bilenler elbette var. Onları bulalım, getirelim! Bu son derece ülke için önemli konuyu Yalnız bürokratlarla çözemezsiniz!

Bu konuda yıllarca çalışan var, Üniversitelerimiz var, Kenar köşede kalmış, eğitim konusunda bilimsel araştırmalar yapan tecrübeli insanlar var. Onların fikirlerini alalım. Artık sistem sorununu kökten çözelim.” Demesi gerekmiyor mu?

Hemen bir günde olması gerekmez. Türkiye’deki insanın kültürüne, karakterine ve dünya perspektifini uygun bir sistem olsun da iki yıl sürsün, üç yıl sürsün. Ama artık eğitimde bir reform yapmanın zamanı geçiyor.

 Eğitim bina yapmakla bitmiyor. Bugün yapılan binaların içindeki öğrenci mutlu değil, iyi yetişmiyor, öğretmen bambaşka bir sorunun içinde cebelleşiyor. Bir kere öncelikle öğretmen yetiştirme politikasının acilen ele alınması ve hiç vakit kaybetmeden yasalaşmalı ve uygulanmalıdır. Üniversitelerde Mezun öğretmen fışkırıyor, bunların çoğu hem ihtiyaç fazlası hem de iyi yetişmiyor. Ve hemen dışarıda formasyon almayı kaldırılması lazım. Liselerden başlayarak öğretmen yetiştirilmeli, üniversitelere hangi bölümde kaç öğrenci alacakları belirtilerek bütün dünyada olduğu gibi bir kota konulmalıdır.

Hangi yıl kaç öğretmene ihtiyaç olacağını planlayarak ona göre sınır getirilmelidir.

Eğitim reformunun geciktiği her yıl, ileride kalifiyesiz elemen cennetine dönen bir ülke olacağız.

Bu güzelim ülkede sorun yalnız terör değil, pahalılık değil, yol yapmak, köprü yapmak değil. Asıl sorun eğitimdir. Eğitimi halledin ne terör kalır ne de diğer sorunlar…

İngiltere’de sanayileşmenin başladığı yıllarda Ülkenin sorunları yumak halindeyken bir profesöre soruyorlar, diyorlar ki; İşsizlik, pahalılık, ekonomi ve diğer sorunlar nasıl halledilebilir?”

Profesör şu cevabı veriyor;”Gidin eğitimi halledin hepsi de düzelir!”

Eğitim bu kadar önemli hatta her ülke için en önemli noktadır. Çünkü ülkelerin bütün zincirleri eğitim halkasına bağlıdır. O koptu mu diğerleri de darmadağın olur.

Gelin vakit kaybetmeden, daha fazla nesil kaybetmeden, her yönüyle bize uyan milli ve dünya konjektörüne uyumlu bir sitem bulalım. Hem de hiç zaman geçirmeden…

ELAZIĞSPOR

Elazığ yine yalpalamaya başladı. Yine çayı geçerken at değişiklikleri ve sonuç ortada….

Onu bunu bilmem ama dünyada arabası düz yolda giderken kendi tekerinin önüne taş koyan Elazığspor’dan başka bir kulüp tanımıyorum.

Fazla da bir şey demeye gerek yok!

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Ara

HARPUT’A DİYENET KÜLLİYETİ

03Ara

Seçim Heyecanı

29Ekm

Enflasyonla Mücadele 

12Eyl

Dost Düşman

03Eyl

Kafadan Zam

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.