GÜVEN YOK OLDU


Tüketici ile ticaret erbabı arasındaki güven gittikçe yok olup gitti. Arık ne satın alacaksanız dikkat etmek zorundasınız.
Kasaba giriyorsunuz etin üzerinde kuzu eti yazıyor. Eti alıp eve götürüyorsunuz yaşlı koyun eti çıkıyor.
Dana eti diye aldığınız yaşlı büyükbaş hayvan eti çıkıyor.
Markette alışveriş yapıyorsunuz, kasa ile etiketler arasında fark çıkıyor. Etiketin üzerindeki fiyat başka kasada barkot okumada başka…
Farkına varırsanız özür diler düzeltirler, yoksa hak getire…
Çok denedim, yaptığım alışverişleri etikette yazılanları toplayarak kasaya gittim. İnanmayacaksınız ama çoğu birbirini tutmuyor.
Uyanık bazı marketler bu yolla büyük karlar ediyorlar.
Elbette bu bütün marketler için geçerli değil ve her market böyle bir ahlaksızlığı yapmaz, ama ne yazık ki yapan var.
Tulum peyniri ver dersiniz, ezilmiş salamura peyniri verir, Ezine peyniri ver dersiniz normal peyniri Ezine diye canına çekerle,
Sucuk zaten artık yemek için yürek ister.
Yalnız yiyecekte değil, banka öyle, teflon şirketleri öyle, uçak biletleri aynı… Reklamlarda ucuz bilet görürsünüz ama asla o fiyata bilete ulaşamazsınız.
Doğalgaza resmi açıklamalarda yüzde bilmem kaç zam der ama fatura geldiğindi resmi rakamları ikiye katlandığını görürsünüz. Nedenini sorarsınız; vergi, diye geçiştirirler. Elektrik öyle, su öyle…
Artık dürüst ticaret yalnızca sayılı mesleklerde kaldı. Dürüst ticaret yapan bir kaç meslekten Berber, çaycı kaldı.
Fırın diyecektim, ama olmadı, fırın için diyemedim. Orada soru işaretleri ile dolu bir ticaret var.
Geçenlerde bir vatandaş bilgisayarının ram ve işlemcisini yükseltmek istemiş, bilgisayarını teslim edip eve gelmiş. Ertesi gün bilgisayarı almış yüklü de bir para ödemiş. Tanıdığı bilgisayar mühendisi şüphelenmiş bilgisayarı açmış, ikinci el düşük işlem ve ram takıldığını fark etmiş. Sonra kavga dövüş…
Sahi bize noldu böyle? İçimize şeytan kaçmış bir toplum olduk. Bir büfede su elli kuruş, diğer yerde aynı su bir buçuk lira…
Adamdan bir kibrit almaya korkuyorsunuz, elinden gelse bir kibrit üzerinden müşteriden servet koparacak.
Yine başka bir vatandaş anlatıyor; “Bir lokantaya yaklaştık, ekmek arası döner almak istedik. Daha ucuz oluyor diye… Adam içine birkaç kırıntı et koydu, üzerine sebzesini yükledi, elimize verdi. Yolda yiyelim, derken adam içerde oturup yiyebileceğimizi söyledi. İçeri girdik köşe masada elimizdeki döner ekmeği yedik. Kalktık tam gidiyoruz, lokantanın sahibi önümüzü kesti. “beyefendi, verdiğiniz döner parası dışarıda yemek içindi, masada oturdunuz beş lira daha vereceksiniz, demez mi? Ağzımız açıkta kaldı, epey tartışmadan sonra mecburen parayı verdik. Adam beş liralık banknotu iki kere besmele çekerek yüzüne sürdü, kasaya koydu.”
Sanırım başka da bir yoruma gerek yok!
 
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Eyl

Dost Düşman

03Eyl

Kafadan Zam

29Ağs

Biz düzelirsek dünya düzelir

31Tem

Eğitimde Öğretmen Faktörü

01Tem

Kayıp Çocuklar

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.