HEMŞERİ OLMAK YA DA HEMŞERİCİLİK OYNAMAK


HEMŞERİ OLMAK YA DA HEMŞERİCİLİK OYNAMAK

Baba evlatlarına nasıl miras bırakırsa bir şehrin insanları da birbirine miras bırakır.

Miras dediysek para pul anlamayın. Asıl miras itibardır, gönüllerde hoş izler bırakarak gitmektir.

Bir gence, bir yerde “kimin oğlusun ya da kimin kızısın?” diye sorulduğunda, babasının annesinin adını söylediğinde soran kişinin yüzündeki sevinç, saygı ve itibar mirastır.

Yada bir alışveriş yaparken pazarlık sırasında, bir ev kiralarken ev sahibinin merakından babayı sormasından sonra evin anahtarını hiç tereddüt etmeden uzatması babanın evlada bıraktığı mirastır.

Şehrin insanları da aynı şekilde birbirine miras bırakırlar. Hatta bu miras babanın evlatlarına bıraktığı mirastan kat be kat daha değerlidir.

Niçin değerlidir?

Çünkü bir babanın bıraktığı itibar ve saygınlık mirasından yalnız evlatları faydalanır ama bir şehrin insanının bıraktığı itibar ve güven mirası koca şehir faydalanır.

Türkiye’nin herhangi bir şehrinde bir Elazığlının kiraladığı evin sahibi ile ilişkisi; kendisinden sonra gelecek Elazığlıya mirastır. Ev sahibi memnun değilse, sonraki kiracısının memleketini sorduğunda; Elazığ kelimesini kullanan hiç kimseye evini vermez. Aslında yanlış bir algı ama bu ezelden böyle gelmiş böyle gider.

Böylece bir kişinin bıraktığı kötü intiba artık bütün Elazığlıları kapsar.

Bugüne kadar çok şükür “Elazığlıyım” diyenlerin yüzde doksan beşi; kendinden önceki Elazığlının kendisine bırakılan güzel mirastan faydalanmıştır ve faydalanmaya devam ediyor.

Elazığlı olmak büyük bir sorumluluktur. Büyük bir vebal altına girmektir. Onu taşıyacaksan Elazığlıyım diyeceksin, yoksa kimseye sebep olmamak için Elazığlıyım demeyeceksin.

Aynı şekilde Yurtdışında “Türküm” demek de büyük sorumluluktur. Bu kelimeyi kullanan daha dikkatli, daha sorumlu davranmak zorundadır.

Elazığ insanı geçmişe göre fire verse de yine de bu güzel meziyeti kaybetmedi. Hala gittiği yerde Elazığlı olmanın sorumluluğunu, yükümlülüğünü taşıdığının farkındadır.

Sırf bu yüzden Elazığlı olmaktan gurur duyuyorum ve orada doğmaktan şeref duyuyorum.

 

Not; Oğlum Hüseyin Selçuk Civelek’in düğününe gönderdikleri çelenkleri ve kutlamalarıyla başta Sayın İbrahim Taşel’e; Belediye başkanı Mücahit Yanılmaz’a; Akparti Elazığ milletvekili Sayın Ejder Açıkkapı’ya; Çaydaçıra ekibini düğüne getirerek renk katan Yücel Çakmak’a; Yediveren Yayın gurubuna ve tüm dostlara bütün kalbimle teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum.

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
31Tem

Eğitimde Öğretmen Faktörü

01Tem

Kayıp Çocuklar

30Haz

Değişen Bir Şey Yok

11Haz

Bir Edebiyat Çıkmazı

05Haz

Kapitülasyonlar bitti mi?

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.