KISA KISA


 KISA KISA

Elazığspor sezonu ortalarda bitirdi. Sezon başında bu takım bir daha iflah olmaz, soluğu amatör ligde alır diye düşünenlerdendim. Çünkü takımın elle tutulacak bir tarafı kalmamıştı. Nereden bakarsan bak tam bir enkaz…

Kulüp kuruldu kurulalı böyle bir sarsıntı geçirmemişti, böyle bir enkaz haline getirilmemişti.

Ama nasıl olduysa ve nasıl bir sihirli el değdiyse o enkaz, mevta takım birden dirildi, yoluna devam etti.

6 puanı silinmesine rağmen aslanlar gibi mücadele etti. Son birkaç hafta kala düşme hattından uzaklaşarak rahat bir nefes aldı.

Bu takımı bu girdaptan kurtaran herkese binlerce teşekkürler. Elazığ Sizi her zaman minnetle anacaktır.

KÜLTÜR ŞEHRİ ELAZIĞ

Elazığ geçmişiyle hakikaten zengin bir kültüre sahip… Fakat sanki geçmişimiz bizi idare ediyor, geçmişin miraslarıyla yetinerek gidiyoruz gibime geliyor.

Yeni bir şey var mı?

Dışarıda görünmüyor, içeriyi bilemem. Dışarıda görünmeyen bir şeyin kıymeti yok diye düşünüyorum. Elazığ hala okuyor mu?

Sahi nerde kaldı o güzel kampanyalar, o örnek etkinlikler?

Kala kala elimizde bir şiir akşamları kaldı galiba!

Yoksa bir şeyler varda biz mi at gözlüğü takmışız!...

YENİ KİTAP

Geçen yıl çıkan SÜKÛT kitabımız ellibine yakın sattı. Bu yıl aynı seriden devam etmek istedik ve KÂFİ romanını çıkardık. Bugünlerde reklamlarına hız verilen KÂFİ roman bu serini son romanıydı. Allah izin verirse, ömür verirse, bundan böyle artık güncel romanlara dönüyoruz.

İlk projemiz ÜÇ ADAM diye üç kitaptan oluşacak bir roman serisi.

Yaklaşık bir yıl sonra inşallah bir çıkış yakalamaya, edebi çalışmalarımızı bir çıta yukarı taşımaya niyetliyiz.

Olur olmaz bilemem ama önümüzdeki dönem Elazığlı bir yazar olarak tırnaklarımızla biraz daha yukarı tırmanmaya çalışacağız.

Tırnaklarımızla diyoruz, çünkü sosyal medya dışında hiçbir tanıtım imkânımız yok. Tek silahımız kalemimiz ve romanlardaki içerik…

Bir de sağ kesim biraz okusa belki emeklerimiz yerini bulur. Maddi anlamda söylemiyorum, kastım manevi anlamda…

Bilen bilir bilmeyen bizi köşeyi döndü sanır ama işin iç yüzü öyle değil. İyi ki ekmeğimizi devlet memurluğunda kazanıyoruz yoksa yazarlık yoluyla perişan oluruz.

Türkiye’de kalemiyle rahat yaşayanlar ya medyatik yazarlardır ya da sol kesimdedir. Sol okuyor…

Sol sahip çıkıyor… Sol emeğin ne demek olduğunu yalnız bilmiyor aynı zamanda hakkını veriyor.

Sağ kesimde okuyanların yüzde doksanı da kadınlardır. Erkekler okumuyor maalesef.

Okuma deyince dalga geçiyor;”Ben zaten her şeyi biliyorum!” diyor. Adam her şeyi biliyor!!!

Kulaktan duyma kültürle üniversitelerin bile boşa kurulduğunu, boşuna eğitim yapıldığını söylüyor.

Yasalardan bahset hakim, avukat olur, siyasetten bahset dünyayı yönetir, ekonomide bahset ülkeyi, bir günde düzeltir refaha erdirir.

Eğitimden bahset, öğretmen olur, öğretmenleri beğenmez. Dinden bahset bütün bildiklerimizi unutturur yepyeni bir din uydurur. Bir şey söyler, Kuran’da hepsi var der ama Kuran’ın Türkçesini bir defa okumamıştır.

Velhasıl sağ kesim ve özellikle erkekler her şeyi bildiği için okumak deyince gülüyor, okuyanlarla dalga geçecek kadar alim…

Bu nedenle ne yazarsan yaz okuyan olmadıkça boşa.

İyi ki kadınlar okuyor ve onların sayesinde bugün kitap kültür ayakta kalıyor. Tabi sağ kesimi kastediyorum. Sola diyecek tek kelime yok. Onlar gerçekten okuyor.

 

 

 

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Eyl

Dost Düşman

03Eyl

Kafadan Zam

29Ağs

Biz düzelirsek dünya düzelir

31Tem

Eğitimde Öğretmen Faktörü

01Tem

Kayıp Çocuklar

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.