ÖZEL EĞİTİM VE KALİTE


ÖZEL EĞİTİM VE KALİTE

Türkiye son hızla özel öğretimin doğru yol alan bir ülke oldu. Dünya sıralamasında özel eğitim konusunda kaçıncı sıradayız bilemem ama böyle giderse yirmi yıl sonra devletle kafa kafaya gelecek bir duruma gelecek.

Şu anda özel okullar resmi okulların yüzde yirmisini oluşturuyor.

Tabi bütün bu gelişmeler dışarıdan baktığınız zaman çok olumlu gelişmeler olarak görünüyor. Özel sektörün eğitime katkısı küçümsenmeyecek kadar önemli bir seviyeye yükseldi.

Ekonomik olarak eğitime yapılan yatırım açısından baktığınız zaman sevindirici bir tablo ortaya çıkıyor.

Bizim değinmek istediğimiz eğitim kalitesi penceresinden değişime bakmaktır.

Özel eğitim kurumlarındaki eğitim kalitesi ile resmi okulların eğitim öğretim kalitelerinin bir olması elbette beklenemez ama en azın özel eğitim kurumlarının geleceğe dair bir umut vermeleri elbette beklenir.

Bir eğitimci olarak şu andaki resmi okullar ile özel okullar arasında eğitimin bütün detaylarını göz önüne alarak bir karşılaştırma yapıldığım zaman, özel eğitimde; belli ilkeleri olan ve asla ilkelerinden şaşmayan birkaç köklü eğitim kurumu dışında, geriye kalanların çoğu tamamen ticaret odaklı eğitim kurumları haline geldiğine inanıyorum.

Başarılarını öğrenci transferiyle idare etmeye çalışan içi boş birer eğitim kurumu haline gelenlerin sayısı oldukça fazla.

Bir örnek verecek olursak, dönem sonunda özel okullarda verilen takdir ve teşekkür sayısıyla, devlet okullarında verilen takdir teşekkür sayısına bakın anlarsınız. Bazen o kadar abartılar yaşanıyor ki, teşekkür almayı bırak sınıf geçmesi mümkün olmayan öğrencilerin velilerinin itirazları sonucu teşekkürler evlerine kadar götürüldüğü zamanları bilirim.

Müşteri kaçmasın diye…

İşte bu cümleden sonra bir şey yazmaya gerek kalmıyor. Her hesap, her öğrenciye bu mantıkla bakıldığı zaman, o kurumun içi eğitim öğretim açısından kalite sıfırlanıyor.

Müşteri kaçmasın diye….

Bol not verilmek zorundaysa,

Müşteri kaçmasın diye,

 Teşekkür dağıtılacaksa,

Müşteri kaçmasın diye, okullarda disiplin kurulu sadece adı olacaksa;

Kalite açısından teknik ve analizlere gerek var mı?

Peki ne yapılmalı? Kalite nasıl yükseltilmeli?

Eğitime bakış mantığı değişmedikçe bir şey yapamazsınız.

Türkiye’de önce eğitime bakışı ciddi manada kökten değiştirmenin bir yolunu bulmalı!

Yoksa eğitim kurumlarının gittikçe içi boşalmaya devam edecek.

Bunlar yazarken yazıda belirttiğimiz gibi köklü geleneklere sahip yıllarca eğitim kurumlarıyla markalaşan Final okulları gibi özel eğitim kurumları, yazdığımız olumsuzlukların tam aksine eğitimde öncülük yapmaya devam ediyorlar. Bunları eleştirmek yerine, eğitime katkıları nedeniyle tebrik etmek lazım.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
31Tem

Eğitimde Öğretmen Faktörü

01Tem

Kayıp Çocuklar

30Haz

Değişen Bir Şey Yok

11Haz

Bir Edebiyat Çıkmazı

05Haz

Kapitülasyonlar bitti mi?

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.