22. ULUSLAR ARASI HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI -2- VE’


                             22. ULUSLAR ARASI HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI -2- VE…

            Milletlerin; kültürleriyle var olduklarını, kültürün milletlerin nezdinde tartışılmaz bir değer olduğunu hep söyler dururuz.

            Kültür; bir milletin varlığı ve devamiyetinde olmazsa olmazıdır. Kültürünü yitirmiş, kaybetmiş bir millet, bir toplum varla yok arası, hatta ve hatta fiziki olarak var görünseler bile ruhen ve milliyeten yok demektir.

            O nedenle millet olarak var olmak ve devamiyetimizi sağlamak adına kültürü, milli ve manevi değer taşıyan ilahi ve beşeri anlamda olan her iki kültür değerlerini yaşamak ve yaşatmak gerek din kültürü, dil kültürü, edebiyat kültürü, musiki kültürü gibi ve bunları yaşatıp günümüze getiren ve geleceğe aktarmakta aracı olan değerlerin bilinmesi gibi…

            Elazığ’da 22 yıl önce başlayan o gün bugündür her şiir akşamında ayrı bir değerin anılması, anlamlı konuların gündeme taşınıp yaşatılması ve bu yıl 25-28 tarihleri arasında bir başka değerin anılıp temanın gündeme taşınmasını sağlayan 22. Uluslararası Hazar Şiir Akşamları edebi kültürün yaşanması ve yaşatılmasının bir örneği olduğu gibi değişik illerde gerçekleşen Elazığ veya bazı iller adına gerçekleşen Tanıtım Günleri de buna bir örnektir.

            22. Uluslararası Hazar Şiir Akşamları ile alakalı duygu ve düşüncelerimizi daha önce sizlerle paylaşmış olduğumdan bugün fazla bir şey yazma ve aktarma gereği duymamaktayım. Ancak bir hususu belirtmeden de geçmeyeceğim.

            Dünyanın ve özellikle İslam aleminin, hatta ve hatta ülkemizin yoğunlukla içerisinde bulunduğu şu buhranlı gün ve özellikle de ülkemizde yaşanan entrikalara karşı duyarlı olup milli ve manevi değerleri koruyup kollamak, sevgi ve saygı çerçevesinde kardeşçe yaşamak ve millet olarak yok olmamak adına bilinçlenme ve bilinçlendirme etkinliklerinin yaşanması kaçınılmazdır ama resmi ama sivil kuruluşlar tarafından.

            Bunun eleştirel bir tarafı yok ve olamazda, olmamalı da. Çünkü bu ülke bizim, bu millet bizim, asırlardır birlik, beraberlik ve de bütünlük içerisinde kardeşçe yaşamımız var her ne kadar birileri bu birlikteliği bozmaya ve bundan nemalanmaya çalışsa da.

 

                                             BAYRAM VE KURBAN BAYRAMI

            Bayram her kesin malumu olduğu üzere anlam itibariyle sevgidir, sevinçtir, neşedir, birlik ve beraberliğin, bütünlüğün tesisidir. İnsanların birbirlerine ram olmasıdır, yani bağlı ve bütünlük içinde olması, kardeşçe paylaşım içerisinde yaşamasıdır.

            Kurban Bayramı; diğer bayramlar gibi neşe, sevinç, birlik ve beraberliğin tesisi gibi bir bayram olmaktan öte paylaşımın olduğu, olması ve yaşanması gereken bir bayramdır. Adı üzerinde olduğu gibi yaradana kurban olmaktır, temsili olarak kurban kesip onu yaradan adına fakir fukara, kapı- komşu ve akraba ile paylaşmaktır, paylaşarak sevgiyi canlı tutmaktır.

            Kurban ilahi bir emir ve yerine getirilmesi farz olan ilahi bir vazifedir. Tabii ki hali vakti yerinde olan, borcu harcı olmayanların icra etmesi gereken ilahi bir emirdir. Yoksa; ne olursa olsun dost beni pazarda görsün veya desinler adına bankadan kredi çekerek kesilmesi gereken değildir kurban..

            Bayramlar sevinç, neşe, birlik ve beraberliğin, bütünlüğün tesisi dedik demesine ama bu yıl her ne hikmetse diğer yıllardan daha fazla bunun tersini yaşadık.

            Bu yılki bayramlarda, özellikle Kurban Bayramı ve bitim araefesinde;

            Acı,

            Kan akışının, kardeşkanı akışının acısını, verdiği acıyı,

            Müslüman devletlerin birbirlerine düşüp Hıristiyan alemi karşısında küçüldüklerinin, onların kahkahaları karşısında çaresizliğin acısını,

            Kesilen kurbanların kanının dışarıya, etinin içeriye girişinin verdiği utancı,

            Yardım amaçlı ülkemize girişleri sağlanan insanların sahiplenilmeme sonucu dilenciliği, per perişan görüntüleri karşısında üzüntü,

            Çin’de, Irak’ta, Suriye’de zulüm altında kıvrım kıvrım kıvranan, beklenen yardım elinin uzanmayışından duyduğumuz acı ve gibi acıları,

            Kesilen kurbandan alması gereken payı alamayan ihtiyaç sahiplerinin içinde bulundukları çaresizliğin verdiği acıyı,

            Elazığ’da yaşayanlar olarak uluorta yerlerde (Hükümet Konağı karşısında bulunan otobüs durağı veya Manav’ın arkasında bulunan alan ve Veysel Karani Camii yanında ve gibi…) kesilen kurbanın dışkı ve sakatatlarının yarattığı kirliliği, pis kokuyu,

            Kurban kesimi sonrasında gerekli temizlik ve ilaçlamanın yapılmayışı nedeniyle sinek ve yüvezlerin saldırısını,

Terörün var hızla zivanadan çıkıp ülkeyi kardeş kavgasına götürmesi, ölümlere, milli servete zarar vermesi karşısında büyük ama çok büyük acı yaşadık.

Evet, bir Kurban Bayramı’ nı amacına uygun değil amacına ters ve zıt bir şekilde üzüntü ve acıyla yaşadık.

Allah bir daha ki bayramlarda bu ister milli bayram olsun ister dini bayram olsun, özellikle temeli sevgi olan dini bayramlarda kardeş kavgasının yaşandığı, ölümlerin olduğu,  

Kardeşin kardeşi vurduğu, vurduğu an kahkaha attığı, vuranın Allah’ u Ekber, vurulanın da Allah’ u Ekber dediği anları, böylesi anları Allah bizlere yaşatmasın, ülkenin birlik, beraberlik ve bütünlüğüne helal getiren olumsuzluklarla karşılaştırmasın.

Bayramları bayram gibi yaşama dilek ve temennisiyle her günümüzün bayram derecesinde geçmesini, bayram gibi yaşanmasını diliyoruz.

                                                                       AYETLER

*Her ümmetten bir şahit ve (Ey Muhammed) seni de onların üzerine bir şahit olarak getirdiğimizde (inkarcıların durumu) nasıl olacak? Nisa:41

*İşte o gün Allah’ı inkar edenlerle Peygambere baş kaldıranlar (Utançlarından) yerle bir olmak isterler ve fakat bir söz, (İş) gizleyemezler. Nisa:42

*Ey inananlar, sarhoş iken ne dediğinizi bilene kadar, cenabet iken yolcu olan hariç boy abdesti alıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hastalıkta veya yolcu iseniz veya sizden biriniz heladan gelirse yahut da kadınlara temas edip de su bulamaz iseniz o zaman tertemiz bir toprağa teyemmüm edin, yüzünüze ve ellerinize meshedin (Sürün) şüphesiz Allah çok çok affedici ve çokça bağışlayıcıdır. Nisa:43

*Kendilerine kitaptan bir nasip verilenlere bakmadın mı? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sis de doğru yoldan çıkarmak istiyorlar. Nisa:44

*Allah sizin düşmanlarınızı çok iyi bilir. Size bir veli olarak Allah yeter ve yardımcı olarak Allah yeter. Nisa:45

                                                                 GÜZEL SÖZLER

*Çevresinde kültürün ve şiirin şehri olarak tanınan Elazığ, tarihten aldığı bu kültür mirasını, onun koruyuculuğu ve aktarıcılığını çeşitli vesile ve vasıta ile bu güne kadar sürdürmüştür. Uluslar arası Hazar Şiir Akşamları, Elazığ’ın yüklendiği bu misyonunun ve hassasiyetin doğal sonucudur. Ömer Faruk KOÇAK

*Kültürün, Sanatın ve Edebiyatın beşiği kabul edilen Elazığ’da, Türk Dünyasını 22 yıldır şehrimizde ağırlayarak dünyanın gelişen ve değişen yapısı içerisinde kültür birlikteliğinin ve kültürel işbirliğinin önemine vurgu yapıldığı ve yönde değişik ekonomik, sosyal platformların oluşturulmaya çalışıldığı bu günlerden çok önce bu şehrin insanlarının şiir ve sanatın zirvesine sahiplik etme düşüncesi her türlü övgü ve takdire şayan bir öngörünün ürünüdür. Mücahit YANILMAZ

*Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin milli romantik kanadında yer alan değerli sanatkar Arif Nihat ASYA Türkçenin en halis şiirlerini yazmıştır.

*Şiirlerinde daha çok milli değerleri ön plana çıkaran Arif Nihat ASYA dilde mükemmeliyeti yakalayan önemli şairlerdendir. Vatan sevgisi ve bayrak temasını ön plana çıkardığı şiirlerinde Türk Milletinin yüzlerce yıllık birikimini en güzel Türkçeyle şiirlerine aktarır. Amacı; bu topraklarda bizi biz yapan değerleri yeni nesle aktaracak edebi mekanlar oluşturmaktır. Kutbeddin DEMİRDAĞ

*Ülkemizin yaşanabilir en güvenli ilk on ilinden birinin Elazığ olmasında ilimizin sahip olduğu tüm değerlerle birlikte Hazar Şiir Akşamları gibi büyük bir kültürel organizasyonun son derece önemli bir rolü olduğuna inanmaktayız. Ali ŞEKERDAĞ

*Türkiye genelinde ilgiyle takip edilen Hazar Şiir Akşamları artık uluslar arası düzeyde de heyecanla beklenen faaliyet haline gelmiştir. Tahsin ÖZTÜRK

*Türk Dili’nin Arap diliyle eş değer de olduğunu ispatlamak için Kaşgarlı Mahmut Kutadgu Bilig adlı muazzam bir eseri hazırlamış yayın hayatına kazandırmıştır.

*Türkçe’ yi en iyi, en ari bir şekilde kullanan ve şiirlerini öyle yazan tek ilim irfan sahibi, edip, şair Yunus Emre’dir.

*Türkçeyi yaygınlaştıranlardan biri de Gaspıralı İsmail’ dir. Ahad ÜSTÜNER

*Al rengi ve ay yıldızı ile göklerde nazlı nazlı dalgalanan, millet ve yaşama sevgimizi bütünleştiren, hürriyetimizin tescili, gönül soframıza insanı ve insanlığı davet eden, onurumuz, şanımız, şerefimiz ve de gurur vesilemizdir Türk Bayrağı. M. Dursun AKSOY

 

ŞANLI BAYRAĞIMIZI

Onlarca şiir yazdı onlarca şair yazar

Sen gibi anlatmadı Şanlı Bayrağımızı

Dalgalanırken bayrak al renginden kan sızar

Yazmış bin bir manada Şanlı Bayrağımızı

     Geçmişten geleceğe taşırken canlı bir iz

     Şehitlerin kanıyla yazıldı yıldız yıldız

     Sırrına ermez kimse sanki açmış bir nergiz

     Kan kokarken yazmışlar Şanlı Bayrağımızı

Anlatmaya yetmedi mürekkep kurusa da

Kahramanlık destanı ulusça yazılsa da

Tazeliğin koruyor binlerce yıl dursa da

Yaşayarak anlatmış Şanlı Bayrağımızı

     Türkiyem dünya seni Ay yıldızınla tanır

      Şafaklardan gönderden dualarla saklanır

     Şühedanın nidası evrende yankılanır

     Geceden yıldız tanır Şanlı Bayrağımızı

Bayrak şiir Şairi Arif Nihat ASYAdan

Bir başka dinlersiniz dizeleri ustadan

Nameye dökmeye gör dinlersiniz besteden

Al rengiyle anlatmış Şanlı Bayrağımızı

          Gülden TAŞ/Artvin

 

BU GÜN VATAN HANGİ HALİN İÇİNDE
Bu zaman öyle bir zaman ki sorma
Dev devletler türlü oyun içinde
Kimi demokrasi satrancı kurmuş
Kimisi soy arar soyun içinde

     Zengin toprakların sahibi bilmez
     İlimden bilimden gözü kör görmez
     Sömürgen işletir alır da vermez
     Cahiller aç yaşar malın içinde

Batının cambazca sözüne kanmış
Ülkesini sömürtene inanmış
Ülke halklarının tamamı yanmış
İş birlikçileri balın içinde

     Yürü orta doğu seni kim tutar
     Kardeşler kardeşe bombayı atar
     Kendisi kendine soykırım yapar
     Günde bin bir ceset salın içinde

Batı olsa bu kadar mı kaynardı?
Libya, Irak kadar da mı yanardı?
Bir zamanlar Mustafa Kemal kurtardı
Bu gün ülke hangi halin içinde

Tuncer SÖNMEZ/Tunceli-Pertek

 

KİME NE

Müstemleke mantığıyla, Türk yurduna bakanlar

Dejenere ırmağından, garp suyuna akanlar

Özünü kimlik kartında, matemli bırakanlar,

Türk’üm dosta giden yolun ışığıyım kime ne?

Dertli başın, kambur belin, aşığıyım kime ne?

Edirne’nin ötesinden, Kafkaslara uzanırım,

Fatih gibi düşünürüm, Yunus gibi yazarım.

Hoş görü şiarım amma, ihanete kızarım.

Türk’üm dosta giden yolun ışığıyım kime ne?

Yetim yavru, mazlum dulun aşığıyım kime ne?

Dedem Korkut, babam Yavuz, gocunacak neyim var?

Ne darwin’ le akrabayım, ne domuzdan dayım var.

İnsanlığın ıslahında, herkesten çok payım var.

Türk’üm dosta giden yolun ışığıyım kime ne?

Hakka gönül veren kulun aşığıyım kime ne?

Bayrağımla ay yıldızım, sırrına şamilim ben

Sırça köşkten gaflet kusmam, taşrada Kamil’im ben

Beynim berrak, adım belli, ne sorayım kimim ben?

Türk’üm dosta giden yolun ışığıyım kime ne?

Korkma sönmez diyen dilin, aşığıyım kime ne?

Özenmem ar ederim hele kirli kıtaya

Sömürü ve vahşet gördüm bakınca haritaya

Hakkı çiğnemek ne haddim haya ederim haya

Türk’üm dosta giden yolun ışığıyım kime ne?

Köroğlu’nun Çamlıbel’in aşığıyım kime ne?

Ege de efe olmuşum Erzurum da dadaşım

Trabzon da horon çeker Rizeliyle gardaşım

Altaylardan selam salmış Oğuz adlı sırdaşım

Türk’üm dosta giden yolun ışığıyım kime ne?

Tarlada nasırlı elin aşığıyım kime ne?

Kılavuzum Mevlana Sarı Saltuk Yesevi

Divan’ı Lügat yolunda aşk pınarı Mesnevi

Rehberim ne Orhan Pamuk ne de Sematay Sevi

Türk’üm dosta giden yolun ışığıyım kime ne?

Hakka gönül veren kulun aşığıyım kime ne?

Hikmet YAVUZ/Erzurum

 

SONSUZA DEK DALGALANIP GÜLÜMSE

Ey Kızıl Tuğ, dalgalanan yel ile,

Kaderi bir, maksadı bir el ile.

Baştan geçen onca zorlu günleri,

Unutturan kuvvet ve şevk seninle.

     Dalgalansan dökülen nur sürükler,

     Senin için atar cümle yürekler

     Her bir devir yalım saçıp geçtikçe

     Tuğ korunmuş heybetiyle yürekler.

Kızıl, sarı rengin vatan nurudur,

Kırk boylu yurt mutlulukla doludur.

Kızıl Tuğu gökte gezen Ala Too*,

Asırlardır Kırgızların yurdudur.

     Seninle kutsal olduğuna delilse,

     Çarpıp gelir her bir yürek rikkate.

     Kandan çıkan, candan çıkan Kızıl Tuğ

     Sonsuza dek dalgalanıp gülümse

     *Ala Too- Kırgız Ala Dağları

Kerimbek KADİRAKUNOV/Kırgızistan

 

BAYRAĞIM

O, benim mukaddes bayrağım,

Gönlümün, bahtımın bileği,

Dinmeyecek mevelenib dursan sen

Yüreğim, bülbülüm ötmeği.

     Sendeki maviylik- bu dirlik

     Gök gibi, su gibi berreklik.

     Sönmeyecek mevelenib dursan sen

     Artacak kalbimde irilik.

Ak rengin kalbimin aklıgı

Qutlamada güneş gibi tekliği

Bilinecek mevelenib dursan sen

Hayalim, düşüncem pakligi

     Bayrağım, sendeki yeşillik

     Yeşermek, yükselmek, yahşilik

     Görünecek mevelenib dursan sen,

     İşlekliğim ter döküp dippe-dik

Sendeki çizikler kizil-al

Hayati güçümge  bir timsal

Dalgalanıp mevelenib dursan sen

Bütün insan anlayacak senli menli.

     Üstündeki parıltılı yarım ay

     Göstariyor gelenegim ne kadar bay,

     Erkimin remzidir o gene,

     Işıgıyle hürmete açıyor cay (yer).

Sendeki on iki yıldız-da,-

Milliyetteki güneşli salname

Beruniy naslı olmuş milletin

Kimligin bilmekke yadname

     Yellerde dalga dalga bayrağım,

     Vakar-la silkille, bayrağım,

     Düşme, ytıkılma, yamulma,

     Alemge kut üleş, bayrağım!

     Mıraziz AGZAMOV/Özbekistan

 

      RUH HALİ

Şükür ayaklarım var,

Basit bir arabam yok

Küçücük kulübem var

Kocaman harabem yok.

     Alnımda – şans sillesi,

     Ömrün bitmez çilesi…

     Ruhum – aşkın şulesi,

     Dairemde sobam yok.

Gönlüm geniş, odam dar,

El öpmeye babam var,

Sekiz milyar adam var,

Oysa ki bir adam yok.

Rapıg GUMBATOV/Gürcistan

 

QKIRIM – VATANIM

Yeter qardaşım, köter başıfını

Mazlum feleknifi ketçi zamanı

Baba-dedemnifi mezar taşını

Yaqdı, savırdı hain azmanı

     Uzaq yollarda azap çekende

     Eski camiler harap olundı

     Qanlı tizlerifi yemi öpkende

     Canıfi ezildi hain qolunda

Qırım-Vatanım canım sözüni

Unutma saqın, ey sen milletim!

Ğurbet yolunifi yaşlı közüni

Unutma saqın, ey sen milletim!

Taır KYRYMOV/Kırım

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.