22. ULUSLARARASI HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI


       Elazığ; 1992’ de ilki başlayan bu yıl 22. si gerçekleşen bir şiir akşamını daha anlamlı ve duygu yüklü bir şekilde yaşayarak geride bıraktı.

       Bu yıl gerçekleşen 22. Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarının evveliyatı yazımızın başında ifade ettiğimiz gibi 1992’lere dayanıyor. İlk yaşanan şiir akşamlarının adı Fırat Şiir Akşamları ve fikir babası gerçekleştirdiği birçok etkinlikle Elazığ ve dolayısıyla Türk kültürüne damgasını vuran ve Elazığ’ın şiirin başkenti konumuna gelmesinde öncü olan Elazığ Manas Yayıncılığın sahibi Şener BULUT Beydir.

       1992’de başlayan Fırat Şiir Akşamları;

       Elazığlı şairlerden Bedrettin KELEŞTİMUR, Nurettin BÜYÜKBAŞ, fotoğraf sanatçısı ve F. Ünv. Öğr. Görevlisi Recep BAĞCI ve gibi bazı edebi şahsiyetlerin Büyük Hazar’la bütünlük arz etmesi bakımından bu isim Hazar Şiir Akşamları olsa daha iyi olur tarzında ki önerileri karşısında yapılan değerlendirme sonucu isim Hazar Şiir Akşamlarına dönüşmüştür. Daha sonra ulusal boyut kazanıp Uluslararası Hazar Şiir Akşamları unvanını almış ve Elazığ’ı şiirin başkenti konumuna getirmiştir.

       Basın ve yayın aracılığı ile hepinizin malumu olduğu üzere bu etkinlik 25 Eylül’de başlayıp 28 Eylül’ de son buldu.

       Elazığlı edebi şahsiyetler olduğu gibi ülke içinden olmakla beraber bazı Türk Cumhuriyetlerinden de katılımları sağlanan birbirinden değerli;

       Bilim adamı,

       Şair,

       Edebiyatçı,

       Ve de dergicilerin bir araya gelmesine,

       Milli ve Manevi değerlerin anılmasına, yad edilmesine vesile olan bu yılki etkinlik, yani 25- 28 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen 22. Uluslararası Hazar Şiir Akşamları; diğer yıllarda gerçekleşen şiir akşamlarından çok çok farklı idi.

       Çünkü bu yılki etkinliğin konu ve teması çok anlamlıydı. Anılan şahsiyet, bayrak şairi olarak bilinen ancak şair olmaktan öte çok iyi bir eğitimci, iyi bir siyasetçi ve de iyi bir ilim adamı olan Arif Nihat ASYA ve tema olarak da Bayrak olması bakımından çok anlamlıydı.

       Elazığ Valiliğinin himayelerinde başlayan,

       Elazığ Belediyesi,

       Elazığ Fırat Üniversitesi Rektörlüğü,

       Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı,

       Avrasya Yazarlar Birliği Başkanlığı,

       TÜRKSOY,

       Türk Edebiyatı Vakfı ve gibi bazı resmi ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla Türk Dünyasından, ülke içinden ve Elazığ’dan katılım sağlayan (İlçelere giden şair ve yazarlar hariç) toplam 22 şairin katılımı ile gerçekleşen bu etkinlik;

       Ülkenin içeriden ve dışarıdan ablukaya alınmak istendiği,

       Türk- İslam anlayışının yok sayılmaya,

        Hurafelerin ön plana çıkarılmasına,

        İlmi yaşama değil, cahili yaşama meylin olduğu,   

       Türklüğün ve Türk Dilinin, Türkçenin yok edilmeye çalışıldığı,

        Bayrak ve gibi değerlere saldırıldığı,

        Kısaca milli ve manevi değerlerin yok olmasına gayret gösterildiği günümüzde bu etkinlik; katılımcıların okudukları şiirler,

        Elazığlı Şehitler fotoğraf sergisi,

        Tanışma toplantısı ve sinevizyon gösterimi,

        Bayrak konferansı,   

       Yapılan oturumlar,

        Kürsü başı etkinlikleri,

        Edebiyatımız ve Edebiyat konulu oturum,

        Şairler yürüyüşü,

        Ve 4 ilçede yapılan şiir dinletisinde verilen mesajlarla anlamını bulmuş, zamanlama itibariyle yerinde bir etkinlik olmuştur.

        Bu etkinliğin ufak tefek eksiklerine rağmen bir diğer önemli ve anlamlı olan kısmı, resmi olsun sivil olsun kurum ve kuruluşlar ile davet edilenlerin bütünlük içerisinde olup meseleye sahip çıkmaları idi.

        İl Kült. Müd. Tahsin Bey ve personelinin, Bel. Kült. Müd. Özcan Bey ve personelinin, F. Ünv.  Rekt. Kutbeddin Bey ve personelinin, Avr. Yaz. Birl. Başk. Yakup Ömeroğlu Bey ve bazı şair ve yazarların göz ardı edilemez gayrette olmaları gibi…

        Ha! Bu etkinliğin diğer yaşanmış etkinliklerde olduğu gibi bir takım eksik ve gedikleri yok muydu?

        Vardı elbet olacaktır da. İnsanın olduğu, hele birde işin içinde enaniyet, aşağılık kompleksi ve de resmiyet oldu muydu eksikler kaçınılmazdır program dahilinde olması gereken ilçelerin (özellikle Karakoçan ilçesinin) olmaması,  katılımlarının gerekliliğini düşünen ve düşündüğümüz ülke içinden-Elazığ içi ve ilçelerin de ki (Palu’dan İbrahim Hancı, Gıyasettin Güneş, Ankara’dan Nurettin Büyükbaş, Artvin’den Gülden Taş ve gibi) şairlerin katılımlarının sağlanmayıp incitilmeleri gibi...

       Biz bu eleştiriyi ortaya koyarken amacımız kimseyi, kimseleri yermek değil, sadece dostların sitemini dostça dostlara aktarmak, gelecekte gönül kırma ve gönül koymalara meydan verilmemesini sağlamaktır.

       Evet öyle veya böyle yukarıda ifade ettiğimiz gibi bir o kadar güzel, bir o kadar anlamlı, bir o kadar mesaj ağırlıklı olan bir etkinliği daha bütünlük, huzur, güven, saygı ve sevgi çerçevesinde yaşayarak sonlandırmış olduk bazı ihmaller, kırılmalar, bazı ilçelerde etkili ve yetkililerin etkinliğe iştirak etmemeleri ve de yakın bir ilde yaşanan olumsuzluk nedeniyle bir şehit cenazesine sahip olmamıza rağmen.

       Cennet vatan ülkemiz ve Aziz Milletimiz üzerinde oynanan oyunların bertaraf edilmesi, milletin varlığının ve vatan bütünlüğünün devamiyeti, vefa duygusunun, sevgi ve saygının ve de milli ve manevi değerlere bağlılığın devamı için bu ve benzeri etkinliklerin yaşanması, gerçekleşmesi kaçınılmazdır kim ne derse desin.

       Biz buradan devletin ve milletin varlığı ve devamiyeti için hizmet eden, özellikle ilimiz Elazığ’da yaşadığımız 22. Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarına himayede bulunan, katkı sağlayan tüm kurum, kuruluş ile kişi ve kişilere ayrı ayrı teşekkür eder, geçmişleri nurda yatsın diyoruz. Adına etkinlik düzenlenen merhum Arif Nihat ASYA ve gibi bu vatana ve millete hizmet etmiş bil cümle merhum değerlere (Etkinlik öncesi 23 Eylül’de kaybettiğimiz Ağın’ lı Eğitimci, yazar ve iyi bir bürokrat olan hemşerimiz merhum Feridettin ATATUĞ Bey’e) , şehitlerimize de Allah’ tan rahmet diliyoruz. 

                                                      KURBAN BAYRAMI

       İslam Alemi nin, özellikle Türk-İslam Alemi nin yarın arefesinde olacağımız, bir sonraki günde yaşayacağımız KURBAN BAYRAMLARINI kutlar, bayramın bayram gibi yaşanmasını,  İslam alemine, Türk-İslam alemine, özellikle ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini, kesilen kurbanın kabulü için kurbanın amacına uygun kesilip kanı dışarı eti içeri yapılmayıp fakir-fukara ve gurabanın göz ardı edilmemesini temenni ediyoruz.

 

                                                                             AYETLER

*Allah’a ve ahret gününe inanmadıkları halde mallarını insanlara gösteriş için harcayanları (da Allah sevmez). Arkadaşı şeytan olanın ne fena arkadaşı vardır. Nisa:38

*(Bunlar öyle yapacaklarına) Allah’a ve ahret gününe inanıp, Allah’ın kendilerine verdiği rızıktan (O’nun yolunda) harcasalardı zarar mı ederlerdi? Ve Allah onları bilendir. Nisa:39

*Şüphesiz Allah zerre kadar dahi zulmetmez, iyilikleri ise kat kat arttırır, kendi tarafından da (iyilik yapana) büyük ecir verir. Nisa:40

                                                                      GÜZEL SÖZLER

*Yukarı Fırat Havzasında yer alan Harput ve onun devamı olan Elazığ, tarihin her döneminde fikir, düşünce ve duygu dünyasının bereketine vesile olmuş bu doğal özelliğinin bir sonucu olarak da nice bin yılların medeniyetine ev sahipliği yapmıştır. Ömer Faruk KOÇAK

*Uluslar arası Hazar Şiir Akşamları artık şehrimizin kültürel markası olmuştur. Türk dünyasının zirve şair ve yazarlarını Elazığlılar olarak ancak bu etkinlikler sayesinde görüyor ve birebir tanışma fırsatı yakalayabiliyoruz. Mücahit YANILMAZ

*Şiir şairin; şairse içerisinde yaşadığı toplumun ürünüdür. Bunun için felsefe yerine şiiri tercih eden Türk Milletinin şairlerine karşı büyük bir sevgisi vardır. aşıklık geleneği, bunun en açık bir örneğidir ve Türk Milletinin hayatı şiirle iç içe geçmiştir. Şiar onun söyleyemediklerini söyleyen ve içinden geçenleri ifade eden ortak adamdır. Kutbeddin DEMİRDAĞ

*Kültür, Sanat ve Edebiyatın gelişmediği hiçbir coğrafyada ekonomik gelişmenin mümkün olmadığı görülmektedir. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası olarak, ulusal ve uluslar arası her platformda ve tüm tanıtıcı materyallerimizde bu hususun önemle altını çizmekte ve Elazığ’ın tarihi birikimi ve tüm kaynakları ile yatırımcılar için doğru adres olduğunu ifade etmekteyiz. Ali ŞEKERDAĞ

*Uluslar arası Hazar Şiir Akşamları ve bu kapsamda düzenlenen Kültürel ve Sanatsal faaliyetler huzur adası olan ve Harput kültürünün merkezinde yer alan Elazığ ilinin Türk Dünyasına Türkiye’den uzanan bir köprü olmasını sağlamıştır. Tahsin ÖZTÜRK

*Allah’ın en nefret ettiği dil Farsça’ dır sözünü hadis olarak yayan Araplar kendi dillerini kutsamışlardır. Aynı şekilde Farslar da Allah gazap ettikçe Arapça, rahmet sundukça da Farsça’ dır sözünü hadis olarak ileri sürmüş ve Farsça dilini kutsamışlardır. Ahad ÜSTÜNER

BASILMAZ SERÇESİ

TOX OLAN VETEN

…ve bir çoxlarının deyip xatrina

Serçe ilcasından yükselen sesler

Serçe dimdiyine heç ucalmayıb

Qartal qanadından sallanan kesler.

     Den sep xırmanına serçe göyere

     Kimler arzusunu tersine yozdu?

     Bu kend çöreklimi? Üz tut göylere

     Serçesi arıqsa, sünbülü azdır.

Kosmosa yükselib bir serçe boyu

Decel uşaqların daşı da bezen

Serçe yuvasına sonradan çoxu

Boylanıb hesretle tayyarelerden

     Xamiri bel ile yoğrulub şumda

     Sünbülü yağıya ox olan Veten

     Çörek bol olarsa xırman balanlar

     Basılmaz serçesi tox olan Veten

     Akıf AHMADOV/Azerbaycan

 

              SEN

Gerdanım üstüne sarılan alım

Umudum, sevdiğim, çınarım, dalım

Göğsümde imanım, gönülde gülüm

Derin milliyetim, kimliğim, dilim..

Adını tarihe yazdığım sensin.

     Sen uğruna zindanlarda yattığım

     Sen kanımdan rengine renk kattığım

     Göz nurumla ilmeğini attığım

     Hilaline güneş gibi battığım

     Aşkını kalbime kazdığım sensin.

Sen surlarda en mukaddes sancağım

Sen göklerde ay yıldızlı bayrağım

Sen zaferler zincirinde yüz ağım

Sen yakınım, sen hasretim, uzağım

Yar diye peşinde gezdiğim sensin.

     Sen imanla sel gibi çağladığım

     Sen içinde can diye dağladığım

     Sen Mohaç da Varna’da ağladığım                           

     Karac’kızım ömrümü bağladığım

     Şiirime hece dizdiğim sensin.

               Süreyya KAYA/ Bursa

                                 

AL BAYRAĞIM

Al rengin ve Ay Yıldızınla

Göklerde nazlı nazlı dalgalanan,

Millet sevgi ve sevincimizi bütünleyen

Gönül perdem,

Yaşama sevincimin hürriyeti,

Gönül sofrasına insanı, insanlığı,

Davet edensin AL BAYRAĞIM

     Toprağa ve millete tutunmanın

     Sevgisisin.

     Bağımsızlığım duası,

     Yaşama sevincimin gururu,

     Onurum,

     Şanım,

     Şerefimsin AL BAYRAĞIM

     M. Dursun AKSOY

 

BENİM AY YILDIZLI BAYRAĞIM

Ben türküm, söylenir şanım,

Bayrak için akar kanım,

Dalgalan benim bayrağım,

Seni korumaktır hakkım,

     Bayraktır vatanı süsler

     Sen de ona saygı göster,

     Odur yücelerde yüzer,

     Seni koruyacağız bizler.

Önce bayrak sonra toprak,

Üstüne dökülmesin yaprak,

Sen aysın yıldızlara bak,

Hakkımdır seni korumak,

     Ne güzeldir benim yurdum,

     Ben de vatan diye durdum,

     Bayrakla ülkemi kurdum,

     Ne mutlu ki ben de türküm,

Bayrağım mızrak elinde,

Sensin dünyanın dilinde,

Sen de türkün sembolüsün,

İlelebet kal ayakta.

     Durma! Dalgalan bayrağım,

     Sana ben veririm selam,

     Rahat uyu benim atam,

     Sana hayrandır bu vatan 

     İbrahim HANCI/Elazığ-Palu

 

   ZAFER BAYRAĞI

Yüksel sen tâ en yücelere

Yüksel sen vatan bayrağı!

Atsın kalpler, atsın coşarak

Bizim bayrak zafer kazandı.

     Çağırdı bizi hep ileri, ileriye

     Geri çekilmek, baş eğmek yok!

     Yiğitleri çağırdı ölmez şana,

     Yenilmek yok, kölelik yok.

Yüksel sen bizim zaferimiz için

Aciz değiliz biz, zavallı değil!

Görsün gücümüzü, vatan gücünü

Sen övüncümüz bizim, can ve gönül.

     Yüksel sen, bizim bayrak yücedir.

     Yüksel sen, hisler coşsun.

     Zaferler kazanmayı bildik;

     Kaybetmeler bizde olmasın.

        FERİT YAHİN-Tataristan

         Çeviren: Fatih Kutlu

 

     CANIM BAYRAĞIM

Küllerinden doğan yüce bir çınar

İçinde on altıncı Türk devleti var

Önünde diz çöker bütün ordular

Ebedi sen varsın canım bayrağım

     Sakarya, Dumlupınar, Çanakkale'sin

     Sen bir koca tepe Sarıkamış'sın

     Alpaslan'sın, Fatihsin, Mustafa Kemal'sin

     Yüce bir çınarsın canım bayrağım

Yüzyıllardır sana verilen ömür

Türk aslanlarını sayarsak bir bir

Sende koskoca bir tarih görünür 

İyi ki sen varsın canım bayrağım

     Bir toprak ki ay yıldızla süslenmiş

     Tarih omuzlamış bu güne gelmiş

     Sayısız ruhlarla göğe yükselmiş  

     Sen şerefsin şansın canım bayrağım

Hak ettiğin yeri hep alacaksın

Göklerde huzurla dalgalanacaksın

Sen dünyada teksin tek kalacaksın 

Sonsuz bir çınarsın canım bayrağım 

 Tuncer SÖNMEZ/Tunceli-Pertek

 

HAZAR ŞAİRLERİN DİYARI

Yaklaşıyor ömrümün sonbaharı

Selam Hazar şairlerin diyarı

Yazar kalemlerin ilham mimarı

Misafir et bu yaşlı ihtiyarı

     Selam Elazığ'a bu güzel hana

     İnsanları dosttur yakındır cana

     İlhamlar sığmıyor koca meydana

     Çelikhan'dan selam getirdim sana

Hazara misafir dünya insanı

İki mısra yazdım gönül destanı

Okunmaya değer şenlik romanı

Şeref veriyor şairi ozanı

     Dile gel canımsın ey yazar kalem

     Okusun dinlesin bütün el alem

     Kalplere gül dikmek benim ihalem

     Harput’tan ayrılma benim sülalem

Okuyup coşmaya açıktır vana

Huzura talibim umut ver bana

Yol verin dostlar adanmış kurbana

Böyle bir şenlikten kimler usana

     Şairin kaderi çekmektir çile

     Gün ışığı seninle geldim dile

     İki Salih dostla indim sahile

     Gözyaşım Keban'a dökmem mendile

Bütün Elazığ'a getirdim Selam

Ağzımı açmayın dolusu kelam

Kalemim çileden alır intikam

Özürüm beyandır var ise hatam

     Gönül meydanısın canımsın Hazar

     Bu yaşlı garibe olursun mezar

     Cahilin biriyim değilim yazar

     İsmin anıldıkça yüreğim sızlar

     Mahmut ALDEMİR/Adıyaman-Çelikhan

 

İçinden Geldiği Gibi Türküler Söyle

Bir bahar penceresinde gözlerim

Çiçek açan dallara dalmışım öyle

Yüksek tepelerden yeşil ovalara

İçinden geldiği gibi türküler söyle

     Ağaç gelinliğini giymiş çiçekten

     Haber veriyor toprak börtü böcekten

     Güneş yükseklerden gülümserken

     İçinden geldiği gibi türküler söyle

Öyle bir türkü tuttur ki diline 

Haber olsun o türkü Türkmen eline

Tabiatın kokusu sinsin sevda yeline

İçinden geldiği gibi türküler söyle

     Bir bahar hoyratı olsun musikişinas

     Gönüllere var dağları tepeleri dolaş

     Sevgiyi mutluluğu güzelliği paylaş

     İçinden geldiği gibi türküler söyle

Selamını alsın Özbek, Kazak, Kırgız

Türküne türkü tuttursun Azeri kız

Göklerde dalgalanırken ay yıldız

İçinden geldiği gibi türküler söyle
Talat ÖZER/Elazığ

 

ŞANLI BAYRAĞIM

Gönlümüz gurur dolu başımız yükseklerde

Dalgalan nazlı hilal ebediyen göklerde

Uğurunda canımızı da feda ederiz

Bu gelenek vardır ezelden beri Türklerde

     Nice sarp vadilerde, sahralarda, çöllerde

     Yüce ecdadım taşıdılar seni ellerde

     Sen bu güzel vatanda tüten en son ocaksın

     Saklarız gönlümüzde söyleriz hep dillerde

Al bayrağım rengin damarımdaki kandanmış

Sana yan bakan o gafiller çoktan aldanmış

İstikametimiz gidiyor ummana doğru

Gücümüz şeref, şöhret, kuvvetimiz şandanmış

     Nazlı hilal senin ecdat dikmiş direğini

     Kanla boyamış ortaya koymuş yüreğini

     Tarihte niceleri ittifaklar yaptılar

     Çok yanıldılar bükemediler bileğini.

Nihayetsiz mavi göklerin beyazı alı

Hürriyetimin tek sembolü kırılmaz dalı

Ancak senin gölgende yaşayan mutlu olur

Nazlı hilal bu millet olmuş sana sevdalı

     Hain burası vatanımdır seninki nere

     Sen nasıl istersin al bayrağım insin yere

     Ey yüce nazlı hilal fazla canım olsaydı

     Uğrunda bir değil belki ölürdüm bin kere

     Necati DEMİR/Elazığ-Harput-Hersenk

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.