BATSIN BU DÜNYA


        BATSIN BU DÜNYA

            Bazı insanlar; inançları gereği de olsa birileriyle yaptıkları konuşmalarda siteme dayalı isyan içeren ifadeleri kullanmaktan sakınsalar da ne yazık ki birçok insan da sakınmadan bu ve gibi isyan içeren ifadeleri kullanmakta. Özellikle de farklı bir aile ve çevrede yetişmenin doğurduğu şartlardan olsa gerek kimi bilinçli kimi de bilinçsiz olarak isyan içeren ifadeler kullanmaktadırlar kahrolsun, lanet olsun veya batsın gibi.

            Bu ve benzeri beddua ve siteme dayalı isyan içeren ifadelerin genelde acının, acılı günün veya dayanılması güç yaşanan bir afet sonrası şükür olgusunun unutulup isyanın ön plana alındığı ve çıta yaptığı anlarda söylendiğini ve çok daha fazla dillendirildiğini görürüz.

            Batsın, ‘’Batsın bu dünya’’ ifadesi arabesk tarzında türküleri dilendiren ve türküleri en çokta kamyon ve minibüslerde çalındığını bildiğimiz yetmişli yılların popiler sanatçısı,

15 Temmuz öncesi terörün zirve yaptığı,

Devletin üst makamlarının sınır kapılarına kadar götürülüp ifadelerinin alındığı,

Türk bayrağını satanların tutuklandığı,

Al Bayrağımız ve İstiklal Marşımız üzerinde değişikliğin gündeme getirildiği,

Değişim adı altında olmadık insanlarla kol kola girildiği O’ olumsuz gelişmelerin yaşandığı dönemlerde önderler, kanaat önderleri gurubunda yer alan sanatçı Sn. Orhan GENCEBAY’ ın dile getirdiğini az çok her kes bilir.

            Sesiyle, besteleyip dillendirdiği türküleriyle arabesk severlerin gönlünde taht kurmuş sanatçı Sn. GENCEBAY bir türküsünün ki bunun başlığının bize göre ‘’Yazıklar Olsun’’ olması gerekirken ‘’Batsın bu dünya’’ başlığını almış türkünün ikinci dörtlüğünün ilk kıtasında;

Batsın bu dünya, bitsin bu rüya
Ağlatıp da gülene, yazıklar olsun
Dolmamış çileler, yaşanmamış dertler
Hasret çeken gönül, benim mi olsun diye biten isyan içeren bu ifadeyi niçin ne sebeple

kullanmış bilmiyoruz. Elbet bu hususta kendine göre bir sebebi ve açıklaması vardır.

            Biz onu sorgulayacak değiliz ve öyle bir hakkı ve haddi de hiçbir zaman kendimizde görmüyor, göremeyiz de.

Ancak, ne var ki biz öyle demiyoruz, yani ‘’Batsın bu dünya’’ demiyoruz.

Çünkü yukarıda da ifade buyurduğumuz gibi bu söz isyan içeriyor. Bu sözün isyan içermesinden öte yaşanan kötülüklerde, yanlışlarda, edep ve adaba aykırılıklarda, haksızlık ve hukuksuzluklarda, vatana ve millete ihanette ve ihanete kalkışmada dünyanın ne suçu var diye düşünüyoruz fani diye ifade ettiğimiz dünyanın.

Evet, baki olmayan dünya, yani fani diye adlandırdığımız dünya batsa veya batacak olsa istisnasız herkes batar.

Oysa yaşaması gereken çok ama çok değerli şahsiyetler, olur olmaz her işe maydanoz olmayan kanaat önderleri, vatana ve millete hizmeti kendilerine şiar edinmiş saklı hazineler var.

Ha! Dünya batmayacak mı?

Elbet bir gün gelecek batacak. İşte O gün kıyametin koptuğu, dünyanın ve dünyada var olan her şeyin ve istisnasız herkesin battığı gün olacak.

Biz diyoruz ki dünya batmasın.

Dünyayı okumadığı için bilmeyerek idare edenler,

Dünyayı idare ederken acziyet içinde bulunan din ve iman,

Sevgi ve insanlık,

Kişilik, yani erdem yoksunu kişi ve kişiler varken bu ifadeyi dünyaya niye atfediyoruz ki?.

O nedenle tekrar diyoruz ki;

Bu dünya batmasın.

Batacak veya batması gereken biri ve birileri varsa ki var ve onlara ah edeceksek ki etmemiz gerekiyor ve onları en iyi icra makamı olan bizleri yaratan Yüce Allah’a havale etmek en doğru olandır ancak her şeye rağmen isyan ifadesi kullanacaksak bunlar yani isyan ifadesini kullanmamız gerekenler;

Bu dünyayı lanetleştiren,

Dünyanın batmasını isteyecek kadar isyan ifadesi kullandıran,

Sevgiden,

İnsanlık sevgisinden nasiplenmemiş,

İman eksikliğinden kaynaklı ahlak ve vicdan yoksunu,

Bunların ve daha gibi önemli hususların genelini kapsayan iman yoksunu insanlar, kişi ve kişiler batsın..

Allah korkusu olmayan,

Milli ve Manevi değer nedir bilmeyen,

Vatan ve millet sevgi ve sevdası taşımayan,

Daima Hak, hukuk ve adalet olgusu içerisinde yaşamış ve yaşayan, yaşama mücadelesi veren millet olarak, zalimin karşısında olmuş mağdur ve mazlumu korumuş Aziz Türk Milleti olarak, vatanına ve milletine sadakatle bağlı olup ihanet edenlere yol vermeyen ve göz açtırmayan Biz Türk Milletine ihanet düşüncesi içerisinde olup ihanet eden ve edeceklerle beraber olanlar batsın..

Kendi menfaat ve çıkarı ile rahatını ruhunda barındırdığı kin ve nefretiyle bütünleştiren, kutsal olarak addettiğimiz aile yapısının kutsallığından bihaber insanlar,

Çocuklarını kendi nefis ve hırslarına yenik düşerek sevgiden ve sevenlerinden mahrum kılanlar,

Aile fertlerini, daha doğrusu çocuklarını kötülüğe ve kötülere kurban eden eğer anaysa ana, babaysa baba batsın…

Hakkı Hak bilmeyip batılı hak bilip o minvalde yaşayan ve bu gibilerin peşinden gidenler batsın…

Elbet bir gün dünya batacak.

Dünya batana kadar yukarıda ifade ettiğimiz üzere yanlış kişi ve kişiler batsın.

Yanlış kişi ve kişiler batsın ki dünya ve dünyadaki, özellikle cennet misali ülkemizde var olan mazlumlar ve mağdurlar ile ülke ve millet adına fisebilillah duygu ve düşüncesiyle hizmette bulunan ve bulunacaklar olanlar dünya batana kadar, yani kıyamet kopana kadar rahat yaşasınlar.

Söz konusu kişi ve kişiler batsın ki ülkemiz, her karışı şehit kanıyla yoğrulmuş TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ tüm unsurlarıyla bir bütün olmuş ve olmaya devam eden aziz milletiyle huzur bulsun ve huzurlu yaşasın…

 

 

                                                                         AYETLER

*Allah peygamberleri topladığı gün siz ne cevap verildi diye soracak. Onlar senin ilminin yanında bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz gayıpları yani görünmeyenleri bilen sensin diyeceklerdir. Maide:109

*Allah o zaman şöyle diyecek. Ey Meryem oğlu İsa, hem senin üzerinde ki hem ananın üzerindeki  nimetimi hatırla. Hani bren seni Ruhul Kuds Cebrail ile teyit etmiştim. Sen beşikteyken de yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Hani sana tabiatı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i öğretmiştim. Sen benim emrimle çamurdan kuş şekli gibi bir şey yapmış onu üflemiştin de iznimle o kuş olmuştu. Anadan doğma körü  abraşıda iznimle iyileştirmiştin. Yine iznimle ölüleri çıkarıyor ve diriltiyordun. Sen İsrail oğullarına açık beyineler yani deliller getirdiğin zaman onların elini senden çekmiş ve saldırılarından korumuştum. Onlardan inkarcılar: bu apaçık sihirden başka bir şey değildir demişlerdi. Maide:110

                                                                   GÜZEL SÖZLER

*Bir özentidir gidiyor. Kendi dilimizin zenginlikleri varken bu özentilerle adeta, biraz ağır olacak ama hayvanların yarıştırıldığı malum Avrupa'daki arenaları kalkıp spor salonlarında isim olarak kullanmak pek de kibar değil, şık değil. R.Tayyip ERDOĞAN

*Suhre verdi Şeyhül İşrak Azarbaycan’da yaşamış ünlü bir Türk Bilim adamıdır. İsmail ERDOĞAN

*Milletimizin bünyesinde yetişen ilim adamlarına karşı saygı ve minnet duymamız hem milli hem de insani ve ahlaki bir vazifedir. Geçmişe bakmak ve onu araştırarak ondan dersler çıkarmak, insanlığın ortak bir özelliği olarak kabul edilmektedir. Enver DEMİRPOLAT

*Topluma faydadan öte zarar veren, varlığının menbaı veya bulunduğu yerin demoğratif yapısının bozuk olmasını sağlayan kişi ve kişilerin çok yönlülüğü yerine edep ve adap üzere, milli ve manevi değerler çerçevesinde bir yaşam sürmüş veya süren tek yönlü biri olması daha evladır. M. Dursun AKSOY

 

 

 

 

VESSELAM

Erdirmedim bu dünyaya akıl, sır

Mizan nerde göremedim vesselam

İster elli yaşa, ister bir asır

Yaşı hayra yoramadım vesselam

 

Alışmadım adetine, huyuna

Hiç bir günüm oturmadı rayına

Bir güzelin gönlünün sarayına

Kucak açıp giremedim vesselam

 

Ne düzeni düzgün, ne de kanunu

Gâh huzur bulsam da tez geldi sonu

Zevk-i neşe üzre dönen devranı

Doya doya süremedim vesselam

 

Doğruluk, dürüstlük atılmış dama

Vicdanlar köhnemiş tutmaz ki yama

Pranga vurulmuş koca bahtıma

Tek başıma kıramadım vesselam

 

Ettiğini bulmak vardır sonunda

Defterler dürülür hesap gününde

Düşmanla bir olan nefis önünde

Ne ettiysem duramadım vesselam

 Vedat YILMAZ/Elazığ

 

İŞÇİ

Her sabah erken erken 
Ufuklar ağarırken,
Gün ışığı beklerken ,
Biz işçiyiz, biz işçi.
Çeşmeler yaptık suları içilsin diye.
Köprüler yaptık ırmaklardan geçilsin diye.
Alanlar yaptık uçulsun diye.
Biz işçiyiz, biz işçi.
Eller nasırlı bükülmez bilek
İşçi hakkı yiyene dayanmaz yürek,
Kiminin elinde kazma, kiminde kürek.
Biz işçiyiz, biz işçi.
Direksiyon çevirdik, yüce dağlar devirdik.
Kar kapatmış yolları pamuk gibi savurduk,
Nice dağa, taşlara derin kuyular vurduk.
Biz işçiyiz, biz işçi.
Karda, kışda, yağmurda.
Kuru ayaz çamurda
Çalışırız durmadan, kızgın güneş altında.
Biz işçiyiz, biz işçi…..

İffet SANAÇ/Elazığ

 

 

TEMMUZ RAPSODİSİ

Tüziği eksik bu rapsodinin

Dedi halktan biri

Şöyle gümrah bir yürek ezgisi

Çatalyürek bir Anadolu havası

Dünyanın kalbine gümleyen

Gecenin kalbine gümleyen

Bir ezan fecri

Usul usul akan bir temmuz hengamesinde

     Şehrin caddelerine inende ebabiller

     Saf saf geçerek cenk meydanlarından

     Şehadete koştu mü’minler

     Rüzgar gibi alt geçitlerinden aşkın

     Ağarak üst geçitlerinden inancın

     Ve bir yağmura teslim gözyaşları

     Dualardan şimşekler berkitildi

     İtin çakalın alnına

     Bir temmuz rapsodisi çakıldı..

Fadıl Karlıdağ/Elazığ-Karakoçan

 

BESMELESİZ HAYAT ŞER OLUR
Yetmiş iki millete bir gözle baktım
Besmelesiz hayat şer olur dedim
İman dolu kıvılcımı sözle yaktım
İtikatsiz hayat zor olur dedim
     Rağbetimiz aşk ile yanar bizim
     Hayretimiz meşk ile döner bizim
     Hasretimiz, şerha şerha kanar bizim
     Ziyasız bir hayat nar olur dedim

Bedrettin KELEŞTİMUR/Elazığ-Ağın

 

DOKUNUR BANA

Yüreğimde yara başımda duman

Dünyayla uğraşmam dokunur bana

Beğeni toplarsa yazarım roman

Kinayeli sözler dokunur bana

     Zehir aromalı yaşanan hayat

     Dokunmayın bana kalmışım bayat

     Alabora oldu yönettiğim yat

     Bağrıma basmayın dokunur bana

Yetmişimden sonra gelemem dile

Dostumun dostuyum düşünmem hile

Gururum incinir vurmayın sile

Gönlümü kırmayın dokunur bana

     Bebekken ayrılmış doğuran ana

     Çektiklerim yeter değmeyin bana

     Gözyaşlarım akar dünden buyana

     Zalimlerin zulmü dokunur bana

Sormadan akıyor akan gözyaşım

Doğduğumdan beri belalı başım

Ayrılık dilimde okunan marşım

Ağlatmayın beni dokunur bana

Mahmut ALDEMİR/Adıyaman-Çelikhan

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.