BİZİM KARAKOÇAN’DA-6-


  

                                                               GÖNÜL TAHTINDAN

                                                        BİZİM KARAKOÇAN’DA-6-

             Batıda ki toplumların kültürlerinde ne kadar ne oranda var mı bilmiyorum ama, çok az sayıda da olsa ihanet içinde bulunanlar haricinde var olan ve varlığından iftihar ettiğimiz ve de mensubu olmaktan onur ve gurur duyduğumuz Aziz Türk Milleti’ni oluşturan toplumumuzda en çok yaygın olan ifadelerden, kavramlardan birinin ben, benim olduğunu ve bunun tenzih edilenler ile istisnalar hariç kendini ispatlama ihtiyacı duyan kompleks sahibi insanlarca çok daha fazla kullanıldığı bir gerçek.

            Hayatın her safhasında ben’den öte biz’in kullanılması veya ifade edilmesi çok daha doğru olandır, aynı zamanda erdemliliğin de gereği olduğunu düşünüyoruz. Bu kişi ve kişilerin kendini olmakla beraber varlık membaını anlatmak veya tanıtmak adına olsa da ben ve beni ön planda tutmaları doğru değildir..

            Tarihini bilen, kültürünü hasbelkader yaşayan veya yaşaması noktasında gayret sarf eden kişi ve kişiler, hatta ve hatta eğitim ve kültürle iç içe olan şahsiyetlerin ben’den öte biz kavramını ön planda tutmaları varlıklarını olmakla beraber varlık sebebi mekanlarını yani varlık membaını kendileri kadar benimseyen ve önemseyen sevgi dolu şahsiyetlerle dile getirmesi ayrı bir güzellik ayrı bir zenginliktir.

            O nedenle bizde genel olarak ifadelerimizde olsun, varlığından onur ve gurur duyduğumuz varlık sebebimiz köyümüz, ilçemiz, ilimiz ve Anavatanımızın tanıtımında bulunurken Biz, bizim diye dillendirmekte, bize ve mensubu olmaktan mutluluk duyduğumuz ilçemiz Karakoçan’ın anlamlı ve duygu yüklü düşüncelerinden istifade ettiğimiz şahsiyetlerin, bizlere ve Karakoçan’ımıza gerçek manada gönül vermiş, sevgiyle bağlı değerlerin de mekanı olduğunu kabul ettiğimiz için Bizim, Bizim Karakoçan diye ifade etmekteyiz.

            Bu hafta bugün 6.sını yayınlamaktan mutluluk duyduğumuz Bizim Karakoçan’da başlıklı yazımızda geçmiş yıllarda çok kısa bir süreliğine de olsa bulunup görev yapmış, yukarıda ifade ettiğimiz üzere bizim kadar Karakoçan’ı ve Karakoçanlıyı sevmiş ve benimsemiş bir değerin, bir şahsiyetin bizler ve bizlerin varlık membaı hakkındaki duygu ve düşüncelerini sizlere aktaralım istedik

            İşte; ilçemiz Karakoçan’da kısa süreliğine de olsa görev yapmış bulunan ilçenin değerlerinden esinlenerek sevgi zenginliğine zenginlik katıp bizleri güzel ve hoş gören, bizlerin gönlünde yer eden eski Kaymakamlarımızdan Dr. Erdinç YILMAZ Bey’in biz ve ilçemiz ile alakalı kaleme aldığı samimi duygu ve düşünceleri ve işte siz değerli okurlarım, varlığımın membaı Karakoçan sevdalıları…

 

                                                                   KARAKOÇAN

Karakoçan denilince ben de öyle derin hisler uyandırıyor ki gerçekten duygulanıyor ve özlem hissediyorum.

Karakoçan bir kere kültürüyle, misafirperverliğiyle, vefakâr insanıyla ve doğa güzelliğiyle insanı kendine çeken büyüleyen olağanüstü bir medeniyet merkezidir.

Benim Karakoçan’da yaklaşık 9 ay gibi kısa bir süre kaymakamlık yapmam mümkün oldu, ancak bendeki etkisini sorarsanız abartmıyorum sanki 9 ay değil 9 yıl çalışmışım gibi öyle hissediyorum.

Karakoçan’a olan sevdamın hiçbir zaman bitmeyecek yoğunlukta olduğunu hiç bir tereddütte mahal bırakmayacak şekilde kalbimin en derinliklerine işlemiş ve bir daha asla çıkmayacak niteliktedir.

Zor günlerim de arkam da dağ gibi, kaya gibi duran Karakoçan’ın yiğit ve mert insanlarını unutmam asla mümkün değildir.

Böle bir yeri insan nasıl sevmez ki, işte ben de onun için çok seviyorum.

Karakoçan’da yaşamadan bunları insanın hissetmesi, anlaması elbette çok zordur. Onun için Karakoçan’da yaşamak lazım diyorum.

Karakoçan’ı yazı ile anlatmak imkansız olsa gerek diyorum.

Ben bu yazı vesilesi ile de bütün Karakoçanlılara en içten selam, saygı ve sevgilerimi iletiyorum.

Ne mutlu bana iyi ki Karakoçan Kaymakamı oldum, iyi ki onları tanıdım.

Hayatıma çok olumlu katkılar sağladılar iyi ki varlar, iyi ki varsınız Karakoçanlılar diyorum. Sizleri asla unutmayacak olan Kaymakamınız Karakoçan Eski Kaymakamı Dr. Erdinç YILMAZ

 

                                                                         AYETLER

*Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklarda kalmış sağırlar, dilsizlerdir. Allah kimi isterse onu saptırır, kimi isterse onu doğru yolda tutar.  En’am:39

*De ki: Size Allah’ın azabı gelir, yahut kıyamet saati size gelip çatarsa Allah’tan başkasına  mı yalvarırsınız? Doğrulardan iseniz gerçeği söyleyin. En’am:40

*Hayır yalnız O’na yalvarırsınız O da isterse yalvardığınız şeyi yani belayı kaldırır. Siz de O’ na ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz. En’am:41

*Andolsun ki Biz, senden evvelki ümmetlere de Peygamberler gönderdik de onları yalvarsınlar diye darlık ve sıkıntıya sokmuştuk. En’am:42

*Bari kendilerine azabımız geldiği zaman yalvarsalardı ya! Fakat ne gezer kalpleri katılaştı, şeytanda kendilerine yaptıklarını hoş gösterdi. En’am:43

*Bunlar kendilerine yapılan nasihatı unuttular biz de onlara her şeyin yani nimetlerin kapılarını açtık. Sonunda kendilerine verilen o şeyler yüzünden sevindikleri vakit de onları ansızın yakalayıverdik. Artık onlarda bütün ümitlerini yitirdiler. En’am:44

*Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun ki zulmeden kavmin ardı arkası kesilmiştir. En’am:45

 

                                                                  GÜZEL SÖZLER

*Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak. Mevlana Hz.

*Ülkemizin, yani cennet misali güzellik ve özellikleri bulunan Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin doğu yakasındaki incisi Elazığ’ın yaklaşık 104 Km. uzağında olsa da gönlünde hep ayrı bir yeri bulunan ilçesi Karakoçan; bir kere kültürüyle, misafirperverliğiyle, vefakâr insanıyla ve doğa güzelliğiyle insanı kendine çeken büyüleyen olağanüstü bir medeniyet merkezidir. Erdinç YILMAZ

*İnsanlar, varlığının sebebi ve ilk mektebi yani okulu olan ailesi ile eğitim görmüş olduğu ilahi veya beşeri mektepten ve hayatının belirli zamanını belirli ölçülerde beraber sürdürdüğü arkadaş veya dahili olduğu milli ve manevi değerde ki sosyal çevresinden aldığı veya alabildiği değerleri hayatına katıp yaşayarak ve yaşatarak değer bulduğu gibi varlığının devamı da söz konusu olur. M. Dursun AKSOY

 

İSLAM GÜZEL AHLAKTIR

Böyle demiş Resulüm:
“İslâm, güzel ahlâktır”
Ben O’na uymuş kulum
İslâm, güzel ahlâktır

     Alnımdan akar terim
Çalışır, helal yerim
Hep doğruyu söylerim
İslâm, güzel ahlâktır

     Hak yaratmış onları
     Bitkiyi, hayvanları
     Sevdim cümle canları
     İslâm, güzel ahlâktır

Kimsesize, yoksula
Garip, yetime, dula
Müslüman cömert ola
İslâm, güzel ahlâktır

     Ah edip dövünemem
     Malımla övünemem

     Düşküne sevinemem
     İslâm, güzel ahlâktır

Sevgi, saygı, adalet
Halis amel, has niyet
Yaşa, yaşat, beyan et
İslâm, güzel ahlâktır

Kenan ÇARBOĞA/Sivas-Gemerek

 

        NE ARARSIN

Ne gezersin öyle çarşı, pazarı

Yazın ortasında nar mı ararsın

Avanta yaşayan bilmez mi kârı

Hırsızın alnında ter mi ararsın

     Çok uzun yaşasan kaç sene eder

     Gamsızın yanına uğramaz keder

     “Yüzüne tükürsen yağmur yağdı”  der

     Edepsiz olanda ar mı ararsın

Tam yedi düvele yayılsa namı

Menfaat uğruna değişir yönü

“Yerin kulağı var” derler ya hani

Geveze dilinde sır mı ararsın

     Yazılmışsa yazı, başına gelir

     Dönüp de dolaşır ve seni bulur

     Leyla’sı olmayan aşkı ne bilir

     Sevdasız yürekte har mı ararsın

Canından kıymetli canısın, canı

Tabi ki bilmezsin doğduğun günü

Dokuz ay karnında taşımış seni

Anadan gayrı bir yar mı ararsın

     Mizan kurulmaz mı hesap gününde

     Ne varsa tartılır mutlak sonunda

     Ecirin var ise eğer yanında

     Cennetten ötede yer mi ararsın

Vedat YILMAZ / ELAZIĞ

 

SEN İÇİN KARAKOÇAN

Varlık membaın nere dediler

Tarihi derin, kültürü zengin,

Hamuru sevgi ve sevda ile yoğrulmuş

Yer dedim sen için Karakoçan

     Alaaddin Keykübat’ ın otağ kurduğu

     Mevlana’nın aşka geldiği

     Okçu Yusuf’un hedef vurduğu

     Yer dedim sen için Karakoçan

Şeyh Ahmet Yesevi’ nin el verdiği

Pir Cemal Abdal’ın hu dediği

Sefkar ve Garip Baba kardeşlerin şehit olduğu

Yer dedim sen için Karakoçan

     Güzel Babanın güzellik sunduğu

     Yaşamayana can verildiği

     GOLAN Kaplıcası ile şifa dağıtan

       Yer dedim sen için Karakoçan

Dağ keçileriyle güzellik arz eden

Peri suyu ile serinleyip serinleten

Özlüce Barajının ışık saçtığı

Yer dedim sen için Karakoçan.

     Ohu Çayı’nın ikiye böldüğü

     Kuruca Dağı’nın göğüs gerdiği

     Zor çıkılan Çılle’nin çilesine dayanan

     Yer dedim sen için Karakoçan

Okumuşu yazmışı, şair ve yazarı

Medfun manevi mimar ve edibi

Yurt içi ve dışında çalışanı çok

Yer dedim sen için Karakoçan

     Devlet ve aziz milletine yar

     Seven ve sevilene bağyar

     Tarih ve kültürüyle ağyar

     Yer dedim sen için Karakoçan

Dursun der bildiniz mi nereliyim

Tarihi derin kültürü zengin

Erenler ve edibi çok olan

Yer dedim sen için Karakoçan

Mehmet Dursun AKSOY/Elazığ-Karakoçan

 

        YAKARIŞ

Yarab! Bu ne gaflettir halen devam ediyor.

Gafil, tuzak kurana rağbet ediyor.

Analar günde yüz defa ağıt yakıyor.

Herkes bu olanlara anlamsızca bakıyor..

     Kul değişmeden Allahtan yardım alır mı?

     Mazlumun hakkı zalimin üzerinde kalır mı?

     Müstekbir, darbeyi yemeden ders alır mı?

     Uyan artık ehli ümmet!..

Bedrin aslanları aklına gelmiyor mu?

Çanakkale senin için ders olmuyor mu?

Bu olanlardan dolayı benzin solmuyor mu?

Utan artık bu senin için büyük zillet!..

     Allah ve peygamberi seni seyrediyor…

     Gafletinden dolayı sana buğz ediyor.

     Düşmanlar bu haline bakarak bayram ediyor.

     Ecdadın kabirde feryat ediyor!..

Yarab! Bu ne büyük zillet..

Kardeşi kardeşe vurduran illet..

Bizde din anlayışıdır Millet

Sen bu büyük gafletten bizleri halas et…Amin!..         

Nusret ÖZGEN/Elazığ

 

         BİLSİNLER
Nerde benim kanatlarım tüylerim
Gökyüzüne uçacağım gelsinler
Yer çekimi hep kırıldı faylarım
Yalın ayak kaçacağım bilsinler

     Dert olanı atacağım içimden 
     Vefasıza vefasızlık biçtim ben
     Bana çile olanlardan geçtim ben
     Yalın ayak kaçacağım bilsinler

O faili meçul benim ömrümdür
Cinayetim cinnetlerde dünümdür
Kurtuldum ya bu gün bayram günümdür
Yalın ayak kaçacağım bilsinler

     Hep cefayı çekemem ki ömür az
     Bahar gelsin çiçek açsın az biraz
     Muhabbete sınır koyan itiraz
     Yalın ayak kaçacağım bilsinler

Burçak KARATAŞ/Malatya-Hekimhan

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
11Ekm
03Ekm

Eylül’de hazanlaşmayan!..

27Eyl

Biz korkuyoruz!..

20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.