Duymak ve görmek istiyoruz!...


İnsanın, insanoğlunun ruh dünyasında bir takım arzuları vardır. Ruh dünyasında var olan bu arzularla hayatı daha güzel ve anlamlı yaşamak ister insan…

Söz konusu arzulardan biri ve birileri duymak ve görmektir. Güzel ve anlamlı hadiseleri, zaman içerisinde gelişen bazı gelişmeleri güzel duymak ve görmek gibi...

Yaşanan gelişmeleri hem güzel hem de anlamlı duymak ve görmektir güzel olan.

Güzel şeyleri duymak, anlamlı gelişmelerin yaşandığını duymak veya duyabilmek insan hayatına çok şeyler kattığı gibi güzel ve anlamlı gelişmeleri görmek veya görebilmekte bir o kadar güzel ve insan hayatına çok şeyler katar.

Zaman zaman deriz ya!..Bakmak ayrı bir şey görmek veya görebilmek ayrı bir şeydir diye…

Bir şeye, bir yerlere bakarsınız ama göremezsiniz. Görebilmek duygusuyla yaklaşır ve görmek istediğinizde baktığınızı görebilirsiniz.

Tabii bunu sağlayan etkenleri unutmamak gerek.

İnsan bazen duymak ve görmek istediği şeyleri duyamayabildiği gibi göremeyebilir de duyurulmadığı ve gösterilmediği için…

Ama her insanın fıtratında var olan duyma ve görme duyu ve isteği var olduğundan yaşanılan gelişmeleri duymak ve görmek, hem de güzel duymak ve görmek ister mutlu olabilmek adına...

Her insan gibi bizim de gerçek manada güzel ve anlamlı şeyleri duymak ve görmek isteğinde olduğumuz bir gerçek, kaçınılmaz bir gerçek yaşanan olumsuz gelişmeler sonrasında...

Neyi ve neleri duymak ve görmek istiyoruz?

Müslüman’ım diyen, gerçek manada insanım diyen, milli ve manevi değerlerin bütününe sadakatle bağlıyım diyen ve diyebilen insanlar olarak?

Tarihte iz bırakmış, üç kıtaya adalet ve sevgiyle hükmetmiş, İslam’ın bayraktarlığı gibi bir şerefi üstlenerek her türlü sıkıntıya rağmen günümüze kadar devam ettirerek gelmiş ve asırlardır tüm unsurlarıyla kardeşçe bir arada yaşamış ve yaşamakta olan Aziz Türk Milleti olarak neyi ve neleri duymak ve görmek istiyoruz?...

Evet;

İnsanların,

Müslüman’ım diyen insanların;

Kainatı yoktan var kılan yaradanına gerçek manada kul olduğunu, kulluk yaptığını içtenlikle söyleyebildiğini,

Yaşam tarzını Allah’ın emirleri, kainatın sevgisi uğruna yaratıldığı efendiler efendisi Peygamber Efendimizin hadisleri ışığında, içtihadına emin olunan zatların ifade ettikleri sözleri doğrultusunda idame ettiklerini,

İyi bir insan, iyi bir vatandaş, milli servetini heba etmekten imtina eden ve milli ve manevi değerlerin bütününe riayetkar olunduğunu,

Vatan ve millet sevgi ve sevdasıyla yanıp tutuştuğunu ve bu nedenle önce vatan, sonra milletim ve daha sonra ben veya biz ilkesi doğrultusunda bir yaşam sürdürdüklerini veya sürdüreceklerini,

İyi ve sağlıklı bir ana (anne) veya babanın, hele hele çocuğunun ikbali uğruna her türlü sıkıntı ve ezaya göğüs geren ve aile mefhumu bilinciyle çocuğunu sevgiden mahrum kılmayan, bu uğurda yapması gereken ne gibi fedakarlık varsa yapmaktan imtina etmeyen, içmesi gereken ağu (zehir) dahi olsa içen ve içebilen anaların, kadın hakları denen Türk Aile Yapımızı bozmaya yönelik uyduruk bir düşüncenin arkasına sığınmayıp şirret olmaktan uzak duran anaların var olduğunu (Var ve var olacakları tenzih ederiz.) duymak ve görmek istiyoruz…

Tüketici olmaktan öte üretici olduklarını veya olma gayretinde olacaklarını,

Afaki konuşma ve hareketlerden uzak gerçekçi konuşma ve hareketlerde, icraatlarda bulunulduğunu veya bulunacaklarını,

Her şeye rağmen söz konusu vatansa gerisi teferruattır sözünü icraatlarıyla,

Gerçek insan olduklarını, sevgiyi esas almış insan endeksli insan olduklarını,

Vatana ve millete ihanet içerisinde oldukları bariz ve net belli olanların dışında bulunan ve Müslüman’ım ve de tüm unsurlarıyla iç içe yaşadığımız kişiler olarak NE MUTLU TÜRKÜM diyen ve diyebilenlerin tümünü sevgiyle kucaklandığını, kucaklayabildiğini duymak ve görmek istiyoruz hem de riya ve istismardan uzak samimi çerçevede…

Sonuç itibariyle insan olarak, bu vatana ve bu aziz millete yani milli ve manevi değerleri uğruna çok sıkıntılar yaşamış ve sevgi uğruna bunlara katlanmış, büyük bedeller ödeyerek bugünlere gelmiş ve gelebilmiş Aziz Türk Milleti olarak güzel ve anlamlı sözler duymak ve görmek istiyoruz.

Sevginin esas alınarak insanlara yaklaşımın insani çerçevede olacağını, olabileceğini duymak ve görmek istiyoruz.

Söz konusu vatansa gerisi teferruattır sözü ve ilkesinin içinde bulunduğumuz girdap göz önüne alınarak gerçekleşmesini, devletin ilel ebed varlığının devamı adına gayret ve çabanın ihmal edilmeyeceğini duymak ve görmek istiyoruz hem de bariz bir şekilde.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE… Diyebilene….. Diyebilenlere selam olsun….

 

                                                                         AYETLER

*O, gökleri ve yeri yoktan var edendir. O’nun bir eşi de yani hanımı yoktur. O’nun nasıl çocuğu olabilir? Oysa her şeyi O yaratmıştır. O her şeyi bilir. En’am:101

*İşte Rabbiniz olan Allah O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O her şeyi yaratandır. O’na kulluk edin. O, her şeyin üstünde bir vekildir. En’am:102

*Gözler ona yetişmez. O’nu göremez. O, gözlere erişir ve onları görür. O, latiftir ve bir şeye nüfuz etmede hiçbir şey ona mani olamaz ve O, her şeyden de haberlidir. En’am:103

*Doğrusu Rabbinizden size basiretler yani gönül gözleri gerçeği idrak etme kabiliyetleri gelmiş ve gelişmiştir. Kim onu gerçeği görürse kendi yararına, kim de kör kalırsa kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinize bekçi değilim. En’am:104

*Biz böylece ayetleri türlü türlü açıklarız. Ta ki onlar Sen okumuşsun ve bunları bir yerlerden ders alıp öğrenmişsin desinler. Ve biz onu yani Kur’an-ı bilecek bir kavme açıklayalım. En’am:105

*Kendisinden başka ilah olmayan Rabbinden sana vahyolunana uy. Ortak koşanlardan olma, yüz çevir. En’am:106 

                                                                   GÜZEL SÖZLER

*“Ne kadar çok özgürüz söyleyeyim. Halkın vergilerinden toplanan paralarla alınan silahları, bu ülkenin insanına doğrultacak ve onları öldürecek kadar özgürüz. Onlarca darbe yapıp bu ülkenin gençlerini asacak kadar özgürüz. Bu ülkenin içine girerek, hendek siyaseti yaparak kamu düzenini bozacak kadar özgürüz. Böyle özgürlük olur mu? İleri demokrasi dediğin şey, kurallar silsilesidir üstadım. Siz buna uyarsanız, özgür bir ülke oluyorsunuz. Özgürlüğü, demokrasiyi; birbirimizi hoyratça harcayarak, birbirimizi kolayca yıpratarak, ülke içindeki birlik beraberliğimizi korumayarak kullanıyoruz." Yavuz Bingöl

*Kader çizgimiz bellidir. Bunun değiştirmek harcımız değildir. Ancak kader mahkumlarının talihini değiştirebilir, onların elinden tutabilir, zincirlerinden ve zindanlardan onları çekip çıkarabiliriz. Devlet Bahçeli

 

       TÜRKİYE DESTANI

Yetmiş kadar ili gezdim dolaştım
Doğduğum il Kars’sın kışı meşhurdur
Her bir yerde yemek yedim su içtim
Erzurum’un öz dadaşı meşhurdur.

     Dolaşırım birkaç kere senede
     Yaşadıkça gezeceğim gene de
     Kuşburnu yetişir Gümüşhane’de
İşte oranın da kuşu meşhurdur

Karadenizlinin olmaz hasımı
Çünkü herkes bir birinin hısımı
Boydan boya yani sahil kesimi
     Allah vermiş balık işi meşhurdur

     Erzincan’dan Tunceli’den o yanı
     Güzelliği büyülüyor insanı
     Nice destan yazmış Sivas ozanı
Hem de madımağı yahşi meşhurdur

Bin boğadan gider iken kestirme
Tipiye borana kendin kıstırma
Kayseri’de sucuk ile pastırma
     Yanı sıra pınar başı meşhurdur

     Kırşehir’den Nevşehir’den bayıra
     Doğru gittim yolum düştü nehir’e
     Ankara’dan vardım Eskişehir’e
Oranında lüle taşı meşhurdur

Bolu’dan Düzce’den öte İstanbul
Gel burada yaşa hem de mutlu ol
Ne ararsan ara her bir şeyi bol
     Trakya’nın çok ujbeşı meşhurdur

     Çanakkale’den de döndüm Bursa’ya
     Az kaldı ki düşecektim borsaya
     İzmir’e gittin mi hele sorsa ya
Gittim çevresi ve dışı meşhurdur

Manisa’dan Aydın ile Denizli
Muğla’da durmadım geçtim çok hızı
Ege insanları hep güler yüzlü
     Afyon’un da bol haşhaşı meşhurdur

     Antalya üstünden geçtim Konya’ya
     Değiştirmem oraları dünyaya
     Konuk oldum bir gün ben Malatya’ya
Zerdali yetişir yaşı meşhurdur

Mersin Adana’dan Diyarbakır’a
Hakkâri dağları benziyor kıra
İnsanın içinden gelir haykıra
     Çünkü oradaki huşu meşhurdur

     Batman’dan Bitlis’ten giderken Van’a
     Mavi gölü huzur verir insana
     Ta eskiden merak sarmıştı bana
Ah damara diye döşü meşhurdur

Van’dan çıktım ben doğrudan doğruya
Bir türkü söyledim yanık bağrıya
Akşama varmadan girdim Ağrı’ya
     Gördüm ki orada pişi meşhurdur

     Gürkani’ den bütün ülkeye selam
     Huzur var olsun ki ben mutlu olam
     Sözün özü yani hâsılı kelam
     Ülkem tüm dünyaya karşı meşhurdur

Âşık Enver GÜRKANİ-Kars

 

YANLIŞ ADIM ATMA YUVAN DAĞILIR

Yanlış bir adımla hedef yıkılır

Evlada sahip çık yuvan dağılır

Şeytan insanları koynuna alır

Yanlış adım atma yuvan dağılır

     Beladan kurtarmaz olan servetin

     Simanı göstermez süslü ceketin

     Cahilsin dilinde yoktur ebcetin

     Yanlış adım atma yuvan dağılır

Sert duvara çarpar gururla kibir

Yaradana sığın Yaradanın bir

Başın kırılmazdı alsaydın tedbir

Yanlış adım atma yuvan dağılır

     Hedefe çok uzak sendeki maya

     Yanlış adım atma kirlenir haya

     Gözyaşı kurtarmaz ulaşsa çaya

     Yanlış adım atma yuvan dağılır

Dağılan yuvalar kapılır yele

Akan gözyaşları kaptırır sele

Hayatın zindandır dünyan zelzele

Yanlış adım atma yuvan dağılır

     Şerefe sahiptir oturduğun han

     Mahmudi ağlıyor yüreğinde kan

     Çekilmez çileye dayanır mı can

     Yanlış adım atma yuvan dağılır

Mahmut ALDEMİR/Adıyaman-Çelikhan

 

ANLAMADIĞIM

Bilmem, neyin içinde; bilmem neyin dışında!

Bir yolda yürüyorum hayatın akışında!

Bana, ne dur diyen var; ne de önümü açan..

Ne yaşa' da gözüm var, ne kuru alkışında!

     Nasıl bir rüyâdır bu, sarar benliğimizi;

     Hangi el, ilmek ilmek, ördü kimliğimizi.

     Ümit var içimizde, bir kartal gibi uçan,

     Bir zirvenin ucunda bulunca kendimizi!

Nice mâsûmlar gördüm, pırlantadan kumaşı;

Yalnız ilâhî aşktı her birinin sırdaşı.

Çalıyor tepemizde zâlimce, hâin bir çan;

Çalıyor, birer birer, sırdaşı-arkadaşı!

     Kuştüyünden, değerli, musallada, başımız;

     Hani sevdâlarımız, hani can yoldaşımız?

     Nedir bu serzenişler, nedir bu kin, bu hicrân?

     Nedir kıvranışımız, bu kadar telâşımız?

M. Halistin KUKUL-Samsu

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ağs
09Ağs

Edebi Şahsiyetler-7-

01Ağs

Yalan!...

19Tem

İstemiyoruz…

12Tem

Sadece ‘İran’ mı?

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.