EDEBİ ŞAHSİYETLER -1-


            Kültür milletlerin mihenk taşıdır, varlığının tescilidir, olmazsa olmazıdır. Bir toplumu millet yapan kültürüdür. Kültürünü kaybetmiş nice toplum vardır ki millet olamamış ve kaybolup gitmişlerdir. Kısaca milletler kültürleri ile vardır ve yaşarlar.

Kültürlerini yaşayarak muhafaza etmiş toplumlar devamiyetlerini sürdürmüş millet olmayı ve ayakta kalmayı başarmışlardır. Kültürlerini muhafaza edememiş toplumların kimi millet olma hususiyetlerini yitirmiş ve bu sebeple kaybolmuş kimileri de millet olmayı bırakın gerilere giderek kabile toplum haline gelmiş varlığı ile yokluğu arasında bir fark kalmamış durumdalar.

Kültür; yaşayan ve yaşatan şahsiyetlerle var ve süreklilik arz eder. Söz konusu şahsiyetler; merhum Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle ikinci ordu olan Kültür Ordusu’ nun birer fertleridir. Kimi (Saz ve söz) sanatçı, kimi zanaatkar, kimi tiyatro icra eder, kimi tarih-edebiyat-ekonomi, ilahi alanda (hafızlık-Mevlithanlık), kimi folklör ve musiki alanda ve gibi alanlarda icracı olarak kültürü yaşar, yaşanmasına vesile olur.

Günümüzde insanı, toplumu, yaratıldığımız kainatı ve de bunların varlığına sebep sevgiyi ön planda tutan ve kültürün bir alanı olan edebiyat ve dolayısıyla şiir, şiiri yazan şairler kendilerine çizdikleri yollarla kültürü gündem de tutmakta ve yaşatmaktalar.

Kültürü yaşayan ve yaşatan, millet olarak devamiyetimizi sağlayan kültürün yaşanması noktasında büyük gayretleri olan şahsiyetleri her zaman ön planda tutmuş ve gündemde kalmalarını sağlamış (Özellikle de gençleri) biri olarak yıllar önce yaptığımız bir çalışmayı yeniden başlatarak sizlerin bilgisine ve hizmetine sunduğumuz bu sayfamızı zaman zaman;

Tamamen onların şiirlerine,

Güzel ve anlamlı sözlerine,

Gönderdikleri takdirde duygu ve düşüncelerine yer vermek adına onlara ayıracağız.

Bugün bu hafta uzun zamandır sayfamızda şiirlerini yayınladığımız Adıyaman- Çelikhan ilçesinin yetiştirdiği, kendi çaba ve gayretleriyle kültüre hizmet eden bir şahsiyeti değerlendirmek, bilgilerinize sunmak istedik.

Evet; işte Dağıyla, Üzümüyle, Sanatçılarıyla, dahası Manevi ve edebi şahsiyetleri ile bilinen ilimiz Adıyaman’ın Çelikhan ilçesinin yetiştirdiği edebi şahsiyet Mahmut ALDEMİR…

                         EDEBİ ŞAHSİYETLERDEN MAHMUT ALDEMİR KİMDİR?

1949 yılında Adıyaman-Çelikhan ilçesinde doğmuş, İlk eğitimine Çelikhan Ökmen ilkokulu’ nda başlamış olan şairimiz Mahmut ALDEMİR bu okuldan 1962 yılında mezun olmuştur.

Gurbet hayatı küçük yaşta başlamış olan şairimiz yirmi yılını gurbette geçirdikten sonra 1982 yılında memleketi Çelikhan'a dönerek değişik (Mutfak gereçleri tamiratı- Manavcılık ve Fırıncılık gibi…) alanlarda esnaflık yapmış hayatının büyük bölümünü esnaflıkla geçirmiş bulunmakta.

Şairimiz evli olup dört kız, iki erkek olmak üzere 6 çocuk sahibidir. Altı çocuğundan üçü okumuş ve üç kız çocuğu halen okumakta (İlahiyat Fakültesi) olan şairimiz şiir yazmaya küçük yaşta başlamış ve halen devam etmektedir.

On bine yakın şiiri olan şairimizin şiirleri;Yeni Akit Gazetesi- Malatya Hakimiyet Gazetesi- Elazığ Günışığı Gazetesi Gönül Tahtından adlı Kültür- Sanat Sayfasında yayınlanmış ve yayınlanmaya devam etmekte olup, Çelikhan Net ve Malatya Selam Radyosu’ n da da seslendirmesi devam etmektedir.

 Şairimizin; milli ve manevi değerlerine bağlı, ülkesine ve milletine gönül vermiş iyi bir Osmanlı hayranı olduğunu şiirlerinden anlamaktayız.

 Uzun zamandır sayfamızda şiirlerini yayınladığımız, hızına yetişemediğimiz için birçok şiirini yayınlayamadığımız, milli ve manevi değerlerine bağlı bulunan şairimize; milli ve manevi konularda ki hassasiyeti, azmi ve gayretinden dolayı teşekkür eder, hayırlı muzun ömürler dilerken hassasiyetinin devamını temenni ederiz.

 

                                                                        AYETLER

*Ey inananlar, kadınlara zorla mirasçı olmayınız size helal olmadığı gibi arayı açacak açık bir hayasızlık yapmadıkça onlara verdiğiniz mehirin birazını kurtaracaksınız diye onları zorlamanızda helal olmaz. Onlarla güzel geçinin. Şayet onlardan hoşlanmıyorsanız sabrediniz, hoşlanmadığınız bir şeyi Allah çok hayırlı kılmış olabilir. Nisa: 19

*Şayet bir eşi bırakıp ta yerine başka bir eş almak isterseniz evvelkine yüklerle mehir vermiş olsanız da içinden bir şey almayınız. İftira ederek ve açık bir günah yüklenerek mi geri alacaksınız? Nisa:20

*Nasıl alırsınız ki siz birbirinize katılmıştınız ve onlar (eşleriniz) sizden sağlam bir güvence almamışlardı. Nisa:21 

                                                                  GÜZEL SÖZLER

*Yuttuğum lokma gün boyu yeter, içimdeki gizli kurtlar olmazsa.

*Kalbimi tanımam onu yarmadıkça, gözyaşım durmaz huzura varmadıkça. Mahmut ALDEMİR

 

BİTMİŞİM MEĞER

Ulaşmadan vedalaşır’ sam eğer

Ödülüm dünya olsa neye değer

Geceler uzanmış gelmiyor seher

Hatamı anladım bitmişim meğer

     Gittikçe sıkıyor daralan çember

     Çark ederim yazılmadıysa kader

     Alemin diline olmuşum haber

     Hatamı anladım bitmişim meğer

Şimşekle beraber ürperir tüyler

Faili meçhulüm boşansın köyler

Bu ne iş evlat babasını düğer

Hatamı anladım bitmişim meğer

     Savaş kazanmadım istemem zafer

     Haddimi aşarsam olurum beter

     Dokunmayın bana ağalar beyler

     Hatamı anladım bitmişim meğer

Foyalar meydanda bozulur ezber

Garip haldeyim beterlerden beter

Parlayan yıldızım yakında söner

Hatamı anladım bitmişim meğer

     Darılma sultanım serüven biter

     Zibilliği olan horozlar öter

     İçimde bir ah var kalbimi dürter

     Hatamı anladım bitmişim meğer

Kapılma ahıma olursun beter

Darlık bir anlıktır gün olur geçer

Ehil ektiğini eliyle biçer

Hatamı anladım bitmişim meğer

     Beni bitiriyor yaş döken gözler

     Selam veren elbet ki bir gün özler

     Kalplere yazılır kalp kıran sözler

     Hatamı anladım bitmişim meğer

    

TÜRKÜN DOSTU TÜRKTÜR

Kefere oğlu uzak merhamete

Göz dikmişler ülkemdeki servete

İmansızlar düşmandırlar Ebcete

Dört koldan saldırmışlar memlekete

     Dost olanlar bir bir oldular düşman

     Gem vurmazsak bunlar olmazlar pişman

     Domuzdurlar dağda dolaşan yaban

     Roman yazacağım tanıyın zaman

Namertleri tek tek edelim rapor

Peşlerinde Mitlerim var değil zor

Kalemim vatan için kendini yor

Gönlüm huzurlu bir vatan istiyor

     Ters esiyor lodos denilen bir yel

     Çapulcu sokak huzuruna engel

     Elebaşı ödemiyorsa bedel

     Hak etmişim ruhumu kabzet ecel

Zindanlıktır kim döküyorsa kanı

Kurşuna yem etmeyiz hiç bir canı

Huzur ister vatanımın insanı

Kurtuluş istiyor gemi kaptanı

     Dünya teröre ödüyor aidat

     Sokakları edemedik tadilat

     Hesapsız kalmaz kurulan barikat

     Cezasını alır kim ise sakat

Soma olayları olsun son örnek

Böyle bir vahşete dayanmaz yürek

Sap kırılmış neylesin kazma kürek

Getir namerdi yüzüne tükürek

 

YILLAR SONRA UMUTVARIM

Kalbimden dilime uzanan yara

Unuttum ismini azminle ara

Boşmuş böbürlenip çekilen nara

Çaresiz derdim var diyorlar sara

       Çare ol canan durmuyor kanara

       Titrek dizler veda etti dağlara

       Yeteneksiz insan kime yalvara

       Çaresiz derdim var diyorlar sara

Gamla hüzünle vardım bahara

Umutsuz gönderme beni mezara

Name yazdım diye geldim nazara

Çaresiz derdim var diyorlar sara

       Yetiş canan yetiş düşmüşüm dara

       Misafir ol ayak bas bu diyara

       Ciğerim çürüdü döndü hasara

       Çaresiz derdim var diyorlar sara

Alın yazım kara karadan kara

Darılmış san bana uğra mezara

Gözlerime görün son bir manzara

Çaresiz derdim var diyorlar sara

       Çektiklerimi sarıyor makara

       İstediğim huzur değil ki para

       Son kozunu kullan çekil kenara

       Çaresiz derdim var diyorlar sara

Kalbime yanaşma canlı kamera

Atmış yıllık yaşam hepsi yaygara

Çile sorulmaz ki yaşlı aktara

Çaresiz derdim var diyorlar sara

       Tek başınayım öksüzüm bu ara

       Al yanaklar güçsüz kalır şamara

       Yanıyorum sönmeyen bir sigara

       Çaresiz derdim var diyorlar sara

 

BAYRAMI ZAFER

Dünyaya ders verdiğimiz bir zafer

Şehitlere kucak açmıştı mahşer

Savaşın gelişi yazılan kader

Şehitlerim müjdeli haber bekler

Şehit bayramıdır Allah' u Ekber

       Bombanın yıkmadığı etten duvar

       Yerde mavzer gökte uşak savar

       Birleşik kefere tasmalı davar

       Barut dumanına boğulan dağlar

       Allah diye inlenirdi dergahlar

Adanmıştık sorulmayan bir hesap

Sürü arasında binlerce kasap

Elimizde Kur’an Rahmani kitap

Dünya varken olmuşuz kazmaya sap

Aynı safta Türk Kürt Laz'ı ve Arap

       O gün aynı safta millet beraber

       Ne oldu da bizi ayırdı kader

       Arşivlerde saklı duruyor rehber

       Mevzilerde silahıyla anneler

       Dilde Tekbir Selavatı Peygamber

Kalbimizde var o günün sevdası

Türkiye'miz savaşların sahası

Canlar feda şehitlikti pahası

Af edilmez namertlerin hatası

Ruhumuzda Peygamberler mayası

       Bitsin artık bitsin bu sinsi savaş

       Üçüncüye hedef olmasın Maraş

       Yetiş dost yerinde oynamasın taş

       Korumadır bildiğin er ve erbaş

       Sonu geldi akmak istemiyor yaş

Barış bayram havası olsun huzur

Yeter artık işlediğimiz kusur

Bizi bizden alamaz hiç bir unsur

Haddin aşma haçlı dilemem destur

Pis koku saçar patlamasın basur

       İmparator bölündü kaç devlete

       Kral sahip terk ettiğimiz servete

       Sisilere yazdırıyor reçete

       Dize gelir bu gün yarın elbette

       Biz sahibiz Osmanlı memlekete

 

 

İSLAM KOYUN EVLADIN ADINI

Evladına takma namert adını

Dergah’ a al alsın Kuran tadını

Salihalar olsun dünya kadını

Kalplerine sindir Allah aşkını

      Evlatlarını alıştır Kuran’a

      İman ile bağdaşsınlar zamana

      Yardımcı olsunlar bütün insana    

      Kalplerine sindir İman aşkını

Yuvanız olsun İrşad dergahı

Allah demek olsun dilin siftahı

Aile teşkil etsin karargahı

Kalplerine sindir Kuran aşkını

      Kulak verin seherdeki Ezana

      Perde olun çöken kara dumana

      Hayasızlar ettiğinden utana

      Kalplerine sindir Ezan aşkını

İnsanoğlu cilalanmış emaye

Namaz Oruç olsun ana sermaye

Unutulsun çağ atlayan hikaye

Kalplerine sindir mizan aşkını

      Sende olsun dağlar kuşatan yürek

      Derya dasın sakın durmasın kürek

      Dik başlı ol buyun büktürür ürkek 

      Kalplerine sindir dünya aşkını

Bağrına bas olan karaçalını

Sakın çalma el alemin malını

Azgın arı yedirir mi balını

Kalplerine sindir dostluk aşkını

      Haramdan kaçın etseler de ikram

      Sehere dek ışık veriyor çıram

      Dost görünce gelmiştir benim sıram

      Kalplerine sindir alem aşkını

Düşmanlara göster İman modanı

İçkiye pes kafaya dik sodanı

Şifa için hemen oku Kuran’ı

Kalplerine sindir komşu aşkını

      Omuzun da melek amelin yazan

      Namazla abdestle cenneti kazan

      Toprak mayalı candan sevdiğin can

      Kalplerine sindir Nebi aşkını

Bunca yıl yaşamla almamışsan tat

Mazlumu görünce fesat mı fesat

Seni senden çalmış ise tabiat

Kalplerine sindir huzur aşkını

      Rabbim den daha ala olur mu yar

      Nurlu kalbi gösteriyorsa emar

      Aldemir olmadan yaşlı bir çınar

      Kalplerine sindir şiir aşkını

Ayazda giyen olmaz suçlu kürkü

Aşık olmayan dil ne bilsin türkü

Dilim ayar ister elimde törpü

Kalplerine sindir baba aşkını

      Kan ter içindeyim kavuran bir yaz

      Yapmacık kuş aldım yumurtası kaz

      Şeytani Arabi veriyor vaaz

      Kalplerine sindir ana aşkını

Evladını eğit bilsin Rabbini

Kalplerinden çıkar nefreti kini

Saraylara karşı seçersin pini

Kalplerine sindir evlat aşkını

      Namerde güvenme eşiyor koyu

      Harami saldırır Yahudi huyu

      Son nefes sahibi içmiyor suyu

      Kalplerine sindir ölüm aşkını

Dilin son kelamı olmasın yalan

Yalancı insanın ameli talan

Kefene sarılır teskere alan

Kalplerine sindir barış aşkını 

      Hedefi şaşırır kesilen kavak

      Yol göstermiyorsa boşadır dayak

       Uçurumu boylar durmazsa kayak

      Kalplerine sindir sevgi aşkını

Mahmut Aldemir’ im çıkarım ava

Zirveden başıma esiyor hava

Dünyamız yanıyor sonuçsuz dava

Kalbime sindirin gurbet aşkını

 

RAHMETİNE SIĞINIRIM

Isız bir çöldeyim etraf karanlık

Her an şimşek çakar ölüm bir anlık

Yuvamdan kovuldum hazır kurbanlık

Rahmetine sığındım perişanım

      Bir yandan lokmaya ayrılan deve

      Emek vermedim almıyorlar eve

      Yoluna kurbanım ben seve seve

      Rahmetine sığındım perişanım

Gece poyraz eser acıdan acı

Ağa değilim yok başımın tacı

Kimse yanaşmıyor abiyle bacı

Rahmetine sığındım perişanım

      Başıma toplanmış binlerce sinek

      Yuları olmayan var bir kaç binek

      Bir bardak süt dahi vermiyor inek

      Rahmetine sığındım perişanım

Toprağa uzandım yastığımdır taş

Bedenim titriyor yattığım yer yaş

Taşla bağdaşmaz bendeki arsız baş

Rahmetine sığındım perişanım

      Dere kenarında kurmuşum bir taht

      Sular bulanık akar kara bir baht

      Taş altında akrep var dürtüyor zaht

      Rahmetine sığındım perişanım

Elimden alındı güzelim yuva

Gözlerimden akıyor birer kova

Bitmiyor hayal la aramda dava

Rahmetine sığındım perişanım

      Bana dost olmayın durumum kötü

      Bedeni terk etti Rahmani örtü

      Helal edilmemiş var ana sütü

      Rahmetine sığındım perişanım

 

ON BİR AYIN SERVETİ

Aşığım on bir ayın servetine

Rabbimin Nuruna Nur Kudretine

Talibim Ramazanın bereketine

Af et Rabbim Muhammed hürmetine

      Tılbıslar çekilir iner zemine

      Akarsular yürür kendi kendine

      Oruç hariç her şey gider zengine

      Af et Rabbim Muhammed hürmetine

Abdest alan güvenir abdestine

Namaz kılan dost olur kardeşine

Oruç tutan el açıyor Rabbine

Af et Rabbim Muhammed hürmetine

      Adaylar talip Rabbin cennetine

      Ramazanda Rahmet yağar ceddine

      Oruçlu can haram nar ateşine

      Af et Rabbim Muhammed hürmetine

Selam güle gül sahibi Medine

Veda edeceğiz nefrete kine

Bizler sahibiz bu mübarek dine

Af et Rabbim Muhammed hürmetine

      Oruçlu kalp benzer melek rengine

      Sadaka dağıt indirme cebine

      Nuru cemal sarılsın nur kalbine

      Af et Rabbim Muhammed hürmetine

Susuzluktan kavrulsun bu gül sine

Niyet edip oruçlu git Rabbine

Günahsız gir mizan terazisine

Af et Rabbim Muhammed hürmetine

      Kuvvet Rabbim bu garibe gezgine

      Titrek dizler ulaşmıyor engine

      Duyum olmaz iftar muhabbetine

      Af et Rabbim Muhammed hürmetine

    Mahmut ALDEMİR/Adıyaman-Çelikhan

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.