EDEBİ ŞAHSİYETLER-15-


                                                             GÖNÜL TAHTINDAN

                                                       EDEBİ ŞAHSİYETLER-15-

Milletsiz bir vatan düşünülemeyeceği gibi vatansız bir millette düşünülemez. Vatansız bir millet millet değil zaten millet olmaktan öte bir kabile toplumudur.

Vatanı vatan kılan ve ayakta tutan milletidir, vatanı vatan bilip koruyup kollayan, değer veren, uğrunda gözünü kırpmadan ölüme giden ve bayraklaştıran millet olmuş insanlarıdır, milli ve manevi değerler çerçevesinde yaşam süren insanlarıdır, manevi mimar ve ruhunda iman bulunan, yaratanına ve onun emirlerine bağlı inançlı şahsiyetleridir.

Bugün içinde azda olsa huzurla yaşadığımız ve yaşamaya çalıştığımız güzel, ecdat yadigari, bünyesinde nice peygamber, sahabe, şehit ve şüheda, alim ve ulema, bizlerin göremediği ve görüp de tanıyamadığı garip gurebayı barındıran ve bağrında medfun kılan,

Bir o kadar Allah dostu, vatan ve millet sevdalısı, gönlü değerler uğruna kavrulan ve korlaşan zat ve milli ve manevi değerlere bağlı, vefa ve sadakat timsali şahsiyetleri bünyesinde barındıran,

Sahibi olduğu coğrafyanın kaderi gereği oldum olası ihanet yaşayan, olumsuzlukların son bulmadığı ve bulmayacağı vatanımız var ve ayakta ise;

Bu bünyesinde medfun kıldığı değerler ile hali hazırda öyle veya böyle yaşamakta olan vatan ve millet sevgi ve sevdasıyla yanıp tutuşan, değerler çerçevesinde bir yaşam süren, manevi mimar ve edebi şahsiyetlerin varlığı ve hizmet aşkları sönmemiş vatanseverlerin özveri ve gayretleriyledir.

İşte bu hafta bugün; yukarıda ifade etmeye çalıştığımız özellik ve haslete sahip bir vatan severi, bir vatan ve millet sevdalısını, bir milli ve manevi değerlerin aşığını, bir varlığının menbaına aşık bir değeri, Avukatlık mesleğine sahip olmasıyla yıllarca adaletle uğraşan, hakkın yerini bulmasına gayret eden bir edebi şahsiyeti sizlerin bilgisine sunmaya çalışacağız.

Değerler sevdalısı bu edebi şahsiyetimiz;

Doğup büyüdüğü ilçesi Pertek ve Mahallesi Cami-i Kebir’e olan vefa borcunu ödemek adına Güzellikler Taçlanır Hatıralarla Pertek- Cami-i Kebir Mahallesi adlı Pertek’i ve Pertek’in yaşamında büyük bir yeri olan, ilim ve irfan mensubu şahsiyetlerin yetiştiği Cami-i Kebir Mahallesi’ ni tüm yönleriyle ele alıp değerlendirdiği edebi çalışmasını,

Yıllar öncesinden yazmaya başladığı ruha hitap edip diri tutan, okunduğunda gönülleri bir hoş eden ve heyecanı doruğa çıkartan, milli ve manevi değerlere karşı olan sevgi ve sevdasını dillendiren şiirlerini Yürekten Gelen Sesler adıyla kitaplaştırıp yayın hayatına kazandıran,

Güzelim yurdumuzun, anavatanımızın düşman zulmünden kurtuluşuna vesile olan, derin bir ufka sahip, iyi bir asker, iyi bir komutan, iyi bir devlet adamı, milli ve manevi değerlere bağlı bir kimliğin sahibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk hayranı,

Ay ve yıldızla, şehitlerin kanıyla bütünleşip Aziz Türk Milleti’nin arı ve namusu olup gönlerde şerefle, şanla dalgalanan Al Bayrağa düşkün,

Yaşamını idame ettirmeye çalıştığı ecdat yadigari Anadolu’ya, Türkiye Cumhuriyeti Devletine, değerler yatağı Harput ve sahipsizliğinden yakındığı Elazığ’a ve de varlığının menbaı olan yeşiliyle, sigara kağıdı inceliğinde ki pestiliyle, dutuyla meşhur Yeşil Pertek’e, Pertek’in kendince çok önem arz eden Cami-i Kebir mahallesine sevdalı bir edebi şahsiyet ve asıl ana mesleği avukatlık olan Av. Doğan ÖZDAL Bey’dir.

Değerlerine sevdalı, gözü ve gönlü tok, büyükle büyük, küçükle küçük, mini yazıhanesi dostlarla dolup taşan, musikiye özellikle de Harput musikisine aşık, ehli sohbet bu şahsiyetimizi kendimizce anlatmaya, bilginize sunmaya çalıştık.

Kendisini kendi lisanı haliyle tanımak daha bir anlamlı olur diye düşünüyoruz. İşte edebi şahsiyetimiz ve işte sizler değerli okurlarımız.

 

                          EDEBİ ŞAHSİYETLERDEN DOĞAN ÖZDAL KİMDİR?

            1937 yılında Pertek’in Cami-i Kebir Mahallesi’nde doğdum.

1944 yılında ilkokula başladım. Öğretmen Saadet Dilek’te üçüncü sınıfa kadar Cami-i Kebir İlkokulu’nda okuyup dördüncü ve beşinci sınıfları İstiklal Mahallesi’ndeki Alpdoğan İlkokulu’nda tamamladım.

Pertek Ortaokulu’ndan 1953 yılında mezun olduktan sonra Elazığ Lisesine kayıt oldum. Bu okuldan 1958 yılında mezun oldum.

Aynı yıl okumaya başladığım Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 1963 yılında bitirdim.

İki yıllık yedek subaylık görevinden sonra 1966 yılında Elazığ’da Avukatlığa başladım.

İlk iki yıllık Hazine Avukatlığı görevinden sonra serbest avukatlığı sürdürmeye devam ettim. Bu arada on beş yıl Elazığ ve Ergani Çimento Sanayilerinin sözleşmeli Hukuk Müşavirliğini yaptım.

1999 yılı sonu itibariyle emekliye ayrıldım.

Meraklı olduğum şiir çalışmalarına hız verdim. Bu tarihten itibaren sosyal ve kültürel faaliyetlere daha çok zaman ayırmaya başladım.

Güzellikler taçlanır hatıralarla adında Pertek ilçesi Cami-i Kebir Mahallesi’ni anlatan (2007) ve de yıllar içerisinde yazdığım şiirlerimi kitaplaştırdığım Yürekten gelen sesler (2013) adında iki ayrı eseri yayın hayatına kazandırmış oldum.

Elazığ Musiki Cemiyeti’nin üyesi olup halen Manas Yayıncılık’ ta ki kültür sanat hareketlerinin müdavimlerindenim.

Evli olup 3 torun sahibiyim.

Evet, sonuç olarak tarihi mazisi derin, tüm yönleriyle Elazığ’a bağlı iken Dersim İsyanı döneminde iyileştirme adına Tunceli’ye bağlanan yeşiliyle, serin kaynak sularıyla, şifa sunan kaplıcasıyla, dutu ve  sigara yaprağı inceliğinde ki pestiliyle ünlü Pertek’in yetiştirmiş olduğu bir Harput Beyefendisi,

Gözü gönlü tok, kendine has bir kişiliğe sahip, edep ve adap timsali bir edebi şahsiyeti kendimizce ve kendi ifadeleriyle sizlere sunmaya çalıştık.

Bu büyüğümüze, edebi şahsiyetimize bize sunmuş oldukları katkıdan dolayı teşekkür eder, hayırlı uzun ömürler diler, saygı ve sevgilerimizi sunar ellerinden öperiz..

  

                                                                   AYETLER

*Verdikleri söze bağlanmaları için Tur’u üstlerine kaldırmış, onlara ‘’O kapıdan secde ederek giriniz’’ dedik. ‘’Cumartesileri aşırı gitmeyiniz’’ dedik. Kendilerinden ağır bir teminat aldık. Nisa:154

*Verdikleri sözleri bozmaları, Allah’ın ayetlerini inkar etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve ‘’Kalplerimiz kılıflıdır’’ demelerinden dolayı başlarına bin türlü bela getirdik. Hayır kalpleri kılıflı değil, aksine Allah onların kalpleri üzerine inkarcılıklarından dolayı mühür basmıştır. Bu yüzden onların pek azından başkası inanmaz. Nisa:155

*Onların kalplerinin mühürlenmesi, bir de onların inkara sapmaları ve Meryem hakkında büyük iftiralarda bulunmaları. Nisa:156

 

                                                            GÜZEL SÖZLER

*Unutkanlığın yaşamımızın bir parçası haline geldiği; kardeş çocuklarının, amca, hala teyze çocuklarının isimlerinin hatırlanmasında güçlüklerin çekildiği koşullarda hata yapılması kaçınılmazdır.

*’’Söz uçar yazı kalır’’ derler ya, işte biz hep uçarı kovalamışız yıllar yılı oturup da günün olaylarını, sıcaklığını kaybetmeden not etmeyi bilememişiz ve ‘’Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür’’ sözünü kulak ardı etmişiz.

*Her şairin kendine has özellikleri vardır. şiirin her mısraı, her beyti romanlara kaynaklık edecek zengin, duygu ve düşüncelere sahiptir. Mesela milletçe en büyük zenginliğimiz olan İstiklal Marşımızın her mısraının tek başına romanlara kaynaklık edecek sınırsız anlamlar taşıdığı açıktır. Doğan ÖZDAL

 

PERTEK’E ÖZLEM

Gökler bir başkadır yerler bir başka

Bu sevgi dorukta dönüyor aşka.

Perteksin bir teksin yüreksin sen,

Her nefeste yerin ayrı bir başka.

     Bizlere bakıp nazlansan da sen,

     Ağıtlar yakıp sızlansan da sen.

     Bir sevgi selisin ne yapsan da sen,

     Yüreklerdeki yerin ayrı bir başka.

Gel artı yeter yakınlaşalım.

Yılların özlemiyle kucaklaşalım.

O güzel kokan çiçeklerini ver,

Koklaşıp sesinle kucaklaşalım.

 

ÇANAKKALEM

Zaferin top sesleriyle mağrur

Denizin mavi rengiyle süslü çiçeğim

Seni nasıl anlatsam bilmem

Özlemine hiç dayanılmıyor

Elime bir geçsen

Seni su gibi içeceğim

 

VEDA ZAMANI

Ömrün son baharında kesişiyor

Ecelin dar sokaklarında yollar

Nasıl birbiri ardından gidiyor

Güvenip umut bağladığımız yıllar…

     Gençliğin renkli penceresinden

     Nasıl bakardık geleceğe

     Nasıl geçti uzun yıllar anlamadık

     Ömür çabuk geçer dediler dinlemedik

     Sonra da hasret kaldık zaman denen gerçeğe…

 

BİLİR MİSİN?

Ömrün son baharında

Bayram nasıl kutlanır

Yürekler nasıl çarpar

Duyguların dokularında

Bilir misin?

 

Bir buruk duygu kaplar insanı sıcacık

Gözler güler yürekler sıkça çarpar

Nefesler tükenir bir, bir

Yapraklar nasıl düşer hazanda

Bilir misin?

 

HARPUT’LUM

Ona derler Harput’ lu

Tespihi aheste çeker

Şapkası sekiz köşe

Şalvarı yürek biçer

     Akşamları oturur

     Yüce Kayabaşı’nda

     Yüreklere gam vurur

     Toprağında taşında

 

VATANIM

Bana öyle mahzun bakma

Yüreğimi korla yakma

Ölmeye her dem varım

Gözlerimi yaşartma.

     Kucağında şehitler var

     Her yerinde yiğitler var

     Ebediyen yatacaksın

     Nöbetlerde Mehmetçik var

Al bayrak direklerde

Seninle dalgalanacak

Ebediyen meşaleler

Seni aydınlatacak.

     Ebediyen kalacaksın

     Cihan seninle kalacak

     Müsterih ol vatanım

     Ebedi yaşayacaksın.

 

GÜZEL BAYRAĞIM

Seyre daldıkça seni

Yazlar kışlar geçiyor

Hep seyrettikçe seni

Mevsimler yıllar geçiyor.

     Güzelliğine bakmaya doyamıyoruz      

     Yıldızına güzel ayına

     Sarılıp öpmek için

     Bakmaya kıyamıyoruz.

O kadar güzelsin ki

Tariflere sığmıyorsun

Dalgalandıkça göklerde

Yurdu aydınlatıyorsun

     Bakışların ayrı güzel

     Dalgalanman başka güzel

     Direklerdeki duruşun

     İnan ki bambaşka güzel…

 Av. Doğan ÖZDAL/Tunceli-Pertek

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.