EDEBİ ŞAHSİYETLER-17-


 GÖNÜL TAHTINDAN

 

                                                    EDEBİ ŞAHSİYETLER-17-

Allah’ın, kelimelerle izah edemeyeceğimiz bir sevgi uğruna bir ölçü, bir nizamla yarattığı

kainata baktığımızda nizam üzere bir yaşam süren millet var olduğu gibi milletçikler de var, değerler çerçevesinde insanca yaşayan millet var olduğu gibi insanlıktan nasiplenmemiş, insanlık yoksunu yani millet olmayı başaramayıp kabile toplum olarak kalmış toplumlar da var. Bunların yanında bir nizam içinde yaşayan millet içinde milli ve manevi değerlerine son derece bağlı olup ta bunu hissettirmeden istismardan uzak yaşayan insanlarda var. 

Hemen her zaman ifade ettiğimiz gibi insan; kainatta yaratılmışların en değerlisi bir mahlukattır. Değerli olmakla beraber en şereflisidir de. O nedenle adına denmiştir Eşrefül Mahlukat…

Kainatın bir sevgi uğruna yaratıldığını yukarıda ifade ettik ancak bu sevginin sahibinin kim olduğunu belirtmedik. Öyle inanıyorum ki Allah’a inanmış ve iman etmiş her kulu, bu sevginin sahibinin iki cihan güneşi, kainatın efendisi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) olduğunu bildiği gibi bir sevgi uğruna yaratılan kainat ve sebebi olan son din İslam’ın son peygamberi efendimizin gerçek manada, samimi olarak Müslüman’ım diyenlerin bir değeri, bir şerefi olduğunu da bilir.

İnsanın değeri, şerefi kendini yoktan var kılan yaradanına olan bağlılığı ve sevgisi ile O’na ve onun sevgililerine olan sevgisini benimsemesiyle ölçülür, bütünlük arz eder ve önem taşır..

Bu inanca dayalı yaşam tarzı; kimilerinde aşikar yani biraz riyaya, desinlere dayalı kimilerinde de gizlilik içerisinde var ve devam edendir.

Bu hal iman-i olma hasebiyle insani ve kişisel bir haldir.

İşte bu hafta bugün; milli ve manevi değerlerine son derece bağlı ve milli hassasiyeti yüksek olduğunu insanı duygulandıran, vatan ve millet sevgi sevdasını doruğa çıkaran ozanımsı tarzda ki şiirlerinden anladığımız bir edebi şahsiyetin varlığını sizlerin bilgisine sunalım istedik.

Bu edebi şahsiyetimiz;

Her ne kadar İstanbul’dadoğmuş olsa da çocukluk döneminin büyük bir kısmı gençlik ve orta yaşlılık dönemi Elazığ’da geçmiş olmaktan dolayı Harput’un efsunkar ikliminden ve manevi havasından istifade etmiş,

Elazığ’da ve tarihi derinliği ve kültür zenginliği olan birçok ilde bulunan edebi şahsiyetlerin türbelerini, kabirlerini ziyaret edip onlardan ilham alarak adlarına şiirler yazmış,

Şiirlerinde sevgiye dayalı, vatan ve millet sevgisine dayalı nasihat’ a, uyarıcılığa yer veren, 

Haksızlığa tahammülü olmayan, kendince hayatın çilesini çekmiş biri olarak bundan da büyük paylar yani dersler çıkaran,

Edebiyata ve şiire olan sevgisinden dolayı yazmış olduğu şiirlerle edebi mahfillerde laik olduğu yeri almayı başarmış,

Edebi eleştirilere her daim açık olup hatasını telafi etme erdemine sahip,

Vatan ve millet sevgi ve sevdasını kendine şiar edinmiş olmakla bir gönül adamı olaraktan gönüllerde taht kurup yer etmiş,

Hayatı tozpembe yaşamayan ve insanlara da öyle sunmaktan imtina eden,

Spor severlerden biri olarak iyi bir Elazığ Spor taraftarı,

Milli ve manevi değerlerine son derece bağlı,

Milli hassasiyeti dorukta olup bunu örnek teşkil etmesi bakımından alenen yaşayanyaşanması noktasında gayreti bulunan,

Manevi yaşantısını gösterişten uzak kendince kendi halinde yaşayan,

Genelde ozan ve kahramansı tarzda yazdığı, vatan ve millet sevgi ve sevdasını ince ince dantel misali işlediği şiirleriyle insanı büyüleyen ve duygu yükünü arttıran,

Şiirlerinin bazıları notaya alınmış, bazıları ses sanatçılarınca seslendirilmiş,

Şiirleri birçok dergi, ilçeler adına yayın hayatına kazandırılmış tanıtım kitaplarında, gazetelerde ve özelikle Elazığ Günışığı Gazetesi Gönül Tahtından adlı Kültür Sanat Sayfasında yayınlanmış,

Şiirlerini dört ayrı kitapta toplayarak yayın hayatına kazandırmış ve beşinci kitabın hazırlığında olmanın yanın da hem yerel ve hem de ulusal televizyon programlarına katılarak şiirlerini tok sesiyle seslendirmiş olmakla;

 Hem edebi yönünü ortaya koymuş ve hem de yaşamını sürdürdüğü yer olan Elazığ’a olan vefa borcunu kısmen de olsa ödemek adına Elazığ’ı iyi bir şekilde tanıtmaya vesile olmuş bu edebi şahsiyetimiz İhsan NAZİK Beydir.

Evet, yukarıda birçok özeliğiyle anlatmaya ve tanıtmaya çalıştığımız edebi şahsiyetimizi birde kendi anlatımıyla tanıyalım.

Evet, işte Elazığ’ın dolayısıyla Harput’un ikliminde yetişmiş ve kendini kişiliğinin yanında edebi noktada uğraş verdiği şiirleriyle de edebi çevrelere kabul ettirmiş edebi şahsiyetimiz, işte siz değerli okurlarımız…

                      EDEBİ ŞAHSİYETLERDEN İHSAN NAZİK KİMDİR?

1958 yılında İstanbul-Üsküdar’da doğdum ama aslen Elazığlıyım. İlk ve Ortaokulu Elazığ’da okudum. Şiire genç yaşta başladım.

Şiirlerim, Elazığ’ın mahalli basını Nurhak, Uluova, Turan, Yeniçağ, Günışığı Gazetesi’nin Gönül Tahtından adlı Kültür ve Sanat Sayfasında, Malatya Hakimiyet, Gaziantep Zafer, Ankara Belde, 24 Saat, Burdur Gazetesi, Kiliskent Gazetesi, Van Postası, Şanlıurfa Gap Gündemi, Hizmet, Kars Hüryurt Gazetesi, Diyarbakır Yeni Yurt, Haber Diyarbakır gazetelerinde,

Yol-İş, Ortadoğu Kerkük, Bizim Ece, Harputtan Esinti, Kardaşlık, Başkan, Elazığ İl Özel İdare dergilerinde ve Elazığ Belediyesinin hazırlamış olduğu Harput’tan Hazara Elazığlı Şairler Gül Destesi’nde,

Şükrü KACAR Hocamızın Bu Toprağın Yaşayan Ozanları III,

R. Mithat YILMAZ Hocamızın Şiir Şiir Elazığ,

Hadi ÖNAL Hocamızın Harput’tan Hazara Sivrice adlı kitaplarda da şiirlerim yayınlanmıştır.

          1997 yılında Ülküm İşçiler Elazığ Şubesinin Türkiye Genelinde düzenlediği şiir yarışmasında “Bu Kan Duracak” isimli şiirimle 3.lük ödülü aldım.

Harput Sevdası, Ösgedim adlı şiirlerim şiir olarak,

Buğulu Gözlerin adlı şiirim ise şarkı olarak Bünyamin EROĞLU tarafından, 

Başka Bahara, Gücüm Kalmadı ve Kör Düğüm isimli şiirlerim ise Elazığlı sanatçı Azmi OZAN tarafından şarkı olarak seslendirilmiştir.

Ayrıca merhum Murat ÇOBANOĞLU ve Yener YILMAZOĞLU ile ulusal düzeyde yayını olan Sarı Tel programına beş defa konuk olmuş bulunmaktayım.

Ayrıca Azerbaycan’da yayın hayatına giren Elazığlı Şairlerin şiirlerinden oluşan “Elazığ Çelengi” adlı şiir kitabında özgeçmişim ve şiirlerimin yayınlanmasının yanında 8. Aşık Şenlik Festivaline ve her yıl Elazığ’da gerçekleştirilmekte olan Uluslararası Hazar Şiir Akşamları’ nın 9. ve 18. Şiir akşamlarına katılarak şiir okudum.

“Cemre Düşünce”,

“Âşık Şenlik Aşkına”,

 “Benim Sevdam” isimli üç şiir kitabımı yayınlayarak okuyucularıma sundum. Halen bir kamu kuruluşunda çalışmaktayım.

Evli olup bir çocuk babasıyım.

Evet, sonuç olarak; milli ve manevi değerlerine bağlı, milli hassasiyetinin yüksek oluşunu şiirlerinden çok daha iyi anladığımız, vatan ve millet sevdalısı bu gönül adamına, çalışmamıza katkı sunmada imtina etmeyen tevazu sahibi bu edebi şahsiyetimize teşekkür eder, gönlüne sağlık, kalemine kuvvet der, saygılarımızı ve sevgilerimizi sunarız.

 

                                                                 AYETLER

*Ey kitap ehli, dininizde taşkınlık yapmayın. Allah’a karşı gerçek olandan başkasını söylemeyin. Meryem oğlu İsa Mesih, yalnız Allah’ın peygamberi ve kelimesidir ki onu Meryem’e bırakmıştır. O, kendisinden Allah’tan bir ruhtur. Artık Allah’a ve peygamberine inanın ve Allah ‘’üçtür’’ demeyin. Sizin yararınıza olmak üzere bundan vazgeçin. Allah ancak bir tek Allah’tır. Çocuğu olmaktan münezzehtir. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. Vekil olarak Allah yeter.Nisa:171

*Mesih’te en yakın melekler de Allah’a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim O’ na kul olmaktan çekinir ve kibirlenmek isterse bilsin ki Allah onların hepsini huzuruna toplayacaktır. Nisa:172

 

                                                    GÜZEL SÖZLER

*İnsan olan cahille sohbete girmez, hiç kimseyi hakir görmez, çıktığı yolu ilim ve irfanla kat eder, huşusuz dergaha giren olmaz ve alim, ilim ve irfan sahiplerinin sözlerini baş tacı eder.

*Bir işin erbabı olmayan o işten anlamaz tıpkı erbabı olmayan baldan, cahile söylenen söz üzere dilden, edep ve erkan bilmeyenin halden anlamadığı gibi..

*Er olan, yiğit olan yani adam gibi adam olan kişi; verdiği sözden ve girdiği yoldan dönmeyen, namerdin atına asla binmeyen, eşiğini aşmayan ve de haddini bilen kişidir. İhsan NAZİK

ÜCRETLE TUTULMUŞ TELLAL DEĞİLİM

Ücretle tutulmuş tellal değilim

Gönül neferiyim sızım bellidir

Büyük ustalara emsal değilim

Hak dostu şairim sözüm bellidir

     Dalıp ta giderim bazen derine

     Her şeye bağlanmam körü körüne

     Mutlak danışırım alim birine

     Helal süt emmişim özüm bellidir

Dostlar meclisinde yerim var benim

Dünyalar güzeli yârim var benim

Âşık Şenlik gibi pirim var benim

Karanlıkta gezsem izim bellidir

     Başımdan savmışım nice belayı

     Aklımdan çıkarmam yüce Mevlayı

     Hep hayra yormuşum kötü rüyayı

     Yana yana piştim közüm bellidir

Şiirle çıkmışım kültür turuna

Ben parmak basmışım nice soruna

Bu can kavuşur mu bilmem yarına

Kibirli değilim pozum bellidir

     Daima sakinim sevmem telaşı

     Sermaye saymışım hayali düşü

     İhanet ederse serilsin leşi

     Bu yurda armağan kozum bellidir

 

DEDEM KORKUT ŞEVKLE KOPUZ ÇALARDI

Dedem Korkut şevkle kopuz çalardı

Ta oraya gider izimiz bizim

Derin duygulara aşkla dalardı

Ne Âşıklar gördü mazimiz bizim

     Büyük sevinçlerle meydana indik

     Yandıkça içimiz mevlaya döndük

     Kavgada düşmanın boynuna bindik

     Sütten bile aktır yüzümüz bizim

Tarihler şahittir böylesi hale

Dik durduk daima olmadık köle

Her biri cevherdir sanki bir kale

Söz kurşun silahta sazımız bizim

     Güzelliği daim her yana yaydık

     Gönülden gönüle durmadan kaydık

     Hala ayaktayız kim demiş çaydık

     Öyle ki derinde sızımız bizim

Yolumuz uzundur durmak olur mu?

Aklımızı boşa yormak olur mu?

Muhabbetten öte kırmak olur mu?

Atışmada çoktur pozumuz bizim.

     Hak dostu şairim böyle belledim

     Söylediğim gerçek sanma salladım

     Sevenlere burdan selam yolladım

     Namerdi kaçırtır tozumuz bizim

 

 

 

DOKUZ KÖYÜN YALANI

Nasip kısmet deyip düşerim yola

Şükür namazını kıldım dirildim

Canımı adarım yürekli kula

Dostlukla yanına geldim dirildim

     Şu köşe başında lambalar yanar

     Kız oğlan konuşur el alem kınar

     Elbette şu felek bizleri sınar

     Yüreklere sevgi saldım dirildim

Bir araba aldı komşumuz Ahmet

Çok miras bırakan babaya rahmet

Bugünden sonrası verir mi kıymet

Türlü hayallere daldım dirildim

     Anam ekmek yapar tutuşmuş tandır

     O benim anam ki öyle ki candır

     Biraz laf söylesem der beni kandır

     Çokça akılları aldım dirildim

Mahalleye dolmuş sayısız dönek

Onlardan faydalı şu bizim inek

Öylesi tipler ki sayarım sinek

Dosdoğru yolumu buldum dirildim

     Mehteran takımı kapımdan geçer

     Davulun nağmesi içimi açar

     Onları görünce çocuklar uçar

     Seyirde onlarla kaldım dirildim

Otobüs kaçacak vakit az kaldı

Beni sevdiceğim telaşa saldı

Nurten evliliğin tadını aldı

Sevincim arttıkça doldum dirildim

     Eşim liste verdi çarşıya saldı

     Beni bir heyecan bir hüzün aldı

     Beyaz sabun kese maaşa kaldı

     Parayı sayarken öldüm dirildim

Köyden haber geldi ekini derdik

Tarlaya ortaksız size pay verdik

Bulguru telisle biz dama serdik

Malın kıymetini bildim dirildim

     Tatile gidiyor şu bizim usta

     İnşallah ben olmam o yokken hasta

     Malı sevk edecem ben posta posta

     Patron sayılırım güldüm dirildim

Bak sala veriyor cami de hoca

Kızlar dua eder isterler koca

Bizse gidiyoruz oğlumla maça

Gözlerimi şöyle sildim dirildim

     Rüyama girince kör gözlü şeytan

     Dedim defolda git birazcık utan

     Üstüne giymişti kapkara mintan

     Biraz saçlarımı yoldum dirildim

Oğluma kur yapar komşunun kızı

Yırtık pantol giymiş gören der kuzu

Seni seviyorum ebedi pozu

Halini görünce soldum dirildim

     Şair İhsan Nazik ahkam mı kesti

     Oturmuş su içer elinde desti

     Benim diyenlere çekerim resti

     İşte böyle şair oldum dirildim

 

 BOLDUR

Yolunu şaşırmış koca ahali

Maşallah yurdumun delisi boldur

Bilmem ki ne olur kulların hali

Cahil serseriyle velisi boldur

     Mevsimler değişmiş yok yazı güzü

     Bir felaket sarmış elbette bizi

     Mahremin nihayet kalmamış gizi

     Hiç mektep görmemiş Alisi boldur

Hocanın feryadı yardım çağrısı

Kadın erkeğinin bitmez ağrısı

Bende şaşırmışım işin doğrusu

Körpe çocukların Balisi boldur

     İçki kumar zina şimdi baş tacı

     Böylesi hallerin edep ilacı

     Bu işten gelmişler bak olmuş hacı

     Allah ıslah etsin kölesi boldur

Anası çarşaflı kızı boyalı

Oğlu maç uğruna satıyor Halı

Gördüm bu alemde sayısız kılı

Gözlerim ıslandı çilesi boldur

     Çarşı Pazar ortam görmedim temiz

     Her nasıl olmuşsa değişmişiz biz

     Tüp bebek yaptıran istiyor ikiz

     Parası olanın kalesi boldur

İnsanı bir anda yaparlar satış

Gayet son zamanda görüldü artış

Çek senet olunca doğaldır batış

Fırıldak dendi mi alası boldur

     Uçakla getirir taze yosmayı

     Cuma namazını kaçırmaz dayı

     Maddi ve manevi almıştır payı

     Amca teyze dayı halası boldur

Kimseyi beğenmez tepeden bakar

Gözlerinden sanki şimşekler çakar

Marifetmiş gibi kravat takar

Dilinden düşmeyen Ula’sı boldur

     Desinler merakı ömrünce sürer

     Zulasında viski tövbeliyim der

     Haline aldanan der balla şeker

     Camia içinde kolası boldur

Kardeşine bile hep kazık atar

Yengesini tutsa utanmaz yatar

Servetine durmaz servetler katar

Sayısız maganda belası boldur

     Rahmetler okutur o kör şeytana

     Attığı adımı olur tantana

     Aman sen sahip ol cüzdan çantana

     Havada götürür zulası boldur

Velhasıl ahali durumlar böyle

Birazcık dal düşün aklını eyle

Aslında işim yok benim kimseyle

Hele bir ölürse salası boldur

 

YANIK BİR SEVDANIN ESİRİ OLDUM

Yanık bir sevdanın esiri oldum

Şu benim bağrımı yaktım aşk ile

Hatayı sadece kendimde buldum

Gönlümden gönlüne aktım aşk ile

    Derin duygularla söylerim sözü

    İçimde dinmiyor fırtına sızı

    Gönlüme dermandır aşığın sazı

    Gözümden yaşları döktüm aşk ile

Duymuyor kimseler benim sedamı

Kaldırıp atamam kederi gamı

Dayanmak kolay mı yıkar adamı

Sayısız çileler çektim aşk ile

    Teselli ararım bir gonca gülde

    Sadakat yeminim gönülde dilde

    Çok gezdim dolaştım ben gurbet elde

    Halime gururla baktım aşk ile

Sevenler hasretten alırmış payı

Günbegün sayarmış haftayı ayı

Yarini gördü mü sanki de toyu

Günlerce boynumu büktüm aşk ile

    Darmadağın oldum düşmedim yere

    Eyvallah demedim o giden yâre

    Düşüne düşüne geçiyor süre

    Tüm suçu günahı yıktım aşk ile

Direndim daima onurum için

Böylesi halime demedim niçin

Turnalar ne olur üstümden uçun

Feleğe tokadı çaktım aşk ile

    Nasibe kısmete çekemem seti

    Kem gözle bakana ben derim kötü

    Yanımda koymadım namerdi iti

    Kibiri kalbimden söktüm aşk ile

Şair İhsan Nazik der böyle yazgı

Alnıma yazılmış böylesi çizgi

Dilimde nağmedir kırk türlü ezgi

Şimdi ben köşeme çöktüm aşk ile

İhsan NAZİK/Elazığ

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.