EDEBİ ŞAHSİYETLER-18-


            Hayat bir mektepten yani bir okuldan ibarettir. Kitabı, defteri, kalemi ve de istemeyerekte olsa yapılan bir yanlışı silmek üzere kullanılacak silgisi olmayan bir mektep.

            Kimilerinin akıl, feraset ve yeteneğini iyi ve yerinde kullanarak iyi ve sağlıklı değerlendirerek dersler çıkardığı, kimilerinin de sağlıklı değerlendirmeyip kendine zindan ettiği, dünyevi cehenneme çevirdiği bir mekteptir hayat.

            İnsanın yaşama adım attığı ilk yer, ilk mekan ve mektep yani okul olsa da hayat; her zaman söylediğimiz gibi insanın ilk mektebi, ilk okulu hayatın birer öğrencileri olan sahip olduğu ailesidir.

            Aile deyip geçmemek lazım.      

            Kişilerin yetişmesinde en büyük etken ailedir..

            En büyük etken aile olmasına ailedir kişiler üzerinde ancak aileden aileye de fark var.       Sorumluluk duygusu taşıyan aile ile sorumsuz davranan aile arasında fark olduğu gibi bu ailelerde yetişmekte olan kişiler arasında da büyük farklılıklar vardır.

            Ailenin geneli okullu olmasa da dünyaya bakışları, ufku açık oluşları, yaşamları net ve gelecek vaad etti miydi bu hal doğal olarak sorumlu oldukları aile fertlerine yansır ve aynı zamanda o fertlerin geleceğine ışık tutar, yol kat etmelerini sağlar.

            İnsan yaşamında aile kadar var olup yaşadığı mekan ve çevrenin, edindiği arkadaşların, hayata emin adımlarla yürümesini sağlayan okuduğu okulların da çok büyük önemi vardır..

            Bu hafta bugün; yetiştiği aileden, bulunduğu çevreden, edindiği arkadaşlardan, okuduğu okullardan arı misali bal toplar gibi güzellikler toplayarak acımasız hayattan büyük dersler çıkarıp ufka yol almış, hayatın acımasızlığı içerisinde aileden almış olduğu maddi ve manevi destek ve eğitimi beşeri eğitimle bütünleştirip güzellikler yaşamış ve yaşatmış, edebi mahfilde birçok insanın yakinen tanıdığı, bildiği bir edebi şahsiyetten söz edelim istedik.

            Bu edebi şahsiyetimiz;                           

            Tarihi ve Kültürü derin ve tartışılmaz, şiirin başkenti ve musikinin kabesi konumunda bulunan Elazığ'ın;

            105 Km. doğusunda olup Selçuklu dönemi1200'lu yıllarda Alaaddin Keykübatın otağ kurduğu,    Mevlana Hz. nin 6 yaşlarında ailesiyle 3 yıl gibi bir zaman ikamet ettiği,

            O gün büyük bir ailenin ferdi ve Alaaddin Keykübat'ın baş askeri olan Okçu Yusuf'a avcılık  mahareti sonucu OKÇU Yusuf unvanının verilip o yörenin kendisine bahşiş olarak tahsis edildiği,

            Şeyh (Hoca) Ahmet Yesevi soyundan gelen Pir Cemal Abdal'ın- Sefkar ve Garip Baba kardeşler ile Kulu ve Güzel Babaların medfun olduğu ve dahası özellik ve güzelliklere sahip Karakoçan'ın o yıllar büyük bir yüzme havuzu misali KUPİK' e, bugün ise bir sulama barajına sahip bulunan KALECİK Köyünün yetiştirdiği,

            Eğitiminin büyük bir bölümünü köyünde ve ilçesinde tamamlayan, üniversite tahsilini şairler şairi Arif Nihat Asya'nın ifadesiyle Fatihin İstanbul’u alacak yaştasın dediği tarihi derinliği ve manevi ağırlığı tartışılmaz, dünyanın gözünün üzerinde olduğu, üzerine şiirlerin, destanların, hikaye ve romanların yazıldığı, türkülerin dillendirildiği, aşk ve kahramansı filimlerin çekildiği, gerdanlık misali köprülerin dizildiği, bay ve bayanlara bey ve hanımefendi tanımlaması yapılan kültür şehri İstanbul’da tamamlamış,

Hayata adım atıp yetiştiği ilçesi Karakoçan'ın köy ve merkez okullarında geçici ve kadrolu olarak öğretmenlik ve idarecilikte bulunmuş,

            Tarihi derinliği olan, ekonomik gelişmişliği dorukta, fakir ve fukaranın yok denecek kadar az olduğu bir hayrat, bir kültür şehri, bağlarıyla meşhur, edebi şahsiyet ve ekonomi patronların yoğunlukta olduğu, sırtını Erciyes' e dayamış Kayseri'nin halısı ile meşhur Bünyan ilçesinde görev yapmış,

            Elazığ'da birçok okulda öğretmenlik yapmış olmasının yanında okul kurucu idareciliğinde bulunmuş,

            Elazığ'da tertiplenen Uluslararası Hazar Şiir Akşamları ile Karakoçan 1. Golan Şiir Akşamlarına ve Erzurum'da tertiplenen Elazığlılar gecesine merhume Berika KÜÇÜK Hanımefendi ile katılım sağlayıp şiirler okumuş,

            Şiirleri ve yazıları yerel olsun, ulusal olsun bir çok dergi, gazete ve antolojilerde yayınlanmış olmanın yanında kitaplaşmış,

            Milli ve manevi değerlerine bağlı,

            Vatan ve millet sevgi ve sevdasını ön planda tutan,

            Olgun kişiliğiyle kendini topluma kabul ettirmiş bulunan eğitimci, şair ve yazar edebi şahsiyetimiz Fadıl KARLIDAĞ BEY' dir.

             Hasbelkader özellik ve güzellikleriyle anlatarak tanıtmaya çalıştığımız; eğitimci, şair ve yazar olan Karakoçan'ın yetiştirmiş olduğu birçok edebi şahsiyetten biri olarak toplumda ki yerini almış bu edebi şahsiyetimizi birde kendi lisanı haliyle tanıyalım isterim.

            Evet işte sizler ve işte hasbelkader yukarıda anlatıp tanıtmaya çalışmış olduğum edebi şahsiyetimiz Fadıl KARLIDAĞ Bey...

 

                         EDEBİ ŞAHSİYETLERDEN FADIL KARLIDAĞ KİMDİR?

1968 yılında Elazığ’a bağlı ve 105 km. uzaklıktaki tarihi derin, kültür zenginliği çok, doğa harikası güzel ilçemiz Karakoçan’da doğdum.

İlkokulu Kalecik Köyünde okudum. Ortaokul ve Liseyi Karakoçan İmam Hatip Lisesi’nde 1979-1986 yılları arasında okudum.

Aynı yıl yerleştiğim İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden 1990 yılında mezun oldum.

İki yıl kadar Karakoçan köylerinde (Kocadayı, Alabal, Bardaklı) Vekil öğretmenlik yaptıktan sonra Kayseri-Bünyan Hazarşah Ortaokulu’na Türkçe Öğretmeni olarak atandım.

Adı geçen okulda 4 yıla yakın Okul Müdür Vekilliği ve Türkçe Öğretmenliğini birlikte yürüttüm. Bu arada kısa dönem askerlik görevimi yerine getirdim.

1996 yılında Karakoçan Lisesi’ne Edebiyat öğretmeni olarak atandım. 2000 yılına kadar Karakoçan Lisesi Edebiyat Öğretmeni olarak çalıştım. Aynı yıl Karakoçan Lisesi Müdürü olarak atandım ve bu görevimi 2006 yılına kadar yürüttüm.

Bu süre zarfında gerek öğretmen olarak gerekse idareci olarak öğrencilerimin her alanda gelişmelerine imkan ve kapı aralamak amacıyla çeşitli kültürel, sportif ve sanatsal çalışmalar (Tiyatro çalışmaları, Dergi çalışmaları, Sportif ve kültürel başarı ve etkinlikler, sergiler vb.) yürüttüm.

2006 yılında Rotasyon kapsamında Elazığ Merkez Vali Muharrem Göktayoğlu Lisesi Müdürlüğüne atandım.

2006-2010 yılları arasında 4 öğretim yılı adı geçen okulumuzda idareci olarak çalıştım. Kısa bir süre Baskil Lisesi Müdürlüğü görevinden sonra Merkez Cumhuriyet Lisesi’ne atandım.

2014 yılında İlimiz Ulukent Mahallesinde yeni açılan Harput Anadolu Lisesi Müdürlüğüne Kurucu Müdür olarak atanarak bu güzide okulumuzun kuruluşunu kısa sürede tamamlayarak eğitim –öğretime hazırladım.

Ekim ayı içinde kendi isteğimle idarecilikten ayrılarak Elazığ Endüstri Meslek Lisesi’nde Edebiyat Öğretmenliğine başladım.

Bu görevde iken kurumlar arası geçiş suretiyle TRT Kurumu’na geçiş yaptım. Halen TRT Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışmaktayım.

                      Üniversite yıllarından itibaren şiir ile uğraşmaktayım. Bu dönem şiirlerimi 2004 yılında ‘Geniş Zaman Duyarlıkları’ (Pandora Yayınları) isimli bir kitapta topladım.

Elazığ’da her yıl gerçekleştirilen Uluslararası Hazar Şiir Akşamları’nın (2004 ve 2012 yılları) 12. ve 20. sine katıldım. Katılımcı Şairleri arasında bulunmak benim için onur duyduğum etkinliklerin başında gelmektedir. 

2007 yılından itibaren ilçemizde haftalık olarak yayınlanmakta olan ‘Karakoçan İlçe Haber’ Gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktayım. Birçok edebi ve mesleki dergide, değişik antolojilerde, Elazığ Günışığı Gazetesi Gönül Tahtından adlı kültür Sanat sayfasında şiirlerim ve çeşitli internet sitelerinde ise hem şiirlerim ve hem de yazılarım yayınlanmaktadır.

Evli olup dört çocuk babasıyım.

 

                                                                      AYETLER

*Ey inananlar, Allah için adaleti ayakta tutunlar, adaletle şahitlik edenler olunuz. Bir kayme olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli davranınız ki O, sakınmaya daha yakındır. Allah’ tan sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberlidir.Maide:8

 

                                                               GÜZEL SÖZLER

*Kara düşlere dalanlar, kardeşliklerini yitirirler karanlıklarda..

*Bu ülkenin en büyük düşmanı cehalet ve ona biçilen 'muteber nesne' kaftanıdır.

*Kişiliğini İslam'ın yüce ahlâk anlayışıyla taçlandırmamış Müslüman'ın bir yanı sakat kalmıştır.Fadıl KARLIDAĞ

 

 

SENİ ANLATMAK

Sana şiirler yazmak zordur be öğretmenim
Kar beyazı şiirler
Süslenmiş sözler, redifli maniler
Pastoral manzaralar çizmek
Anlatır mı bilmem yürek ülkeni? 
Hangi kelime ifade eder sevdanı
Umuduna emsal gösterebileceğimiz ne var?
Dağların ardındaki bahar
Denizlerin kalbindeki efkar
Belki seni anlamamıza yarar

Seni anlatmak zordur be öğretmenim
Kaf Dağına gidip gelmek
Zümrüdü Anka’dan selam getirmek
Belki daha kolay daha eğlenceli
Küllerinden doğmak Simurg misali 
Sonbaharın sonu yirmi dördü ayın
Bu gün senin günün öğretmenim
Soğuk var dışarıda hava kapalı
Sıcaklığını aleme yay öğretmenim
Açılsın gökyüzünün haritası,
Evrenin kara kutusu sende saklı

Seni anlatmak zordur be öğretmenim
Anla ki şairler haklı.
Bil ki şiirin hası sende saklı…

Seni anlatmak zordur be öğretmenim
Şiir duruşlum ilham kaynağım
Dicle gibi durgun Fırat gibi coşkun
Bozkır çiçeği can Anadolu’nun
Seni anlatmak zordur be öğretmenim…

 

KEREM SAHİBİNİN ADIYLA

Oku
Dedi Yaradan
Rabb’in adıyla 
Kelamın kadrini bilen
Kitabın adını bilen
Kelimenin sırrını bilen
Erenler dilince oku 
Özün bilen gayrı bilir
Derdin bilen sabrı bilir
Aşkı bilen mucibin bilir
Gönül lisanınca oku

    Oku
    Dedi Yaradan
    İnsanı İnsan Kılanın adıyla 
    Bilmez olanı bilir kılan
    Görmez olanı görür kılan
    Duymaz olanı duyar kılan
    Esma-ül Hüsna sırrınca oku 
    Yitik malın arar gibi
    Çölde yolun sorar gibi
    Ateşlerde yanar gibi
    Derviş gözünce oku

Oku
Dedi Yaradan
Kalemle Öğretenin adıyla 
İlim kapısına varmış isen
Hikmet deryasına dalmış isen
O’nun sevdasına ermiş isen
Kuşların dilince oku 
Kainatın gizli sesinde
Kitab’ın kutlu gölgesinde
Kıyametin ertesinde
Korku ve ümit ahvalince oku

    Oku
    Dedi Yaradan
    Kerem Sahibinin adıyla.

 

      GÜL GİBİ

“Ben sana gülüm demem
Gülün ömrü kem olur ey….”(Halk Türküsü) 
Gül gibi gülensin şafakta ey,
Goncalar endamına hayran
Su misali süzülensin ey,
Turnalar şavkına hayran. 
Yar gibisin bu can ey,
Bu can sana kurban
De ki gözden ırak ey,
Gönle yakınsın can 
Evvelde ahirde ey,
Bir habersin yardan,
Kuş tüyü rüyalardan
Arta kalansın ey,
Masal gibi diyarlardan…

 

KELİMELER YAYILSIN GECEME

Kelimeler yayılsın geceme
Dili bağlanmış ozanların ahları
Sevdaları ki kadim medeniyetimizin
Mecnunun aşkı Leyla’nın teslimiyeti
Ferhat’ın öfkesi, Kerem’in sabrı
Yayılsın geceme gündüzüme
Yayılsın bir atlas yorgan gibi
Göz nuru alın teri tarihin 
Kelimeler yayılsın geceme
Arı duru hüznü halkımın
Yemen çölünün kızgınlığında çaresizlik
Çanakkale’nin kınalı destanında bir türkü
Afyon ovasının toz dumanında bir umut
Sarıkamış boranında bir beyaz bulut olsun 
Kelimeler yayılsın geceme
Derviş kelamı kelimeler
Yunus misali munis
Korkut Ata dilince bilge
Edebali hikmetince özge olsun 
Kelimeler yayılsın geceme
Türkçe’min güzel kelimeleri
Şifreleri tarihimin
Kelimeler yayılsın geceme
Yapı taşları şiirimin
Kelimeler yayılsın geceme gündüzüme
Dünün bugünün yarının
Varlığımın ve yokluğumun hazinesi
İnsan oluşumun nişanesi…

 

             SIZI

“Savaşın ve Hüznün Çocuklarına”

Yüreğin hangi derinlikte çocuk

Ulaşamıyorum

Gülüşünü bana  ver

Suskunu bana ver

Öfkeni yüreğime ekle  çocuk

Konuşamıyorum

     Aysız gecelerde hüznün

     Yanı başımda bir cengaver

     Bıraksam istila edecek koca dünyayı

     Omzundaki devasa keder

En gececil sızılar kanatır kalbinin derununu

Bir özlem serapa yayılmış

Salıversen cihana nefesini

Korkarım bir yangın yalımından beter

     Mevsimsiz düşler peşindesin

     Virane kentlerde başıboş

     Bırak  yüzünde hapsedilmiş korkuyu

     Belki utanır da kaçar ölüm melekleri

 Gözlerin güne sevdalı

Yaşama delidir bakışların

Anne duasından artakalmış

Bir ninnide yayılır sözlerin

     Ey savaşın ve hüznün yadigarı

     Hangi sızı büyüttü yüreğini böylesine?

     Döksen gözyaşlarını yeniden

     Yeşerir mi çölleri dünyanın?

 Kelimelerin hangi ağırlıkta çocuk

Anlayamıyorum

Umudu katıp da önüne

Sevdayı katıp da önüne

Düşlerin peşindesin deli duman

Yetişemiyorum

     Tenha zamanlara ayarlı

     Leyli acılar yüreğinde

     Bırak da istila etsin koca dünyayı

     Omzundaki devasa keder….

     Salıversen de cihana nefesini

Bir yangın yalımından beter….

Fadıl KARLIDAĞ/Elazığ-Karakoçan

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.