EDEBİ ŞAHSİYETLER-26 -


           Kişi ve kişilerde asl olan unsurlardan biri; ruhunda var olan insani boyutuyla, milli ve manevi değerler çerçevesinde bir yaşama sahip insani boyutuyla çok yönlü olması ve bu çok yönlülüğünü kendinde ketum kılmayıp insanlarla paylaşmasıdır.

Aksi halde ve durumda kişi ve kişilerin çok yönlü olması bir anlam ifade etmemekte.

Topluma faydadan öte zarar veren, varlığının menbaı veya bulunduğu yerin demoğratif yapısını bozup dejenere olmasını sağlayan kişi ve kişilerin çok yönlülüğü yerine edep ve adab üzere, milli ve manevi değerler çerçevesinde bir yaşam sürmüş veya süren tek yönlü biri olması daha evladır.

Tabii ki vatanın bekası ve devamiyeti ile vatanın sevdalı bekçilerinin huzur ve refahı için milli ve manevi değerlerin tümüne sadakatle bağlı ve o minvalde bir yaşam süren çok yönlü insanların varlığı, edebi şahsiyetlerin her geçen gün artarak çoğalması gönülden arzu edilendir.

Biz Aziz Türk Milleti’nin Peygamber Ocağı olarak kabul ettiğimiz (TSK) Orduda gözbebeği sınıfından gördüğümüz askerlerimizin eğitim veya bazı törenlerde yürürken ifade ettikleri ‘’Her şey vatan için.’’ sözünden hareketle diyoruz ki; vatan olmazsa olmazlarımızdandır,

Vatan çok derin anlamlar içeren vazgeçilmezlerimizden, bir karışı ve bir çakıl taşı için uğrunda ölünen, şahadete koşulandır.

Vatan, bir şairimizin ki o şair tarihi derin ve kültürü geniş, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Harput-Elazığ’ın yetiştirdiği edebi şahsiyetlerden Harputlu Ozan ailesinden A. Tevfik OZAN Bey’in ifadesiyle ‘’Kainat Şiiristan’’ dediği şiir gibi kainatın bir parçası olan şiir gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde olup varlığı söz konusu olduğunda gerisi teferruat olarak görülen bir başka değerdir.

Ecdat yadigarı vatanımızın yetiştirdiği milli ve manevi değerlerin tümüne bağlı edebi şahsiyetlerin varlık gösterdiği tarih kokan, kültürel olarak her yönden zengin, çok fazla değerlendirilmemiş te olsa ekonomik kaynak bakımından çok zengin güzide şehirlerinden biri de Elazığ’dır hele hele çok yönlü edebi şahsiyetlerin çokça varlık gösterdiği mekan olması hasebiyle.

İşte bu hafta bugün milli ve maneviyatına son derece bağlı çok yönlü birçok edebi şahsiyetin yetiştiği Elazığımızın yetiştirmiş olduğu milli ve manevi değerlere bağlı, milli hassasiyeti yüksek çok yönlü bir edebi şahsiyeti kendimizce anlatıp tanımanız noktasında sizlerin bilgisine sunmaya çalışacağız.

Bu edebi şahsiyetimiz;

Bu ve benzeri başlıklarda ki tüm yazılarımızda ifadeye çalıştığımız gibi tarihi derin, kültürü çok yönlülüğüyle zengin, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, Osmanlının kadim şehirlerinden Harput’un ve dolayısıyla zaman içerisinde çok değerli şahsiyetlere ev sahipliğinde bulunmuş olmakla beraber çok sayıda edebi ve manevi şahsiyetler yetiştirmiş ve bağrında medfun kılmış, yaşanan uzun soluklu şiir etkinlikleriyle ki bunlardan biri 23. sü yaşanmış bulunan Uluslar arası Hazar Şiir Akşamlarıyla şiirin başkenti unvanını elde etmiş Elazığ’ımızın yetiştirmiş olduğu;

Şair olmakla beraber araştırmacı yönü olan, tiyatro eseri yazmış ve oynamışlığı yanında bilhassa oyunculuk tecrubesiyle tiyatro yönetmenliği yapmış, Makine Mühendisi olması hasebiylede teknik yönden bilgi birikimi bulunan Sn. Zekeriyya BİCAN Bey’dir.

Çok yönlülüğünden söz ettiğimiz edebi şahsiyetimiz Sn. Zekeriyya BİCAN Bey;

Yukarıda ifade ettiğimiz üzere milli ve manevi değerlerin tümüne, özellikle de vatana, vatanın sevdalısı insanlara ve de vatanın nadide bir köşesinde bulunan varlığının menbaı Harput’a ve dolayısıyla hayatını idameye çalıştığı şiirin başkenti unvanına sahip Elazığ’a bağlı ve sevdalı,

 Sevgiden kaynaklı yazmış olduğu kahramanlık şiirleriyle ve şiirlerini zaman içerisinde katılmış bulunduğu edebi mahfil ve etkinliklerde var olan o gür sesiyle okuyarak kendinden söz ettiren,

Şiirleri yerel ve ulusal birçok dergide, sanat sayfasında, antolojilerde ve de Gönül Tahtından adlı bu sayfada yayınlanmış, okullarda tertiplenen birçok etkinliklerde okunmuş, katılım sağladığı televizyon proğramlarında değerlendirilmiş birçok yarışmalarda ödüle laik görülmüş, halkın bilgisine ve istifadesine sunulmak üzere yayın hayatına kazandırılmış,

Şiirleri iki ayrı kitap halinde yayın hayatına kazandırılarak okuyucularıyla buluşmuş,

Sevgiye dayalı, sevgi kokan şiirlerinin bir çoğu bestelenerek müzik repertuarına girmiş olup etkin sanatçılar tarafından seslendirilmeye hazır hale getirilmiş,

Harput ve Elazığ tarihini, kültürünü, yetişmiş ve yetişmekte olan milli ve manevi değerde ki şahsiyetleri tanıtıcı ve gündemde tutan eserler meydana getirip yayın hayatına kazandırmış olmakla birçok insanın gönlünde taht kurmuş ve övgülerine, teveccühlerine mazhar olmuş,

İyi bir spor ve müzik sever, küçük yaşlarda müzik konservatuvarı çalışmalarında bulunmuş ve şiir yazmaya gönül vermiş,

Üretici, fikir ve sanat üreten, sanat üretenlerle olan ve olabilen,

Paylaşımcı bir ruha sahip bulunan,

Elazığ’ın ve dolayısıyla Türkiye’nin milli ve manevi değerlerine kafa yoran ve tertipledikleri bir takım etkinliklerle bir takım şahsiyetleri eserleriyle gündeme taşıyan, tarihi ve edebi alanlarda yazılmış kitapların basımını gerçekleştiren, Elazığ’ın şiirin başkenti unvanına sahip oluşunu sağlayan kültür mahfili Manas Yayıncılığın müdavimlerinden biri,  

Araştırmacı-yazar, şair ve tiyatroculuğu ve de teknik yönüyle çok yönlü bir edebi şahsiyettir Sn. Zekeriyya BİCAN Bey.

Yukarıda bir takım hususiyetleriyle ifadeye çalışıp tanıtmaya çalıştığımız edebi şahsiyetimizi gelin birde kendi lisanı haliyle tanımaya çalışalım. Evet, işte edebi şahsiyetimiz Sn. Zekeriyya Bican Bey ve işte siz değerli okurlarımız.

Burada bir şeyi belirtmemiz gerekiyor. Bugün hasbelkader kendimizce değerlendirmeye çalıştığımız edebi şahsiyetimizin yayın hayatına kazandırdığı bir eseri hakkında görüşlerini belirtmiş bulunan edebi şahsiyetlerden Sn. Naci Onur Beyefendi ile Sn. Esma Şimşek Hanımefendinin takdimlerini çok uzun olması hasebiyle bugün buraya taşıyamadık. Allah nasip ederde bu çalışmamızı hayata geçirdiğimizde her iki değerli şahsiyete ait söz konusu takdimleri bu sayfaya ekleyerek eserimizde değerlendireceğiz inşallah.

                            EDEBİ ŞAHSİYETLERDEN ZEKERİYYA BİCAN KİMDİR?

1955 yılında Elazığ’da dünyaya geldim.  “Yazıcızade Ahmed-i BİCAN’ ın 28. Göbekten torunu olarak ilk ve orta tahsilimi Elazığ’da tamamladım. Elazığ Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’nin, Makine Mühendisliği Bölümü’nden 1979 yılında mezun oldum. Öğrenim hayatı sırasında sosyal aktivite olarak tiyatroyla ilgilendim.

1974 yılında, “Elazığ Bağımsız Tiyatro Gurubu”nu kurarak 1979 yılına dek başkanlığını yaptım ve bu yıllar içerisinde yedi tiyatro eserini sahneye koydum. 1973’ten beri yerel ve ulusal basında birçok şiir ve hikâyem yayınlanmış olmakla beraber yazmış olduğum tiyatro eserlerim de 1976 yılında Hergün Gazetesi’nde günlük olarak yayınlandı.

Halen Makine mühendisliği görevini sürdürmem yanında başta şiir olmak üzere, edebiyatın birçok dalıyla ilgilenmekteyim. Gençlik yıllarından beri yazdığım şiirlerimi 2004 yılında, “Bir Evcilik Oynadın Sen Gelincik” ve “Yağmur Çiselerken Ağlamak Daha Kolaydı” adlı kitaplarımda toplayarak  bu iki şiir kitabımı -Elazığ Batı Yayıncılık kanalıyla İstanbul’da yayınladım. Her iki kitap da 18-25 yaşları arasında yazdığım şiirlerden oluşmaktadır. Şiirlerimin konularına bakıldığında şiirlerim; aşk, tabiat ve sosyal içerikli şiirlerden oluşmaktadır.

2006 yılında, yazarak Elazığ Valiliği’ne hediye ettiğim, “HARPUT’TAN ÇANAKKALE’YE DÜŞEN YILDIZLAR” adlı tiyatro eserim de ELESKAV adına “Manas Yayıncılık” Elazığ’da yayınlanmıştır. Tiyatronun konusuna gelince; tarihi gerçekler ışığında, 1914’de vatan savunması için Harput’tan, Çanakkale’ye giden ve savaşarak şehit düşen Harputluları ve gösterdikleri kahramanlıkları anlatılmaktadır. Tiyatronun ilk sahnelenmesi ilimizde gerçekleştirilmiş olup, ilimizin güzide liselerinden olan “Fatih Lisesi” öğrenci ve öğretmenlerince üstün başarıyla sahnelenmiş ve seyircilerinin büyük beğenisini toplamıştır.

“SEKİZİNCİ ŞEHİR ELAZIĞ’A, HARPUT’TAN İNCİLER “ adlı araştırma eserim ise, FİNAL YAYINCILIK Matbaa ve Basım Tesislerinde basılarak okuyucusu ile buluşmuştur. Sekizinci Şehir adlı eserim, bu güne kadar yayınlanmış olan şehir kitaplarının sekizincisi olduğu için bu adı almıştır.

“SEKİZİNCİ ŞEHİR” adlı bu eser üç cilt olarak yayınlanmıştır. Son olarak yazdığım “ÇANAKKALE ORATORYOSU” Elazığ Valiliğince görevlendirilen İl Tertip Komitesi’nin tertiplediği; “18 Mart Şehitleri Anma Günü” münasebetiyle, 2008 Programı dâhilinde, İlimizin güzide okullarından DUMLUPINAR İLKÖĞRETİM OKULU öğrencileri tarafından sahnelenmiş olup, büyük beğeni kazanıştır. Oratoryodaki şiirlerden SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ’ NE adlı şiirim Sarıkamış Şehitleri’ni anma gününde yapılan Devlet töreninde okunmuş TRT ve Hürriyet Gazetesinde haber olarak duyurulmuştur.

Söz konusu şiir, Erzurum’da yapılan şehitlerimizi anma günü töreninde Erzurum Nevzat Karabağ Öğretmen Lisesi öğrencilerinden Deniz KARADAYI adlı kız öğrenci tarafından okunduğunda duygulu anlar yaşanmış olup başarılı yorumu ve günün anısına izafeten bir armağan olarak DSİ.8. Bölge Müdürlüğü’nce 100x70 cm ebadında pirinç levhaya yazdırılıp öğrenci Deniz KARADAYI’ nın okuluna hediye edilmiştir. Gerek Çanakkale ve gerekse Sarıkamış Şehitleri için yazdığım bu şiirler ülkemizin genelinde tanınmış olmakla beraber yüzlerce internet sitesi tarafından da yayınlanarak halkımızın hizmetine sunulmuştur.

Şiirlerim, 12. Ve 19. Uluslararası Hazar Şiir Akşamları Festivali’nde büyük beğeni toplamıştır. Üçüncü ve dördüncü şiir kitaplarım basım aşamasındadır. Çalışmalarımla ilimizin adını duyurmam kamuoyunda memnuniyet yaratmıştır. “SEKİZİNCİ ŞEHİR” ana başlıklı üç ciltlik eserimin ilk cildi olan “SEKİZİNCİ ŞEHİR ELAZIĞ’A HARPUT’TAN İNCİLER “ adlı eserim hakkında değerli şahsiyetlerce yazılan sunuş ve takdim yazıları olduğu gibi aşağıya alınmıştır.

                                                                    TAKDİMLER

Elinizdeki bu kitap, insanlık tarihi kadar eski denilebilecek bir tarihe sahip olan, “HARPUT” ve onun, 18. asrın ikinci yarısından itibaren Elazığ’daki devamında yaşanmış otuz dört hikâye içine serpiştirilen Harput-Elazığ kültürü yansıtan önemli bir çalışmanın ürünüdür. Bu aziz ilin valisi olduktan sonra, gerek tarihi, gerek kültürel ve gerekse ekonomik yapısı hakkında çok detaylı bilgi sahibi oldum. Valisi bulunduğum Elazığ’ın, ulaştığı bu yüksek kültür yapısının bir tesadüf olmadığı, yaşayarak geldiği uzunca bir tarihin kültür servetini de beraberinde getirdiği açıkça görülmektedir

Özetle diyebilirim ki, birçok ilimize ve beldemize nasip olmayan, büyük bir kültür hazinesine sahip olan Harput-Elazığ, bağrından çıkararak yetiştirdiği şairleri, yazarları ve devlet adamları ile daima onur vesilemiz olmuştur. Ben de bu onuru, valisi olmakla bir kez daha yaşamış bulunuyorum.

Şair ve Yazar Zekeriyya BİCAN’ın uzun emek ve çabaları ile yazıp ortaya çıkardığı bu kitapta, bu şehrin insanlarının sosyolojik, ekonomik ve kültürel değerlerini hikâyelerine sindirerek anlatma biçimini dikkat çekici buldum. Bu kitap, gelecek nesillere yol gösterici ve araştırmacılar için değerli bir kaynak eser niteliğindedir. Kıymetli yazarımızı bu vesile ile bir kez daha kutluyor ve bu güzel eserlerinin devamını diliyoruz. Elazığ Valisi Sn. Muammer MUŞMAL

 

Şehirlere kimlik ve onur kazandıran en önemli etken; o şehirde yaşayan insanların taşıdıkları vasıflar ve insani değerleridir. Gerek Harput ve gerekse “Elazığ İnsanı”, üstün insani değerleri ve vasıfları benliğinde toplamış ve diğer toplumlarda yaşayan insanlara örnek olmuştur. İnsanımızdaki bu güzel farklılık, bizim dışımızdaki insanların ve toplumların daima dikkatini çekmiştir.

Yöremizin dikkat çekici olan bu unsurları; son derece eli açıklık, cömertlik, misafirperverlik, vatanseverlik ve mertliktir.

Elinizdeki bu kitap da, yazılmış olan hikâyelerde ve anılardaki olaylar, insanı derinden etkileyen, adeta insanı temelden sarsan bir içeriğe sahiptir. Burada, Harput ve Elazığ insanının, yöresel değerlerini okuyacak ve yeniden yaşayacaksınız. Atalarımızın, geçen yüzyılda yaşamış olduğu güzellikleri göreceksiniz. Bu gün de onların torunları olarak, yaşanan olaylar karşısındaki güzel tavırlarınızla, sergilemiş olduğunuz gelenek, görenek ve değer yargılarınızla, aynı güzelliklerin bütünüyle kendi benliğinizde de var olduğunu yeniden hissederken, hem kendiniz, hem de geçmişinizle gurur duyacaksınız. Bu eserde yazılmış olan hikâyeleri okuyunca, unutulmuş birçok güzellikleri yeniden hatırlayıp, insanımızla gurur ve mutluluk duyarken, bu güzide insanların “Belediye Başkanı” olmanın onurunu yeniden yaşadım. Büyük emek ve çaba sarf ederek, bu güzel eseri, ilimize ve dolayısı ile bizlere kazandıran şair ve yazar, Sn. Zekeriyya BİCAN’ a şahsım ve hemşerilerim adına teşekkür ederim. Elazığ Bel. Başk. Sn. M. Süleyman SELMANOĞLU

 

Harput, yüzlerce yıldır Anadolu’nun merkezinde Türk kültürünün yüz akı olarak yükselmektedir. O’nun bağrından çıkan evlatları milli duruşlarıyla ve kişilikleriyle bu ülkenin övünç kaynağı olmuştur. Zekeriyya Bican Bey, bu güzel eseriyle bütün Harputluların rüyasını yazının dünyasına taşıyor. Onun yaşadıkları aslında bütün Harputluların düşüdür. Rüya, düş ve gerçeğin insan muhayyilesinde sarmaş dolaş olduğu bu eser, bizi yaşanmış zamanın özlemiyle kasıp kavuruyor.Keşke o günlere dönebilme imkânımız olabilseydi. Bu eser, yakın çağ Harput’unun bir kültür vesikasıdır. Yüz yıllık mazimizin acı tatlı birçok hatıralarını kendi içerisinde barındırması bakımından önemlidir.

Gelecekte Harput’u tanımak isteyenlerin müracaat edebilecekleri önemli bir kaynaktır. Aynı zamanda Harput ve Elazığ insanının sanata has duyarlığını göstermesi bakımından da önemlidir. Bu vesileyle Harput ve Elazığ insanının bir başucu kitabıdır. Harput ve Elazığ’a ait birçok güzelliği kendi içerisinde taşıyan böylesine kapsamlı bir eseri hazırladığı için Zekeriyya Bican Bey’i kutlar ve daha nice güzel çalışmalara imza atması için sağlık ve başarılar dilerim. Fırat Ünv. Rekt. Prof. Dr. Mehmet Hamdi MUZ

 

                                                                            AYETLER

*Peygambere indirileni (Kur’an’ı) dinledikleri vakit Hakk’a olan aşinalıklarından dolayı gözlerinin yaştan dolup taşarak:’’Ey Rabbimiz inandık bizi Hakk’a şahit olanlarla beraber yaz’’. Maide:83

*’’Zaten biz Rabbimizin bizleri doğru yoldaki salihler topluluğu ile beraber cennete sokmasını ümit edip dururken ne diye Allah’a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım?’’ dediklerini görürsün.Maide:84

*Allah, onların bu söylediklerinden dolayı altından ırmaklar akan cennetleri, orada devamlı kalıcı olmak üzere onlara mükafat verdi. Bu, iyi davrananların mükafatıdır. Maide:85

 

                                                                      GÜZEL SÖZLER

*Elazığ şehri ilk doğduğunda Yüce Allah’ın(c.c.) esma isimlerinden biriyle şeref bulmuş bir şehirdir. Azizdir ve dünya durdukça Aziz olacaktır.

*Elazığlı olmak bir ayrıcalıktır. Bu ayrıcalık; geçmişten günümüze atalarımızın örnek ve güzel yaşantılarının, insanların zihinlerinde bıraktığı özel izlerin bir tezahürü olup, bizlere en nadide bir mirastır. Zekeriyya BİCAN

 

 

NEDEN SÖYLEMEDİNİZ

Hani bir zamanlar ilk gençlik çağında, neydi halimiz,

Nerede o vuslata ermiş gibi şen ışıldayan gözlerimiz...

Hangi zamanda yitirildi, dimağlarda iz bırakan dilleriniz,

Şimdi bu sükût neden ey sevgili, hani şarkılı sözleriniz?

Başımda değişen mevsimi görmedi mi o vefalı gözleriniz,

Dağ başına kar yağmış meğer neden söylemediniz?

 

ÖYKÜLERİMİZ

Henüz yazılmamış bir romandı hayatımız,

Asude demleri çok az, bir yazgıydı yaşantımız,

Birkaç gülme anının hatırasıydı,

Yetiyordu bize ömür boyu anlattığımız.

Şimdi korkuyorum, mazide yok olup kalacak,

Bir film gibi kopacak bu günümüzden anılarımız.

Unutulup gidecek, neye gülüp, neye ağladığımız.

Dertlere ortak gelecek, bitecek sanarak,

Sürdü bir ömür boyu bitmeyen yalnızlığımız...

Umutlar yolların kesişmesiydi oysa

Bir türlü kesişmedi, hep ayrı düştü yollarımız.

El ele olsaydık kaçardı gözden uykularımız,

Sabahlara dek söyleşirdik birbirimize,

Anlatır gülerdik hiç mi hiç bitmezdi öykülerimiz.

 

SENİ BEKLERKEN

Seni beklerken gurup etti güneş,

Şimdi gökte bulutlar yanıyor sanki

Güneş denize düştü az önce,

Son bulutlar damla damla kanıyor sanki

Hiç ümidimi yitirmedim ben senden yana,

İçimde bir ses kulaklarıma,

Üzülme gelecek diyor sanki.

Şafak sökecek birazdan, çok geciktin ya sen,

Gökte yıldızlar titriyor sanki

Tan yeri ağarmada sen yoksun, gün ışıyacak,

Son büyük yıldız yerinden kayacak sanki.

Şimdi sahil de anlamsız, gün de manasız,

Her yer kapkara yanımda sen olmayınca.

İçimde bir ses yankılanıyor,

Kalk yürü denize doğru, git diyor sanki

Bütün bir maziyi kucaklayıp da denize bırak,

Dönüp bir daha ardına bakma der gibi sanki.

Zekeriyya BİCAN/Elazığ

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.