EDEBİ ŞAHSİYETLER-27-


                                                                       GÖNÜL TAHTINDAN                                                                               

                                                              EDEBİ ŞAHSİYETLER-27-

                Milletler içerisinde en güçlü olan millet, iki orduya birden sahip olan millettir her ne kadar ekonomi ve sanayi noktasında ki güç ön planda tutulup güçlülük söz konusu edilse de.

Biz, Aziz Türk Milleti olarak biz, karşımıza çıkarılan her türlü zorluk ve sıkıntıya rağmen çok ama çok güçlü bir milletiz ve bu gücümüz inkar edilemezdir.

Millet olarak gücümüz, tüm unsurlarıyla bir bütün olan Aziz Türk Milleti olarak iki kuvvetli orduya birden sahip olmamızdan gelir.

                Bunlar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunda inkar edilemez ölçüde büyük gayret ve emekleri bulunan merhum Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ ün de ifade buyurduğu gibi ‘’Türk Milleti iki orduya sahiptir ve gücünü bundan almaktadır bunların biri Türk Ordusudur bir diğeri de Kültür Ordusu’’ dur.

                Her zaman söyleriz, kültür milletlerin varlık sebebi ve tescili olmakla beraber aynı zamanda milletleri ayakta tutandır diye. Biz Aziz Türk Milleti kıymeti harbiyesi büyük bu iki orduya sahip olmamızdandır ki çok güçlüyüz ve bu güçlülüğümüzle hep var olmuş ve her türlü entrika, isyan ve başkaldırılara rağmen yıkılmamış ayakta kalmış ve kalmaktayız.

                Millet olarak sanayide, ekonomide çok güçlü ve ordusu olan bir millet olmadığımız gerçeği de apaçık ortada. Gönül isterdi ki milli düşünen ve tüketici olmaktan ziyade üretici ruha sahipliğimizle bu gibi konularda da bir ordu sahibi olalım. Bu konularda bir orduya sahip olmamıza üreticilik ruhunun verilmeyişi, önümüze çıkarılan engel ve kurulan tuzakların mani olduğu herkesçe bilinmekte. Buna rağmen var olan gücümüzü ve gücümüzün muhafazasını kültür ordusunun varlığıyla elde tutmaktayız.

Kültür ordusundan kastımız; okurlarımızdan öte tarihçilerimiz, yazarlarımız, romancılarımız, şairlerimiz, ressamlarımız, müzisyenlerimiz, kısaca sanat ve zanaatkarlarımızdır yani devleti ve milleti tarihsel ve kültürel boyutuyla ayakta tutup geleceğe taşıyan ve taşıyacak olan değerlerdir, üretkenlik ruhuyla yapmış oldukları edebi çalışmalarını toplumsallaştıran, toplumun bilgisine sunmakla kalmayıp ülke ekonomisine katkı sağlayan edebi şahsiyetlerdir.

İşte bugün ülkemizin;

Korkut Ata Üniversitesinin, yaylalarının, tarihi dile getiren kaleleri ve değişik kuşların varlığını hissettirdiği kuş cennetinin, Kastabala antik kenti ve Karatepe müzesinin bulunduğu,

Fıstığı, zeytini ve zeytinyağının bol ve lezzetli olduğu,

Selçuklu ve Osmanlı motifli kilimleri ile tarih ve kültür zenginliklerinin yoğun olduğu ilçelere ve yetişmiş edebi şahsiyetlere sahip,

Tarım ve ziraat ile yeşilin ön planda olduğu şirin mi şirin Osmaniye ilinin yetiştirmiş olduğu toplumsal düşünen ve hareket eden bir şahsiyeti, birçoğumuzun yakinen tanıdığı bir edebi şahsiyeti sizlerin bilgisine sunalım istedik.

Bu edebi şahsiyetimiz;

Yukarıda birçok özellik ve güzellikleriyle ülke ekonomisine olan katkısı ve yetiştirmiş olduğu şahsiyetlerle tanıtmaya çalıştığımız İl Osmaniye’nin yetiştirmiş olduğu;

Öncellikle Milli ve Manevi değerlerine son derece bağlı,

Vatan ve Millete olan sevgi ve sevdası gönlüne nakşedilmiş,

İnsan endeksli, özellikle de geleceğimizin teminatı dediğimiz çocuklara yönelik şiir, roman, masal ve hikaye tarzında eserler vermesiyle çocuk sevgisi tartışılmaz,

Hayatının büyük bir bölümünü ve zamanını eğitime ve dolayısıyla üretime ayıran, bilgiye ve düşünceye dayalı üretime ayıran,

Çalışmaları üç ana bölümden oluşan ve otuzun üzerinde çalışması bulunan,

Birçok edebi çalışmada yönetmenlik yapmış,

Yazdığı yazı, roman, hikaye, masal ve şiirlerini kitaplaştırarak yayın hayatına kazandırıp hem paylaşımcı ruhunu ortaya koyan ve hem de ülke ekonomisine katkı sunan,

Şiirlerini kitaplaştırmanın yanında birçok dergi ve kültür-sanat sayfalarında yayınlayan,

Birçok Sivil Toplum Kuruluşlarında bulunmuş ve halen bulunmakta olup katılmış olduğu sosyal etkinliklerde kendinden çokça söz ettiren ve ödüllere laik görülen,

Elazığ’da, Kültür ve Gönül Evi MANAS YAYINCILIK’ ın sahibi koordinatör Şener Bulut ve birkaç arkadaş tarafından yıllar önce temeli atılan ve geçen yıl 23.sü gerçekleşen Uluslararası Hazar Şiir Akşamları’na birden fazla katılım sağlayan, bu vesile ile bir yıl Karakoçan ve bir yılda Kovancılar ilçelerinde beraberliğimizin olduğu bir üstat,

Yazı hayatına 1985’lerde tanışmış olduğu A. Neşet Dinçer Beyin teşvikiyle başladığını öğrendiğimiz ve yayın hayatına kazandırdığı tüm eserlerinde yüreğindeki yoğun sevgiden kaynaklı vatanı, dini, tarihi, öğretmenliği, sevgiyi, konukseverliği, aileyi, bilimi, emanete sahip çıkmayı, günümüzde hemen herkese lazım olan ve uygulayıp yaşaması gereken dostluğu, alçakgönüllülüğü, sözünde durma, iyilik yapma ve de misafirperverlik gibi milli ve manevi değerlerin tümünü ön plana çıkaran,

Bakıldığında sert mizaçlı görünen ancak yüreği yufka ve sevgi dolu olup enaniyetten uzak ben değil bizi ön plana çıkardığını eserlerinde de gördüğümüz şair, yazar ve romancılığıyla tanıdığımız edebi şahsiyetimiz Bestami YAZGAN Bey’dir.

Altı eserinin Arapça’ ya çevrildiğini bildiğimiz şair ve yazarımız sadece ve sadece ülkesinin çocuklarını düşünen ve onlara yönelik hizmet amaçlı eserler üreten değil, tüm dünya çocuklarına yönelik olsun, yüreğindeki insan ve çocuk sevgisi tüm dünya çocuklarına yansısın diye eserleri birçok dile tercüme edilmiş bir şahsiyettir, bir edebi şahsiyettir.

Öğretmenliğini yaptığı birçok öğrenciden bir kaçının ifadesiyle;

*Milliyetçi, çok sayıda şiir kitabı olan, Aşıklık geleneğinden geldiğini iddia eden, öğrencilerine iyi bir öğretmen ve derslerinde iyi vakit geçirdiğimizi söylesek de davudi sesi bünyeye zarar verebilir bence.

*Osmaniye’de özel bahçeli lisesinde 5 yıl öğretmenliğimi yapmış değerli şahsiyet. Okulun

kuruluşundan itibaren ayakta kalmasında ve kişilikli bir okul olmasında çok değerli müdürümüz Reşat Gürelden sonra en fazla paya sahip kişidir zannımca. 

*Milliyetçi ve muhafazakar bir şahsiyettir. Sevmediğim tarafı şiirlerinde biraz zorlamalara  kaçıyor olmasıydı. Onun dışında sevecen ve iyi niyetli bir insandı. Dayak atıp atmadığını hatırlamıyorum, ama aklımda kalmış bir dayağının olmaması onu bu konuda kötülememem için yeterlidir zannımca*

*İlk görüşte korkulan ama tanıdıkça ısınılan bir edebiyat hocasıdır. Edebiyatı hakkıyla sevdirebilecek potansiyele de sahiptir ayrıca. Öğrencilerini ister istemez milli eğitim kitaplarından çıkarıp şiirini, şairin dünyasına götürebilir, bu dünyayı beğenenlerin orada kalmasına izin verebilir, kısacası içinde az biraz edebiyat sevgisi olan biri için onunla karşılaşmak lütuftur. Sınıfta, şiirlerini nasıl yazdığını anlatması ise şairlerin ilham mefhumunu kavramama vesile olmuştur.

Kısa ve öz olarak okunası, tanışılası, oturup muhabbet edilesi bir şairdir demiş öğrencileri edebi şahsiyetimiz Bestami YAZGAN hakkında Bu da edebi şahsiyetimizin kendini insanlara, öğrencilerine nasıl ve ne kadar sevdirdiğini göstermeye yetiyor ve artıyor bile.

Edebi şahsiyetimizle alakalı bu sayfanın bugün Kütüphaneler Haftasına denk gelip yayınlanıyor olması bir tevafuk olmakla beraber hizmet ehli bu şahsiyetin ne kadar samimi olduğunun da bir göstergesi olsa gerek.

Evet, hasbelkader kendimizce anlatıp sizlerin bilgisine sunmaya çalıştığımız şair, yazar ve romancılığıyla kendinden söz ettiren ve kitap kurdu da diyebileceğimiz edebi şahsiyetimizi birde kendi lisanı haliyle tanıyalım.

İşte siz değerli okurlarımız ve işte edebi şahsiyetimiz Bestami YAZGAN Beyefendi.

 

 

 

                                 EDEBİ ŞAHSİYETLERDEN BESTAMİ YAZGAN KİMDİR?

1957 yılında Osmaniye'nin Toprakkale ilçesinde doğdum. İlköğrenimimi Toprakkale' de, orta ve lise öğrenimimi Osmaniye İmam Hatip Lisesinde tamamladım.

1978 yılında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezun oldum. Osmaniye'de on yedi yıl yayınlanan Güneysu Kültür Sanat ve Edebiyat dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaptım. Halen Özel Bahçelievler İhlas Kolejinde edebiyat öğretmeni olarak görev yapmaktayım.

Şiir, masal ve hikâye türlerinde seksen eserin sahibi olarak 1994 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından Çocuk Edebiyatı dalında "Yılın Yazarı",

1997 yılında Türkiye Çocuk Dergisi tarafından "Yılın Öğretmeni",

2003 yılında Çocuk Edebiyatçıları ve Yayıncıları Birliği tarafından "Yılın Şairi",

2011 yılında İLESAM tarafından Çocuk Edebiyatı dalında "Yılın Yazarı" seçildim.

2012 yılında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından "Yazarlar Okullarda" projesinde Esenler ilçe yazarı olarak görevlendirildim.

2013 yılında Kars Kafkas Üniversitesi tarafından eserlerimle ilgili yüksek lisans tezi hazırlandı.

2013 yılında Edebiyat ve Sanat Araştırmaları Derneği (ESKADER) tarafından Çocuk Edebiyatı dalında "Yılın Yazarı" seçildim.

2014 yılında MEB Yayın Danışma Kurulu üyeliğine seçildim.

2015 yılından itibaren öğrenciler arasında ülke çapında adıma "Bestami YAZGAN Şiir Yarışması" düzenlendi.

TGRT FM ve Erkam Radyo'da program yaptım.

Şiir dalında yurt içi ve yurt dışında birçok ödül almış olmamın yanında eserlerimin bir kısmı bestelendi; bir kısmı da ders kitaplarına girdi.

ESKADER Kurucu Üyesi, İLESAM İstanbul Şb. Danışma Kurulu Üyesi, MESAM ve Türkiye Yazarlar Birliği üyesiyim.

Bestami YAZGAN olarak medenî denilen; ama gerçekte madenî özellikler taşıyan çağımızda, gönül ve ömür toprağımızı saf şiir sularıyla sulayan, kuşluk vakitlerinin kuşlu saatlerinde; bazen ağlayarak bazen de haykırarak yazdığım şiirlerle gönül güvercinlerimizi besleyen, bulanık ve bunalmış düşüncelerimizi demleyen bir gönül insanı olmaya çalıştım.

Söz konusu eserlerim üç ana bölümden oluşmakta ve şunlardır.
Şiir olarak; Yıldızlara Astık Yüreğimizi -Uçtu Uçtu Şiir Uçtu (Çocuk Şiiri) - Güneşle Ay

Duymasın (Çocuk Şiiri) - Şiirlerle Nasrettin Hoca (Çocuk Şiiri) - Bir Şiirsin Öğretmenim (Öğretmen ve Öğrenci Şiirleri) - Çocuk Şiirleri (Çocuk Şiiri) - Anne Sen Melek misin? (Çocuk Şiiri) - Çıtı Pıtı Kutu Kutu Şiirler (Çocuk Şiiri) - Şimdi Sevda Yürüsün - Gökkuşağı Sevinci(Çocuk Şiiri) - Kutu Kutu Pense(Çocuk Şiiri)

Masal ve Hikayeler olarak; - Masal Denizi (Masal) - Sıcak Ekmek Kokusu(Hikâye) - Hazinenin Şifresi (Hikâye) - Masal Salıncağı(Masal) - Ceren ve Arkadaşları(Masal) - Doğum Günün Kutlu Olsun(Masal) - Gözlük Takan Yıldızlar(Masal) - Paten Giyen Kaplumbağa (Masal) - Günaydın Çiçekleri(Hikâye) - Yağmur Kuşları (Masal) - Kirazlı Şemsiye (Hikaye)

Tekerleme olarak; - Alfabenin Öyküsü (Tekerlemeler) - Sevgi Çiçeği (Çocuklara Mektuplar) ve Uçarım Dualarla Gökyüzüne (Çocuklar İçin Dua) adlı eserlerden oluşmaktadır.

Evli ve dört çocuk babasıyım.

 

                                                                            AYETLER

*Ey inananlar! Allah görmeden kendisinden korkanları ayırt etmek için, sizin, ellerinizin, mızraklarınızın erişeceği bir avla ant olsun ki sizi deneyecektir. Kim bundan sonra aşırı giderse ona elem verici azap vardır. Maide:94

*Ey inananlar! İhramlı bulunurken avlanmayın. Kim onu bilerek kasten öldürürse yani avlanırsa ona ceza vardır. O ceza da öldürdüğüne denk bir davardır ki onun gibi olduğuna iki adaletli kişi hükmeder. Davar kurban olarak Kabe’ye götürülür ve orada kesilir. Yahut yoksullara yemek vermek ile kefaret yapsın veya onun dengince oruç tutsun. Ta ki ettiğinin ağırlığını tatsın. Allah geçmişi affetti fakat kim bir defa daha böyle yaparsa Allah ondan öç alır. Allah daima üstün ve intikam sahibidir. Maide:95

*Deniz avı ve onu yemek kendinize de yolculara da fayda, geçimlik olmak üzere helal kılındı. İhramda bulunduğunuz sürece kara avı size haram kılınmıştır. Huzuruna toplanacağınız Allah’tan sakının. Maide:96

 

                                                                      GÜZEL SÖZLER

*Bu milletin yeniden şaha kalkması, paslı zincirlerini kırması ve göğsünde tarihin nabzı vurması, dün Ergenekon’dan çıktığını, köhnemiş Bizans’ı yıktığını ve üç kıtaya bayrağı diktiğini hatırlamasıyla gerçekleşecektir.

*Kalbimize kor ateşler bastığımız, her cefaya boyun büküp sustuğumuz dost içindir. 
*Her adımın kor olsa da, yanmak sana yâr olsa da, bu yolculuk zor olsa da, yüreğinle yürü dostum. Bestami YAZGAN 


   DİRİLİŞ ZAMANI 
Paslı zincirleri kırdı kırıyor,
Bu millet yeniden şaha kalkacak.
Göğsünde tarihin nabzı vuruyor,
Bu millet yeniden şaha kalkacak.

     Dün Ergenekon’dan çıktığı gibi,
     Köhnemiş Bizans’ı yıktığı gibi,
     Üç kıtaya bayrak diktiği gibi,
     Bu millet yeniden şaha kalkacak.

Ümmetin kurtuluş gemisi olan,
Mazlum insanlığın hâmisi olan,
Ümitle çırpınıp imanla dolan
Bu millet yeniden şaha kalkacak.

     Düşmanlar nefretle dolup taşmasın,
     Hainler yanılıp haddi aşmasın.
     İşte söylüyorum, kimse şaşmasın:
     Bu millet yeniden şaha kalkacak.

Diriliş erleri girsin kol kola,
Bir dua ordusu dizilsin yola.
Evveli âhiri mübarek ola,
Bu millet yeniden şaha kalkacak.

     İlahi yardımla bir zafer vakti,
     Zamanın koynunda son sefer vakti.
     İnşallah geliyor o kader vakti,
     Bu millet yeniden şaha kalkacak,
     Cümle eller “bir” Allah’a kalkacak.

 

ZOR YÜREĞİM

Ateş yakar, deniz boğar 
İnsan kalmak zor yüreğim 
Şaşkın akıl dağa çıkar 
İnsan kalmak zor yüreğim 
     Gün kavurur, gece yanar 
     Harf kıvılcım, hece yanar 
     Aşk ateşi nice yanar 
     İnsan kalmak zor yüreğim 
Ümitlerin isli fener 
Biri yanar biri söner 
Cümle yaran yanar döner 
İnsan kalmak zor yüreğim 
     Parmaklar şerha şerha 
     Al gülleri ver sabaha 
     Ne bir çığlık, ne bir sayha 
     İnsan kalmak zor yüreğim 
Üzerine yürür zaman 
Yalvar, yakar vermez aman 
Devran çetin, nefis yaman 
İnsan kalmak zor yüreğim 

  İlk hamlede şaşırdın ha 
     Kalkanını düşürdün ha 
     Yüzün sürüp var Allah'a 
     İnsan kalmak zor yüreğim

 

 

SEVDANA GELDİM

Gülistanda bir damla 
Yaştım, sevdana geldim. 
Senden gelen selamla 
Taştım, sevdana geldim. 
     Sürüldüm toprak gibi, 
     Savruldum yaprak gibi, 
     Bir deli ırmak gibi 
     Coştum, sevdana geldim. 
Çözdüm hasret ağını, 
Buldum sevgi bağını, 
Zorlu hicran dağını 
Aştım, sevdana geldim. 
     Gurbetin peşi sıra 
     Gittikçe azdı yara. 
     Kıvrım kıvrım yollara 
     Düştüm, sevdana geldim. 
Bağlandım gonca sese, 
Vedâ ettim kafese. 
İşte nefes nefese 
Koştum, sevdana geldim. 
     Yağmur gibi yoruldum, 
     Sular gibi duruldum, 
     Cemâline vuruldum, 
     Şaştım, sevdana geldim.

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.