EDEBİ ŞAHSİYETLERDEN- 9 -



Edebi şahsiyet, edebi alanda olmakla beraber diğer alanlarda da çalışma yapan, yaptığı çalışmayı topluma yön veren, geleceğini aydınlatan, milli ve manevi noktada yarar sağlayacak eserlere dönüştüren kişi ve kişilere çalışma ve hizmetleri sonucu toplumun ön gördüğü bir unvandır.

Bu unvana sahip kişi veya kişiler tek yönlüde olabilir yani sadece söz yazarı, araştırmacı, şair olabilir, çok yönlüde olabilir yani hem şair, hem yazar, hem araştırmacı hem de müzisyen olabilir.

Netice itibariyle topluma belirli alanlarda da olsa hizmet etmiş ve eserler kazandırmış insan, bizce tek yönlüde olsa çok yönlüde olsa ortaya koyduğu hizmet sonucu edebi şahsiyet sınıfına girer diye düşünüyoruz bazı malum kişi ve çevreler kabul etmiyor olsalar da.

Biz bu hafta bugün sadece şiir yazıp kitaplaştırarak birbirinden enfes ve etkileyici, okurken insanın duygulanmaması mümkün olmayan şiirlerin yer aldığı iki şiir kitabını yayın hayatına kazandırmış,

Gür ve mikrofonik sesiyle mikrofon olmadan da program sunuculuğu yapabilmenin yanında etkileyici bir sesle güzel şiir okuma özelliğine sahip olmasıyla çok yönlü olduğu kabulümüz olan ve Ak Toprakların yetiştirdiği bir edebi şahsiyeti sizlerin bilgisine sunmaya çalışacağız.

Bu edebi şahsiyetimiz;

Tarihi derin, geniş bir kültüre sahip, şiirin başkenti unvanlı, musiki duayenlerden Mehmet ÖZBEK Hocamızın ifadesiyle Musikinin Kabesi, edebi şahsiyetler ve Sivil Toplum Kuruluşlarının katkısı sonucu yaşanan zengin etkinliklerle göz dolduran Elazığ’ın;

Okumuş insan sayısının fazlalığıyla bilinen,

Leblebisiyle ün salmış,

Nar ve kışa dayanıklı kırmızı üzüme sahip,

Dut ve bademin vazgeçilmez mekanı,

Destanlar şairi N. Y. Gençosmanoğlu’ nun varlık menbaı

Bağdat Fatihi olarak tarihe geçmiş, adına romanlar, nice şiirler ve yazılar yazılmış, nice kahramansı türküler dillendirilmiş Gençosman’ ın otağ kurduğu,

Ak Topraklı ilçesi olarak bilinen Elazığ’ın Elazığ’a yaklaşık 85 km. üstünde bir uzaklığa sahip ilçesi Ağın’ın eski ismi Hozapur olup yeni ismiyle Beyelması köyünün yetiştirdiği şahsiyet, edebi şahsiyet H. Ergün YILMAZ Bey’dir.

Değerli şahsiyetimizin yetişmiş olduğu Hozapur yani Beyelması Köyü Ağın’ın en sosyal köylerinden biri olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz. Birde bu köyün bir mevkii var ki o da Küşne mevkiidir. Bu mevki bağı, bahçesi, bağbanlıklarıyla zengin, yeşilliği ile göz dolduran, ekonomik katkısı olan bir mevki.

İşte yukarıda belirttiğimiz mekan ve mevkilerde yetişerek insani ve edebi zenginliğini kazanan edebi şahsiyetimiz;

İnsanın beynine ve ruhuna vatan ve millet sevgi ve sevdasını direkt enjekte eden, insanı duygulandırarak etkisi altına alan kahramansı şiirlerin,

Din- Dil- Vatan ve millet- Bayrak- Gazi Mustafa Kemal Atatürk sevgi ve sevdalısı bir insan olarak az önce ifade ettiğimiz sevgi ve sevdayı insanın ruhuna işlenecek şekilde ifade eden şiirlerin yer aldığı birincisi 2007’de yayın hayatına giren Gürdür Sesim,

İkincisi de 2012’de yayın hayatına giren Gönül Mirası adlı iki şiir kitabını yayınlayarak topluma kazandıran,

Üreticiliği sadece yayın hayatına kazandırdığı kitaplar olmayan, bağ ve bahçe sahibi olarak ta en azından kendilerinin ihtiyacını temin noktasında üretim yapıp ülke ekonomisine katkı sunan,

Milli serveti hebadan uzak, koruyup kollayan bir ruha sahip,

Gözü ve gönlü tok,

Milli ve manevi değerlere sonuna kadar bağlı,

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük insan, büyük komutan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e gönülden bağlı ve sevdalı,

Şiirlerinde milli hassasiyeti ve manevi değeri ön plana çıkaran,

Şiirleri Gönül Bağı mahlasıyla yayınlanan,

Vatan ve millet sevdalısı olduğu tartışılmaz,

İnsancıl özellikleriyle tanıdığımız, gönlümüzde yer edip değer verdiğimiz,

Tabiri caiz ise hayatın sillesini en acı bir şekilde yemiş biri olarak hiçbir zaman isyana yönelmemiş, tevazu ve hoş görüyü elden bırakmamış ve bu yönüyle de sabır timsali bir şahsiyet olduğu sadece tarafımızca değil, kendini tanıyan ve bilen her kesçe kabul görmüş,

Elazığ’ın, dolayısıyla Türkiye’nin ve Türk Dünyası’nın kültürünü yaptığı etkinliklerle gündeme taşıyan, tanınması ve zenginleşmesinde katkısı tartışılmaz olan Elazığ Manas Yayıncılığın müdavimlerinden olmakla beraber özellikle sonbahardan ilkbahara kadar olan dönemlerde fahri müdürlüğünü yürüten,

Gür sesli şairimiz, edebi şahsiyetimiz H. Ergün YILMAZ Bey kişiliği ve milli ve manevi ağırlıklı şiirleriyle gönüllerde taht kurmuş bir değerimiz, bir edebi şahsiyetimizdir.

Biz bu şahsiyetimizi kendimizce sizlere anlatmaya ve tanıtmaya çalıştık. İsterim ki bu edebi şahsiyetimizi birde kendi anlatımıyla tanıyalım.

İşte yukarıda özellikleriyle sizlere anlatmaya ve tanıtmaya çalıştığımız edebi şahsiyetimiz, işte siz değerli okurlarım.


                                 EDEBİ ŞAHSİYETLERDEN H. ERGÜN YILMAZ KİMDİR?

1948; Elazığ-Ağın ilçesi Beyelması köyünden Bedeni Türk, ruhu İslâm, Murat etmiş Mevla’m, Mayamı yoğurmuş iki insan; Biri anam, biri babam. Çok şükür ikisi de Türk, ikisi de İslâm!

Evet, Oğuz soyunun Bayat boyundanız. İlkokulu köyümde, Ortaokulu Ağın ilçemizde Liseyi de Elazığ’da okudum.

İş hayatına 3. 3. 1966 yılında başladım, 1970 yılında Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’ne geçiş yaptım. Bu kurumun olduğu sırasıyla Mardin, Gümüşhane, Elazığ, Malatya illerinde çalıştım. 1979 Şubatında Ağın Meteoroloji Müdürlüğü’ne “Müdür” olarak atandım.

1997 yılına kadar aynı görevde çalıştım ve o yıl Kayseri-Develi Meteoroloji Müdürlüğü’ne yine Müdür olarak tayin olundum. Aynı sene bu unvanla kendi isteğimle emekli olup memleketime döndüm. Bağ ve bahçe işleriyle uğraşmaya çalışırken bir taraftan da şiir yazmaya devam ettim.  Gürdür Sesim (2007) Gönül Mirası (2012) adlı iki şiir kitabımı yayın hayatına kazandırmış bulunmaktayım.

  Birçok gazete ve dergide olmakla beraber Elazığ Günışığı Gazetesinde haftada bir yayınlanmakta olan Gönül Tahtından adlı Kültür ve Sanat sayfasında da şiirlerim zaman zaman yayınlanmaktadır. Ayrıca birçok antolojide de biyografi ve şiirlerime yer verilmiştir.

Evli ve iki çocuk babasıyım.

Evet, hem kendi anlatımımızla hem de kendi anlatımıyla tanıtmaya çalıştığımız Ak Toprakların yetiştirmiş olduğu sabır timsali Gür Sesli, gönül bağı mahlaslı şairimize, edebi şahsiyetimize o güzel yüreğine sağlık, kalemine kuvvet der, hayırlı uzun ömürler diler sabrının devamını temenni eder saygı ve sevgilerimizle ellerinden öperiz.  


                                                                     AYETLER

*Ey Muhammed senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki: Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor. Kendilerine yazılanı, farz kılınanı vermediğiniz ve nikahlanmalarını da beğenip istemediğiniz yetim kızlar ve çocuklara ve yetimlere doğrulukla bakmanız konusunda kitapta okunanlardır. Ne hayır yaparsanız şüphesiz Allah onu bilir. Nisa:127

*Eğer kadın kocasının serkeşliğinden veya aldırmazlığından endişe ederse ve evliliğin devamında yarar varsa devamına, yoksa ayrılmaya karar vermeleri çalışmalarında ikisine de engel yoktur. Anlaşmak, evliliği devam ettirmek hayırlıdır. Esasen nefisler kıskançlığa meyillidir. Fakat iyi geçinir ve ilgisizlikten sakınırsanız şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır. Nisa:128

*Kadınlar (eşleriniz)arasında adalet ile davranmaya ne kadar uğraşsanız da buna asla güç yetiremezsiniz. Fakat onlardan birine büsbütün meyledip ötekini askıda imiş gibi bırakmayınız. İşleri düzeltir ve sakınırsanız şüphesiz Allah Gafurdur, Rahimdir ve bağışlayandır,  esirgeyendir. Nisa:129

*Karı koca ayrılırlar ise Allah her birini nimetinin genişliği ile yoksulluktan kurtarır. Şüphesiz Allah’ın lütuf ve keremi boldur ve hikmet sahibidir. Nisa:130


                                                               GÜZEL SÖZLER

*Aşk dediğin aşa benzer koruyamazsan bozulur, bozulan aşk insanı mahveder, soldurur.

*Merhamet, cömertlikle, güçlülükle, şefkatle olur.

*Nefis hükmederse akla beden perişan olur.

*Nefsine hakim olan insan şeytanı da alt eder. H. Ergün YILMAZ


HAKKINI HELÂL ET ATAM

Bulutlarda gördüm profilini

Çizen kuvvet gökte, yerde ilmi

Alfabeye döktün sade dilimi;

Milletim varlığı bilinsin diye.

 

Adını unutmak ar gelir bize

Düşmanım oturdu; gelmişti dize.

Azıp da gelenler düştü denize;

Hür yaşarım bugün, borçluyum Atam.

 

Unutturmak ister köksüz, soysuzlar

Dilimden düşürmem; beni duysunlar!

Ne kadar kinleri varsa kussunlar;

Duruşum ilkemdir; sussunlar Atam!

 

Dumlupınar sessiz şahlanır durur

Kanlı Sırt’ ta taze kanlarım durur.

Türk’e baş kaldıran belâsın bulur!

Yedi düvel ile baş çıkan Atam.

 

Anafartalar’ım ana kucağı;

Koşmuştu cepheye, boştu ocağı.

Vatan ve hürriyet tek koşacağı;

Arkandan koşanlar ceddimdi Atam.

 

Dünyanın dört yanı tanıdı gücün

Türk’ün düşmanından aldın sen öcün.

Savaşta-barışta söyledin sözün;

Türk’ün asaleti, bu dedin Atam!

 

Rüzgâr eser, ecdat kokusu alırım

Hain sözler duyar, ben utanırım

Yüzyıllar geçse de seni tanırım;

Ödeyemem hakkın, helâl et Atam.

 

Adını kalbime “ebedî” yazdım

Kalbimi kalbine, böyle bağladım

Sana bigâneler; ondan ağladım

Zamanı bozdular; bilesin Atam.

 

Semada dolaşan ışık senindir

Bulutla gürleyen o ses, sesindir.

Her sözüm doğrudur, emir kesindir

Türklüğe hakkını helâl et Atam!


 DOSTLUĞA DAVET                                        

Bizler Elâzığ’a ülkeme örnek

Hayatta güzellik kol kola gezmek

Uzlaşmanın sırrı dostça sevilmek

Soyuna dost kalıp gönülle girmek

 

Güneş üstümüze her zaman doğsun

Doğruluk dürüstlük nur yüzen vursun

Beslemeyle başla ismin sorulsun

Budur kalpten kalbe yol açıp girmek

 

Bir kabahat ile insan kınanmaz

Kuşku verme, doğru Sözen inanmaz

Türklüğe kucak aç, açan aldanmaz

En güzeli söze selamla girmek

 

Sev ki sevilesin muhabbet arta

Dinlemek güzeldir, konuşma orta

Hevesli olmadık katlara yata

Arzumuz dostluktur kol kola girmek

 

İslam’la tanıştık soyca buluştuk

Hoş sohbeti burda sizle sunmuştuk

İçteki öfkeyi burda kovmuştuk

Öfkesiz sevecen kol kola girmek

 

Herkes de kültür var özünü açmış

Sevecen gönülle kapıyı açmış

Kişilik kazanmış bencillik kaçmış

Gönülden çıkarsan zor olur girmek

 

Dostluk pekişince gücümüz artar

Güçler birleşince şöhreti katlar

Güçsüz olanlarda gün boyu yatar

Beyinde jimnastik onurla girmek

 

Arıburnu başı düşmana karşı

Düşmanlar toplanmış Türklüğe karşı

Allah, Allah diye gülle ye karşı

Dost olup dostlukla düşmana girmek

 

Allahuekber de tipide karda

Doksan bin pırlanta şuurda bu anda

Torunları dost mu? Sorar şu anda

Tek arzum onların koynuna girmek

 

Dayıhan gözlemci tecrübesi var

Sabırlı, sebatlı hoş görüsü var

Her olur olmaza dik duruşu var

Kimseyi kırmadan kol kola girmek

Vatanda başı dik her yeri gezmek…


           BULUTLAR’DA GÖRDÜM ATAMI

Bulutlar kucaklamış gökyüzünde Atamı

Gökyüzünden görüyor yerde şehit yatanı

Rahmet dolu bulutla, dolaşarak Vatanı

Şehitlere gölgedir, susuza verir canı

 

Kurumasın damarlar su ve canlansın kanı

Kan damarda kaynasın, birleşsin Türk’ün canı

O zaman sağlam olur, çürümez hiçbir yanı

Bulutlarla dolaşır Dünyada dört bir yanı.

 

İnsanlar bozulunca felaketler gelirmiş

Akıllı dediklerin o insanlar delirmiş

İslâm adına biri nasılda diş bilemiş

Parça parça bulutlar dersin yanmış küllenmiş.

 

Atatürk görev almış bulutların önünde

Yek pare toparlamış şimşek çakar içinde

Gürültü şehit sesi parlayan kılıçlardır

Vatana sahip çıkan, Atamız insanlardır…..

 

 GİZLİ BİR TUZAK VAR

Peygamber sevgisi bizi biz yapan

Dinime saldırır kurmuşlar kapan

Ayetle konuşur harama koşar

Satışı yeminle yalanla şaşar

 

Dünya’yı tanıyıp ülkeler gezsen

Haçlı zihniyeti gizli öğrensen

Ben Türküm sırtını bin kere dönsen

İmanlı bu millet soyunu bilsen

 

Benim bir ordum var diyor yaratan

Denizden yürüttü hazreti Mevla’m

Peygamber müjdesi kutlu askere

Cennet kapısında alır teskere.

 

Adam olup yol al Kuran yolunda

Sağ eline eşlik, sağ adımında

Sağ yanım Kur’an’dır, sol yanım hadis

Başka yol tanımam başka yol hapis.

 

Ortadoğu halkı çileniz çilem

İslâm ülkeleri yeter bu elem

Dost düşman bilmezsin dünyalık için

Kandırarak söyler, hep İslam için…


ŞİİR  BİR  TOHUMDUR

Şiir bir tohumdur, biter her yerde

Şairi ararsan insanda serde

Manayı ararsan çıkar içerde

Sözlerin dolu mu? Kültürün nerde

 

Şair denilmekle şair olunmaz

Her açık yaraya doku yapılmaz

Sende bir şey yoksa elden alınmaz

Sepeti sırtında dolduran nerde

 

Şiiri anlayan manaya koşar

Anlamayan bu ne; şaştıkça şaşar

Edebi değerse dağları aşar

Özlü söz arayan bulanlar nerde?

 

Şairler kaybolmaz dünyayı gezer

Hele bir ozansa, un ufak ezer

Hata kabul etmez hileyi sezer

Şairi tanıyan okuyan nerde?

 

Bir gün kaybolurum arayan olmaz

Yaptığım mıhlarda yerinde durmaz

Çakarsam tahtaya inanın uymaz

Eğri büğrü olan kalaslar nerde?

 

Dayıhan sözlerin uzattırma kes

İster kuvvetli ol, ister hafif es

Sende olan sevda ettirmiyor pes

Haşere çoğaldı avlayan nerde?

Hasan Ergün YILMAZ/Elazığ-Ağın

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.