Edebi Şahsiyetlerden- 9 -


İnsan; canlı varlıklar içerisinde yaratılan en kıymetli varlık, eşrefül mahlukat olarak adlandırılmış bir can, bir canlı.
İnsanı bu ve daha farklı anlamlarda tarif etmiş ve edecek olsak da aslında insan fiziki olarak insan olmaktan öte ruhen, yani tüm ahlaki, milli ve manevi noktada bulunan değerleri ruhunda barındıran, manevi anlamda olsun, beşeri anlamda olsun fıtraten çok yönlü özelliklere sahip kişi demektir.
İnsan; kainatın ana varlığının ana sebebi olan sevgiyi esas alan, sevgi endeksli olandır.
İnsan; varlığını idame ettirdiği vatanına, vatanın değerlerine bağlı, mensubu olduğu milletine sevdalı, milli ve manevi değerler ölçüsünde sevgiye dayalı çok yönlü ideal bir yaşam sahibi olandır.
İnsan fiziki itibariyle insan görülüp insan kabul edilebilinir ancak; yukarıda ifade ettiğimiz üzere sevgi yüklü olmayan, değerlere karşı hassasiyeti bulunmayan üreticilikten uzak olup tüketici bir ruha, içi boş bir ruha sahip olan insan, insan değildir.
İnsan; kamil insan olandır bu da içi boş olan değil dolu olandır.
İşte bugün;
Yukarıda ifadeye çalıştığımız değerlere sadakatle bağlı, milli ve manevi noktada hassasiyeti dorukta, tüketicilikten öte üreticiliği ön planda tutmuş ve tutma gayreti için bulunan çok yönlü bir insanı, fiziki görünümden öte ruh dünyası dolu insan diye tabir ettiğimiz bir insanı, bir edebi şahsiyeti ele alıp değerlendirelim, siz değerli okurlarımızın bilgisine sunalım istedik.
Bu edebi şahsiyetimiz;
Tarihi derin, kültür zenginliği tartışılmaz, musiki ve şiir sanatında adını bulunduğumuz il kadim coğrafya dışında bulunan Türk Dünyası’ n da da duyurmuş, konumu itibariyle stratejik bir konumda olup doğuyu- batıya ve kuzeyi-güneye bağlayan, il ve ilçelerinde medfun bulunan manevi mimarların yer aldığı Elazığ’ın yetiştirmiş olduğu şiir ruhlu bir aileden gelme şiir sanatının ötesinde el sanatlarıyla da kendini gösteren, çok yönlülüğü ile gönlümüzde taht kurmuş bir kardeşimiz, sanatkar ve sanat dostu bir şahsiyet olan Şair ve sanatkar Vedat YILMAZ Bey’dir.
Söz konusu bu edebi şahsiyetimiz Vedat YILMAZ Bey;
Öncelikle yukarıda belirttiğimiz değerlere hassasiyeti olan,
Yani, insanda esas olan ve insanı kamil insan kılan sevgiyi ruhuna nakşetmiş, hayatını sevgiyle süsleme gayretinde olmuş, sevgi endeksli düşünen ve yaşamaya çalışan,
Milli ve manevi değerler çerçevesinde ilkeli bir yaşam tarzı sürdüren,
Tüketicilikten (Zaman israfı) öte üreticiliği ön plana alıp uygulayan, üreticilikten kasıt fikir ve el sanatları üreticiliğini öne çıkaran ve zenginleşmesini sağlayan,
El sanatını öğrencilik dönemlerinde ki çalışmalarıyla geliştirip zenginleştirmesinin yanında şiir sanatını da aileden aldığı (İrsi olsa gerek) ilhamla devam ettiren ancak yakınlarının farkına vardığı ana kadar kapalı kutuda, bir diğer ifade ile hazine sandığında saklı tutup yıllar sonra açığa çıkararak yayın hayatına kazandıran,
Şiirleri özellikle Manisa-Salihli’de ağabeyimiz Ahmet OTMAN Bey’in yıllar önce yayın hayatına kazandırdığı BİZİM ECE DERGİSİ ile şahsımın Elazığ Günışığı Gazetesi’nde yönetmenliğini yaptığı GÖNÜL TAHTINDAN adlı Kültür ve Sanat sayfasının dışında birkaç dergide daha yayınlanan,
Şiirlerinde sevgiyi, değerlere karşı olan (Vatan-Millet-Ezan-Bayrak-Ana ve baba-değerlerine bağlı gerçek kadını, kısaca insan ve gibi) sevgi, saygı ve sadakati, ihanete karşı duruşu ön plana çıkardığını gördüğümüz,
Söz konusu vatanın bütünlüğü ve milletin huzur olunca akan suları durdurmaya çalışan, vatan ve millete karşı oluşacak ihanete düşünmeden göğüs gerecek, vatan ve millete karşı sevdalı olanlara sevdası samimi,
Riya ve istismardan sakınan, varlık membaı coğrafyaya, coğrafyanın kimliği olan Türk-Türklük ve Türkiye Cumhuriyeti kavramlarını gönlüne nakşetmiş ve değerlere bağlı sevdalı gönüllerde, hassaten bizim gönlümüzde-GÖNÜL TAHTINDAN adlı sayfamızda ayrı bir yeri bulunan,
İnsan olması, sevgiyi esas alan bir yaşama sahip insan olması, kısa ve öz olarak kişilikli bir insan olması tartışılmazdır.
Uzun zaman öncesinden tanıdığımız bir değerdir, çok yönlü bir değer, bir edebi şahsiyettir.
Evet bu değerimizi, çok yönlü değere sahip bu edebi şahsiyetimizi kendimizce sizlere tanıtmaya çalıştık. Ancak bu edebi şahsiyetimizi birde kendi lisanı halleriyle tanımanızı isteriz. İşte siz değerli okurlarımız ve işte kendimizce sizlere tanıtmaya çalıştığımız edebi şahsiyetimiz.
 
EDEBİ ŞAHSİYETLERDEN VEDAT YILMAZ KİMDİR?
21.02.1967 yılında Elazığ’ın Uzuntarla köyünde dünyaya gelmişim. İlkokulu, Orta ve Liseyi Elazığ İmam Hatip Lisesinde (Bizim okuduğumuz zamanlar İmam Hatip Lisesi 7 yıldı, orta 3 yıl, lise 4 yıl) ve yüksek okulu Elazığ’da okudum.
Elazığ İmam Hatip Lisesinde okurken okulun futbol ve halk oyunları (folklor) ekibinde görev aldım. Halk oyunlarında ekip olarak il birinciliği, Bölge (Doğu Anadolu) birinciliği ve Türkiye ikinciliği almaya hak kazanmıştık. Halen o başarıya ulaşan bir başka ilimiz ve okullarımızdan biri ulaşamadı diye biliyorum…
Tahsil hayatım bittikten sonra o zamanki adı Köy Hizmetleri olan kurumda mevsimlik olarak işe başladım. Uzun sayılacak bir süre (yaklaşık olarak 12-13 yıl) mevsimlik çalıştıktan sonra 2001 yılında dönemin Tarım ve Köy Hizmetleri Bakanı Sayın Mustafa YILMAZ ’ın büyük bir uğraş ve gayretleri sonucu kadroya geçtik…
2005 yılında Köy Hizmetlerinin kapatılarak İl Özel İdarelerine bağlanması sonucu Elazığ İl Özel İdaresinde göreve başladık ve halen görevimize devam etmekteyiz.
Şiir yazmaya birçok şair gibi ben de okul döneminde  ( orta/lise döneminde) başladım. Hatta o dönemde Öğretmenler Günü vesilesiyle yazmış olduğum şiir Elazığ İl ikincisi olmuştu.
Ara ara şiir yazmaya devam ettim. Yazdığım şiirler hep saklı kaldı ta ki abim olan şair Dr. Nejat YILMAZ, iş arkadaşlarımdan şair İhsan NAZİK Bey ve şaire İffet SANAÇ Hanım şiirlerimi görüp okuyana kadar.
Bahsi geçen şahsiyetlerin teşviklerinden cesaretlenerek şiirlerimi zaman içerisinde bazı dergi ve kültür sayfalarında yayınlayarak gün yüzüne çıkarmış oldum. Sevenlerin verdiği cesaretle hazine sandığımızı açıp şiirlerimizi gün yüzüne çıkararak okuyucularla buluşturmamız ve her geçen gün okuyucuların beğenilerini kazanmamız bizim için ayrı bir mutluluk vesilesi oldu.
Şiir yazıyorum dediysek öyle kitabı olan şairlerden değilim, hatta şair bile değilim. Sadece şiir yazmasını seven bir şiir severim hepsi bu…
Bende ki bu şiir yazma özelliği belki de irsidir.  Sülaleden gelme…
Kimler mi var?
R.Mithat YILMAZ – Amcam
Nejat YILMAZ - Abim
Recep YILMAZ – Amcam Oğlu
Ve ben garip…
Bu şairlerin katkısı ve teşvikleri sayesinde yazıyorum şiirlerimi.
Şiirlerimden bazıları Manisa-Salihli ilçesinde yıllar önce yayın hayatına girmiş bulunan Bizim Ece Dergisi ile Şairler Antolojisinde yayınlanmış olmakla beraber ayrıca Elazığ Günışığı Gazetesin de Sn. M. Dursun AKSOY’ un yönetmeni olduğu Gönül Tahtından adlı Kültür Sanat sayfasında da yayınlanmış ve yayınlanmaya devam etmektedir.
Hat ve Kaligrafi (güzel yazı yazma sanatı) ile de amatörce uğraşmaktayım. Bu özelliğim de İmam Hatip Okulu mezunu olmamdan kaynaklanıyor. Öğrencilik dönemlerimde yazımın güzel olması sebebiyle okul idaresince karne ve diplomalar dolma kalemle bana yazdırılırdı. Hat sanatımda ki yeteneğim ve gelişmem o zamanlardan gelme bir yetenek diyebiliriz… 
Ayrıca Ahşap yakma sanatıyla da uğraşmaktayım. Yaptığım bazı eserler duvarlarımızı süslemektedir.
Evli olup biri erkek bir diğeri kız olmak üzere 2 çocuk babasıyım.
 
AYETLER
*Sekiz çift koyundan iki, keçiden iki. De ki; Allah iki erkeği mi haram kılmıştır, yoksa iki dişiyi mi, veya o iki dişinin rahimlerinde bulunanı mı? Eğer doğru sözlülerden iseniz bana bilgiye dayanarak cevap verin.  En’am:143
* Deveden de iki,  sığırdan da iki çift yarattı. De ki; İki erkeği mi yoksa iki dişiyi mi veya dişilerin rahimlerinde olanı mı haram kılmıştır? Yoksa Allah size bunları tavsiye ederken orada mı idiniz? İnsanları bilmediklerinden saptırmak için Allah’a karşı yalan uyduranlardan daha zalim kim vardır? Şüphesiz Allah zalim kavmi doğru yola iletmez. En’am:144
 
GÜZEL SÖZLER
*Çok fazla hırs dostunu satmaya vesile olur
*Yüreğine yar hasreti düşenin, dimağına bal damlatsan ne çare.
*Çıkarlarını her şeyden üstün tutan kişi er geç ihanet eder.  Eğer şuana kadar ihanet etmemiş ise halen zirveye ulaşmamış demektir.
*Aslında herkes şairdir; kimisi yüreğinin sesini dinler şair olur,  kimisi de yüreğini zorla susturur ve hiçbir şey olmaz. Vedat YILMAZ
 
BUNLAR GELSİN
İmanla bezenmiş gönül hanemiz 
Kadir-kıymet nedir bilenler gelsin
Haddince yaşarız budur gayemiz
Bizden ilim - irfan alanlar gelsin
     Farklıdır, herkese gülmez ki hayat
     Mutlu ya da mutsuz bellidir gayet
     Hak ile hukuka eden riayet
     Yetimin yüzüne gülenler gelsin
Zarardan tez dönmek mutlaka kârdır
Her insanın az- çok kusuru vardır
Saadeti bulmak illaki zordur
Hanemizde huzur bulanlar gelsin
     Yar nedir yaren kim iyice bilmek
     Dokumak sevdayı hep ilmek ilmek
     Ne kadar kutsaldır sevip sevilmek
     Nefesi aşk ile solanlar gelsin
Hainler saldırır her gün dört koldan
Göğsünü siper et çekilme yoldan
Vatana-millete bağlı gönülden
Düşmanlara korku salanlar gelsin
     Bu ömrü vatana kurban eyledik
     Bayrağa “namustur- şereftir “ dedik
     Biz bunları bildik bunu söyledik
     Söz verdik, sözünde kalanlar gelsin
Halim ayan size bir garip kulum
Ameli olanı korkutmaz ölüm
Müslüman, eder mi kimseye zulüm
Yüreği imanla dolanlar gelsin
 
İNSAN İSEN
Dünya süslü koca yalan
Yorulursun insan isen
Dost bildiğin çıksa yılan
Kırılırsın insan isen
     Aşk narına düş bir hele
     Söz geçmiyor ki gönüle
     Yar bağrından gurbet ele
     Sürülürsün insan isen
Hayat geçer gider demde
Gah neşede, gâhi gamda
Her gün olmazsa, bayramda
Sorulursun insan isen
     Örfümüzde yoktur deyip
     Hiç kimse demesin ayıp
     Sevdiğini kucaklayıp
     Sarılırsın insan isen
Yazılmışsa başa gelir
Canı olan her şey ölür
Hayat sanma ki son bulur
Dirilirsin insan isen
 
MERTLİK KİTABI
Okudun mu sen hiç mertlik kitabın;
Savaş meydanından kaçılmaz yazar
Namert çeşmesinden doldurma kabın
Şifa bile olsa içilmez yazar
     Kuş olup uçsan da konma her dala
     Kibir erbabıyla çıkılmaz yola
     Medet umanları sarıp sarmala
     Hainlere kucak açılmaz yazar
Hele “gün doğmadan bak neler doğar”
Bir gönül ki,  koca bir cihan sığar
Sine-i yârdir bu çıkarsan eğer
Kapanınca kapı açılmaz yazar
     Hayat denen dersin sınavı çetin
     Sırtı yere gelmez doğrunun merdin
     Hayır için kullan malın servetin
     Har vurup boş yere saçılmaz yazar
Dünyadır sevilir amma velakin
Hayat baki değil ölüm pek yakın
Alma kul hakkını sırtına sakın
Bu yükle sırattan geçilmez yazar
 
KADIN
Allah’ın bir nimeti, ne güzel yaratılmış
Göğüs kafesimizde yaşayan kuştur kadın
Bilmem ki mayasına biraz bal mı katılmış
Dünyanın tadı tuzu, gülden de hoştur kadın
     Gülünce bahar olur güneş doğar saçında
     Dostuna sırtın dönmez ölüm olsa ucunda
     Yüreği koskocaman dört mevsim var içinde
     Seversen bahar olur, sevmezsen kıştır kadın
Aşk narına düştü mü olmaz gözünde korku
Cihanın direği o, şen eder evi barkı
“Kadınca” aynı dildir, fark etmez rengi ırkı
Bir mazlumun çığlığı, gözünde yaştır kadın
     Kadın o ki; her şeye bir güzel gözle bakış
     Kadın o ki; sevdayı işleyen nakış nakış
     Kadın o ki; sıcacık yuva yapan dişi kuş
     Özünde ana bacı, adama eştir kadın
 
EROĞLU
Sn. Bünyamin EROĞLU’ na
Bu toprağın merdi yiğidi bitmez
Sadece bunlardan biri Eroğlu
Vatana bayrağa ihanet etmez
Yüreği kocaman iri Eroğlu
     “Büyük Abe” idi bir diğer namı
     Yüce bir çınara benzer endamı
     Büyük Milliyetçi dava adamı
     Sönmedi gönlünün narı Eroğlu
Kurt oldu dolaştı yalnız başına
Düşmanın hançeri girmez döşüne
Rastlamak mümkün mü tek bir eşine
Gakgoşların hası eri Eroğlu
     Şiir de okudu, halay da çekti
     Harput sevdasını tüm yurda ekti
     Gayesi yalnızca hizmet etmekti
     Yoktu bundan başka kârı Eroğlu
Elazığ’a hizmet büyük gayesi
Ta kürsü başından duyulur sesi
Ülkeye sevdalı, var mı ötesi
Koymuştu bu yola seri Eroğlu
     Eroğlu, adında saklı erliği
     Sabırla tüketti bir bir zorluğu
     Koskoca bir yürek bütün varlığı
     Serveti, anlının teri Eroğlu
 
BENİM ADIM TÜRK
Bilmeyen var ise iyice bilsin
Gururla diyorum benim adım Türk
Yüce Türk adını duyan eğilsin
Gururla diyorum benim adım Türk
     Yüce dağ başına yağan karız biz
     Zulüm karşısında daim varız biz
     Çocuk, genç, ihtiyar; hepsi biriz biz
     Gururla diyorum benim adım Türk
Tek vatan tek bayrak gayrımız yoktur
Alevi Sünni bir ayrımız yoktur,
Kalbimizde tevhid, yolumuz haktır
Gururla diyorum benim adım Türk
     Ay yıldız bayrakta al oluruz biz
     Huzurda, barışta el oluruz biz
     İslam’a uzanan dal oluruz biz
     Gururla diyorum benim adım Türk
Türk o ki; kanında mertlik dolaşır
Türk o ki; yürekte merhamet taşır
Türk o ki; hayr hasenatta yarışır
Gururla diyorum benim adım Türk
Vedat YILMAZ/Elazığ
 
Dostlarım- Şair ve yazar(Edebi çevrece) ağabey- kardeş ve arkadaşlarım- yakınlarım tarafından şahsıma gönderilecek veya elden teslim etmeleri gereken her türlü koli veya paketi, kitap veya davetiyeleri bundan böyle; 
PİAR FOTOĞRAFÇILIK OFİSİ
Bosnahersek Bulvarı PTT Meydanı karşısı Cihangir İş Merkezi 2. Noterin üstü Kat-3/11 Elazığ adresine göndermelerini veya teslim etmelerini önemle rica ederim. TLF: 0505 776 8435

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Kas
08Kas

Edebi Şahsiyetlerden- 9 -

01Kas
25Ekm

Hayat mı dediniz?

11Ekm
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.