EDİRNE VE ZENGİNLİĞİNE ELVEDA


                                                  EDİRNE VE ZENGİNLİĞİNE ELVEDA

               ELAZIĞ VE 23.ULUSLARARASI HAZAR ŞİİR AKŞAMLARINA MERHABA

            Kavramlar deyip geçmemek lazım. Bazı kavramlar basit gibi görülse de içeriğine girdiğinizde çok anlam taşımakta bugün ki yazımızın konusu olan elveda ve merhaba kavramları gibi..

            Aman ya! Elveda veya merhaba da ne ki?

            Deseniz ne olur demeseniz ne olur gibi değerlendirilebilinir ama öyle o kadar basit kavramlar değil elveda ve merhaba kavramları.

            Biri ayrılığı bir diğeri de kavuşmayı, bir araya gelmeyi, buluşmayı hatırlatır insana. Bu hafta bugün bir vesileyle uzun zaman kaldığımız bir mekan ve mekanda ki güzelliklere, değerlere elveda, uzun zamandır ayrıldığımız varlığımızın menbaı şehre, şehirde var olan değerli şahsiyetlere, yaşanan ve yaşanacak olan güzelliklere kavuşmanın sevinciyle merhaba diyerek yaşadığımız ayrılık ve kavuşmamızı ifade etmeye çalışalım istedik.

            İnsan için; bünyesinde barındırdığı tarihi değerler, şahsiyetler, candan sevdikleri ve kültür zenginliği bol olan bir mekandan kısa süre kalmış olmasına rağmen ayrılmak, oraya ve orada ki değerlere elveda demek ne kadar zor ise; bu özellik ve güzelliklere sahip bir mekana ve o mekanda ki değerlere kavuşup merhaba demek o kadar hoş ve anlamlıdır diye düşünüyorum hele hele bu mekan; varlığının menbaı bir mekan ve de yıllar öncesinden yani 1992' de bir avuç insanla Fırat ismiyle başlamış ve ulusal boyut kazanarak bu yıl 23. sü yaşanan Uluslararası Hazar Şiir Akşamları gibi bir etkinliğin yaşandığı ve bu etkinlik sebebiyle Türk Dünyası'ndan insanların da  var olduğu bir mekan ise..

            Evet bundan 3 ay önce bir sebeple tarihi derinliği ve kültür zenginliği tartışılmaz ancak ne hikmetse o muhteşem tarih ve kültür zenginliğine karşın bir o kadar sahipsiz, Avrupa'ya bakan korkulu kapımız ve eski başkentimiz olan Edirne'ye gitmiş, üç aylık bir süre sonra oraya ve oradaki değerlere elveda diyerek dönmüş olduk.

            Tabi ki;tarihi derin, kültür zenginliği bol, etkinliklerin müdürlüğünü Milli ve Manevi değerlerine bağlı Yakup Öz Bey'in yaptığı İstiklal Ortaokulu ve gibi okullarca şiir dinletisi,  mezuniyet törenleri ile Trakya Üniversitesi Ziraat Bölümünce Uluslararası boyutta tertiplenen Tohumun İzinde konulu etkinliklerin yaşandığı, kaldığımız kısa süre içerisinde edindiğimiz dost ve değerlerimizin var olduğu ecdat yadigarı, şehitler yatağı Edirne gibi bir mekandan ayrılmak, hele hele dünya tatlısı bir torundan ayrılıp onlara elveda demek çokta kolay olmadı.

            O nedenle diyoruz ki;

            Tarihi başkentimiz, Avrupa'ya bakan korkulu kapımız elveda!...Tarihi derinliği, kültür zenginliği tartışılmaz Payı taht elveda!...Dost edindiğimiz değerli şahsiyetler elveda!...Ülke ve aile olarak geleceğimizin teminatı, sevgi ve yaşama kaynağımız torun Ömer Eymen Elveda!.

            Tabii ki; dört bin yıllık bir tarihe sahip, nice medeniyetlere ev sahipliği yapmış, kültür zenginliği tartışılmaz, ancak ne yazık ki arzulanan ölçüde sahiplenmeyen, 23 yıllık şiir mazisiyle şiirin başkenti ve de musikinin kabesi unvanına sahip ve bu yıl 23.sü yaşanan Hazar Şiir Akşamları etkinliğine il içinden, ülke içinde ve de Türk Dünyasından katılan edebi şahsiyetlerin var olduğu bir mekana, değerlerin özlendiği varlık menbaımız Harput ve dolayısıyla Elazığ'a merhaba demek bir o kadar kolay olmakla beraber bir o kadar da haz verici.

            O nedenle burası içinde diyoruz ki;

            Dört bin yıllık Tarihi derinliği ve kültür zenginliği tartışılmaz il, varlığımızın menbaı, stratejik konumu itibariyle önem arz eden şehir merhaba!...Kültürü zengin olmasına karşın başkentlik unvanını Eskişehir'e kaptıran ancak şiirin başkenti unvanını elinde tutan şairler otağı, evliya yatağı, edebi şahsiyetler menbaı şehir merhaba!...Mehmet Özbek hocamızın ifadesiyle musikinin Kabesi merhaba!... İlimizi huzur adası kılan anlamlı etkinliklerin icra edildiği, yarım asırdır eksiğiyle, gediğiyle yaşanarak günümüze gelmiş bulunan Uluslararası Hazar Şiir Akşamları ve bu akşamlara hizmetleriyle anlam katan, katkı ve katılım sağlayan şahsiyetler ve müdavimi oldukları Manas Yayıncılık merhaba!... 

            Tarihi derin, kültür zenginliği tartışılmaz, Hazar Şiir Akşamları dışında farklı etkinliklerin yaşanarak kültürün zenginleşmesi sağlanan Elazığ'da ilki Fırat'la başlayan, sonu Hazarla devam eden ve bu yıl 23. sü yaşanan Uluslararası Hazar Şiir Akşamları bu yıl bir başka güzel, bir başka anlam taşıdı diyebiliriz.

            Bu yıl ki Hazar Şiir Akşamları bir önceki yıllarda gerçekleşen şiir akşamlarından bir başka farklıydı içerik ve anlam bakımından.

            Evet bu yıl yaşanan şiir akşamlarını farklı görüp değerlendirirken bir önceki şiir akşamlarının anlamsız, bıraktığı izin yanlış veya kötü olduğunu söylemek değil kastımız. Ufak tefek eksikleri olmuş olsa da bugün olduğu gibi bizim için çok önemlidir geçmiş yıllarda yaşanan şiir akşamları. O şiir akşamlarıdır bugünkü şiir akşamlarını anlamlı kılan ve yaşatan. Nasıl ki yarın yaşanacak olan 24. Şiir akşamları 23. Şiir akşamının eseri olacaksa; bugün yaşanan 23. şiir akşamı da geçmişte eksiğiyle gediğiyle, sevabı ve günahıyla yaşanıp bugünlere kadar gelmiş 22 şiir akşamının eseridir.

            Allah, bu şiir akşamını o gün başlatıp bugünlere gelmesini sağlayan, katkı sunan her kesten razı olsun diyoruz özellikle de bu etkinliği yıllar önce başlatan Manas Yayıncılığın kurucusu Şener Bulut ve beraberindeki bir avuç arkadaşlardan.

            Evet bu yıl yaşanan 23. cü Hazar Şiir Akşamının öneminden bahsettik. Bu yılkı şiir akşamı hem konu itibariyle, hem tema itibariyle ve hem de ilimizin plakası olan 23.cü olması hasebiyle çok önemliydi.

            Konu: Asırlar öncesi dünya dili olması gerekirken bazı aciz kişilerin Arap ve Fars dili etkisinde kalıp Türkçe' nin baskı altında kalmasına göz yumup görmezden gelenlere, hakaret içerikli ifade ve görüş sunanlara karşı duygu, düşünce ve fikir bazında göğsünü siper edip büyük bir mücadele örneği sergileyerek dilimiz, ana dilimiz Türkçeyi savunan ve günümüze en iyi şekilde gelmesi noktasında hizmette bulunan edebi şahsiyet, ilim irfan sahibi Ali Şir Nevai adına yaşanır olması,

            Tema olarak; Arap ve Fars dillerinden sonra en gelişkin olması gereken yerde olması icap eden ancak her ne hikmetse ecdadımızın diğer dil mensupları gibi dilleri asimile etmemesi ve birazda duyarsız kalmaları sonucu söz konusu dillerin etkisi ve baskısı altında kalan, bir özenti sonucu farklı dillerle süslenerek kullanılan dilimiz Türkçe olması,

            Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde olup Doğu Anadolu bölgesinde yer alan Kuzeyi-Güneye, Doğuyu-Batıya bağlaması noktasıyla stratejik konumda olan, geçmişin Paris'i olarak adlandırılan ancak günümüzde geçmişte kendine bağlı olup sonradan il olan Bingöl'ün alt sıralarına düşmeye doğru giden, siyasetin oyuncağı olmuş, işsizlik, fakir ve fukaralıkta ön sıralarda yer alan sahipsiz bir il konumunda ki Elazığ'ın plakası 23. şiir akşamı olması bakımından çok önemli bir etkinlik idi  Hazar Şiir Akşamları.

            Bir önceki yılların aksine Öğretmenevi önünden başlayan şairler yürüyüşü eski ismi PTT, şimdiki ismiyle İzzet Paşa Meydanında son buldu. Temsilci şairlerin, Belediye Başkanı ve Vali Bey'in konuşmaları ve mehteran takımının gösterisi sonrası Vali Bey'in toplantı odasında ki kısa tanışma ve mini şiir dinletisi sonrası program, o gün saat 20'de Kültür Müdürlüğü Nurettin ARDIÇOĞLU Konf. Salonunda yapılan panel sonrası bitmiş oldu.

            Bir önceki şiir akşamlarında (22.ci şiir akşamları) olduğu gibi bu yılda nasibimize Kovancılar ilçesi düşmüştü. Her ekip başı misafirlerini alıp görevli oldukları ilçeye gitti. Bizde ilimizde belediye başkanlığı yapmış, eğitimci, şair ve yazarlık noktasında duayen, bilge kişi Şükrü Kacar Bey'in  başkanlığında (Eğitimci, şair ve yazar,romancı, hikaye ustası Bestami Yazgan, bu fakir, öğretmen adayı ve Telmih Dergisi'nin sahibi, şair Talat Özer, öğretmen adayı şair Yunus Serap Erden, Kosova- Prizren' li öğrenci şair ve Türk Yazarlar Derneği Genel Sekreteri Canan Özer, tarım ve arıcılık alanında üreticiliğiyle ülke ekonomisine katkı sunan şair Muhammed Yalçın Azizoğlu) iki resmi araçla Kovancılar ilçesine gittik.

            İlçede Kaymakam Hasan Gündoğdu Bey, ilçedeki protokol, il ve ilçe encümenleri tarafından karşılanıp kısa bir tanışma faslı sonrası etkinliğin yapıldığı salona gittik. Protokolün olmakla beraber Ziraat Odası Başkanı İlhami Demirel Bey'in, yediden yetmişe insanların tıklım tıklım doldurduğu salon sevinci üzerimizde azda olsa var olan hüznü atmamıza vesile oldu. Hele hele bizlerin dışında Kaymakam Hasan Gündoğdu Bey'in kaymakam olmasının yanında yaptığı anlamlı konuşma ve okuduğu şiirlerle iyi bir hatip, iyi bir şair ve iyi bir kültür adamı olduğunu sergilemesi, koruma görevlisi Kaya Bey'in ve Bel. Bşk. Yardımcısının da şiirler okuması,

            Bestami Yazgan Beyin, Muhammed Yalçın Azizoğlu, Talat Özer ve de Canan Özer kardeşlerimizin okudukları duygu yüklü şiirleri bizleri mutlu kılmaktan öte mutluluğun zirvesine taşıdı diyebiliriz. Kovancılarda ki etkinliğin maneviyatla taçlanması (adına etkinlik tertiplenen merhum Ali Şir Nevai ile Milli ve manevi değer taşıyan şahsiyetlerin ruhlarının şad edilmesi) ayrı bir güzellik oldu, milli ve manevi değerin bütünlük arz etmesi noktasında büyük bir anlam taşıdı. Olması gerekende buydu zaten, milli ve manevi değerin, duygunun bütünlük arz etmesiydi aksi halde olay yani etkinlik bir bedenin çıplak olması gibi olurdu.    Kovancılarda yaşanan bu etkinliğin manevi anlam yüklemek adına maneviyatla taçlandırılması hem milli ve manevi değerin bütünleşmesi noktasında hem de ilde olsun diğer ilçelerde olsun yaşanan etkinliklerde bir farkın ve bir boşluğun sergilenmiş olmasına vesile oldu. Bu yılki şiir etkinliği anlam itibariyle çok anlamlı ve çok önemli olmasına çok önemliydi ve kısmen de çok güzel geçti amma eksiği ve gediği de yok değildi.

            İlimizden, ülke içinden ve ülke dışından katılan şairlerin yanında ilçelere giden ve ilçelerde katılım sağlayan şairlerle beraber çok zengin bir şair kitlesine sahip olan bu şiir akşamları;Türk Dünyasından katılan bazı şairlerin sanki de hatıra binaen seçilip gönderilmeleri şiirin değer ve kalitesini düşürdüğü, havanın  yağışlı olması, etkinliğin bir parçasının yaşanması gereken ilçelerde terör endişesiyle yaşanmaması, hükümeti temsilen bir bakanın olmaması, millet vekillerinin bulunmaması, il protokolünün panellerde ve şiir akşamında katılım sağlamamaları, Elazığ'la ilgisi bulunmamasına rağmen İstanbul Fetih törenlerinin aynı akşam kutlanarak katılımın azlığına vesile olması, gezi programında şairlerin bir arada olmasını sağlayan tek aracın(Bir otobüsün)olmaması, yazılı emre rağmen ilçelerde (Ağın ilçesi hariç) çekimin yapılmaması, adına etkinlik düzenlenen edebi şahsiyet ve şehitler ruhuna manevi bir hizmetin (Kovancılar ilçesi hariç) icra edilmemesi ve gibi eksiklerin var, olumsuzlukların yaşanmış olmasıdır...

            Bizce sadece ve sadece şiirin başkenti olmanın yanında kültüründe başkenti olan Elazığ'ımız; her ne kadar siyaseten, siyasetin yarattığı boşlukla işsizlik, fakirlik ve fukaralıkla geri kalmış ve sahipsiz ise de kültür etkinlikleri noktasında ki zenginliğiyle bu boşluğu bir nebzede olsa doldurmakta.

            İlimizde yaşanan etkinliklerde, ulusal boyutta olan Hazar Şiir Akşamları Etkinliğinde emeği ve gayreti bulunan herkesten Allah razi olsun diyor ve özellikle de İl Kültür ve Turizm Müdürümüz Sn. Tahsin Öztürk, Yrd. Selahattin Yazar Bey ile personelleri Nuray Sanaç Bulanıklı, Yahya Teksarı, A. Osman Şekerci, Tuğrul Kuzgun, Hasan Doğan, Ahmet Bayrak, Ercan Duran, Fırat Uslu ve katılım sağlayan şair, ilim ve irfan sahiplerinin cümlesine teşekkürlerimizi bir borç biliriz.

            Gönül isterdi ki uluslararası çapta bir etkinlik olan Hazar Şiir Akşamları sıfır sorunsuz bir etkinlik olsun. İnsanın olduğu yerde sorunsuzluk mümkün mü?

            Bu ve gibi milli ve manevi değerleri üst düzeyde tutan etkinlikler hakkında her kim olumsuz şeyler söylerse söylesin (Ne gerek var, neye yarıyor, bu kadar masrafa değer mi, zaman harcanacak başka bir şey yok mu ve gibi anlamsız eleştiriler) boşuna söylemiş olur. İnsanı insan yapan vatanıdır, vatanı vatan kılanda değerleri, kültürel varlığı ve olgularıdır. Vatan; kültürüyle, kültürünü yaşayan ve yaşatanlarla var ve ayakta kalandır.

            Bize lazım olan vatandır, vatanda vatanı seven bir avuçta olsa vatanseverdir, gerisi fasaryadır...

 

                                                                                       AYETLER

*Ey inananlar, yaptığınız anlaşmaları yerine getirin. İhramda iken avlanmayı helal saymamak şartıyla,  size okunacak olanların dışında kalan hayvanlar helal kılındı. Allah ne isterse onu hükmeder. Maide:1

*Ey inananlar, Allah’ın işaretlerine, hürmet edilen aya, hediye kurbanlığa, gerdanlıklar takılan hayvanlara, Rablerinden lütuf ve rıza arzu ederek Beyt-i Haram’a gelenlere sakın hürmetsizlik etmeyin. İhramdan çıktığınız vakit avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram’dan yasakladılar diye bir kavme karşı beslediğiniz kin, sakın sizi saldırmağa sevk etmesin. İyilik etmek ve kötülükten sakınmak konusunda birbirinizle yardımlaşın, günah işlemek ve haddi aşmak konusunda değil. Allah’tan sakının. Şüphesiz Allah’ın cezası şiddetlidir. Maide:2

 

 

           

 

                                                                               GÜZEL SÖZLER

*Sürekli, ‘sadakat gemisinde’ yerinizi almanız! Kınayanın kınamasından çekinmeden doğru bildiklerinizi söylemeniz veya ısrarlı olmanız o kadar önemlidir ki! Öyle ki, bir toplum da, ‘iyi veya kötü bir çığır açanların’ günah ve sevaplarının nesiller boyu devam edeceğidir! Bedrettin Keleştimur

*Mimarlar, taştan saray yaparlar; şairler kelimelerle ses sarayı yaparlar. Mimarların sarayında bir aile, şairlerin ses sarayında bir millet oturur. Bestami Yazgan/Osmaniye

*Şiir, dilimden anlamayanlar için yüreğimin altyazısı." Canan Özer/Prizren

*Hüzün mutluluk öncesi bir mevsimdir. Talat Özer/Elazığ

*"Nasıl ve kimle yürüdüğün önemlidir, çünkü her yol bir uçurumun kenarından geçer "Muhammed Yalçın Azizoğlu/Elazığ

 

YÂR OLMADAN VAR OLUNMAZ

Güler yüzle selam verip yokluğa

Yâr olmadan var olunmaz efendim!

Nimete şükredip gözü tokluğa

Yâr olmadan var olunmaz efendim!

     Sözün başka söyler, özün bir başka;

     Fazla bel bağlama saraya, köşke.

     Gül yüzünü sürüp dergâh-ı aşka

     Yâr olmadan var olunmaz efendim!

Bin engel, bin tuzak çıkar karşına,

Kavgada kalırsın yalnız başına.

Tövbe istiğfarla son gözyaşına

Yâr olmadan var olunmaz efendim!

     Teslimiyet kesil baştan ayağa,

     İsmail misali eğil bıçağa.

     Tohum gibi düşüp kara toprağa

     Yâr olmadan var olunmaz efendim!

Kader-i ilahî sığmaz tarife,

Ona boyun eğmek düşer ârife.

Mustafa isimli zât-ı şerife

Yâr olmadan var olunmaz efendim!

     Felek fırsat vermez âh u emana;

     Şimşek çakar, ateş düşer zamana.

     Velhasıl sığınıp Yüce Rahman’a

     Yâr olmadan var olunmaz efendim!

     Bestami Yazgan/Osmaniye

 

 

        HAZARDAN ANADOLUYA

Büyük Hazar ın kıyısından men yollara düşmüşem

Dağlar aşmışım Karabağ a varmışam

Gözlerime yaş Goynuma od ' lar doldurmuşam  

Küçük Hazar ın kıyısında men küllerimden doğmuşum,   

Asya adında bir kadın kesmiş göbeği mi

Ural'dan Altaylara Men göbekten bağlıydım  Ergenekon'a     

Bir  yağşi bey idim tanrı dağlarında

Oğuz dedemin çadırında 

Doru bir atın sırtında  soylu bir iz kaldı arkamda varınca Anadolu'ya

Özlem çekerim Kırgız a Özbek' e  can Azerbaycan'a  

Bir asıl soy kaplamış  kıtaları ezelden ebede

Büyük Hazardan küçüğüne

Sus  dinle hele bir bak ne demiş Zalimhan Yakup son şiirinde

Türk düşmandan özür dilemez

Muhammed Yalçın Azizoğlu/Elazığ

 

 

 

          TÜRKÇE

Sözlerine Tengri ile başlayan

Ulusunun yarınını düşleyen

Taşın bile yüreğine işleyen

Bizim betiğimiz, yazımız Türkçe

     Girişine kımız tası dizilmiş

     Çıkışına ölüm sözü yazılmış

     Andanın kanıyla yolu çizilmiş

     Dönülmez andımız, sözümüz Türkçe

Sıgıtıyla, balbalıyla, taşıyla

Kalanlara dağıtılan aşıyla

Gözlerden süzülen kanlı yaşıyla

Yuğlarda sagumuz, yasımız Türkçe

     Börklü yiğitlerin şanlı ilinde

     Görklü kızlarımın gelin telinde

     Erkli yüreklerin sevilerinde

     Bizim düğünümüz, sözümüz Türkçe

Tanrı dağlarının esen yelinden

Yürekler sızlatan kopuz dilinden

Davulla titreyen şu dört bulundan

Duyulan yırımız, sesimiz Türkçe

     Gönderde bayrağın alına dön bak

     Sözleri takip et, diline dön bak

     Evliya Çelebin yoluna dön bak

     Tarihte silinmez izimiz Türkçe

Şiiri biterse Canan neylesin

Korkut Ata gelip dua söylesin

Tanrı dilimizi bengü eylesin

Tinimiz, tözümüz, özümüz Türkçe

Göklere çevrilen yüzümüz Türkçe

Canan ÖZER/Kosova-Prizren

 

MÜBAREK FATİHANIZI

Yurt için verdik Aziz Canımızı

Zaman düştükçe alın intikamımızı

Kalbinizden silmeyin düşman mezalimini

Bizden esirgemeyin mübarek fatihanızı.

Yusufoğlu Mehmet/Kayseri-Develili

Edirne şehitlikte yatan şehide ait dörtlük

10 Haziran 1913

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.