ELAZIĞ MI? - KAYSERİ Mİ?


Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ nin, yani ülkemizin geneline bakıldığında gündemi;

Milli ve manevi değerlerin hemen tümüne karşı ihanet söylem ve girişimi,

İşsizlik,

Terör,

Açlık sınırının üst seviyelerde olması,

Eğitimde aşırı düşüş ve çıkmaz,

Ülkenin gelişimini sağlayacak olan madenlerin işletilmesine yönelik yürüyüş ve toplantılar,

İl ve Üniversite adlarının değişimi,

İstanbul üzerinde oynanan gizli oyunlar,

Yaklaşan seçim arefesinde yüzde onluk barajın düşürülmesi,

Eli kanlı ve olmadık insanların affedilmelerinin söz konusu olması,

Bedelli askerlik yasasının çıkması ile zengin ve fakir ayrımının ayyuka çıkması ve gibi birtakım olaylar işgal etmekte.

İllere baktığımız zaman;

Doğuda ki Hakkari ve Şırnak ili ile Güney bölgede olup birçok medeniyete ev sahipliği yapmış,

Peygamberler ve evliyalar mekanı,

Kültürel olguları yüksek,

Türkülere konu olmuş meşhur Hefsel bahçelerinin var olduğu,

Celal Güzelses ve Cahit Sıtkı Tarancı ile mütefekkir Ziya Gökalp gibi edebi şahsiyetlerin otağı,

Bir zamanların Karpuzu ile ünlü Diyarbakır ilinde;

Terör,

Terör kaynaklı vatana ve millete, yani milleti temsil eden devlete karşı ihanet söylem ve eylemi,

İşsizlik,

Aşırı göç almışlık ve vermişlik,

Terör mensuplarının yarattığı kültürel ve ekonomik tahribat,

Medeniyetlere ev sahipliği yapmış, tarihi ve kültürel zenginliği üst seviyelerde olan, 70’ ler de Doğunun incisi ve Paris’i olarak adlandırılan, Çaydaçıra oyunuyla ülkede olmakla beraber dünyada ün yapmış, Keban Barajıyla adını duyurmuş ancak nimetinden istifade edememiş, Kayısıyı komşu il Malatya’ya kaptırmış, o dönem birçok alanda (Fabrika-Kültürel yaşam-Eğitim-Kaliteli iç göç ve Üretim gibi…) üst seviyelerde olan ancak günümüzde o günlerin çok aşağısında bulunan Elazığ’da;

Eğitimde alt seviyelerde olma,

Sahipsizlik,

Sahipsizlikten kaynaklı işsizlik,

Üretim karşıtı aşırı tüketim,

İşsizliğin giderilmesi ve kalkınma adına başlatılan Ekonomi Kurultayı,

Birde sanki ilde vatandaşa yönelik hiçbir sorun yokmuş gibi var-yok Elaziz mi?- Elazığ mı? gibi yersiz ve anlamsız isim değişikliği tartışması,

İç Anadolu da yine birçok medeniyete ev sahipliği yapmış,

Türkülere konu olmuş Gesi ve gibi birçok bağla ünlenmiş,

Tamamıyla bir sanayi şehri,

İmarıyla örnek alınacak bir şehir,

İhtişamlı ve ilham kaynağı Koca Erciyes Dağı’nın eteklerine yerleşmiş,

Sanayi şehri olması hasebiyle ticari olgusu çok çok fazla bir şehir olan Kayseri’ de ise;

Çalıştırılmak üzere eleman sıkıntısı,

Daha ne ve neler yapabiliriz düşüncesi,

Dışarıdan gelen dilencilerin şehre girişlerini engelleme,

5. Üniversite tartışması ve gibi halka yönelik daha birçok önem arz eden konular gündemi işgal etmekte.

Ülke geneli ve bazı şehirlerin üzerinde yaptığımız çok kısa bir tanıtım ve tahlil sonucu illerin gündemlerine baktığımızda, Doğuda ki Elazığ ile Batıda ki Kayseri’ye baktığımızda gündemin çok çok farklı olduğunu net bir şekilde görmekteyiz.

Elazığ’da zaman zaman geleceğe yönelik bir takım iyileştirme noktasında toplantılar yapılıp bir takım kararlar alınıyor ve kısmen de olsa gelişmeler sağlanıyorsa da genel olarak gündem oluşturmak ve değiştirmek amaçlı birçokta olumsuz tartışmalar yapılarak gündem işgal edilmektedir tıpkı yukarıda sıraladığımız olumsuzluklar varken,

Hiçte yeri ve zamanı olmaksızın ismin üzerinde durulup yok Elaziz mi olsun yoksa Elazığ mı olsun gibi anlamsız bir tartışma yaratılmakta.

Elaziz; eli, yurdu veya yaşayanlarının azizliği anlamı taşımakta.

Elazığ; eli, yurdu azığı, yanı katığı, daha açık bir ifadeyle üretime dayalı maddeleri bol olan, bol yetişen mekan veya memleket anlamını taşır.

Üretimi olmayan, olanının ise susuzluktan kuruyan,

Ekonomisi zayıf,

İşsizliği dorukta,

Sahipsizliği bilinen bir gerçek,

İç ve dış göçü yoğun yaşayan,

Hazırdan yiyen tüketici kitlesinin fazlalığı ile ünlenmiş,

Kaysısını komşu ile kaptırmış,

İlçesi Ağın’da yıllar önce başlamış ama bu yıl bitmesi söz konusu iken bitirilmeyip yılan hikayesi devam eden bir köprü sorunu varken,

Okulların azlığı söz konusu iken,

Tek üniversite ile yetinen, ikinci bir üniversitenin düşünülmediği,

Suriyelilerin sahipsizlikten perişan olup dilencilik yaptıkları, vatandaşlarında bundan bizar oldukları bir il ismi Elaziz olsa ne olur, Elazığ olsa ne olur.

Hem sonra eğitimi düşüşe geçmiş,

Kültürünü kaybetmeye doğru yol almış,

Üretimi unutmuş ve tam tüketici olmuş bir ilin ve il halkının Azizliğinden bahsetmek ne kadar doğru.

Yok; eğer el’e ‘’aziz’i’’ oturtup Osmanlıyı veya Osmanlılığı hatırlatıp gündemde tutmak,

Hıristiyan dini liderlerinin sıfatıyla sıfatlanmak,

Merhum Mustafa Kemal ATATÜRK kimliğini ortadan kaldırıp unutturmak,

Yoksa el’den azığı kaldırıp üretimsizliği ört pas etmek, halkı üretimden uzak tutup hepten tüketici oldurmaksa amaç ve gaye o zaman başka.

Yoksa durduk yerde güvensizlik yaratmak, insanların umudunu kırmak, insanlarda güven bunalımı yaratmak, bazı illerde ise tahrik unsuru oluşturmak adına isim değişikliği üzerinde durmak yersiz ve anlamsız ve de hepten gereksizdir günümüzde olumsuzlukların yoğun yaşandığı, terörün zirve yaptığı, ülkenin bölünme eşiğine geldiğinin çokça konuşulduğu bir dönem ve ortamda..

İşte o nedenle Elaziz mi yoksa Elazığ mı tartışması yerine Elazığ mı? Kayseri mi? diye bir tartışmanın içine girmek ve bu tartışmayla gündemi belirlemek en doğru ve akılcı olandır.

Tabii ki ikinci tartışmanın benimsenmesi, yaşanması ve gündeme oturması toplumun yararına olacağından Kayseri demek Kayseri’den örnek almak noktasında isabetli olacaktır.

Çünkü Kayseri yukarıda da ifade ettiğimiz gibi birçok yönüyle çok önemli, önem arz eden, her konu ve olgusundan örnek ve ibret alınacak bir şehir.

Fakiri, fukarayı ve gurabayı adam gibi sahiplenen hayrat bir şehir.

İşsizliği çözmüş,

İşletmeleri insana değer noktasında insani çerçevede kendi işleten belediyeciliğe sahip,

Bir şeyleri öğrenmek için ille de Avrupa’ya gitmeye gerek bırakmayıp arzu eden etkili ve yetkililere gerekli bilgiyi kendisi sunan ve tecrübeyi aktararak iyi bir örnek teşkil eden,

Milli ve maneviyatı yüksek ve bu yüksekliğiyle dış Türklere kucak açan,

Yardımlaşmanın zirvesinde,

Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin hamiliğini üstlenmiş,

Erciyes de bulunan dört ayrı kayak merkezi, oluşturdukları harikalar diyarı ve sanayisiyle ekonominin zirvesinde olan bir şehirdir Kayseri…

O nedenle; vatandaşa yarar sağlayacak ve geleceğine yönelik icraatları düşünmek, ne yapılabilirin veya bilirizin hesabını yapmak ve üzerinde müteala etmek dururken; Elaziz mi? -Elazığ mı? –Diyarbekir mi? –Diyarbakır mı? ve ya Tunceli mi? –Dersim mi? gibi anlamsız tartışma içine girmek çokta anlamlı değil.

Bu gibi anlamsız tartışma ve tartışmalara girip gündemi işgal ederek zamanı heba etmek yerine Kayser mi? –Kayseri mi? gibi anlamsız tartışma içine girmeyen ve girmeyecek kadar aklıselim olan,

Aklı ve fikri halkıma daha ne kadar güzel, anlamlı ve yararlı hizmet üretirim diyen etkili ve yetkililerin,

Siyasilerin şehri,

Ustalar ustası Koca Mimar Sinan’ın memleketi,

Gezerken huzur ve güvenle gezilebilinen, bir bilim şehri, adam gibi şehir olan Kayseri demek ve onu örnek almak daha anlamlı ve yerinde bir hizmet olur.

Bunun üzerinde derin düşünüp derin bir istişarede bulunup hayata geçirmek gerek..

           

                                                                      AYETLER

*Biz her Peygamberi Allah’ın izni ile ancak ona uyulsun diye gönderdik. Onlar kendi nefislerine zulmettikleri zaman sana gelip affedilme dileseler ve Peygamber de kendileri için af dilese idi şüphesiz Allah’ı tövbeleri çokça kabul eden ve çok çok merhametli bulacaklardır. Nisa:64

*Hayır, hayır Rabbine andolsun ki onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem yapıp sonra da verdiğim hükümden içlerinde bir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyet ile teslim olmadıkça inanmış olmazlar. Nisa:65

                                                                GÜZEL SÖZLER

*20 Asrın en mağdur ve en mazlum milleti Aziz Türk Milleti’ dir. Op. Dr. Seyfi ŞAHİN

*Musikideki ASIM AĞZI Türklerin Kuran-ı Kerim okuduğu ağızdır yani 7 ağız ve 7 vücut. Bunu icra eden Hafız Burhan-İsmail Coşar ve gibi bazı hafızlardır. Op. Dr. Seyfi ŞAHİN  

*Kanını verip toprağı vatan yapan öğretmenler ile ülkeyi kana bulayan eli kanlı hain öğretmenleri ayırmamız lazım. Lütfü PARLAK

*Vatan haini olan, çocuklarımızı vatan haini olarak yetiştiren hainlere karşı biz ne yaptık? Ne yapabildik? Lütfü PARLAK

 

                                                BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?

*Kamboçya’ da eğitim gönüllüsü tüm öğretmenlerin burjuvaya hizmet ettikleri düşüncesiyle katledildiklerini,

 

DAĞLARIM

Aşkınla gönül dağlarım

Mecnun’dan başka neyim

Nerde benim dağlarım.

Nevzat TÜRKTEN/Kayseri

 

DİLLERİM

Ruh şad eder dillerin

Yardımcısı Tanrı olsun

Sana bağlı dillerin.

Nevzat TÜRKTEN/Kayseri

 

MUAMMA

Dilde gergef gergef dokunan bir şey…

Yürekten dinlenen, okunan bir şey…

Hedefin on ikiden vurulması,

Sihirli, görünmez ok’ unan bir şey…

Gönül tellerine dokunan bir şey…

Bekir OĞUZBAŞARAN/Kayseri

 

Senden Sonrası ''Biz'

Aklımdan çok geride kaldı ayrılık 
Ben ki mutluluğun huzur yolundayım
Şimdi sorma bana nasılsın diye 
Ben ki mutlulukla senin yanındayım

Gamze yanaklarında saklıdır umut 
Ceylan gözlerinle ne kadar mutluyum
Yıkıldı evvel zamanda sırlı hudut
Ben ki kalbimden kalbine tutukluyum

Takvimler çift kopuyor zaman dalından
Gün seninle güzel, an seninle başka
Haber var aşka dair senli yarından
Dünya ve ahirette ayrılmam yanından

Eller birbirine bağlansın bir ömür
Parmaklar ki ıslansın aynı ırmakta
Avuçlarından kanayım bir yudum su
Senle şölen olsun bir parça katıkta

Gece yırttı sessizliğin acı yüzünü
İlkbaharı gördü kovdu hüzn güzünü
Seninle açtı mutluca kalbin gözünü
Birlikte tutarız biz ömür sözünü

Talat ÖZER/Elazığ

ARDIN SIRA

Bana elveda deyip otogardan giderken

Senli duygularımı yolladım ardın sıra

Gidişin ağır bastı gitme kal diyemedim

Sana ait ne varsa yolladım ardın sıra

     Hoşça kal deyişinle içimde hopladığın

     Özlemlerin yığılı duygular topladığın

     Buraya kadar deyip hançeri sapladığın

     Kalbimi de koyarak yolladım ardın sıra

Topladım bir valize arta kalan eşyanı

Duygu kırıntıları ağrıyan bu sol yanı

Yüreğimde ne varsa birde canımda canı

Sen giderken ardından yolladım ardın sıra

     Uğurlarken, acıyan duygularla yoğruldum

     Gözlerinden içtiğim sevdanı yudum yudum

     Yaşanılan ne varsa alıp torbaya koydum

     Özenle yerleştirip yolladım ardın sıra

El ele tutuşup da gezdiğimiz anları

Sevdanın ocağında yaşanan zamanları

Kolda adın yazılı künyeden kalanları

Topladım senden kalan yolladım ardın sıra

     Yazdığın mektupları çıkarıp kutusundan

     Ayırdım birer birer sessiz hatırasından

     Uyandım senli olan mutluluk rüyasından

     Gülden hayallerimi yolladım ardın sıra....

     Gülden TAŞ/Artvin

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.