ETKİNLİK YAPMAKTAKİ MAKSAT


 Dünyada Müslümanların az veya çok olduğu birçok devlette var olan ve hiç mi hiç bitmek bilmeyen olumsuzluklar yaşanıp gündeme damgasını vurduğu gibi ülkemizde de var olan ve hiç bitmek bilmeyen, her geçen gün yenileri türeyip gündeme damgasını vuran, ortalığı allak bullak eden olumsuzluklar yaşanmaktadır.
Diğer ülkelerde olumsuzluklar yanında olumlu şeyler, gelişmeler de yaşanıyor mu (Müslüman ülkeler hariç batılı, yani Hıristiyan ülkelerin hemen hepsinde olumsuz gelişmelerin aksine her zaman olumlu gelişmeler yaşanıyor ve yaşanmakta) bilmiyorum ama bildiğim şey ülkemizde her ne kadar her gün yakma, yıkma, kırma, öldürme ve vatana ihanet düşüncesi taşıyan olumsuzluk yaşansa da bir diğer taraftan da olumlu gelişmeler yaşanmakta.

Bu olumlu gelişmeler; resmi (Valilikler-Belediyeler- Üniversiteler-Ticaret Odaları) olsun, sivil (Türk Ocakları-Müsiad-Musiki Cemiyeti- Folklör Dernekleri-Vakıflar-İl ve İlçeler adına kurulu dernekler ve gibi…) olsun milli ve manevi çerçeve doğrultusunda hareket eden kuruluşların tertipledikleri bir takım etkinlikler sonucu yaşanmakta.
Resmi ve ya sivil yani Sivil Toplum kuruluşlarının resmi kuruluşların himaye ve katkılarıyla yaptıkları etkinlikler; etkili mi geçmekte yoksa tam tersi
etkisiz mi geçmekte veya orta ölçekte bir etkiyle mi geçmekte, yani yapılan ve yaşanan etkinlikler esnasında gerçekleşen oturumlar, Yapılan sunumlar, Şiir dinletileri, Musiki söyleşileri, Açılan sergiler, Tiyatro gösterileri, Folklör gösterileri amacına ulaşmakta mı yoksa ulaşmamakta mı tartışmasına girmek istemiyoruz.
Zaten ortamın toz duman olduğu, olumsuzlukların zirve yaptığı, en küçük bir etkinliğe bile ihtiyaç duyulan bir dönem ve zamanda bu tür konuların tartışılmasını çokta anlamlı bulmuyoruz ancak söz konusu olan etkinliklerin getirdiğine bir bakmak ve üzerinde düşünmek lazım geldiği gibi birde kuruluşların yaptıkları duyuru ve davetler yerinde mi, mekanların varlığı yeterlimi, uzak ve yakınlığı söz konusu mu ona bakmak lazım diye düşünüyoruz.
Biz; Türkiye’nin birçok yerinde olsun, Doğu Anadolu’ nun incisi ve huzur adası olan Elazığ’da olsun yapılan Tanıtım günleri-Kitap Fuarları-Şiir
dinletileri-sergiler-müzik söyletisifolklör ve tiyatro gösterimleri-konferans- panel gibi etkinliklerin tümüne olmasa da birçoğuna davetli olan ve ya
bazı etkinlikleri çok önemseyen ve bu nedenle iletişim yoluyla zaman ve mekan noktasında aldığımız bilgiyle katılım sağlayan biri olarak etkinliklere bakıp da gördüğümüz ve yaşadıklarımız karşısında kendi kendimize birtakım sorular sorduk.
Kendimize sorduğumuz sorular sonucu etkinliklerde ortaya çıkan eksikleri tartışmanın anlamlı ve yerinde olduğunu, bunların behemahal giderilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü etkinliklerin yerini bulması, amacına ulaşması gerek. Etkinliği veya etkinlikleri yapmaktaki maksat
da yerini bulması, amacına ulaşması, bir kazanım sağlaması değil mi?
Elbet ki öyledir.
O nedenle ülke genelinde olsun Elazığ’da yaşananlar olsun yaşanan etkinliklerde tespit ettiğimiz eksiklerden birkaçını ifade etmekte yarar
görmekteyiz.
Şöyle ki; Duyuruların yetersizliği, Davetlerin resmi yapılmaması, resmi yapılan davetlerin birçoğunun sahibine ulaşmaması, Etkinliklerin yapıldığı mekanların şehrin dışında olması.
Etkinliklere katılım sağlamak isteyenlerin (Yaşlı- Bayan ve öğrencilerin) ulaşımda sıkıntı yaşaması, Şehrin belli başlı kanaat önderlerine ulaşılmamış olunması veya ulaşılmışların ise duyarsız kalmaları, Şehri ve şehirde yapılan etkinliği yazısı ve şiiri ile en iyi bir şekilde anlatan, tanıtan şair ve yazarların birçoğunun katılımlarının sağlanmaması veya katılım sağlamamaları, Üniversitelerin şehirle içi içe olmaması, halka
açılmaması ve halktan kopuk olmaları, Orta ve dengi okullarda ise özellikle Edebiyat, Tarih, Müzik, Folklör öğretmenlerinin zorunlu da olsa katılımlarının sağlanmaması gibi... Birde ele aldığımız başlıca eksiklikler ve dahası eksikler sonucu katılımların
azlığı nedeniyle etkinliğin yapıldığı alan ve mekanların doluluk oranında yetersizliğidir.
Hal böyle olunca etkinlik için dışarıdan veya içerden davet edilen konuşmacı veya panelistin, panelistlerin, sanat erbaplarının, şairlerin, ressam ve karikatüristlerin, müzisyenlerin etkili ve doyurucu bilgi sunumları, dinletileri veya icra ettikleri alan her neyse etkisi söz konusu olamamakta.
Bu sebeple de etkinlik arzu edilen ölçüde, derecede yerini bulamamakta. Elazığ’da var olan ve sürekli dillendirilen bir deyimle ‘’Emmim gilin sağırlar döner birbirini ağırlar’’ veya ‘’Dost bizi pazarda görsün’’ misalinde olduğu gibi yaşanmakta etkinlikler. Tabi etkinliklerde görülmesi ve yaşanması arzu edilen gelişmelerin yaşanmayışında yukarıda ifadeye çalıştığımız eksiklerin payı olduğu kadar etkinlikten haberdar ve bilgisi olan, bizatihi davet edildikleri halde mazeretsiz olarak zamanlarından feragat etmeyip katılım sağlamayanların, milli ve manevi çerçevede bir düşüncenin sahibi olmaktan imtina edenlerin de payı var hem de çok. Yukarıda ifade ettiğimiz düşüncemizi bir kez daha ifade etmekte yarar görmekteyiz. Etkinlik yapmakta ki, milli ve manevi değer ölçülerinde etkinlikleri yapmakta ki maksat, amaç ve gaye; Ülkenin birlik, beraberlik ve bütünlüğünü tesis etmek, Vatandaşlara (özellikle geleceğin genç nesline) güzellikleri yaşatmak, Yaşanan olumsuzluklar karşısında milli ve
manevi hassasiyeti vermek ve hatırlatmak ile ilham almalarını sağlamak, Vatanı parçalamak ve yok etmek, milleti huzursuz kılmak isteyenlere meydanı boş bırakmamaksa maksat (amaç ve gaye ki öyledir ve öyle olmalı) etkinlik öncesi eksiklerin gözden geçirilmesi, davet ve duyuruların sağlıklı yapılmasına, etkinliğe göre bazı alanların öğretmen ve öğrencilerin katılımlarının zorunlu hale getirilmesinin sağlanmasına dikkat edilmeli ve özen gösterilmelidir.
İnsanların sebepsiz sığındığı ve sığınmak istedikleri liman, bahaneleri ortadan kaldırmak gerek ve kaldırılmalıdır.
Evet öyle veya böyle her tür olumsuzluğa rağmen etkinliklerden taviz vermemek, yaşamak ve yaşatmak, yaşanması için dedikodudan ve birilerini
karalamaktan uzak durmak gerek üzerinde yaşadığımız ecdat yadigarı vatanı muhafaza etmek, milleti ayakta tutmak adına…
Biz bu duygu ve düşünceler doğrultusunda etkinlik yapan tüm resmi veya sivil kuruluşların temsilcilerini, katkı ve katılım sağlayanları yürekten kutluyor, toplumda çok yaygın olmayan teşekkürlerimizi sunuyoruz.
24 KASIM
24 Kasım tarihi; günümüzde birçok tarihi gün gibi önemli olan, önemli görülen bir tarihtir her ne kadar şahsım olarak bu ve benzeri özel günleri çok tasvip etmemiş olsam da.
24 Kasım tarihi; İlmin beşiği ve ilk basamağı olan ailenin bile eğitiminden geçtiği, tüm mesleklerin anası, gelecek nesillerin yetişmesinde teminat
olarak görülen ve çocukların emanet edildiği, kimi anne, adam gibi adam anne, kimi baba olan, yine adam gibi adam baba olan değerlerin,
Aile sorumluluğu ve bilincinde olup annelik duygusu ve hassasiyeti taşıyan, dişi kuşluk şuurunda olan değerlerin, değerli öğretmenlerin, öğretmenlerimizin adına tahsis edilen, diğer günler gibi yılda bir gün, sadece ve sadece yılda bir gün kutlanan, yaşanan bir gündür.
Bu gün; bize göre diğer günler (Anneler-Babalar-Sevgililer-Yaşlılar ve gibi…) gibi uyduruk, aldatmaca ve oyalamaca, samimiyetsizlik kokan çıkara dayalı bir gündür.
Kutlanan bu günün öncesi veya hemen akabinde değer verdiğimiz bu değerler; İtilip kakılıyor, Mahkeme salonlarına taşınıyor, Özlük hakları yeterli oranda verilmiyor, Haklarını aradıklarında her biri öğrencileri olan ancak görevleri gereği öğrencilerinin sıktıkları biber gazı ve tazyikli suya maruz kalıyorlarsa ( ki kalıyorlar) samimiyet bunun neresinde, onlara tanınan bugünün değeri ne ölçüdedir?
Öyle veya böyle bizde bize binlerce harf öğreten, Adam gibi adam, Vatana ve millete bağlı, milli ve manevi değer ölçülerinde yaşayan ve yaşamakta olan insanları yetiştiren tüm değerlerin, aile sorumluluğu ve bilincinde olup annelik duygusu ve hassasiyeti taşıyan, dişi kuşluk şuurunda olan değerlerin, resmi veya özel okullarda görev yapan tüm öğretmenlerimizin bu günlerini en içten duygularımızla kutlar, sağlık ve sıhhat içinde yaşamalarını sürdürecekleri ömürlerinin hayırlı ve uzun ömürlü olmasını dileriz.
Emekli olmuş veya olmamış tüm büyüklerin ellerinden öper, yaşıtlarımıza sevgiler sunar, küçüklerin gözlerinden öperiz. Bu vatan için, bu aziz millet için erdemlice, adam gibi adamca hizmet etmiş ve bir şekilde ahrete irtihal etmiş, değerleri uğruna kurşuna dizilerek, bayrak direklerine asılarak şehit olmuşlara rahmet, hasta olanlara acil şifalar, aile ve yakınlarına da sabru cemil ve selametler diliyoruz.
Bu duygu ve düşüncemizi ifade etmemizin akabinde bu mesleği, ana ve kutsal mesleği icra eden, özellikle de ana sınıfı ve sınıf öğretmenliğini icra edenler için; Milli Eğitim Bakanına, Müsteşarına, Personel Daire Başkanına, atamalardan sorumlu genel müdüre bir öneride bulunmak istiyoruz özellikle de bayan öğretmenler için.
Evet sayın etkili ve yetkililer, toplumun geleceğini direk etkileyen eğitimin başında olan etkili ve yetkililer; geleceğin neslini, geleceğimizi emanet
edecek çocuklarımızı yetiştirecek olan ana sınıf ve sınıf öğretmenlerini iyi bir psikolojik eğitimden geçirmeden veya psikolojik formasyon almayan,
tam teşekküllü (Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hast.) bir hastaneden heyet raporu alamayan insanları öğretmen olarak atamayın lütfen özellikle
bayan öğretmen olarak.
Hatta ve hatta mümkünse üniversite de bir yıl sadece psikolojik eğitim almalarını sağlayın ki gelecek nesiller psikolojisi bozuk, aile mefhumu bilmeyen, dişi kuşluğundan bihaber öğretmenler elinde heder olmasınlar, geleceğin psikolojisi bozuk nesiller yetişmesin. Adam gibi adamlar, milli ve manevi değerlerine bağlı, analık ve babalık duygusuna sahip, özellikle aile mefhumunu bilen bayan öğretmenler atansınlar.
Bu yıl ikinci dönem itibariyle söz konusu sınıflarda öğretmenlik yapan ve yapacak olanlardan söz konusu raporun (Sağlık Raporu) talep edilmesi,
istenmesi isabetli olacak, zararın neresinden dönülürse kar’dır düşüncesi gerçekleşmiş olunacaktır diye düşünüyoruz.
Zor bir iş olduğundan haydi rast gele diyoruz…
 
AYETLER
►Muhakkak ki Allah size ‘’emanetleri laik olanına verin ve insanlar arasında hükmettiğiniz vakit adaletle hükmedin’’ diye emrediyor.
Allah size ne güzel vaaz (öğüt) veriyor. Şüphesiz Allah duyar, görür. Nisa: 58
►Ey inananlar Allah’a itaat edin Peygambere ve içinizden olan emir sahibine itaat edin. Her hangi bir konuda anlaşmazlığa düştüğünüzde
eğer Allah’a ve ahret gününe inanmışlardansanız onun halini Allah ve Peygamberine bırakınız. Bu hem hayırlı hem de sonuç bakımından en güzelidir. Nisa: 59
►(Ey Muhammed) Sana indirilene de, senden evvel indirilmiş olanlara da inandıklarını boş yere iddia edenlere bakmadın mı? Onu (şeytanı,
putu) inkar etmeleriyle emrolundukları halde yine Tagut’ un (şeytanın) önünde yargılanmak isterler. Şeytan da onları derin bir sapıklığa saptırmak ister. Nisa: 60
►Onlara: ‘’Allah’ın indirdiğine ve Peygambere gelin’’ dendiği zaman gördün ya büsbütün uzaklaşıyorlar. Nisa: 61
 
GÜZEL SÖZLER
►Okullarda öğretim vazifesinin güvenilebilir ellere teslimini, memleket evladının, o vazifeyi kendine hem bir meslek, hem bir ideal sayacak üstün ve saygıdeğer öğretmenler tarafından yetitirilmesini sağlamak için öğretmenlik, diğer serbest ve yüksek meslekler gibi, derece ilerlemeye ve her halde refah sağlamaya uygun bir meslek haline getirilmelidir. Dünyanın her tarafında öğretmenler insan toplumunun en fedakar ve saygıdeğer unsurlarıdır. Mustafa Kemal ATATÜRK
 
O ESMER ELLERİNLE
Kardeşin bu davaya, uzaklardan bakma gel,
Gel kollarını sıva, bugün meydan günüdür…
Milletini, yurdunu, ellere bırakma gel,
Gel bu çatıya sığın, işte tufan günüdür…
 
Biz birlikte yükselir, birlikte var oluruz.
Dört yanımız düşmandır, biz bize yar oluruz.
İşte tek hedefimiz: ya zafer ya ölürüz.
Sislerin ötesinde, yeni devran günüdür…
 
Yüreğine taş bağla, gözlerine kor doldur
Mücadele yolumuz mayın döşeli yoldur
O esmer ellerinle, mavi bayrağın kaldır
Bugün şan, şeref günü, bugün isyan günüdür…
 
İşte hançer kemiğe, dayandı dayanmakta
Gözü dönmüş çeteler, iblisten devralmakta
O yıllanmış vücudun, yeniden var olmakta
Sonsuz cömertliğinle, yurda kurban günüdür…
 
Gel dökülen kanların gölgesine geçelim
O masum şehitlerin, kanadıyla uçalım
Onların içtikleri şaraptan da içelim
Bugün büyük Türkistan, büyük Turan günüdür
 
Ne güneye bir giden, ne kuzeyden gelen var
Ne şafağın tozlanmış aynasını silen var
Derler ki komşumuzda dermanımız bilen var
Yıldızlar karanlıkta, bugün güman günüdür.
 
Güneş yolcularının, bayraktarı bizleriz
Kurtuluş kapısının, anahtarı bizleriz
Özgürlük mihrabının, sücdekarı bizleriz
Zirvelerde kükreyen Ulu Türkman günüdür.
Cevdet KADIOĞLU/Irak-Kerkük

ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Öğretmenler günü yakışır dile
Öğretmen öğretendir benzer güle
Şaire yazara birde bülbüle
Bir harf öğretene olurum köle
 
Mezra yollarında giderler yaya
Gündüzün güneşe gecede aya
İlimden pay almış dilinde maya
Her türlü çileden sahipler paya
 
Akan Irmakların tutulmaz önü
Gözyaşım akınca unutmam dünü
Bir başkayım karne aldığım günü
Sabrederek tazelerler gücünü
 
Ağzımda emzik koşarım okula
Mavi gözlerime yaş dola dola
İlime adanan baş koyar yola
İyi ki var öğretmenim var ola
 
Okul birliğiyle oldum aile
Bu yola adandım ben bile bile
Gülüp oynamak var vurmazlar sile
Nasihat şekerdir dökülür dile
Mahmut ALDEMİR/ Adıyaman-Çelikhan

O ESMER ELLERİNLE
MAVİ BAYRAĞIN KALDIR
IRAK TÜRKMENLERİNE
Türkiye’de ki Türkler ırkdaşın biliyorsun
Mücadele vermeden sen niçin ölüyorsun
Sıra bana da gelir halimi görüyorsun
 
Birlikten kuvvet doğar sana destek olsam ya
Bu pısırıklık niye gelip seni sorsam ya
Asya’dan çıkmışız herkes edinmiş bir yurt
Koca Türk’ün rehberi bilmiyor musun bozkurt
 
Çok çalışıp güçlü ol sende rakiplerin yut
Mücadelen iyi yap şu sis çökmesin üsten
Atalarım bahseder her zaman gürzden kösten
Kara altın altında herkes çevirir yolun
 
Biri bacağın kırara öbürü çeker kolun
Yönetenler duyarsız bilmem ne olur halin
ABD ile AB bu çorabı ördüler
Aklı olmayan kürdü üzerime sürdüler
 
Seni sessiz görünce dedim ya kudurdular
Kuduranların hepsi sen sanma gavurdular
Secde yapan dindaşın üzerime saldırdılar
Sülük gibi kanımı emen dışarıda güler
 
Sadece seni değil bunlar beni de böler.
Bu güne kadar durdun takattan düşüyorsun
Ölümlerle doğmuşsun ölümle yaşıyorsun
Şu yöneten zevatın haline şaşıyorsun
 
Blöf bile yapmadan blöfümü gördüler
Bu hainler başıma ne çoraplar ördüler.
Aman ha kayıp etme umudunu hiç kayıp
Yolumu bekliyorsun günleri sayıp sayıp
 
Bıçak kemiğe indi durumunu anlayıp
Yeter deyip gür sesle haykırmalıdır atan
Benimkisi vatansa seninkisi de vatan
Sen uzakta değilsin burnumun dibindesin
 
Emmi dayı neyleyim sen benim kalbimdesin
Cepte taşımak niye bu kalbin içindesin
Gazihan la gardaşsın kapımı çalıyorsun
Bunlarla ne yapılır durumu biliyorsun.
Gazi ÖZCAN/Tunceli-Çemişgezek
 
BEN BİLİRİM
Gün gelir kara talih gösterir hünerini
Hayat seli bir tutar bir bırakır elini
Doğuştan bu güne dek çektiğim roman olur
Ben bilirim yaramın sızlayan yerlerini
Tuncer SÖNMEZ/Tunceli-Pertek
 
Günaydın diyebilmektir
Her şeye rağmen yaşamak…
Sabahın ilk ışıklarında!
Dağların Şahikalarından,
Köknar bedenlerine karışmış,
Ağır ağır gelen reyiha kokularında kaybettim
kendimi…
Elest en ebede uğurlarken kendimi,
Ben hala taşıyorum dünden kalan,
Hurcumdaki yorgunluklarımı…
Teleklerim dökülmüş, ne uçmaya gücüm,
Ne uzak diyarlarda reyhan olup açmaya!
Gülden TAŞ/Artvin
 
HOŞGÖRÜ
İçini hak dışını da halk için,
Temiz tutuyorsan ne mutlu sana!
Art niyete hoşgörüyle yaklaşıp;
Öfkeni yutarsan ne mutlu sana!
 
Tevazu büyüğün görevi olsun!
Gönlünde herkesin bir evi olsun!
Örnek bir insan ol, şeytan kahrolsun;
Kibiri atarsan ne mutlu sana!
 
Temizle yok olsun, kalbinde kiri,
Canlansın yüreğin, kalsın dipdiri,
İnsanlık adına kötü fikiri,
Toprağa katarsan, ne mutlu sana!
 
Hamlıktan kurtulup, pişip yanarak,
Ekmeğini kanaate banarak,
Bulunca dağıtıp, Rabbin anarak,
Beleşten satarsan ne mutlu sana!
 
Başın Mevlana'nın yoluna koyup,
Alıp sattığını hoşgörü sayıp,
Cümle kötülüğe kapın kapayıp,
Kabrine yatarsan ne mutlu sana!
İzettin DÖNMEZ/İstanbul

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.