GEÇ KALINMIŞ OLSA DA DESTEKLİYORUZ


            Hayat, insanı olmadık zamanda olmadık olumlu veya olumsuz bir takım gelişmelerle karşı karşıya getiriyor.
            Kabul etsek de etmesek de hayatta yaşanan, yaşanmakta olan gelişmelerin çoğu olumsuz gelişmelerdir hele de son dönem ve günlerde yaşanan başkaldırı olumsuzluğu gibi.
            Her ne kadar duyarsız ve gamsız insanlar hayatı tozpembe gösteriyor olsalar da yaşanan olumsuzluklar ortada. Geçen  hafta Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve milletinin bekasına yönelik yaşanan, canice ve vahşice yaşanan, katliam tarzı olay gibi.
            Hayat; bundan tam 13 gün önce yani 15 Temmuz 2016' da Cuma günü bundan 36 yıl önce 1980'de yaşanan askeri darbenin bir başka versiyonuyla sadece gülen terör örgütü değil birden fazla terör grubunun giriştiği vahşet sonucu  yaşanan olumsuz bir hadise, olumsuz bir gelişme olan şakilerin uygulamaya sokmak isteyip başarılı olacaklarını düşündükleri ancak Allah'ın izni ve inayeti, milletin feraseti ve dik duruşuyla akamete uğrayan bir başkaldırıyı karşımıza çıkardı.
            Olumsuzlukların tarifi anlamsız. O nedenle bizde bugün geçen 13 gün önce yıllardır ruhlarına ihaneti nakşetmiş ve bu çerçevede ülkeyi kan gölüne çevirmiş terör örgütlerinin yaşattığı şakivari olayla yüzlercesinin şahadetine, yüzlercesinin gazi ve mağduriyetine ve bir o kadarının da rencide olmasına sebep olmuş, devleti tahkire ve milleti zelil düşürmeye yönelik katliam girişimini tarif etmek istemiyoruz.
            Ancak bu cani ve vahşi girişim ve benzeri girişimlerin bir daha tekerrür etmemesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve mensubu Aziz Türk Milleti'nin bekasına kast etmiş ve etmekte olan asker kılıklı dış güçlerin maşası, piyonu terör elebaşı ve avanelerinin teslimiyetini, gerçek suçlu olanlara (Sadece bu son dönemde suçlu görülenler değil, ta bundan yıllar önce suçlu bulunmuş ve avantadan beslenilenler de dahil) gerekli en ağır müeyyidenin uygulanmasını sağlamak, ülkeyi ve milleti huzura kavuşturmak amaçlı alınan kararı, yıllar önce hatta ve hatta aylar önce alınması zaruri olan geç kalınmış olan bu kararı desteklediğimizi ifade etmek istiyoruz.
            Bu karar;
            Az çok yediden yetmişe herkesin basın ve yayın aracılığı ile duyduğu, yaşayarak öğreneceği  OHAL kararıdır.
            Yani tam anlamıyla sıkıyönetim değilse de ona yakın ama tedbir amaçlı düşünülen anayasal bir karar.
            Bu karar; ismi de üstünde olduğu gibi Olağan Üstü Hal tarzında beklenmedik olumsuzlukların bir daha yaşanmaması, suça iştirak etmiş ve edeceklere yönelik işlemlerin kolaylaştırılmasına, yaşanmış olaylarda suçu olanların yakalanması için alınması gereken bir karar, tedbir amaçlı anayasal bir karardır.
            Bu karar, yapılacak işlemlerin bir takım mevzuatlara takılmadan icra edilmesini kolaylaştıran ve millete karşı olmayıp şer güçlerin tasfiyesine yönelik alınan bir karar.
            Peki; bu kararı aldıran sebep ne?
            Bu kararı, yani OHAL kararını aldıran sebep; Merhum Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının Allah'ın izni ve milletin yüksek iradesiyle kurdukları Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin birlik, beraberlik ve bütünlüğüne kast etmek amaçlı devletin en önemli birimlerine ki bunlardan biri ve en önemlisi Aziz Türk Milleti'nin göz bebeği ve Peygamber Ocağı diye bilinen TSK' ne sızmış, dağda ve ovada yerleşke edinmiş birden fazla terör grubunun yıllar önce başlayıp son günlerde yaşattıkları başkaldırı ihaneti ve sonrasında yaşanmaması düşünülen olumsuzluklardır.
            Yukarıda ifade etmeye çalıştığımız gibi yıllar öncesinden devam edip günümüzde hız kazanarak 3-5 ten aşağı düşmeyen bomba patlamaları sonucu günde 3-5şehidin geldiği, gazilerin hastaneleri doldurduğu, ailelerin mağduriyetin üstünde mağduriyet yaşadığı, halkın silahı ile halkın taranarak imha edilmeye çalışılıp milli servetin heba edildiği günümüzde aylar öncesinde alınması gerekli bir karardı bu karar.
            Hani güzel bir sözümüz var der ki; ''Zararın neresinden dönülürse kar oradadır.'' diye.. Evet aynen öyle bu karar dün her ne sebeple düşünülmemiş olsa da bugün düşünülüp alınmış olması  bizce isabetli, yerinde ve hayırlı olacağını düşündüğümüz bir karar.
            Birden fazla  terör  örgütünün bir araya gelerek bulundukları kalkışma; milli birlik ve beraberliğimizi ve de kardeşliğimiz üzerinde  telafisi ve tamiri çok zaman alacak yıkım ve yaralar ile  bir takım ekonomik sıkıntılar açmıştır.
            Aziz Türk Milleti; 15 Temmuz 2016 Cuma gecesi devlet ve millet düşmanı tüm odakların ani,  acımasız, vahşice işledikleri katliama yönelik saldırılarına, devleti ve sevdalısı aziz milleti imhaya yönelik başlattıkları saldırıya  maruz kalmıştır. Zalimce, ahlak ve izandan yoksunca yaşanan o gece, o anlar asla unutulmamalı, ülkeye ve millete ihanette bulunanlar ve destekçileri asla ve asla affedilmemeli, suçluluk derecelerine göre gerekli müeyyideler uygulanmalıdır.
            Aziz Türk Milleti büyük bir badire atlatmış, tankların önüne iki kez yatarak demokratik vicdan ve yüksek  iradesini ortaya koymak suretiyle teröristlerin karşısına dikilerek başkaldırıya karşı Nene Hatun-Kara Fatma- Koca Yusuf misali  hak ettikleri dersi vermiş, millet olma özelliğini göstermiştir.
            Millet olamamış, devletlerini terk edip başka ülkelere mülteci olarak sığınan  korkak ve asalaklara millet olma noktasında iyi bir örnek teşkil etmiştir İslam'ın bayraktarlığını yapmış ve halen daha yapmakta ve millet olarak var oldukça da yapacak olan Aziz Türk Milleti.
            Bu kararı, bu OHAL Kararını;
            Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ilelebet var ve daim olması,
            Kurum ve kuruluş tabelalarında kaldırılmış bulunan TC. ibaresinin yerine konulması,
            Tüm unsurlarıyla bir bütün olan Aziz Türk Milleti'nin var olup millet olma özelliğiyle İslam'ın bayraktarlığını ilelebet yapması,
            Bayrağın gönlerde şerefle, şanla gururla dalgalanıp düşmana korku salması,
            Ezanların dinmeden okunması,
            Aziz Türk Milleti'nin tarihi vesikası, sesi ve nefesi İstiklal Marşı'nın kaldırılmaması ve tazimle dillendirilmesi,
            Şehit kemiklerinin sızlamaması,
            Gazilerin gönül yaralarının kangrenleşmemesi,
            Gerçek suçluların cezalandırılarak Şehit ve Gazi yakınlarının, Aziz Türk Milleti'nin yüreğine su serpilmesi,
            Mağdurların daha fazla mağduriyet yaşamaması,
            Şaki, cani, barbar, bebek katili, devlet ve millete ihanet etmiş ve etmekte olan hainlerin hak ettikleri cezaya çarptırılmaları,
            Ülke ve millet olarak ekonomik seviyemizin yükselmesi, üretici ve üretim çıtasının yükseltilmesi gibi ve daha birçok sebepler için destekliyoruz.
            Desteklemesine destekliyoruz bu kararı ama bu karar uygulanıp icra edilirken;
             Masum ve mağdurlar göz ardı edilmemeli,
            Yeni yeni mağdurlar oluşturacak fırsatçılara,
            Zaman içerisinde birilerine karşı besledikleri şahsi kin ve nefretini kusacak yalakalara,
            Her sakala bir tarak uydurmayı sanat edinmiş takiyecilere,
            Aldıkları özel psikolojik eğitimle insanları hipnotize edecek olanlara fırsat verilmemesi gerektiği gibi emellerini gerçekleştirmelerine zemin oluşturulmamalı ve gibi aklımıza gelmeyen, başka kişi ve kişilerce yapılacak daha birçok benzeri veya değişik öneriler de dikkate alınarak göz ardı edilmemeli diyoruz.
            Türkiye Cumhuriyeti Devleti; bir hukuk devleti ve vazgeçilmezdir.
            Türkiye Cumhuriyeti Devleti milletiyle, İslam'ın bayraktarlığını kendine şiar edinmiş milletiyle tektir.
            İslam Dini ve Türk Dili Türkçe hak ve esastır.
            Şehit kanıyla yoğrulmuş ve oluşmuş şan, şeref, namus ve ar olan AL BAYRAK' tır.
            Ezan tek sestir, İstiklal Marşı Aziz Türk Milleti'nin tarihi, sinesinden çıkan nefestir...
            Çok iyi bilinmelidir ki; Aziz Türk Milleti bu değerlerle var olmuş, bu değerler uğruna var olmayı hep sürdürmüş ve bundan böylede bu değerler uğruna var olmayı hep sürdürecektir.
            Uzun süreceğe benzeyen iç temizlik harekatı için düşünülen 3 aylık OHAL kararı genel bir temizlik için uzatılmalı diyoruz. Çünkü; ayrık otu kemiğe dayanmış kanser misali kolayca temizlenip yok edilecek bir ot değildir temizlenmesi hayli zaman alır.
            Bu vatanı ve milleti esas kabul edip seviyorum diyenler ''NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE'' sözünü hiçbir zaman unutmamalı ve hep söylemeliler bu da böyle biline...
 
 
 
                                                                          AYETLER
*Onlar bu kesin sözlerini bozdukları için biz onları lanetledik ve kalplerini kaskatı yaptık. Onlar kelimeleri konulan yerlerinden değiştirirler, onlar ihtar edildikleri gerçeklerden pay almayı unuttular. İçlerinden pek azıları hariç, sen onların daima hainliklerini görürsün. Sen yine onlara aldırma ve bağışla. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever. Maide:13
*Biz Hıristiyan’ız diyenlerden de kesin söz almıştık. Derken bunlarda ihtar edildikleri gerçeklerin birçoğunu unuttular. Biz de aralarına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kin saldık. Allah onların neler yapacaklarını ileride kendilerine haber verecektir. Maide:14
                                                                                                             
                                                                    GÜZEL SÖZLER
*Kılıcımız parladıkça düşmanın gözü ondan ayrılıp bizi göremez. Ama Allah esirgesin, bir gün paslanır da yaltırıklanmazsa düşman bizi görmek değil, bir de tepeden bakar. Y. Sultan Selim
*Kimseye ederinden çok değer vermeyin. İnsanlarla ilişkinize 100 puanla başlamayın. Tanıdıkça puanından düşerseniz hayal kırıklığı yaşarsınız. Ön yargıyla davrandıklarınızı da tanıdıkça mahçup olursunuz. Berika KÜÇÜK
*Her insan, hayatı; onun vasıtası ile tattığı yaşadığı vücudunun her yıl hücreler bazında değiştiğini fark etmez.. Bir bakıma vücudun görünmez kalıbı; hayatın en esrarlı bilmecesi olarak, yani ruh olarak karşımıza çıkar.. Bize göre, insanın hayatı “nefsi, vücudu ve ruhu” arasında cereyan eden fırtınaların bütünüdür.. Ahmet Tefik OZAN
*Kalıcı dostlar istiyorsan, yalanla olan dostluğunu bitir.--Cemal Kutay
*Ancak yalandan daha beteri olan muhakkak ki iftiradır. Zeynel Abidin BAŞARAN
*Demokrasi; kişi ve kişilerin her şeyi yapma, düşüncesini metezoru kabul ettirip oturtma ve icrada bulunması değildir. Demokrasi; kişi ve kişilerin öncelikle kendine ve sonra topluma karşı saygın olması, saygı duymasıdır milli ve manevi çerçeve içerisinde...Mehmet Dursun AKSOY
 
          FETO İLE APO
İhanet cephesinde iki düşman oluştu
Cahillerle hainler bir noktada buluştu
Olmaz olmaz deme çıyanla yılan barıştı
Eyvah eyvah at izi, it izine karıştı.
Mehmet Şükrü BAŞ
 
ŞANLI BAYRAK 
Ahenkle salınıp duran 
Gönüllere tahtı kuran 
Kan kırmızı rengi alan 
Gururumuz şanlı bayrak. 
     Zirvelerin sultanısın 
     Türk halkının sevdasısın 
     Ay yıldız rengin solmasın 
     Gururumuz şanlı bayrak. 
Muratoğlu kanımızsın 
Şöhretimiz şanımızsın 
Hürriyetin senbolusun 
Gururumuz şanlı bayrak 
Orhan ACAR
                                                                                                  
BAHT MESELESİ
Çıkar mı demeyin, çıkar elbette
Tosbağa tavana, terasa çıkar
Neler neler çıkar bu memlekette
Bolca hain, gidi, arasa çıkar
     Yiğit küstüğünde kara bahtına
     Ya ite itibar ya da tohtuna
     Çakal bağdaş kurar aslan tahtına
     Bülbül kafesinden yarasa çıkar
Taş cıvır, tuz kokar, ballar tat vermez
Rabbim düşünene hamakat vermez
Zamane işine akıl sır ermez
Gül diye koklarız pırasa çıkar
     Havuroğlu, çağı alnından vursan
     Haram çıkar haram karnını yarsan
     Cümle müşküllere sebep ararsan
     İpin ucu birkaç terese çıkar
     Kenan ÇARBOĞA/Sivas-Gemerek
 
TÜRK MİLLETİ
Bu milletin tarihi seni şanıyla gömer
Hasan Hüseyin birdir birdir Osman'la Ömer
Sevinme şehit diye açısı çabuk diner
yediden yetmişine vatanım sağ olsun der
     Aslanlar mekanında çakallar dem süremez
     Bu vatanı sen değil yedi cettin bölemez
     Ay yıldızlı bayrağım göktedir yere inmez
     Yediden yetmişine ölse de geçit vermez
Türkün tekbir sesinden koca cihan inledi
Bu milletin birliği nice dağlar devirdi
Asırlardır kanıyla canıyla temizledi
Yediden yetmişine vatan bölünmez dedi
     Türk milleti asildir atamızdan yadiğar
     Şahlanma gücün yetmez oluruz etten duvar
     Bizim damarımızda şahadet şerbeti var
     Yediden yetmişine seni kanıyla boğar
     Burçak KARATAŞ/Malatya
 
 
           İTİRAF
Annem kokulu kadınlar geçiyordu yolumdan
Mevsimleri değişirken ömrümün
Alnımda sülüs bir yazıyla
Gülümsüyordu yalnızlık
İmlası kutlu ve düzgün
Hak edilmiş bir sungu gibi
toprak kokulu bedenime bağışlanmış
Esirgeyen yanıyla
     Yüreğimde dişil mezar taşları
     Babam gibi ansızın gidenlerden kalma
     Ebcedle tarih düştüğüm isimler
     Saçıma ak, çizgi oldu alnıma
Sicimli beşik, ekmek tahtası, çalı çırpı
Ve isi duvarı yalamış bir ocak gördü
Çocukluğum mazide
Mazi ki hükmü kalmadı son demimde
Recep YILMAZ/Elazığ
 
     ALLAH KERİM
Masum gözlerine kına yakışmaz
Sabreyle cananım Allah kerimdir
Yarası olanlar kolay barışmaz
Mazlumdan yanayız Allah kerimdir
     Yetimin gözyaşı süzülür yere
     Yatağına sığmaz coşunca dere
     Mazlum gözyaşıyla gider mahşere
     Masumdan yanayız Allah kerimdir
Doğrulardan şaşma gelirsen dile
Günaha kefaret çektiğin çile
Vadesi gelenler gider kandile
Yetimden yanayız Allah kerimdir
     Sabiler masumdur yakındır cana
     Mekanı Cennettir doğuran ana
     Bağrım yanık doğduğumdan buyana
     Sabiden yanayız Allah kerimdir
Dünyadan habersiz kabirde yatan
Dayanaksız olmaz yazılan destan
Ezelden batmıştır gemisi batan
Doğrudan yanayız Allah kerimdir
Mahmut ALDEMİR/Adıyaman-Çelikhan
 
            DEĞER Mİ?
İnsanoğlu mal mülk edinmek için
Sahip olduğundan daha çok ister
Bu kadar hırs ile dünyalık niçin
Değer mi bedene döktürdüğü ter
     Az demez çok demez kalbi paralar
     Tahta, saltanata kapı aralar
     Engel gördüğünü vurur,yaralar
     Değişmez insanda huyla karakter
Hak verilmeyince doğar tehlike
Bütün kavgaların temeli öfke
Pişman olup özür dilense keşke
Canların canları üzdüğü yeter
     İhtiras yumağı çözülmez bir dert
     Çözmeye uğraşır ezelden her fert
     Korku veren dünya kula karşı sert
     Dünya kurulalı budur kriter
     Engin Namlı/Kastamonu-Azdavay 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.