GÖNÜL TAHTINDAN SÖZ


                                                             GÖNÜL TAHTINDAN

                                                                            SÖZ

            Ol deyince olduran, yeri göğü dolduran, bizleri yoktan var kılan Allah’ın kainatı yaratmadan ilk kullandığı, sarf ettiği şey sözdür. Söz kainatın yaratılışında başlangıçtır.

            Söz her yerde, her zaman ve zeminde var olandır. Kişi ve kişilerin sarf etmede veya iletişim amaçlı değerlendirmede farklılık arz edendir.

            Sözün esası dört büyük kitabın sonuncusu Kur’an-ı Kerim’ de var olandır. Kur’an’ın birçok suresinde ki bu sureler; İbrahim, İsra, Meryem, Taha, Ahzab, Zumer ve gibi sürelerde var olan ayetlerde Allah tarafından sarf edilendir. Bunun dışında insan hayatının her merhalesinde yani aşamasında ve uğraşında olandır söz.

Söz var bir kez denir, söz var birkaç kez denir, söz var zaman zaman denir, söz de var ki hep denir, her zaman denir ve denmesi gerekir hatırlamak, hatırlatmak ve de uyarmak adına.

 Hep denen yani söylenen söz; gerektiği için denen ve denmesi yani söylenmesi gerektiği için dillendirilen sözdür.

Milli ve Manevi değer içeren ve bu nedenle kıymeti harbiyesi pek ziyade (çok) olan sözler ihmal edilmemesi gerekendir özellikle ve özellikle Allah’ın Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ ya Cebrail vasıtasıyla indirdiği son din İslam’ın kitabı Kur’an-ı Kerimde var olan ve ifade edilen emirler zinciri.

Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) in hadislerle buyurduğu, alim, ulema, ilim ve irfan sahibi şahsiyetlerin sarf ettiği sözlerdir asıl söz olan.

Evet, yukarıda ifade etmeye çalıştığımız gibi sözün aslı ve esası emirler, uyarma, nasihat, yapılmaması ve yaşanmaması gerekenler zincirinin mevcut bulunduğu Kur’an-ı Kerimde olduğu gibi hadiste, güzel sözlerde, ilahilerde, şiir ve makale gibi dünyevi birçok alanda da var ve olmazsa olmaz olandır söz.

Söz, kullanıcıya, değerlendirmesini adam gibi yapana göre değişir. Kimiyle söz, güzellik ve letafet arz eder, kimiyle de çirkinlik ve nahoşluk arz eder.

Kiminin dilinde gül olur, güle dönüşür hoş kokar, kiminin dilinde ise zakkum ağacı olur zehir saçar ve necis kokar yani biraz abes olacak ama çok afedersiniz pislik kokar.

Sözün dilde güzel dile gelmesi ve hoş kokması, insanlarda bir hoş seda bırakması Allah’ın emrine tam anlamıyla olmasa da hasbel kader azda olsa uyan,

Hadisler ışığında hayatını idameye çalışan,

Güzel sözleri rehber edinen,

Musibetlerden kendine pay çıkararak hayatını daha iyi bir düzene sokan,

Kısa ve öz olarak milli ve manevi değer çerçevesinde bir yaşam süren, sürmeye çalışan, beyninde ve ruhunda sözün çıkışına vesile olan sevgiyi barındıran insanların varlığına bağlıdır ve bu özellikleri taşıyan insanlarda daha bir hoş olmakta.

Söz, örnek teşkil eden, insanda milli hassasiyeti uyandıran edep içre şiirde,

Söz, Milli ve manevi değerleri sunarak gündemde tutan insanlığı uyandıran, sevgiyi sunan yazıda,

Söz, Milli ve manevi değerlerin kadir ve kıymetini ifadeye çalışan, geleceğe ışık tutan ilmi kitap ve romanlarda daha bir güzel, daha bir anlamlıdır.

Hani büyükler demiş ya! ‘’Söz ola kese savaşı söz ola kestire başı, Söz ola ağulu aşı yağ ile bal ede bir söz ‘’

Evet, söz kainatın yaratılışından önce var olup sevgiyle yoğrulan, kıymeti harbiyesi tartışılmaz olduğuna göre kullanırken ve değerlendirirken üzerinde çok derin düşünülmesi gerekendir. Çok ama çok düşünerek sarf edilmesi gerekendir.

Çünkü nasıl yarım hoca insanı dinden, yarım hekim yani doktor insanı candan eder denen bir güzel söz varsa buna benzer olarak ta söz vardır insanı dinden çıkarır ve imansız eder, söz de vardır ki dinsizi dinli yani iman sahibi eder.

O nedenle diyoruz ki illa söz, illa söz, illa Kur’an-i, anlamlı ve güzel söz, illa yerinde ve zamanında söylenmesi gereken söz.

Allah’ın ve Resulü’nün sözünden, alim ve ulemanın, milli ve manevi değerler çerçevesinde bir yaşam süren ilim ve irfan sahibi şahsiyetlerin sarf ettikleri sözlerden öte güzel ve anlamlı söz var mı?

 

 

                                                                        AYETLER

*Ve ‘’Biz Allah’ın peygamberleri Meryem oğlu Mesih İsa’yı öldürdük’’demelerinden dolayıdır. Halbuki onlar onu öldürmediler, onu asmadılar fakat astıkları onlara İsa gibi gösterildi. Gerçekte bu konuda kendileri de anlaşmazlığa düştüler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların buna ait hiçbir bilgileri yoktur. Ancak zanna uymaktadırlar. Onu kesinlikle öldürmediler. Nisa:157

*Aksine Allah onu kendi katına yükseltti. Şüphesiz Allah daima üstün ve hikmet sahibidir. Nisa:158

*Kitap ehlinden, ölmeden önce andolsun ona inanmayacak kimse yoktur. O’da yani İsa’da kıyamet günü onlar aleyhine şahit olacaktır. Nisa:159

*Yahudilerin yaptıkları zulümlerinden birçoklarını Allah yolundan çevirmelerinden dolayı onlara evvelce helal kılınmış temiz ve güzel şeyleri kendilerine haram ettik. Nisa:160

 

 

                                                                  GÜZEL SÖZLER

*Bir tohum gerek, diyoruz… İnsanın içine düşmeli. Orada yeşermeli. Orada göğermeli. Orada başak tutmalı. Harmanı, hasadı insanın içinde olmalı. İnsanın içinde savrulup, içinde ambarlanmalı. İnsan ona değirmen kesilmeli. Bu değirmen bizde çağıldamalı. Bu tohum bir nazardan gelmeli. Mübarek ve muazzez bir kişiden. Er bir kişiden. Bu merhaba bir dosttan gelmeli. Mübarek bir dosttan. Dost bir kişiden… Bu merhaba sıcak olmalı, sımsıcak. Doğru olmalı eğriye, gelişigüzele karşı. Alabildiğine geniş olmalı, uçsuz bucaksız; kahredici ve bunaltıcı dâr’a karşı. Bu merhaba bir tohum olmalı. Vefasızlıklara, avareliklere, günübirliklere, iğretilere, ihtiraslara karşı. Bu merhaba yeşermeli, göğermeli, ihmallere, ilgisizliklere, yalnızlıklara karşı… Başak tutmalı; hiçliklere, kayıplara, karanlıklara karşı Fehi GEMUHLUOĞLU

*Atatürk, Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti için birlikteliğin, bütünleşmenin, siyası ve ekonomik bağımsızlık, bilimde ilerleme, çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma gibi belirli hedeflerin simgesi idi. Abdulkadir GÜLER

*Yıllar, bazen üzerimizde kavurucu sıcaklığını; bazen ılık esintilerini hissettirmiş… El Hakk, “Allah sıkar ve açar, gerek fertlere ve gerekse toplumlara bazen darlık verir, bazen de genişlik.” Darlıkta, ‘sabır…’ genişlikte ise, ‘şükür…’ imtihanından geçtiğimizi sürekli düşünmeliyiz. Bu düşünce, iliklerimize kadar bizleri bir tefekkür ikliminde, ‘telkin ve terbiye’ cihetiyle çok önemlidir. Bedrettin KELEŞTİMUR

*Akıp giden bir nehire; alaca karanlıkta bir fener ışığı tutsanız; nehirde, suyun adeta durduğunu ve nehir sularının bir göle tahvil olduğunu zannedersiniz.. Aslında, bu böyle değildir.. Nehrin suları, zerreler halinde akıp gitmekte; fakat ışığın aksettiği sular, yerinde duruyor gibi görünmektedir.., Ahmet Tevfik OZAN

*Her dosta dost denilmez sözü sağlam olmalı, her dostta kıymet bilmez özü sağlam olmalı. Tuncer SÖNMEZ

*Yalan’a tüm dürüst insanlar inanır. Çünkü kendileri yalan söylemedikleri için, karşısındakinin de doğru söylediklerine inanırlar.”Zeynel Abidin BAŞARAN

*Tebessüm sevgiden kaynaklı gelen ve dışa vuran bir güzellik, islami ve insani bir hal. Her zaman her yerde olması gerekendir. Tebessüm her zaman ve her yerde güzeldir ancak topluma karşı sorumluluk duyan yürek ve yüzlerde daha pek güzeldir hele hele siyasetçilerde. Ciddiyeti somurtmak sana ve öyle davrananlar bilsinler ki somurtmak ciddiyet değildir, ruhsuzluktur, ruhun insanlıktan nasibini almamışlıktır. M. Dursun AKSOY

 

 

İSTİKLAL MARŞIMI OKUR COŞARIM

Haçlılara dost diyene şaşarım

Tüm batıyı kuşatmaya koşarım

İstiklal marşımı okur coşarım

Türküm Kürdüm Lazım Romen Avşar’ım

     Gözyaşıyım kaynağımdan kaynarım

     Denizlerde yüzer Nil'de kayarım

     Dağları deler taşları ovarım

     Türküm Kürdüm Lazım Romen Avşar’ım

 

Kurulan barikatları yıkarım

Haçlının kulağına mıh çakarım

Dört mevsimden beri yeni baharım

Türküm Kürdüm Lazım Romen Avşar’ım

     Beyaz saraylara çelme atarım

     Tüm şer göçlerini yakar yıkarım

     Vatan hayranıyım cepheye varım

     Türküm Kürdüm Lazım Romen Avşar’ım

Ebabilim semaları yoklarım

Ben vatanım Türkiye'mi kutlarım

Doğudan doğar batıdan batarım

Türküm Kürdüm Lazım Romen Avşar’ım

     Tetikteyim tekrar destan yazarım

     Şairim ben ozanım ben yazarım

     Batı sarhoşuna mezar kazarım

     Türküm Kürdüm Lazım Romen Avşar’ım

Kahpe Rusya karşındayım ben varım

Ben köylüyüm dağlarıma muhtarım

Tusinami gibi sizi yutarım

Türküm Kürdüm Lazım Romen Avşar’ım

     Yakar yıkar dinmeyince efkarım

     Rabbimin emridir benim kararım

     Ben bana yeterim dünya kadarım

     Türküm Kürdüm Lazım Romen Avşar’ım

     Mahmut ALDEMİR Adıyaman-Çelikhan

 

        DİL

Zehir de bal da dilde

Kemiği yok tutasın

Kemeri yok belinde

Yeterince sıkasın

Lakin aklın elinde

İcabına bakasın

 Tuncer SÖNMEZ

NEDİR DERDİN SÖYLESENE
Sen düşmana alet misin?
Kurgulanmış lanet misin?
Başımıza afet misin?
Nedir derdin söylesene

Özgürlükte eşitlik var
İnsanlıkta kardeşlik var
Sende neden kalleşlik var
Nedir derdin söylesene

Sen her iş her makamdasın
Ben nerdeysem sen ordasın
Nedir tasan nedir yasın
Nedir derdin söylesene

Yurdumuz bir yuvamız bir 
Dinimiz imanımız bir
Her gün şehit her gün tekbir
Nedir derdin söylesene

Sen canımın öz canısın
Cana canan olmalısın
Sen çınarın bir dalısın
Nedir derdin söylesene

Dünya oyunları bitmez 
Senini aklın buna yetmez
Seni kullanır da sevmez
Nedir derdin söylesene

Sinek ısırırsa n'olur
Bir fiskecikte kaybolur 
Arayan belayı bulur
Biter gider öylesine

Tuncer SÖNMEZ/Tunceli-Hozat

 

              MANİ
Yüce dağ başında otlar kuzular.
ANNEYİ, babayı gönül arzular.
Arkada bakıyor gelinler, kızlar.
Her satırı yazdıkça ciğerim sızlar.

İffet SANAÇ/Elazığ-Harput

 

UYANMA ZAMANIDIR
Baktılar Türkiye’m orta doğu kalesi
Yurduma musallat ettiler baş belası
Her gün şehit askerin okunur salası
Aç gözünü şimdi uyanma zamanıdır

     Aziz yiğidim üç beş kuruşa satılma
     Galeyana gelip melun safa katılma
     Taş sopaya sarılıp meydana atılma
     Aç gözünü şimdi uyanma zamanıdır

Kardeşimizin yüzüne bakıp güldüler
Cahil insanlar çabuk oyuna geldiler
Kahpeler bizi hep içeriden böldüler
Aç gözünü şimdi uyanma zamanıdır

     Halkına zulüm ederek keyif çatarlar
     Garip kimse ateş çemberine atarlar
     Tuzu koru alçaklar yan gelir yatarlar
     Aç gözünü şimdi uyanma zamanıdır

Vatanın ay yıldızı boyanmış al kana
Kanını akıttın Kafkasya’dan balkana
Lanet olsun ülkeyi bölmeye kalkana
Aç gözünü şimdi uyanma zamanıdır

     Ahmet’in biter mi Osmanlı zürriyeti
     Elindedir ırk, dil, din, iman hürriyeti
     Dimdik ayakta Atatürk Cumhuriyeti
     Aç gözünü şimdi uyanma zamanıdır

       Ahmet DEMİR/Elazığ-Keban

 

ER KİŞİNİN VİCDANI

Hâkimdir! .

Kapın çalan ha, kimdir?

Er kişinin vicdanı;

Kendisine hâkimdir

Bedrettin KELEŞTİMUR/Elazığ-Ağın

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.