GÜNDEMDE KALMASI GEREKENLER


            Gündem, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de öylesine bir hızla değişkenlik gösteriyor ki yaşanan olumlu veya olumsuz gelişmenin birini kavramadan veya tam anlamıyla yaşayıp yorumlama fırsatı bulmadan bir diğeri peşine gelmekte.

            Toplumu, terörün, ekonominin, işsizliğin, milli hasılada ki dengesizliğin ve eğitimde ki eksiğin sosyolojik, psikolojik ve kültürel olarak etkilemesiyle önem arz eden olumsuz gelişmeler unutulmakta ve kaybolup gitmekte.

            Oysa; toplum nazarında önem arz eden toplumsal sorun, gelişme ve hareketin, bir takım değerlerin, anlamlı gün ve tarihlerin, hele hele alışa gelmiş olan yılda bir gün bir kez gündeme gelen değerli ve anlamlı günlerin ve de tarihsel anların her zaman ama her zaman gündemde kalması ve de gelişen yeni olayların yani ihanet içeren kalkışmaların gölgesinde kalmaması gerekir. Özellikle toplumu ruhen diri tutacak destansı olaylarla terör, ekonomi, eğitim, üretim, tüketicilik ve gibi konuların.

            O nedenle söz konusu önem arz eden konu ve gelişmelere gündemde kalması amaçlı da olsa zaman zaman bu sayfada yer vermeye çalışmaktayız.

İşte bu hafta bugün yapmak isteyip de yaptığımız bu.

            Vatan söz konusu olunca gerisi teferruattır sözünden hareketle canlarını vatan uğuruna seve seve vermiş ve şahadet şerbeti içmiş ecdadımızın büyük bedeller ödeyip büyük kahramanlık örneği sergileyip kazandıkları Çanakkale Zaferi’nin 102. Yıl dönümü’ nü her yıl olduğu gibi bu yılda 18 Mart 2017 günü kutlamış olduk. 

Destansı bir tarihi kutlamasına kutladık ama bu tarihi anın etkileri bugün itibariyle her önemli gün ve tarihte olduğu gibi bitmiş oldu (Oldu-bitti maşallah) gitti taaki bir daha ki yıla kadar.

Bizde her gün, her ay olmasa da en azından 2-3 ayda bir gündemde kalmasını arzu ettiğimiz bu destansı an ve gibi anların böyle kısa sürede gündemden düşmemesi adına hiç olmazsa en az bir hafta sonrada olsa hatırlanılsın istedik.

O’ nedenle;

Ülkenin tarihini, kültürünü önemseyip meselelerini kendilerine dert edinmiş bazı Sivil Toplum Kuruluşu Başkanlarının tertipledikleri bu tarihi anın yani Çanakkale Zaferinin 102. Yıl dönümü kutlamasında yapmış olup bize gönderdikleri konuşma metni ile bir askere ait olup Fırat Üniversitesi Okul Öncesi Öğrencilerinden Özge Kuşçu ve Sinem Bakırcı tarafından uyarlanıp okunan Çanakkale adlı şiiri sizlerin bilgisine sunmak ve hafızalarınızın tazelenmesini sağlamak istedik.

Bugün her türlü oyun ve tezgahlara, başkaldırı ve ihanete rağmen yaşamımızı idameye çalıştığımız ülkemizi, Türkiye Cumhuriyeti Devletini bizlere emanet bırakan ecdadımıza, Balkan, Çanakkale, Sakarya, Sarıkamış ve 15 Temmuz şehitlerine, özellikle ve özelikle Çanakkale Şehitlerimize Allah gani gani rahmet eylesin, bizleri de onların şefaatine nail kılsın diyoruz.

Ülkemiz üzerinde oyun oynamakta olan küffar ve yandaşlarına fırsat vermesin, vatan ve millet aşığı insanlarımızın varlığını da daim kılsın.

            Evet, işte sizler ve işte ecdadımızın kazandığı destansı Çanakkale Zaferinin 102. Yıldönümü kutlamasında sarf edilen duygu ve düşünceler.

 

             ELAZIĞ TÜRK OCAĞI ŞUBE BAŞKANLIĞININ TERTİPLEMİŞ OLDUĞU              

  ÇANAKKALE ZAFERİNİN 102. YIL DÖNÜMÜ KUTLAMA PROĞRAMINDA BAŞKAN

               SN. DR. BİROL BULUT BEY’İN YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ…

 

Sayın,,,Değerli Misafirler, Basınımızın kıymetli temsilcileri

Hepinizi saygıyla selamlıyorum, Hoş geldiniz şeref verdiniz.

Değerli misafirler.

Türk tarihin şanlı sayfalarından biri olan Çanakkale Zaferi’nin bir yeni yıldönümünü daha kutluyoruz.

Tarihin eşine az rastlanır en büyük kahramanlık örneği Çanakkale’de sergilenmiştir.

Çanakkale, adeta bir gül bahçesine girercesine toprağa giren aziz şehitlerimizin şeref madalyalarının takıldığı yerdir.

Çanakkale Zaferi, tarihten silinmek istenen bir milletin bütün yokluk ve imkânsızlıklarına rağmen vatanını yüksek bir ruh ve şuurla savunduğu bir mücadelenin adıdır.

Çanakkale; imanın, çelik ve baruta, vatan sevgisinin emperyalist saldırılara dur dediği yerin adıdır. 

Çanakkale’de ortaya konan bu ruh, yaralı bir milletin yeniden doğrulduğu, milli ruhun yeniden ateşlendiği ve dönemin gelişmiş silahlarına karşın “bize ALLAH yeter” nidalarının yükseldiği yerin adıdır.

            Bu ruh göstermiştir ki, dünyada bu milletin varoluş iradesini kıracak hiçbir güç yoktur.

Bugün bu ülkede yaşayan herkes, ihanet çemberine düşenler de dahil özgürlüğünü bu şehitlerimize borçludur. 

Değerli misafirler.

            Elbette ki düşman düşmanlığını yapacak. Bugün de yapıyorlar. Ülke olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Ama hamdolsun endişemiz yok. Çünkü dışarıda ki düşmanları hele hele içerde de çanak tutan hainleri görünce yeni bir Çanakkale destanı yazmak için sabırsızlanan hamdolsun bir nesil daha var.

            Bizler bu ruhun mirasçılarıyız. Bizler bu ruhu kavramaya, bu ruhu kuşanmaya muhtacız.

            Çünkü Bizler ; bu ruhun, birlik ve beraberliğimizin ve gelecekte daha nice asırlara uzanacak olan varlığımızın teminatı olduğunu biliyoruz.,

Kıymetli misafirler.

            Bugün dünya yeni bir dönüşümün eşiğinde.

            Güçlü ülkeler gücünü, diğer ülkeler varlığını koruma mücadelesi vermektedir. Bizler ise bu mücadelenin maalesef  merkezinde yer alıyoruz.

            Batının özelde Türklere genelde İslam alemine karşı olan tavrını biliyor ve görüyoruz. Avrupa’da yaşanan son olaylar ve özellikle İsrail’in ezanı yasaklaması ve buna göz yumulması en bariz örneklerdendir.

            Daha birkaç gün önce Kerkük valisinin resmi binalara sözde Kürdistan bayrağı astırması ve Kürtçeyi zorunlu bir dil olarak dayatması başta oradaki Türkmenler olmak üzere bizleri derinden sarsmıştır. Kerkük bir Türkmen şehridir.

            Buna benzer daha birçok olay hızlı akışını korurken bizlerin yapması gereken Popülist ve günü birlik siyasi politikalardan kurtulup, birlik ve beraberliğimizi pekiştirecek ve adeta Çanakkale ruhunu kuşanarak mihver bir ülke olmanın yollarını aramaktır.

            Başta Çanakkale şehitleri olmak üzere vatanın her karış toprağında bu ruhla mücadele eden şehitlerimizi rahmetle anıyorum.

            Cenabı Allah, bizlerin de şehitlerimizin bıraktığı aziz hatıraya şerefiyle sahip çıkan kullarından eylesin. Sağ olun, Var olun

 

                                                   DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI

Toprağın her bir karışının kanla yoğrulduğu, vatan sevdasının canla imtihan edildiği, bıyığı terlememiş 15’lik delikanlıların, aksakallı dedelerin, al pürçekli ninelerin tüm dünyaya yiğitliği, mertliği bir kez daha öğrettiği, bir milletin işgale karşı top yekûn şahlanışının tarihi değiştirdiği Çanakkale Zaferi’nin 102. yılını idrak ediyoruz. 

Çanakkale, hak ile batılın, maddiyat ile maneviyatın cenk meydanı; mermiye göğsünü siper edenlerin destanıdır. Çanakkale;  bu zafer esnasında milletin gönlünde yeşeren milli ruhun, İstiklal mücadelesini harekete geçiren güce dönüşerek, bizlere bugünkü devletimizi ve cennet vatanımızı hediye eden fikriyatın beşiği olmuştur.

Günümüzde milletlerin kaderini askeri başarılardan daha çok siyasi başarılar belirlemektedir.  Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Kurtuluş Savaşı’nda elde ettiğimiz askeri zaferin Lozan’da siyasi bir zaferle taçlanmasıyla kurulabilmiştir. Bu devletin bekası da hem askeri hem de siyasi alanda üreteceğimiz ortak çözümlerle mümkün olacaktır. Öyle ise tarifsiz acılar ve katlanılamaz bedeller ödeyerek ulaştığımız bugünkü demokratik devlet yapımız, dönemsel politikalara ve kişilere bağlı siyasi hırslara feda edilemeyecek kadar değerli ve anlamlıdır.  

İçinde bulunduğumuz zaman bizleri ülkemizin her karış toprağını ve değerlerimizi yeniden Çanakkale ruhu içinde, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının büyük kahramanlıklarla kurduğu devletimizin kuruluş prensipleri çerçevesinde müdafaa etmeyi zorunlu kılmaktadır.   

Bu vesile ile Türk milletinin Çanakkale Zaferi’ni kutluyor, vatanı, milleti, ülkesi ve namusu için canlarını vermekten çekinmeyen şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

                                                                             A.Kerim EFLATUN

                                                                                         Şube Başkanı

 

                                                                      AYETLER

                                                                GÜZEL SÖZLER

*   Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muhare­belerini kazandıran bu yüksek ruhtur. Mustafa Kemal Atatürk

*  Çanakkale müdafaası, üç mucizeler muharebesidir. Hali kurtar­dı; maziye hamaset ve azametini iade etti; vatanımızı bir vatanı ebedi yaptı. Sami Paşazade Sezai

*Günümüzde milletlerin kaderini askeri başarılardan daha çok siyasi başarılar belirlemektedir.  Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Kurtuluş Savaşı’nda elde ettiğimiz askeri zaferin Lozan’da siyasi bir zaferle taçlanmasıyla kurulabilmiştir. A. Kerim EFLATUN

*Elbette ki düşman düşmanlığını yapacak. Bugün de yapıyorlar. Ülke olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Ama hamdolsun endişemiz yok. Çünkü dışarıda ki düşmanları hele hele içerde de çanak tutan hainleri görünce yeni bir Çanakkale destanı yazmak için sabırsızlanan hamdolsun bir nesil daha var.Birol BULUT

 

          

                  ÇANAKKALE

        Bu şiirin sahibi bir asker

Elazığ Türk Ocağı Başkanlığının Çanakkale

Zaferinin 102. Yılı münasebetiyle tertiplediği

etkinlikte aşağıda isimleri yazılı bulunan Fır. Ünv.

Okul Öncesi öğrencileri tarafından uyarlanıp okunmuştur.  

Türk askeriyiz biz korku yoktur gözümüzde

Çünkü vatan sevgisi yatar gönlümüzdeki

Vatan için vermek gerekse bu canı

Alın damarlarımızda son damla kanı

Ölürsek şehit derler bize kalırsak gazi

Şehitlerimin kanlarıyla yazıldı bu şanlı mazi

Çanakkale Sakarya Sarıkamış’ta yatan 

Vatan yazacağız çakalın alnına vatan

Türk askeriyiz biz şanlı orduya nefer 

Zafer Allah indir muhakkak bizlerindir sefer

Ellerimizde silah dillerimizde tekbir

Başka Türkiye yoktur.

Ana yurdum tektir

Ülkümüz göklerde dalgalanan sancak,

Biz Allah in huzurunda eğiliriz ancak.

Küffarı sildik dağları aşarak 

Balalar boy verecek Tanrı dağında koşacak

Çanakkale ruhunu tüm dünyaya duyurmak

Seyit onbaşılar Kınalı Aliler ve nicelerini yaşatacak

Bu şanlı bayrak bu şanlı bayrak

Sonsuza dek gökte dalgalanacak

Düşman postalını vatana değdirtmeyiz

Bir olur

Bin diriliriz 

Yurda can verir 

Çanakkale’yi geçirmeyi.

Özge KUŞÇU- Sinem BAKIRCI

 

 

Çöküş 

(Sonu olmalı kara bulutların)

I

Ah Bayım!

Mim çekilmiş gözlere

Bakamıyoruz eskisi gibi

Ve arkamızda imrendiğimiz ip

Bağlamışlar bizi

Oynatılıyoruz

Bir kukla gibi

Yapışmış yakamıza iri bir kin

Ve soldu bahçemiz

 Açmıyor artık artık çiçekler

Genç fidanlar

Sarmaşıklar bitirmeyen defin

     Bitiyoruz bayım

     Git gide kör olduk

     ‘’ Yoruldu boynumuz

     Batıya bakmaktan’’

     Yıldık yıldırıldık

     Göremiyoruz artık

     Karış karış yok olduk

     Sunulmuş bir ab-ı hayat

     Aslında zehir

     Bitiyoruz

     Kopmuş tüm bağlar

     Anne karnında başladı kavgamız

     Her adım düşman

     Ve bir deniz yüzüyoruz

     Deniz ki kızılcık şerbeti gibi

     Aslında kan

II

Ölüyoruz bayım

Kanatlıydık biz göklerde

Kol ile kandırıldık

Severdik biz elif ile

Aşk ile kandırıldık şehvetle

Konuşamıyoruz artık eskisi gibi

Ağzımız dolu cümle

Yaktılar köprüleri

Ortada kaldık bayım

Geçmişe gidemiyoruz artık

Ve gelecek karanlık

Metafor leke

     İnanıyoruz bayım

     Unuttuk bildiklerimizi

     Ve yıktık yaptıklarımızı

     Bize biz olmayı gösterdiler

     Yıka yıka

     Bitiyoruz

     Her maddeye esir olduk

     Zindan dört duvar değilmiş

     Anladık

     Özgürlüğümüzü kaybettik bayım

     Elimizde tek ekran

     Köle olduk

     Çalındı değerlerimiz

III

Biti bayım

İmrendiğimiz gelecek

Kökümüzden söküp attı bizi

Biz olmayı çile

Ben olmayı mutluluk gördük

Dün tüm kıtaydık biz

Bugün bir köşeye sıkıştırıldık

Yorulduk aslında

Ve kazandıklarımız

Değmedi aslında kaybettiklerimize

     Çöktük bayım

     Bedenimiz yorulmadı sadece

     Yaşlandı fikrimiz

     Öteleştik bayım

     Yitirdik mitlerimizi

     Uyanmadık destanlarımızla

     Ninni sanıp uyuduk

     Bir değerimiz kalmadı

     Mum olmak yerine

     Mum altına sığındık

Unuttuk biz bizi

Ve batıya sığındık

Işığa hasret yaşadık

Çiller için güneşe küstük

Ve yaktık anayı

 

Bayım

Şimdi yaşadığımız hayat mı?

Sadece

Var/sayım

Yunus ERDEN/Elazığ-Palu

 

UTANMAK YETMEZSE…

Önce eğitimden başladı işe
Bilime kör tıpa tıkan utansın
Geçirildi gençlik seçmeli şişe
Geleceğe kurşun sıkan utansın

     Evlat mutlu değil ana dizinde
     Sevgiden vazgeçtik, edep izinde
     Soysuzlaşmak varmış işin özünde
     Aile mefhumunu yıkan utansın

Altın kapta ıstakozla salata 
Çalındı, çırpıldı, binildi yata
Kırışmak üzere arandı sota 
Halkı limon gibi sıkan utansın

     Plaka yerinde, papyon ütülü
     Haysiyet tellalı, kültür katili
     Oyunla, hileyle yaktı fitili
     Korkuya, korkuyla bakan utansın

Mazlumu zalime yargılatan var
Kulağı boynuza sorgulatan var
Haklıyı haksıza kargılatan var
Adalete nifak sokan utansın

     Açılımla kimileri pek sarhoş
     Mobil yargı, ince zılgıt oh ne hoş
     Yalanla yılanla sarışan liboş
     Yüzünden melanet akan utansın

Derini işkence, sığıysa elim
Tahvile endeksli maskeli zulüm
Türkiye’m, çiğdemim, sevgilim, gülüm
Sen canı, sevmeyen, bıkan utansın

     Dur hele, dur hele! Hadi, dur hele!
     Bu millet, soyludur; kim eder köle
     Utanmak yetmezse tokatla sille
     Hoşgörü bendini yıkan utansın

Hadi Önal/Elazığ-Sivrice

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.