HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR


            Zaman içerisinde katılmış bulunduğumuz bazı toplantılarda, özellikle gençlerle bir arada bulunduğumuz zaman yaptığımız söyleşide söylediğimiz bir sözümüz vardır deriz ki; İnanmışım diyenlerin, İslam'ı gerçek manada kabul etmiş ve gerçek Müslüman'ım diyenlerin yanlış yapma, yanlış düşünme ve yanlış hareket etme lüksü yoktur diye..
            Müslüman'ın, gerçek manada İslam'a inanmış Müslüman insanın uyanık, feraset ve dirayet sahibi olması kaçınılmaz olduğu gibi, başına gelmiş veya gelecek olan her şeyde bir hayrın olduğunu, olabileceğini bilip kabul etmesi gerek.
            İnanmış insanların inançları gereği haklı olarak dillerine pelesenk ettikleri bir ifade, bir güzel söz vardır derler ki;
            İş nerede durursa hayır oradadır.
            Veya ayetler ve hadislerde ifade edildiği üzere ''HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR'' diye bilinir ve o minvalde hareket edilir.
                 Son din İslam'ın son peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) Efendimize indirilen son kutsal kitap Kur'an-ı Kerimin Bakara Süresi 216' da "Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır ALLAH bilir siz bilemezsiniz.'' der.
                 Evet gerçekten;
                 Her işte bir hayır vardır,
                 Her şerde bir hayır vardır,
                 Biz insanların, hayır bildiklerimizde şer, şer bildiklerimizde de hayır vardır.
                 Ayet ve hadislerde belirtildiği, biz insanlarca da dillendirilen bazı güzel ve anlamlı sözlerin haklılığına inanmamak mümkün değil.
                 Bu güzel, bu anlamlı ve yerinde ayet, hadis ve güzel sözleri anlamlandıran bir hadiseyi, acısı derin olumsuz bir gelişmeyi çok yakın bir zamanda yaşamış hayat tecrübemize bir yeni tecrübe daha ilave etmiş olduk.
                 Şer olarak görüp değerlendirdiğimiz bu olumsuz ihanet içeren başkaldırı veya harekat; aslında millet olarak illetleşmiş yani kangren halini almış halimizi büyük bir operasyonla tedavi edip iyi ve gerçek manada önünü görebilen, geleceğini daha iyi dizayn edebilen illetsiz bir millet olmayı öğrenmemizi sağladı, yani bir nevi istemeden de olsa hayır sağladı.
                 Vatan ve millet olarak, bu vatanda asırlardır İslam'ın bayraktarlığını yapmış ve yapmakta olan  bir millet, tüm unsurlarıyla asırlardır birlik ve beraberlik içerisinde yaşamaya çalışmış ve yaşamakta olan Aziz Türk Milleti olarak son yaşanan olumsuzluk, ülkenin ve milletin top yekün yok oluşuna yönelik ihanet içeren bir badireyi daha Allah'ın izni, millet olarak ortaya koyduğumuz yüksek irade ve dik duruşla atlatmış olduk en azından şimdilik.
                 Bu elim, bu acı ama çok acı, bu din ve ahlaka sığmayan, katliama yönelik ihanet içeren harekat büyük bir şerdi, büyük dersler çıkarmamız noktasında bir şerdi.
                 Millet olarak bu ihanet harekatıyla çok acı çekmemizle beraber kardeş kanı akması, içimizden ihanet şebekelerinin bu kadar çok olması bizler için çok büyük bir acı olduğu gibi çok büyük bir yara da açmış oldu.
                 Böylesi bir şer, böylesi derin yara açan ve yarası uzun süre tedavi gerektiren bir şer karşısında tabii ki çok üzüldük, kahrolduk ve de yıkıldık. Sebep; bu cani, bu katliam harekatını uygulayan ve karşımıza çıkaran bizleri ezeli olarak yok etmek isteyen siyonist ve haçlı güruhları değil, onların maşa ve kukla olarak kullandıkları içimizden birilerinin olmasıydı.
                 Hani şeyh Sadi Şirazi bir sebeple recm edildiği bir dönemde emir gereği istisnasız her kesin attığı taşa rağmen dostunun atmak zorunda olduğu bir deste gül karşısında demiş ya!.''Eyvah ey  bunca insanın attığı taş incitmedi amma dostumun attığı bir deste gül derinden yaraladı beni.'' diye..
                 İşte; son dönemde millet olarak yaşadığımız katliama yönelik ihanet harekatından da biz Aziz Türk Milleti olarak çok acı çektik, çok yaralandık ve çok yıkıldık.
                 Tabii ki onlarca şehit vererek can kaybedişimiz, onlarcasının gazi oluşu, rakamlarla ifade edilmeyecek oranda milli servetimizin heba edilişine üzüldük ve yıkıldık yıkılmasına ama asıl bizi yıkan yıllar öncesinden olduğu gibi son yaşadığımız olayla asker kılıklı hainlerin içimizden çıkmış olmasıydı.
                 Ancak bu şer olan, şer olarak bildiğimiz bu olayın altında hayrın olduğunu da unutmamak gerek.  
                 Çünkü bu elim, bu cani, bu katliama dayalı ihanet harekatında yukarıda ifade ettiğimiz gibi çokça can ve mal kaybımız olmakla beraber çokça da mağduriyetimiz oldu olmasına ancak Allah'ın izni, milletin dirayet ve yüksek iradesiyle çokta büyük değerlerimiz muhafaza edilmiş ve kurtulmuş olundu.
                 Şöyle ki;
                 Öncelikle vatan kurtuldu,
                 Vatan; malumlarınız olduğu üzere milletler için, özellikle biz Aziz Türk Milleti için olmazsa olmazlardandır. Vatan; namustur, ardır, şereftir, şandır, vatan milletin var olmasıdır.
                Millet kurtuldu,
                Asırlardır İslam'ın bayraktarlığını yapmış ve halen daha yapmakta olan bir millet,                       Mazlum ve mağdurun,
                Kimsesizlerin kimsesi,
                Milli ve manevi değerler ölçü ve çerçevesinde yaşayan ve yaşamakta olan,
                Demokratik ve hukuk ilkeleriyle insan ve komşu ilişkilerini korumaya çalışan,
                Kısa ve öz olarak; İslam ve Müslümanlık denince akla ilk gelen bir millet kurtuldu.
                İşte O millet, O aziz millet Türk Milleti'dir. Bu vahim olayda kurtulan bu aziz millet oldu.
                 Bayrak kurtuldu,
                 Yüce Allah'ın kainatta var kıldığı gezegenlerin, çok acı ve ağır bedeller ödenerek elde edilen bu vatanın oluşumunda canlarını feda eden şehit ve gazilerimizin kanlarıyla bütünleşen, uğrunda ölüme gidilen, gönlerde dalgalanmasından onur ve şeref duyulan, bayrak şairimiz Arif Nihat Asya'nın ''Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü'' diye ifade buyurduğu ve bir dönem AB uğruna değiştirilmesi konuşulan AL BAYRAĞIMIZ kurtuldu.
                 İstiklal Marşımız kurtuldu,
                 Aziz bir millet olma ve kalma yolunda büyük mücadeleler vermiş, dünyanın birçok yerinde savaşmış yani üç kıtaya hükmetmiş ancak irili ufaklı yenilgilerde yaşamış, Balkan yenilgisinin kamçılanmasıyla Çanakkale'de büyük bir başarı sağlamış ve muzaffer olmuş bir millet olan Aziz Türk Milleti büyük bir destana imza atmıştır.
                 Bu destan Çanakkale Destanıdır.
                 Bu destan vesilesiyle; ilim ve irfan sahibi, büyük düşünür, büyük insan şair ve yazar merhum Mehmet Akif  ERSOY' un kaleme alıp aziz ve necip bir millet olan Türk Milleti'ne hediye ettiği, ancak ne yazık ve ne hazindir ki bir dönem üzerinde tahrifat düşünülmüş ve tartışmalara sebep olmuş İstiklal Marşı' mız kurtuldu.
                 Milletin, Aziz, necip ve İslam denince akla ilk gelen milletin maddi olsun, manevi olsun tüm malı ve mülkü, değerleri kurtuldu,
                 O nedenle şer görünen bu harekat hayra dönüştü çok yara almamıza, çok acı çekmemize rağmen...
                Netice itibariyle bir dönem tabelalardan kaldırılan ve külliyen yok edilmek istenen Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve de bu devletin sadık, tarihi şeref ve şanla dolu, milli ve manevi değerler uğruna yapmayacağı çılgınlık olmayan Aziz Türk Milleti kurtuldu. Kurtuldu kurtulmasına bu devlet ve bu millet ancak tehlike hala bitmiş değil.
                Fırsatçılar kol gezmekte,
                Takiyeciler kol gezmekte,
                Hele de siyonist uşakları halen kamufle halindeler,
                Milli ve manevi değerler üzerinde yaşanacağını düşündükleri tahrifattan medet umulmakta.
                Bu devletin, bu milletin asıl işi şimdi zor. Ayı postuna bürünmüş, takiyeyi sanat edinmiş, her sakala bir tarak uydurma beceri ve mahareti olanların pusuya yattığı, idarecileri yanlış yönlendiren usta kafaların kol gezdiği bu ortamda iş daha da zor.
                Bu dönem ve sonrasında çok dikkatli olmak gerekliliği var diyoruz.
                Sayın Cumhurbaşkanımızın buyurduğu gibi bundan sonra 15 Temmuz tarihi öncesi gibi davranma ve düşünme lüksümüz de yoktur diyoruz. Samimi duygular içinde olup safiyane bir şekilde bu olayın içinde kendini bulmuş olanların fırsatçılar tarafından daha fazla hırpalanmadan ayıklanmasının gerektiğini de düşünüyoruz.
                Geçmişte olsun, şimdi olsun veya bundan sonra olsun gerçek manada bu ve gibi ihanetlerin  içinde olmuş ve ya olacakları, ülkemizin ve milletimizin varlığına kast eden, milli ve manevi değerlerin tümüne karşı kast eden ve bundan böylede kast edecek olanları  Cenabı Allah Kahhar bi isimi sıfatıyla kahretsin, vatanımızı ve değerlerimizi ve de vatan ve millet sevdalılarının tümünü de korusun ve muhafaza etsin diyoruz.
                
 
             
 
 
                                                                       AYETLER
*Ey kitap ehli, Peygamberlerin gelişlerinin arası kesildiği zaman da müjdeleyen, Allah azabıyla korkutan hiç bir peygamber gelmedi dememeniz için size açıkça anlatacak Peygamberimiz gelmiştir. İşte size hem müjdeci, hem uyarıcı geldi artık. Allah'ın her şeye gücü yeter.Maide: 19
*Bir zaman Musa, kavmine şöyle demişti: ''Ey kavmim Allah'ın sizin üzerinizde ki nimetini düşünün ki içinizden peygamberler gönderdi, sizi hükümdar yaptı, alemlerde kimseye vermediğini size verdi. Maide:20
 
                                                                 GÜZEL SÖZLER
*"Kalplere yol olan ya da bu yolların inşasına yarayan bir mühendislik projesi üretmemiz gerekiyor. “Hayatından daha kıymetli bir şeyi olmayanın, hayatının da kıymeti olmadığını” hesaba katarak söylersek, kıymetli hayatlara sahip, bireyler yetiştirmemiz gerekiyor." Halis BİLGİN
*Sanatkar: samimiyetine insanları inandırandır. Lütfi Parlak
*Aydınlar, terörü destekler, adı; özgürlük. Sanatçılar, CB' nına küfreder, adı; muhalefet. Devlete sahip çıkan da yalaka ha..Kansızlık budur! Uğur Işılak

        İYİ DİNLE KIZIM
Etrafta güller goncalar açar,
Türlü mü türlü kokular saçar.
Koparılınca dalından güller,
Solup kururlar kalırlar naçar.
     Dua müminin sabrı silahı,
     İnsan kalbinde taşır İlahı.
     Hakkı bilenle daim olasın,
     İşin başında bulun sabahı.
Senin için ben Hakka yalvardım,
Çevreye örnek olman muradım.
Edeple çalış bulun işinde;
Hayâ imandan der yaradanım.
     Yüce Yaradan daim bizimle,
     Bak bir âleme dünyayı izle.
     Çalışıp nail ol ibadete,
     Olmasın işin asla faizle.
İnsanları insan yapan ruhtur.
İş gelecektir, yuvadır, nurdur.
Maneviyat arıyorsan eğer,
İşini kur olmayasın mağdur.
     Sen sen olasın gelme oyuna.
     Dön arkana bak birde soyuna.
     Kimseye yalvarıp yakarmadık,
     Onurumuzla çalıştık boyna.
Çok insan gördüm yapıyor takke.
Kurmuş kendisi için fezleke.
Münafıklıktan korusun Allah.
Yanlış yapıp da girmeyin şirke.
     Ayırdılar bizi tefrikaya,
     Sahip oldular her fabrikaya.
     Güzel icat yap işini de kur,
     Edison gibi nail ol duaya.
Bu sana benim son nasihatim.
Çokta kalmamış belki de vaktim.
Akıldır insana yol gösteren.
Aklını kullan kalmasın ahdim.
     Babanın diyecek sözü çoktur.
     Evladın evlattan farkı yoktur.
     Can bedenden ayrı olmaz kızım,
     Helal bir lokma; bizlere hoştur.
     Gıyasettin GÜNEŞ/Elazığ-Palu


BİRLİK OLALIM 
Yaşam için geldik bizler dünyaya 
Kulluk için ikrar verdik Huda' ya 
Atanı örnek al düşme hataya 
Gelin Vatan için birlik olalım. 
     Vatanı korumak en başta gelir 
     Bunu ancak erler yiğitler bilir 
     Vatanı uğruna canını verir 
     Gelin vatan için birlik olalım. 
Hiç gemi karada menzil alır mı 
Ömür bitmiş ise çare olur mu 
Türk e Türk ten başka dost bulunur mu 
Gelin vatan için birlik olalım. 
     Senli benli yaşam huzur getirmez 
     Kuruyan bir ağaç tomurcuk vermez 
     Vatan millet bayrak ayrı olamaz 
     Gelin vatan için birlik olalım. 
Türk'üz Türk' lük bizim tek gururumuz 
Çelik yüreklidir şanlı ordumuz 
Yurdu korumaya vardır andımız 
Gelin vatan için birlik olalım. 
     Muratoğlu mesajım birlik için 
     Kardeşlik dururken düşmanlık niçin 
     Al bayrak semada kalması için 
     Gelin vatan için birlik olalım. 
     Orhan ACAR/Iğdır
 
      DURUM
Türk Milleti dön kendine
Kalk yerinden yekin artık
Sahip çık da ilk andına
Yağdır öze çakın artık
     Nerde dostun,  nerde düşman?
     Sürür seni derde düşman
     Olduğun her yerde düşman
     Etrafına bakın artık
Ya çapulcu ya serseri
Köşeyi tutmuş ekseri
Memleketin hiçbir yeri
Tekin değil tekin artık
 
     Hakka sürgün, hakka Fizan
     Ne kanun var ne çiftbozan
     Her yan firez, her yan hozan
     Bitmez göcek, ekin artık
Usta yaptı aha bayak
Sazdan hezen, saptan dayak
Akıncılar yalınayak
Pula eder akın artık
     Havuroğlu, söz kederse
     Kurtları koyun güderse
     Gidişat böyle giderse
     Kıyamet çok yakın artık
     Kenan ÇARBOĞA/Sivas-Gemerek
 
15 TEMMUZ ŞEHİDLERİNE...
O gece birlikte çıkmıştık,
Sokak çağrısına Reis’in,
Meydanlar bizimdir artık,
Darbeci güçlerin değil.
     Halil, Ömer ve niceleri,
     Toprağa şehid düştü,
     Bir ölüp bin dirildik,
     Bereketli bir işti.
Bu ülkede bir daha,
“Darbe olmaz” diyorduk,
“Müslümanım” diyenler,
“Hain olmaz” diyorduk.
     Feraset lazım bize,
     Basiret lazım bize,
     Pirinci ayıklacak,
     Cesaret lazım bize.
Verdik İstklal Savaşı’nı,
Bir kez daha, birlikte,
Bel’am’dır Lanetullah,
Şeytan ile birlikte.
     Mısır’da yaprıklarını,
     Bizde yapamadılar,
     Emperyalist zalimler,
     Zulmü yayamadılar.
Rabb’imiz ayırmasın,
Şehidlerin yolundan,
Kanımızın rengidir,
Bayrağımın alından.
     “Şehadet bir çağrıdır,
     Nesillere, çağlara,”
     Yüreğimde ağrıdır,
     Sıra sıra dağlara.
Şehidlerin yetimleri,
Hepimize emanet,
Bunu nasıl yok etsin,
İçerdeki ihanet?
 
     İslam’dır tek bir millet,
     Cahiliyedir kavmiyet,
     Allah’ındır hakimiyet,
     Kayıtsız ve şartsız olarak.
     Halis BİLGİN/Elazığ-Palu
 
UYANSIN TÜRK İLLERİ
Uyansın Türk illeri, güneşi doğdurmadan.
Dersin bereketini, harmanı san vurmadan.
Emeksiz yemek olmaz, patozla savrulmadan.
Uçak, gemiler, tırlar; sıra sıra dizilsin.
Emekler yığın olup, fabrikalar ses versin.
     Isınsın Türk illeri, güneş alna vurunca.
     Dal budak, çiçek çiçek; kelebekler uçunca,
     Arılar peteklere, vızır vızır konunca.
     İşçimen karıncalar, sıra sıra dizilsin;
     Türk illerinde varlık, yıldız yıldız serilsin.
Açılsın hep kapılar; fabrikada, okulda.
İşlenerek yarınlar; örste, kara tahtada
İlmi hem Çin'de hem arayalım fezada.
Alın teri sızarak; burcu burcu dizilsin.
Ambarlar dolup taşsın; budunlarda şenlensin.
Metin FALAY-Tokat

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
11Ekm
03Ekm

Eylül’de hazanlaşmayan!..

27Eyl

Biz korkuyoruz!..

20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.