İHANET BİLDİRİSİNE KARŞI VEFA BİLDİRİSİ


                                                                GÖNÜL TAHTINDAN

                                      İHANET BİLDİRİSİNE KARŞI VEFA BİLDİRİSİ

            Tarihi şanlı zaferlerle dolu millet olduğumuz bir gerçek. İnkar götürmez ve tartışılmaz bir gerçeğimiz de tarihi şanlı zaferlerle dolu aziz bir millet olmakla beraber tarihi isyan ve ihanetlerle de dolu bir millet olduğumuzdur.

            Aziz bir millet olan bizlere karşı yapılan isyan ve ihanetlerin çok az kısmı iç kaynaklı gibi görülse de genelde menşei dış kaynaklıdır. Ülkemiz geneline baktığımızda dış kaynaklı isyan ve ihanet ön planda görülmektedir. Bunun ana kaynağına bakıp değerlendirdiğimizde ise millet olarak var olduğumuz günden bugüne kadar inancımızın bir gereği olan iyi niyetliliğimizin ve merhametimizin çok fazla, haddinden çok fazla olmasıdır. Öylesine çok fazla ki iyi niyet ve merhametli oluşumuz, millet olarak zelilliğe düşürecek kadar sınırsız olmuştur.

Bu gün; ülkemizin ve milletimizin içinde bulunduğu olumsuz durum ap açık ortada. Yaşananlar göz önünde inkara mahal yok. Olumsuzlukların yani ihanetin yaşandığı bölgelerde görev yapmakta olan basın ve medya her şeyi gözler önüne sermekte. Sadece bölgede yaşananları değil, ülke geneline yayılmış, ihanetlerini içten içe sergilemeye çalışan sözüm ona akademisyenler, aydın geçinenler, hatta bir dönem hükümetin oluşturduğu barış elçileri içinde yer almış akademisyen geçinen zevatların ihanet bildirgelerini bile çarşaf çarşaf sergileyip gündeme taşımaktalar.

Öyle veya böyle ülkemizi bölmek, milletimiz arasında nifak tohumları saçarak birlik ve bütünlüğümüzü zedelemek isteyenlere karşı geçmişte gösterilen aşırı merhamet ve iyi niyet, affetmek ve onları hamileriyle kırmızı halılarda karşılamak, meydanlarda el ele, kol kola halkı selamlamak bugün bu sonucu doğurmuş ve baş ağırtmaktadır.

Bu da; millet olarak çok fazla ve sınırsız bir merhamet ile iyi niyet sahibi olmamızdan kaynaklı ülkenin bütünlüğü ile milletin selametine kendi elimizle darbe vurduğumuzu gösteriyor yani baltayı kendi elimizle ayağımıza vurmuşuz demektir.

Öyle olmasa; bu ülkenin her türlü imkanından istifade edip en üst makamlara kadar gelmiş olan ve bugün utanmadan, arlanmadan ailelerinin bile almak istemediği teröristleri almak isteyebilirler miydi? Bir takım zevat ve akademisyen kimliğiyle devleti terörle aynı kefeye koyup savaş kavramı ifadesini kullanıp barış naraları atan ve bunun tescilini ifade eden bir bildiri yayınlarlar mıydı?

Bunlara karşı ülkenin hemen hemen her yerinde, her üniversitesinde bulunan gerçek ilim sahibi, milli ve manevi değerlere bağlı akademisyenler ile STK. lar devleti destekler mahiyette karşı atağa geçip milli ve manevi çerçevede bir bildiri, metin yayınlama gereği duyar mıydı?

Biz, bizler, bu ülkeye ve bu aziz millete bende olmuş insanlar, vatandaşlar olarak; Ülkenin birlik ve beraberliğine, Milletin geleceğine helal getirecek olan her tür terör eylemini, yayınlanan tahrik ve ihanet kokan bildiriyi kınıyor, yayınlayanları lanetliyoruz.  Vatan ve millet sevdalısı akademisyenler ile STK’ ların ihanet kokan bildiriye karşı yayınladıkları beyanatlarını ve de oldum olası devlete ve millete karşı var olan ve bugün yineledikleri sadakatlerini yürekten destekliyor ve tebrik ediyoruz.

Bunlardan bir ikisini de bilgilerinize sunmaktan şeref duyduğumuzu ifade eder, evet işte sizler işte söz konusu sadakat ifade eden beyanat ve imza sahipleri der, milli hassasiyetinizin devamı dilek ve temennisiyle hoşça kalın diyoruz.

 

       VATAN VE MİLLET SEVDALISI AKADEMİSYENLERDEN BİLDİRİ

                                               YÜCE TÜRK MİLLETİ

Ülkemizdeki üniversitelerde görev yapan biz akademisyenler, yıllardan beri süregelmekte olan ve son aylarda giderek artan ülkemize, milletimize, askerimize ve polisimize karşı yapılan saldırılar karşısında aşağıdaki açıklamayı yapmayı gerekli görüyoruz.

Ülkemiz, halen dünyada ayakta olan ve varlığı varlığımıza güç katan Türk ve Müslüman ülkelerin kutup yıldızı durumundadır. Milletimiz ise binlerce yıldır devletler ve medeniyetler kurmada dünyanın öncü toplumlarından biridir. Bu özelliklerimizi çok iyi bilen devletimizin ve milletimizin düşmanları son 150 yıldır saldırılarını daha da arttırarak devam etmektedirler. Son yıllarda yapılan saldırılar da bu meyanda olup doğrudan ülkemizi, milletimizi ve bizim yılmaz muhafızlarımız olan ordumuzu ve emniyet teşkilatımızı hedef almışlardır. Bu saldırılar sadece terör faaliyeti olarak nitelendirilemez

Ülkemize apaçık bir saldırı söz konusudur. Her gün bir vatan evladını kaybediyor, her gün bir ocağa düşen acıya ortak oluyoruz. Düşman ocak gibi, biz ateş gibiyiz; ama içte aşsız, dışta donsuz değiliz. Ordumuza ve emniyetimize güveniyoruz. Dimdik onların yanında duruyoruz. Canımız yansa da, cennette her gün sayımız artsa da, evlatlarımız yetim, ailelerimiz fidanlarından yoksun kalsa da biz bu saldırıları yeneceğiz. Yeneceğiz, çünkü ordumuz zaferler getiren orduların mirasçısıdır. Kahraman ordumuzun yanındayız. Kahraman emniyet güçlerimizin yanındayız. Saldırılara karşı göğsünü siper eden cesur ve yürekli köy korucularımızın yanındayız!

                                                 Yüce Türk Milleti,

Düşmanlarının çokluğuna, saldırıların ağırlığına, ihanetin sınır tanımazlığına bakıp yılma! Yüreğine sarsıntı, gönlüne korku düşmesin! Bizler senin yanındayız.

İMZA SAHİPLERİ:Tufan Gündüz-Erdal Ertürk-Sezai Balcı-Sıddık Çalık-Haşim Şahin-M. Mücahid Dündar-Rafet Metin-Şefaattin Deniz-Dursun Babaoğlu-Kamil Çolak-M. Cihat İzgi-Hatice Güzel Mumyakmaz-Fahri Atasoy-Hatice Söylemez-Yüksel Özgen-Zekiye Tunç-Atila Demirkasımoğlu-Ali Satan-Arif Sarı-Necati Tüysüzoğlu-Fatma Ünyay Açıkgöz-İsmail Öztürk-Alparslan Demir-Abdurrahim Tufantoz-İsmail Görkem-Özer Küpeli-Doğan Yörük-Ali Balkan Avcı (vatandaş) -Aydın Hira-Kürşat Öncül-Murat Serdar-Sacit Turanlı-Emine Erdoğan Özünlü-Mesut Karakulak-Yüksel Aydar-Ersin Ali Atli (vatandaş)-Alperen Uluer Yaşar-Turan Can-Mustafa Bolkan-Ferdi Bozkurt-Nedim Ünal-Murat Kalkan-Hamiyet Gündüz (vatandaş)-Süleyman Hoca-İsmail Türkoğlu-Özgür Çelik-Turan Can-Mehmet Doğan-Mehmet Topal-İbrahim Maraş-Necati Cemaloğlu-Cemil Demir-Volkan Marttin-Ekrem Barak Arikoğlu-Büşra Togay-Zafer Gönülalan-Ufuk Deniz Aşçı-Sefa Kaya-Bekir Koçlar-Erhan Aktaş-Muhsin Sayılırer-Ahmet Sait Candan-Mustafa Kök-Erol Barın-Mehmet Sağ-Hamza Keleş-Murat Sadullah Çelebi-Arda Deniz-Nazlı Soytürk Altunsoy-Fatma Açık-Sadullah Gülten-Ayhan Erden-Türkan Erdoğan-Zübeyde Güneş Yağcı-Mehmet Şahingöz-Gökhan V. Göktürk-Gökhan Duman-Seyfi Yıldırım-Enis Şahin-Şaban Ortak-Çiğdem Dumanlı-Necmi Demir, Kenan Olgun-Cemil Aydoğdu-Necati Demir-Hasan H. Kank-Fahri Sakal-Birol Bulut-Halil Dikbaş-Mehmet Öbekcan-Nurullah Çetin-Şükrü Hayta-Murat Şengül-Veysel Karaca (Devam ettikçe listeye eklenecektir)

                                   TÜRKİYE KAMU-SEN ELAZIĞ TEMSİLCİLİĞİ

            “devletimizin, türk milletinin bekasına kasteden bölücü hainlere karşı yürüttüğü, ilkeli, yürekli, dikkatli ve haklı mücadelesini canı gönülden destekliyoruz”

Türk Dayanışma Konseyini oluşturan 71 sivil toplum örgütünün teröre karşı yayınlamış olduğu bildiriye Türkiye Kamu-Sen ve ona bağlı Sendikalar olarak destek verdiğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz.

Bilindiği gibi emperyalist güçlerin kanlı bir mücadele alanı haline gelmiş olan Ortadoğu’da yaşanan olaylar işbirlikçi terör örgütleri vasıtasıyla ülkemize de sızmaya başlamış, özellikle Güneydoğu bölgemizde ciddi bir yayılma imkânına kavuşmuştur. Yaşanan bölücü ve kanlı olaylar yöre halkını ve güvenlik güçlerimizi hedef almakta,  her gün çok sayıda insanımızın şehit olmasına sebep olmaktadır. Bölgenin ekonomisi çökertilmekte, nüfus yapısı bozulmaktadır. Kısacası Türk milletinin bekası ciddi bir saldırı altındadır.

Yaşanan bölücü kalkışmanın zemini işbaşındaki iktidar sahiplerinin “Çözüm Süreci” adı altında bölücülerle yürüttükleri akıldışı, izan dışı, insaf dışı çalışmaların kanlı bir ürünü olarak meydana gelmiştir. Dört yıldan fazla süren bu süreçte bölücüler illere ve ilçelere tonlarca patlayıcı, on binlerce silah depolamışlar, sokaklara ve caddelere hendekler, evler arasına tüneller kazmışlardır. Bütün bu hazırlıklar yapılırken askerlerimiz ve polislerimizin adeta elleri bağlanmış, verilen istihbarat bilgileri ve siyasi uyarılar görülmez, duyulmaz olmuştur. Kanlı isyan hareketleri başlayınca da sorumlu iktidar sahipleri “bizi kandırdılar” sözünü söyleye bilmişlerdir.

Türk milletinin devletiyle vatanıyla hür ve bağımsız olarak kıyamete kadar yaşama istek, irade ve kararlığını yıkmaya yönelik bölücü kanlı saldırıların azgınlaşarak arttığı bir ortamda, bölge halkının ve güvenlik kuvvetlerimizin eşleri ve çocuklarıyla hunharca öldürülerek şehit edildiği bir zamanda, şehirlerin harabeye çevrilip ekonominin yerle bir edildiği bir zeminde, kendilerine “Aydın” “Akademisyen” adını veren “gözleri olduğu halde gerçekleri göremeyen, kulakları olduğu halde doğru sözleri duyamayan, beyinleri olduğu halde gerektiği gibi çalıştıramayan, gönlü olduğu halde hakkı ve adaleti hissedemeyen”  bir avuç güruh Türk milletinin azgın düşmanı olan bölücü teröristlere destek veren ve milletimizi üzüntüye sevk eden bir bildiri yayınlamışlardır.

Bizler Türk Dayanışma Konseyi olarak, bilimsellikten ve objektiflikten uzak, akla, izana, adalet duygusuna ve yaşanan gerçeklere tamamen aykırı olan bu talihsiz girişimi reddediyor ve şiddetle kınıyoruz.

Bizler Türk Dayanışma Konseyi olarak, gecikmiş de olsa Türk devletinin, Türk milletinin bekasına kasteden bölücü hainlere karşı yürüttüğü, ilkeli, yürekli, dikkatli ve haklı mücadelesini canı gönülden destekliyoruz. Bizler Türk Dayanışma Konseyi olarak yürütülen bu haklı ve gerekli mücadeleyi sürdürürken bölge insanını korumak ve kazanmak için azami dikkati ve iyi niyeti gösteren şanlı güvenlik güçlerimizin başarıları için dua ediyoruz.

            Allah milletimize ve devletimize zeval vermesin!

            saygılarımızla… Türk dayanışma konseyi

                                                                                                          A.Kerim EFLATUN

                                                                                                                

           

 

 

 

                                                                         AYETLER

*Kendisine hidayet (doğru yol) açıkça belli olduktan sonra Peygambere karşı gelir ve müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yöne döndürür ve cehenneme (koyarız) yaslarız. Orası ne kötü yerdir. Nisa: 115

                                                                  GÜZEL SÖZLER

*Düşmandan yüz çevirmek korkaklıktır. Benim ikbalim yücedir. Talihsizlik ise düşmanın nasibidir Fatih Sultan Mehmet Han

*Devlete yapılan her türlü saldırıya karşı önlem almak devletin vazifesidir. Devletin olmadığı yerde kan olur, kaos olur,  göz yaşı olur. Recep Tayyip ERDOĞAN

*Metrekareye düşen vatan haini ve geri zekalı sayısında dünya lideriyiz. Geçmişte terörü en kanlı yaşayan İngiltere’de terörle mücadele edilirken hiçbir parti ya da kişiler teröristler öldürülüyor diye ülkesine sırtını dönmedi. En zor zamanlarda bile!.. Bizde maşallah kişilere, partilere bakıyorum neredeyse ellerinden gelse sırf inat olsun diye Pe Ka Ka safına geçip bayrak sallayacak soyu belirsizler var. İlber ORTAYLI

 

 

                         DAVA                                                 

Kanlı astar giydirmeyin, dağlar bizim, kar bizim.

Tıfıl kalır ilticada, kainat siler izim.

Tespih elde tevekküldür, daha da artar sızım.

İlticalı hayatlara, bulunmalı kul hası,

G/öl yüreklerden silinir, elbet günahın pası.

     Umutlara ergin dokur, can olurken ruhlara. 

     Dimağında güzellikler, kalkacaktır şahlara.
     Dirlik, düzenlik içinde izin verme ahlara!
     Evrenlerin ötesinde, muktedirdir asası,

     Dursun artık akan kanlar, ol zamane Musa'sı.

Yekparedir, tüm insanlar hep kalınır dirlikte.

Yitik kıtalar bulunur,  yol alınır birlikte. 
Ana yüreğinde dua, dolar taşar gürlükte.
Güller açar! Salahat’ ta budur işin esası.
Bir mucize gerçekleşir, ol zamane kısası.

     Aşk tüterdi gönüllerde, sevdalının ak saçı.

     Sulh kokardı, ayla güneş dik dururdu tüm açı.

     Sam eserdi her yağmurda, sahra çölünde göçü.

     Garibandı kimliklerde, dilde dua ihlası,

     Tüm her yerde adı geçer, kimse bilmez mahlası.

Tohumları ekiliyor, kul üzre ilahıdır.

Kemliklerin silindiği, gönüller silahıdır.

Beşeride can hamalı, dünyanın felahıdır.

Heyecanı en dorukta, katmer güldür sonrası!

Vaveylalar kimin için, söyle neyin davası.

     Masum bir çocuk göğsünde,  şahadet vermez aman.

     Menzil için! Küyehlanlar, şahlanır durmaz yaman.

     Mühür berrak, ak mürekkep, yazacak vakte zaman.

     Zulasında erzak! Sevgi, huzur olsun tasası,

     Kitap yeniden yazılsın,  hazar olsun yasası.

Muazezdir koca alem, yaratılan ne varsa!

Muciti sen olmalısın, Yaradan sana yarsa.

Kıraç olmasın yürekler, huzur bedeni sarsa.

Ta Adem' den süre gelen, Kabil-Habil kavgası.

Nedir tüm insanlarda, bu dünyalık hevası.

     Elbet hesap sorulacak! Boşuna kin, bu şirret.

     Sanma ki arkamda durur ne dost, yaren, aşiret!

     Uyanacak en nihai, insanlarda basiret.

     Yataklıktan, zemden kaçın! olmayasın avası.

     Sen sen olda! girme sakın, ayrıştırsın sivası.

Ya medet! diyerekten asır yüklü her bıkkın,

Kandırmaya çalışmasın, cümle alemi sakkın.

Mazbut türe olmamalı, adalet olsun Hak'kın.

İptidasız ecdatların, Gülden olmazmış tası.

Güzellikleri akıtsın, allı ballı membası.....

    Gülden TAŞ/Artvin

 

       AYRILIK ACISI

Ayrılık acısı ölümden beter

Söndürme ateşi, köz olsun gülüm.

Yüzüme birazcık gülümse yeter;

Aldığım nefeste haz olsun gülüm.

     Boş yere harcama, geçen zamanı

     Arayıp soralım derde dermanı.

     Dur-durak bilmeden yükle kervanı

     Aşalım yolları, toz olsun gülüm.

Ömrümüz tükenip, esmeden yıllar

Hasrete düşürüp, yakmadan çöller

Sır değil sevdamız, duysa da eller;

Düşelim dillere, söz olsun gülüm.

     Bir sabah uyansam senin kolunda

     Ayrılık çıkar mı gönül falında?

     Ne dünyada gözüm, ne de pulunda;

     Ekmeğe katığım tuz olsun gülüm.

Bağla kaderimi zülfün teline

Razıyım gelecek bütün zulüme

İsterse götürsün beni ölüme;

Dökülsün yapraklara, güz olsun gülüm.

Mahir Gürbüz/Elazığ

 

DÜNYA GENELİNDE KALMAMIŞ HUZUR

Leşçi kuşlar semada atıyor tur
Gizli silahları taşıyor vapur
Dünya genelinde kalmamış huzur
Herkes aklanıyor kimdedir kusur

     Bu vahşete kimse diyemiyor dur
     Semadan bomba yağdırıyor gavur
     Beldeler yanıyor gelmeden sahur
     Herkes aklanıyor kimdedir kusur

Soykırım peşinde İranlı kangur
Yaz kalemim bütün aleme duyur
Baronlar yatakta gün boyu uyur
Herkes aklanıyor kimdedir kusur

     Siperdeyiz savaş ederse zuhur
     Durdur dünya çakallarını durdur
     Bölgemizin geceleri uzundur
     Herkes aklanıyor kimdedir kusur

Saca kavuşmuyor yoğrulan hamur
Masum kan ağlıyor yağıyor çamur
Akan gözyaşıyla yüzüyor samur
Herkes aklanıyor kimdedir kusur

     Dünyalara bedel bizdeki tabur
     Rusya’yı çökertecek kibir gurur
     Dağlar taşlar donmuş yağmıyor yağmur
     Herkes aklanıyor kimdedir kusur

Uçur kahpe Rus uçağını uçur
Vur Şanlı Mehmedim uçakları vur
Haddi aştın Haçlı sen yerinde dur
Herkes aklanıyor kimdedir kusur

     Tükenmişsin Esed hayalini kur
     Gerçeğin yok yalanlarını uydur
     Varil şifadır bedenini dondur
     Herkes aklanıyor kimdedir kusur

     Mahmut ALDEMİR/ Adıyaman- Çelikhan

AKADEMİSYEN BOZUNTULARI

Bu kapkara zihniyet bilmem kimin eseri

Maaş karşılığında yaktı öğrencileri

     Vatan aşkı tatmamış bak bir sürü serseri

     Bunlar çoktan kaybetmiş akademik değeri

Ülkemizi huzursuz etti et beyinliler

Biri sussa hemen ce kusuverir diğeri

     Piyonu dur birçoğu şu egemen güçlerin

     Demek bu sinsi oyun sürer yıllardan beri

Aradan yıllar geçti bunlar hiç değişmedi

Bunları sevindirmez al bayrağın zaferi

     Terörü destekleyen şu karanlık beyinler

     Bu vatan hainleri bir birinden serseri

Canları pahasına mücadele veriyor

Kutlarım polisleri kutlarım askerleri

     Ülkemde kardeşliğim sonsuza dek sürecek

     Bunu hep böyle bilsin şu kımıl böcekleri

Her tarafa kol atmış bu vatan hainleri

Milletim yok edecek adi örümcekleri

 Tuncer SÖNMEZ/Tunceli-Hozat

FERYAT

Gafiller nifak sokuyor,
Kardeş kardeşi vuruyor,
Analar ağıt yakıyor;
Sen olsaydın yanmaz mıydın?

Hanemizi harap etti,
Dünyamızı zindan etti,
Canımdan can aldı gitti;
Sen olsaydın yanmaz mıydın?

Bu gün yine başı dertte,
Fitne fesat her yerde,
Şehidimin suçu nerde?
Sen olsaydın yanmaz mıydın?

Kalmadı dünyada bir tat
Uyumuyor kimse rahat.
Herkeste bir figan feryat;
Sen olsaydın yanmaz mıydın?

Gıyasettin GÜNEŞ/Elazığ-Palu

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.