İstemiyoruz…


İnsan fıtratında var olan hususlardan yani özelliklerden biri de istemek ve istememek duygusudur. Kişisel duygu ve düşünce doğrultusunda arzulanan şey; güzel, hoş, yararlı, kişisel olsun toplumsal olsun varlığından onur ve gurur duyulan şeylerin, olguların istenmesidir.
Hoş olmayan ise; kişisel olmaktan öte toplumun geneline yönelik milli ve manevi değerlerin zedelenmesi noktasında rahatsızlık ve huzursuzluk veren hususların kabul edilmesi ve istenmesidir.
Kabul edilmeyen ve istenmeyenler tabii ki kişiselden öte toplumun genelini bağlayan milli ve manevi değerlerin hiçe sayılarak rencide edilmesi, toplumun önde gelen değerlerinden biri ve vazgeçilmezi olan aile yapısının bozulması, ülkenin birlik-beraberlik ve bütünlüğünün zedelenmesi, kısaca değerler manzumesinin genelinin yok edilmek istenmesidir.
Ecdat yadigarı Anavatanını ve milletini seven, değerlerine sonuna kadar bağlı ve sevdalı insanlar olarak, varlığı ve bütünlüğü için büyük acılar yaşamış, bedeller ödemiş söz konusu Aziz Vatan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin mensubu olan Aziz Türk Milleti olarak yukarıda ifade etmeye çalıştığımız olumsuzlukları istememek en tabii ve doğal hakkımızdır.
Millet olarak, tüm unsurlarıyla bir bütün halinde asırlardır birlik-beraberlik ve bütünlük içerisinde kardeşçe yaşamış ve çıkarılan her olumsuz gelişmelere rağmen yaşamaya devam eden Aziz Türk Milleti olarak yaşanmasını arzulamadığımız ve istemediğimiz hususların dile getirilerek belirtilmesi bir insanlık, bir vatandaşlık görevi olarak görülmeli ve o minvalde değerlendirilmelidir.
Müslüman Türk Milleti olarak yaşanmasını arzu etmediğimiz ve istemiyoruz dediğimiz olumsuzluklar;
Ol deyince olduran, yeri ve göğü sevgi, rahmet ve şefkatiyle yaratıp donatan Allah’a ası olan ve olanları,
İnsanlığın yaşarken uygulama alanına alıp huzur bulduğu yaşamaması durumunda ise huzursuz olacağı emirler lahikası Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’i anlamıyla okumayıp yaşam alanına almayan ve almış gibi gözükmeye çalışan ve çalışanları,
Kainatın yaratılış sebebi, iki cihan serveri, şefaatine muhtaç olduğumuz Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) e itaat etmeyip sünnetini icra etmeyen ve ediyormuş gibi takiyede bulunan ve bu sebeple ümmet olma şerefine nail olmayanı,
İlmine amel edilen içtihat sahibi alimlerin nasihat tarzında sarf ettikleri güzel sözleri rehber edinmeyip kendini allameyi cihan sanan aklı evvelleri,
Ecdat yadigari Anavatanımıza, yani büyük bedeller ödenerek, son dönem olan 15 Temmuz’da dahi yaşanan ihanet sonrası ödenen bedelle diriliş yaşayan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütünlüğüne,
Üç kıtaya hükmetmiş ecdadımızın bizlere emanet bıraktığı Anavatanımıza ve onun bağrında yetişmiş Biz Aziz Türk Milleti’nin varlığına,
Tüm unsurlarıyla her zaman her yerde bir bütün olmuş, İslam’ın bayraktarlığını yapma şerefine nail olmuş Biz Aziz Türk Milleti’nin bekasına yönelik ihanet eden ve ihanet edenlerle aynı safta olan veya örtülü destekleyenlerin varlığını istemiyoruz…
Milli ve manevi değerlerinden çok ama çok uzak,
İnsanlıktan nasiplenmemiş,
Allah korkusu diye bir şey ruhunda yer etmemiş,
Türk Aile Yapısına uygun olmayan ahlak dışı, toplumun ana yapı ve değerlerini rencide eden hal ve hareketlerde bulunan ve bulunacakları,
Hatta ve hatta kendi çocuğunu olmakla beraber diğer çocukları da istismar edecek kadar alçaklaşmış, şuursuz ve vicdan yoksunu şerefsiz ve şerefsizleri,
Nefsini yenemeyip kin ve nefretini üzerinden atamayan egosunu tatmin için kendi çocuğunu egosuna alet ederek çocuğunu sevgi ve şefkatten yoksun bırakan ve geleceğini karartan ana olmaktan uzak anacık tarzlı sözüm ona ana ve anaların varlığını istemiyoruz…
Hak ve hukuk bilmez, akrabai tahlukata karşı olan beşeri münasebetleri (Sılahi rahmi) unutan, komşu ilişkileri ve gibi bazı değerleri hiçe sayan ve sayacak olanları,
Güvenliğimizin teminatı Mehmetçik ve Emniyet mensubu kardeşlerimize, evlatlarımıza kurşun sıkıp hayatlarını yok edip çoluk çocuğu yetim bırakan, ana ve babaları olmakla beraber bacı ve kardeşleri acıya boğan eli kanlı zalim ve zalim olacakları,
Allah’ın naif yarattığı, Peygamber efendimizin önemsediği, aile yapımızın temelini oluşturan ANAHANIM ANA dediğimiz kadınlarımızın laik ve sahip olduğu ve olması gereken değerleri çiğneyen ve çiğneyenleri, yani gerçek kadınların kadın haklarını ihlal eden ve edenleri,
Kadın Hakları adı altında erkek hakkını istismar ederek, kanunları kendi menfaat ve çıkarları doğrultusunda kullanarak kendilerince yarattıkları kanun boşluğundan istifade ederek erkek hakkını gasp eden ve edecekleri,
Erkekleri şiddete yönelten, sahip oldukları yüksek inanç gereği en iyi ilaç olan zaman ve sabrı esas alarak şiddete yönelmeyen erkeklerin, sabır-namus ve şeref timsali erkeklerin erkekler hakkını gasp eden, duygularını körelten, kendi kişisel egosunu tatmin için çocuk sevgisinden mahrum bırakan sözüm ona kadın ve kadıncıkları istemiyoruz…
Evet;
Netice itibariyle toplumun genel değerlerini hiçe sayan ve bunu da çok önemli olan ve önemi hakkında bilgisi olmayan özgürlük ve bağımsızlık gibi değerlerin arkasına sığınarak yaşayan ve yaşatan vatan ve millet sevgi ve sevdası şuurundan yoksun zevatları,
Hele de bunlar içerisinde geleceğimizin teminatı gördüğümüz çocuklarımızı emanet ettiğimiz bir öğretmen, ana kimlikli bir sınıf öğretmeni ise öğretmen olmasını hiç mi hiç istemiyoruz…
Bu ve gibi durumda olan insanların bu gibi çok önemli görevde bulunmalarını sağlayan ve onların görevde ki varlıklarına göz yuman alt olsun üst olsun makamlarda bulunan şahsiyetlerin koruyucu tutumlarının devamını istemiyoruz.
İstemiyoruz; hürriyet, özgürlük ve bağımsızlık gibi değerleri nalıncı keserini kendine doğru yontarcasına değersizleştirip istismar ederek yaşayan, yaşanmasını isteyen ve savunan sevgi ve insanlık yoksunu zerzevatları…
İstemiyoruz; İnsanlıktan nasibini almamış nasipsizleri istemiyoruz…..
  
GÜZEL SÖZLER
*Kötü ahlâktan kurtulmanın en kalıcı yolu, ilk önce kalbi uzun emelli olmak, aceleci olmak, haset etmek ve kibirli olmaktan arındırmaktır.
*İnsana ateşe yaklaşır gibi yaklaş. Ne çok yakın ol ne çok uzak. İbrahim Hakkı Hz.
*Sevgi; canlı varlıklarda ana kaynak ve temel taşıdır. Özellikle de canlı varlıklar içerisinde kainatın yaratılış sebebi olan insanoğlunun olmazsa olmazıdır. Sevgisi olmayan ve sevgi beslemeyen insan, insan değildir hele de Türk Aile Yapısı içerisinde önem arz eden Hanım Ana kimlikli Ana kimliğinden uzak, kin ve nefreti kendine şiar edinmiş kadınlık ve analık duygusundan uzak kadıncıklar ve aile nedir bilmeyen ehli keyf sahibi erkekler. M. Dursun AKSOY
 
BEYİM
Çalışmadan yorulmadan para olur mu beyim
Gidilmeden gezilmeden yöre olur mu beyim
Dilerim ki Hak vermesin hiç kimsenin başına
Çaresiz dertlere ilaç çare olur mu beyim
     Yüce dağ başında olur kışın kar ile bora
     Ham kelam edersen elbet seni düşürür zora
     İnsanın kendisi eğer istemedikten sonra
     Dostlar arasında açık ara olur mu beyim
Dilerim ki bu Gürkani bir gün murada erer
Özlediği her şey gelir yine rayına girer
Bir düşün ki sevdiklerin terk etmiş birer birer
Bu yaradan daha büyük yara olur mu beyim
Âşık Enver Gürkani-KARS
 
HAZAN VAR
Şu fani dünyaya geldim geleli
Ben mecnunum ben avare ben deli
Mübtezelim sana gönül vereli
Var git benim bağlarımda hazan var
     Hangi günüm bir bayrama el etti
     Hangi neşe şu ömrümü şen etti
     Hangi sevda yüreğine can etti
     Var git benim bağlarımda hazan var
Seyyar ruhum bir gölgeyi bulunca
Feryat figan şu kalbimde durunca
Kıymet artar gözden uzak olunca
Var git benim bağlarımda hazan var
     Burçağında baş taşını dikerler 
     Yağlı yavan gözyaşını dökerler
     Üzerime bir top kefen çekerler 
     Var git benim bağlarımda hazan var 
Burçak KARATAŞ/Malatya-Hekimhan
 
ANLA BENİ NE OLUR
Ak toprağın aklığı yansımış yüreğine
Dillerinde memleket türküleri var gibi! 
Gönül ayrı düşünce vatanın ırağına,
Suyu, taşı, toprağı gözümde tüter gibi.
     Ben şair dünyasında yarına köprü kurdum
     Sevdamı Yunus gibi sevdalarla yoğurdum
     Ne dünya nimetine, ne mevkiye sarıldım
     Bir davaya kul oldum, rütbesiz nefer gibi.
Sende temiz duyguyla yeşerir nice bahar
Yağmur olup göklerden şiirlere hep yağar
Manevi alemlere uzanırsan sen eğer,
Göreceksin her mısra bin çiçek açar gibi.
     Güzelliği Leyla'da, Şirin'de görmemişim
     Sana güzel diyorsam, gönül dostu bilmişim
     Mısraları en ince gergef ile örmüşüm
     En temiz pınarların suyunu içer gibi.
Memleket sevdasıyla yanmışım, kavrulmuşum
Doğduğum topraklara ta, içten vurulmuşum
Ağır olan bu yüke seni de çağırmışım
Kutsal olan davama bir dostu katar gibi.
     Ey kardeşim, ey dostum, bir yerlere yaz beni! ..
     Çok kötü duygularda zannetmeyin siz beni
     Bugün olmasa bile, gelecekte sez beni
     Can bilip dost saymışım içimden geçer gibi.
Günerkan AYDOĞMUŞ/Elazığ-Ağın

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
11Ekm
03Ekm

Eylül’de hazanlaşmayan!..

27Eyl

Biz korkuyoruz!..

20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.