KAYSERİ VE AV. NEVZAT TÜRKTEN


 KAYSERİ VE AV. NEVZAT TÜRKTEN

            Hemen her milletin olduğu gibi millet olamayıp kabile olarak kalmış toplumların bile çok azda olsa gizli ve aşikar (herkesçe bilinen) kahramanları vardır.

            Biz Türk toplumunun, İslam’ın bayraktarlığını yapmış ve halen daha birçok Müslüman ve Müslüman geçinen devletlerden daha fazla İslam’ın bayraktarlığını yapmakta olan ve tüm unsurlarıyla asırlar öncesi bir bütün olmuş, üzerimizde oynanan her tür oyun ve tezgaha rağmen bütünlüğünü bozmamış ve bozmayacak olan biz Aziz Türk Milleti’nin diğer toplum ve milletlere nazaran sayısız gizli ve aşikar kahramanları vardır.

            Kahraman derken; genelde savaşta veya terörle yapılan mücadele sonrası şehit veya gazi olmuşlar gelir akla. Oysa savaş ve terörle yapılan mücadele sonrası kahramanlıkları tescillenmiş olanların dışında da birtakım gizli ve aşikar kahramanlar vardır.

            Bunlar; milli ve manevi değerler noktasında, çerçevesinde ama maddi, ama manevi, ama hem maddi hem de manevi anlamda topluma bir takım hizmetler sunan kahramanlar.

            Bulunduğumuz coğrafya itibariyle gizli veya aşikar kahramanı olmayan ilimiz hemen hemen yok gibi. Kimi ilde biraz az, kimi illerde ise çok daha fazladır hayrat şehri Kayseri ilimizde olduğu gibi…

            Kayseri;

            Tepesinde rahmet ve bereketin eksik olmadığı, yazın kurulan otağlardan kışın yapılan kayaklardan ekonomik girdisi tartışılmaz dik bakışlı ve duruşlu Erciyes Dağı’ nın yer aldığı,

            Hanların, Hamamların, Cami ve külliyelerin, köprü ve sarayların mimarı, mimarların hocası koca Mimar Sinan’ın varlık sebebi,

            Nesibe Gevher, Mevlana’nın hocası Seyyid Burhaneddin, Kadir Has, Melikşah, Sabancılar, 12. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Av. Nevzat Türkten, Bekir Oğuzbaşaran, Alim Gerçel, Fazıl Ahmet Bahadır, Yaşar Elden ve gibi biri birinden değerli daha birçok şahsiyetin, hayır sahiplerinin yetiştiği,

            330 ve üzeri okulun, imarethanelerin, özel hastanelerin devletin tek kuruşu harcanmadan hayır sahibi iş adamlarınca yapıldığı,

            Külliye ve medresesiyle tarihi varlığını koruyan Hunat Cami ve gibi camilerin var olduğu,

            Tarihi, ihtişamıyla gözler önüne seren ve dün gibi muhafaza edilmiş kalesiyle tarih kokan,

            Sanayi memleketi olması hasebi ve mükemmelliği ile işsizliğin olmadığı,

            4 Üniversiteye sahip olduğu halde 5. Üniversite arayışının olduğu,

            İmar ve şehircilik planıyla örnek alınacak ve alınması gereken,

            Belediye Başkanı Sayın Özhaseki’ nin varlığı ile Belediyecilik ve Harikalar Diyarı ve de Erciyes Kayak Tesislerinde ki işletmeciliğiyle örnek şehir ve örnek belediyeciliği ön planda olan,

            Daha daha birçok özellikleriyle adam gibi yaşanabilir,

            Çin zulmü altında inim inim inleyen Uygur Türklerine kucak açmış, hamiliğini üstlenmiş, azda olsa barınmalarına zemin hazırlamış milli hassasiyeti dorukta olan bir şehirdir Kayseri...

            Kısa ve öz olarak Kayseri için gönül rahatlığı ile şunu da diyebiliriz.

             Yukarıda sıraladığımız ve eksik ifade ettiğimiz tüm bu özelliklerinden öte bağrında yetiştirdiği şahsiyetlerle tam bir hayrat ve yakından tanıdığımız ve bildiğimiz Av. Nevzat TÜRKTEN Bey ve gibi daha tanımadığımız şahsiyetlerin, gizli kahramanların yetiştiği ve var olduğu yaşanabilir bir şehirdir Kayseri…

            Av. Nevzat TÜRKTEN; yukarıda ifade ettiğimiz gibi Kayseri’nin yetiştirdiği bir hukuk adamı, adam gibi adam erdemli bir siyasetçi ve de milli hassasiyeti mükemmel, maddiyatçı ruhtan öte milliyetçi ve maneviyatçı ruhu ağır basan edebi şahsiyet olmakla beraber aynı zamanda hayrat işlerinde öncülük etmiş gizli kahramanlardandır.

            Sayın TÜRKTEN;

Milli ve manevi değerlerine bağlı,

İslam’ı riyadan ve desinlerden uzak bir şekilde savunan ve yaşayan, Müslümanlığı özünde yaşamış, yaşamaya devam etmiş ve eden, bu düşünce ve yaşam tarzında olanların yanında olmuş,

Maddiyata önem vermeyen,

Sadece ve sadece kendi değil, aile efradıyla bir bütünlük içinde fakirin, fukaranın yanında olmuş,

Sadece ve sadece Kayserililere değil, Kayseri’ye göçmüş ve yerleşmiş insanlara, okumakta olan öğrencilere, Çin zulmünden kaçıp ülkemize sığınmış ve bir şekilde Kayseri’ye yerleşmiş Uygur Türklerinin hamiliğini üstlenmiş, babalık ve ağabeylik görevini yerine getirmiş onlara hem maddi, hem manevi, hem de hukuki yönden kol kanat germiş,

Fikri ve düşünce noktasında bir takım sosyal ve kültürel etkinlikler tertiplemiş, tertiplenen bu tür etkinliklere ilde olsun; il dışında olsun mümkün olduğunca iştirak etmiş, katılım sağlamış,

Vatanına ve milletine bağlı, milli ve manevi değer noktasında ki çalışmalara yakın tüm insanların hamisi olmuş,

Sadece ülke içinde ki problemlerle dertlenmemiş, Kıbrısı, Kırımı, kısaca Turan ellerinin tümünün dertlerini dert edinmiş bir insan, bir şahsiyet Nevzat Türkten Ağabey. Hayatı içinde yaşadığı olumsuzluklar, Turan ellerinin içinde bulunduğu ve yaşadıkları zulüm karşısında umudunu hiç bir zaman yitirmemiş umut dolu bir insan. Bakın bir şiirinin son dörtlüğünde ne demiş, umutlu olduğunu nasıl ifade etmiş bu değerli insan.

Kıbrıs benimsin

Turan yerimsin

Kırım sevinsin

Yarın bizimdir demiş ve umudunu yitirmediğini, yitirmeyeceğini bu dörtlükle net bir şekilde ifade etmiş olmakla beraber topluma karşı olan sorumluluk duygusu ve örnek kişiliğini de sergilemiştir.

Kısa ve öz olarak; insani, ahlaki yani milli ve manevi değerler noktasında hemen hemen birçok özelliği bünyesinde toplamış ve yaşam alanında devam ettirmiş, hoşgörüyle Mevlana, sevgiyle Yunus, bilgeliğiyle Dede Korkut gibi olmuş ve yaşantısıyla birçok insana örnek teşkil etmiş günümüz Dede Korkut’u, Erciyes gibi dik duruşlu bir şahsiyet,

Bu özelliklerini gizlilik çerçevesinde yaşamış ve yürütmüş gizli hayratlardan, Kayseri’nin gizli kahramanlarındandır Sayın Nevzat Türkten Ağabey.

Siz; Kayseri’yi ve Kayserinin yetiştirdiği mümtaz insan Av. Nevzat TÜRKTEN’ i nereden biliyor ve tanıyorsunuz diye tevdi edilen bir soru karşısında diyoruz ki;

Bir insan, milli ve manevi değerlerine bağlı bir insan, hele hele biraz olsun mürekkep yalamış bir insan;

Yaşadığı coğrafyayı,

Coğrafyada ki bölgeleri, illeri ve bu illerin bir takım özelliklerini öğrenmemiş ve bilmiyorsa,  

Milli ve manevi değerleri noktasında ki bilgilerden yoksunsa,

O insan tam anlamıyla iyi bir vatandaş, iyi bir insan değil demektir. Bu görüşümüz onaylanır veya onaylanmaz takdir siz okuyucularımındır.

Kayseri’yi kitaplardan bilmenin, Kayseri’nin yetiştirdiği şahsiyet Av. Nevzat Türkten Bey’i ise; 1910’ lar da ilhamını Erciyes Dağı’ndan alıp yayın hayatında laik olduğu yeri alan Erciyes Dergisi’nin sahibi olmaktan, bu vesileyle Elazığ’da her yıl gerçekleşen Uluslar arası Hazar Şiir Akşamlarına dergi adına katılım sağlamasından öte; Elazığ’da 2004’lerde kurulmuş, Elazığ’ın-Türkiye’nin ve daha ötesi Türk Dünyasının kültür elçiliğini üstlenmiş Manas Yayıncılığa gelen Erciyes Dergisi’nin içeriğinde sunulan bilgilerden ve çok yakın bir zamanda yine gizli kahramanlardan biri olan Alim Gerçel Bey ve arkadaşlarınca adına tertip edilen ve Manas Kültür elçileri olarak davet edilip katılım sağladığımız Av. Nevzat Türkten’ e Vefa Gecesi’ n de gördüklerimiz, duyduklarımız ve yaşadıklarımızla daha iyi, daha geniş bir şekilde tanımış olduk.

Yukarıda ifade ettiğimiz gibi ülkemizin birçok yerinde bu ve benzeri özellikler taşıyan insanlarımız, şahsiyetlerimiz elbette vardır. Ancak bunların birçoğu Nevzat Ağabeyde var olan özellikleri yani; Mevlana gibi hoşgörüyü, Yunus gibi sevgiyi, Dede korkut gibi bilgeliği taşır durumdalar mıdır bilinmez. Bildiğimiz şey tanıdığımız Nevzat Ağabey’in bu özelliklerde ve güzelliklerde olan bir insan, bir şahsiyet ve bir değer olmasıdır.

Evet;

İşte Kayseri,

İşte Kayseri’nin yetiştirdiği mümtaz insan, bir Dede Korkut, başlı başına bir değer olan Av. Nevzat TÜRKTEN Ağabey,

İşte siz değerli okurlarımız.

Bunlar karşısında yaşadığınız İl, İlçe ve Belde ile ilde veya beldede ki özellik (toplum olarak eksiklerini yetkililerden talepte bulunma noktasında kabiliyetli mi yoksa Şakşakçı mı?- Hayrat mı- değil mi? gibi…) ve güzellikleri, şahsiyetleri belirleme, tahlil etme ve takdir etme noktasında ki takdir sizlerindir.

Bir soruyla yazımızı noktalamış olalım.

Ne istediğini bilmek mi güzel veya anlamlı, yoksa olur olmaz her şeye alkış tutmak, şakşakçılık yapmak mı güzel ve anlamlı?...

           

                                                                     AYETLER

*Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse işte onlar Allah’ın nimetlendirdiği Peygamberler, (sadık dostları olan) şehitler ve Salihler (iyiler) ile beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştır! Nisa:69

*Bu Allah’tan büyük bir lütuftur.bilen olarak Allah yeter. Nisa:70

*Ey inananlar, ihtiyatlı davranınız. Bölük bölük savaşa çıkın veya topluca seferber olun.Nisa:71

*Şüphesiz içinizde pek ağır davranan vardır, size bir musibet gelirse ‘’Allah bana lütfetti çünkü onların yanında hazır bulunmadım’’ der. Nisa: 72

*Eğer Allah’tan size büyük bir ni’ met gelirse sanki kendisi ile hiçbir tanışıklık olmamış gibi ‘’ah keike onlarla beraber olmasaydım da büyük bir murada erişseydim’’ der. Nisa:73  

                                                               GÜZEL SÖZLER

*Türk Sanat Musikisi insanoğlunun bulduğu en güzel ve etkili bir müziktir, müzik sanatıdır.

*Bizim musikimiz bir imparatorluk müziğidir. Bu müziği karnı tok bir insan daha güzel icra eder. Musikimiz; DO ile RE arasında ortayı bulmuş, insan beyninde duygusallık yaratıyor, kalbin atış hızını arttırıyor ve insanlara mutluluk veriyor. Seyfi ŞAHİN

                                             BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?

*Türk Milleti’ne ait değerleri, sanat ve edebiyatı, folklor, şiir ve diğer dalları başı dik ve şerefle temsil eden Erciyes Dergisinin ilk neşriyata başladığı tarihin 1910 ve ilk neşriyatı gerçekleştirenin ise büyük Türkçü Yunus BEKİR, ikinci neşriyat tarihinin 1930’da Halkevi, üçüncü neşriyat tarihinin 1950’ de Kazım YEDEKÇİ, Dördüncü neşriyat tarihinin 1978’de Kayseri Kültür ve Turizm Derneğince Nevzat TÜRKTEN tarafından neşredilmiş olduğunu,

 

NEVZAT TÜRKTEN’E SAYGI

Erciyes yüzünü çok parlak gördüm

Sevincin paylaştım, gönülden güldüm.

Nevzat Türk’ten, Erciyes’le var olur;

Unutulmaz hizmet, arar da bulur.

     Dostlar bugün seni anmaya geldi

     En güzel sevgiyi, saygıyı verdi.

     Sizi özlemişti, murada erdi;

     Vefa gecesinde gönüller şendi.

Buram buram Türklük koktu o gece

Şiir, şair, beste dillendi bence.

En güzel sözleri dost söyleyince;

Gurur, kibir yoktu; vak’ar sadece.

     Bunca güzel insan, siz için vardı.

     Dost dostluğa bakıp vefa aradı.

     Aranan bulundu, göğsün kabardı

     Elazığ, Kayseri, siz için vardı.

Erciyes’te kurultayı topladın

Görevi Âlim Gerçel’ e bıraktın.

Üçü, beşi on binlere katladın

Sevgiyi kan yapıp damara aktın.

     Dayıhan, Türk’ ten’e saygıyı sundu

     Gönül mirasını cebine koydu.

     Beklenen dostluğu fazlaca buldu

     Erciyes otağın seninle kurdu.

    Hasan Ergün YILMAZ/Elazığ-Ağın

 

TARİH BİZİ UNUTMAZ

Allah birdir O bizim Rabbimiz,

Sulardır topraktandır yapımız,

Bizler Ademdeniz hepimiz,

Durma gel açıktır bizim kapımız.

     Bu Kuran’dır dört kitabın başı,

     Dünyaya gelmedi bunun eşi,

     Hz. Muhammede gelişi,

     Bu Kuran’dır iki cihan güneşi.

Allahta sevdi yarattı bizi,

Bu Kuran’dır ki Allahın sözü,

Okuyanında nurludur yüzü,

Okumayanında kördür gözü.

     Allahda daima izler bizi

     Namaz kılanın nurludur yüzü,

     Hakkın yanında makbuldür sözü,

     Rabbim ahirette unutma bizi.

Allaha asi olmaktan sakın

Bizlere en çok ölümdür yakın,

Ölüp dünyadan gidenlere bakın,

Sende ona göre kullan aklın.

     Sen gel sarılalım Allahın ipine,

     Uyalım onun güzel hükmüne

     Gel girelim dervişler zikrine,

     Uymayalım şeytanın fikrine.

Şair İbrahim bırak kalemi,

Dostlardan hiç kesme selamı.

Bir bak dünyanın görünür hali,

Artık otur seyret şu alemi.

 İbrahim HANCI/Elazığ- Palu

 

İT AYISI SÜRÜSÜNE

Yürü it oğlu yürü

Ardından p….. sürü

Bana insan Türk derler

Sense ayıdan sürü.

     Ürü it oğlu ürü

     Nasıl unuttun dünü

     Güzel Katerina’nı

     Bana sattığın günü.

    Nevzat TÜRKTEN/Kayseri

 

            SEHER VAKTİNDE

Gökler kapısı açılır, açılır seher vaktinde

Uhrevi aleme geçilir, geçilir seher vaktinde

Cümle rızıklar saçılır, saçılır seher vaktinde

Kevser suları içilir, içilir seher vaktinde

Hülle donları biçilir, biçilir seher vaktinde

Mümin, münafık seçilir, seçilir seher vaktinde

Nefsten, şeytandan kaçılır, kaçılır seher vaktinde

Kulluk bilinci ölçülür, ölçülür seher vaktinde

Cennet ehliyle koçulur, koçulur seher vaktinde

Melekler gibi uçulur, uçulur seher vaktinde

          Bekir OĞUZBAŞARAN/Kayseri

 

         ERCİYES

Ulu Erciyes’ten almış adını

Erce başlatmış hizmet kervanını

Dört bir yana yayıvermiş ilhamını

Erciyes gibi tatlı bir nefesten

 

Türkü, dili Türkçeyi sahiplenmiş

Dört bir yana yayılmış Erciyes’ten

Canlarına can katmış her sesten

Erciyes gibi tatlı bir nefesten

Mehmet Dursun AKSOY

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.