OLUMSUZLUKLARA KARŞIYIZ-2-


    Toplumun geleceğini etkileyen ve tehdit eden olumsuzlukların devamı, toplumda tedavisi zor psikolojik rahatsızlıklara sebep olacağı bir gerçek olduğu gibi toplumun yaşadığı olumsuzlukları dillendirmeyip karşı olduğunu ifade edememesi sonucu kendinde daha büyük yaraların açılacağı da ayrı bir gerçek...

            Toplumun yaşadığı olumsuzluklardan duyduğu rahatsızlığın güncelliğini koruması adına bize iletilen şekliyle bizden de bir tepki olsun babından geçen hafta sayfamızda yer vererek gündeme taşıyıp tercüman olmaya çalıştığımız yazımızda sözlerimize.

Ülkemiz ve milletimizin birlik-beraberlik ve bütünlüğü ile bugün olduğu gibi yarınının da sağlıklı geçmesine ve mutlu yaşamın devamına yönelik ister içerden olsun ister dışarıdan olsun yapılan ve yapılacak her olumsuzluğa tepki koyarak karşı olunduğunu göstermek bu memlekette yaşayan milli ve manevi değerlerine bağlı her vatandaşın görevidir.

            İnsanların; vatanla, vatanda var olup insanı var kılıp ayakta tutan değerleriyle var olup değer bulduğunu hep söyler dururuz. Bir insan düşünün; vatansızdır veya vatanı varsa da değerleriyle sahiplenmesini bilmiyor ve umursamaz bir yaşam içerisindedir, amiyane tabirle ot gelmiş palağ gitmiş cinsindendir. İşte; O insan dediğimiz fiziki olarak insan görünümlü olup ruhen insan olmayan ve insanlıktan nasiplenmemiş O insan görünümlü varlıklar bir hiçtir, ruhsuz bir iskeletten öte bir şey değildir.

İnsan odur ki; varlık membaı vatanını, vatanın değerlerini tahrip etmeye çalışan güçlere karşı gele, millet olarak tüm değerleriyle var olmak adına mücadele ede, olumsuzluklara tepki koya, olumlu gelişmeler karşısında da mutlu olup O mutluluğu dile getire ve devamı adına alkış tutup katkı suna diyerek noktaladık.

İşte; Geçen hafta olduğu gibi bu hafta bugün de ülkenin ve milletin, tüm unsurlarıyla asırlardır bir arada yaşamış ve yaşamakta olan Aziz Türk Milleti’nin değerlerine ve ekonomik anlamda geleceğine yönelik gelişen olumsuzluklara tahammül edemeyip karşı koyan Kayseri Bilgi Yurdu Gençlik ve Eğitim Derneği Başkanlığı ileElazığ’da kurulu bulunan Palu Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanlığı’nınortaya koydukları tepkileri güncelliğini koruması adına bizden de bir tepki olarak sahifemizde yer vererek değerlendirmek istedik.

            Bunlar; Türk Ekonomisinin bel direği Şeker Fabrikalarının satışı, Elazığ Fırat Ün. ait Kesik Köprü denilen mevkide ki arazinin de Dubai’ li bir şirkete verilmesi ve Elazığ’da terör tarafından bombalanan İl Emn. Müdürlüğünün eski yerinin talep edilen Milli Birlik Parkı olması yerine Toki’ ye verileceğine dair tepkiler.

Bu hafta bugün bize iletilen tepki konularından Şeker Fabrikalarının satışı ile alakalı tepkileri gündeme taşımaktayız.

Bu tepkilere karşı sağduyunun hakim olması ve duyarlı davranılması öncelikle ülkemiz ve Şeker Fabrikalarının bulunduğu iller, özellikle Kayseri ve Elazığ ili yararına olduğu gibi milletin güveninin sarsılmamasına da katkı sunacaktır.

           

                                                   BASIN AÇIKLAMALARI

Değerli basın mensupları

Öncelikle ülkemizin birliği ve güvenliği için Zeytin Dalı operasyonunda şehit olan Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Ayrıca yıl dönümü olması nedeniyle Hocalı katliamında hayatını kaybeden soydaşlarımıza da Allah’tan rahmet diliyoruz.

Siyasi iktidar, 2009’da Danıştay’ın iptal kararı, 2012’de de yükselen tepkiler nedeniyle yapamadığı şeker fabrikaları özelleştirmesinden vazgeçmiyor. Satışa çıkarılan 14 fabrikanın ardından, çok kıymetli arazilere sahip Eskişehir ve Ankara şeker fabrikalarının da özelleştirme süreci başlayacak.

1926 yılında Atatürk'ün talimatıyla kurulan ve Türkiye'nin ilk şeker fabrikası olan Alpullu Şeker Fabrikası'nın da arasında olduğu 14 şeker fabrikasının özelleştirme kapsamına alınması kabul edilemez bir durumdur. Devlete ait şeker fabrikalarının yenileme ve modernizasyon çalışmaları yapılarak rekabet güçlerini artırmak yerine, satılmalarını doğru bulmuyoruz.  Önceki yıllarda Taksan, Çinkur, Güneşli Tarım, Yahyalı Tarım, Et Balık ve Sümerbank Fabrikalarının satılmasının ilimize ve ülkemize olumsuz etkilerini unutmadık.

Siyasi iktidar bugüne kadar 60 milyar doların üzerinde özelleştirme yaptı. Sonuçta kamusal varlığımız azalırken toplam borcumuz katlandı… Üstelik Türkiye ekonomisi için stratejik önem taşıyan kuruluşlarda yabancıların kontrolü arttı.  Şeker fabrikalarının özelleştirilmesini izleyen süreçte şeker pancarı üretimimiz sistematik olarak azalacak/azaltılacak. Şeker pancarından çok ucuza elde edilebilen, DNA’sı değiştirilmiş mısırla (Nişasta Bazlı Şeker) üretilen tatlandırılmış zehirlerin gıda ürünlerimizde daha çok yer bulacağından büyük endişe duyuyoruz.

Avrupa ülkelerinin bir kısmında yüzde sıfır olan nişasta bazlı şekerlere, Türkiye’de yüzde 10 oranında bir kota verildi. Bu kotanın büyük bölümü ABD’li Cargill ve Amylum tarafından kullanılmaktadır.  Bu oranın çok üzerinde nişasta bazlı şekerlerin kullanıldığı konusunda pis kokular da geliyor. Bu özelleştirmelerin arkasında Cargill lobisinin olduğu yönündeki iddialar ise umarız doğru değildir.Tarımdaki genel tabloya baktığımızda; Türkiye yanlış politikalar sonucunda gıda güvencesi açısından risk altındaki ülkeler düzeyine doğru gerilemektedir. Küresel gıda güvencesi endeksine göre Türkiye 113 ülke arasında 49’uncu sıradadır. Şeker fabrikalarımızın satışı bu sıralamamızı daha da kötü yerlere taşıyacaktır.

            Cumhuriyetin ilk yıllarındaki gibi; her alanda yerli üretimi artırarak milli ekonomiyi güçlendirme politikalarına tekrar dönmenin bir tercih değil mutlak bir zorunluluk olduğunu düşünüyoruz. Asıl millilik ve yerlilik de bu olacaktır.

Değerli basınımız aracılığıyla Türk kamuoyuna saygılarımızı sunarız.

                                                                       BİLGİYURDU

                                   Gençlik ve Eğitim Derneği Yönetim Kurulu

 

                                             Değerli Basın Mensupları

Elazığ Şeker Fabrikası 1956 yılından beri Elazığ’ımıza önemli istihdam sağlayan ve ekonomiye katkı sunan önemli bir kuruluşudur. Ancak Uluovave Altınova’ya su temin eden Eyüp Bağları Pompa İstasyonu ile Palu-Kovancılar Pompa İstasyonun kapanması ile pancar üretiminde önemli sıkıntılar yaşanarak istihdam ve üretim kapasitesi maalesef düşmüştür.

Örneğin; 2013 yılında taban yaparak 32 bin ton pancarla 19 gün kampanya süreci ile üretim yapmıştır. En ideal kampanya süresi 100 ile 120 gün aralığındadır. Bu fabrikanın zarardan kurtulabilmesi için yıllık 250 bin ton pancar işlemesi lazımdır.

2017 yılında 130 bin ton Elazığ’da üretilen, 25 bin tonda Diyarbakır ve Mardin’den temin edilmek üzere toplam 155 bin ton pancar işlemesine rağmen fabrika zarar etmiştir. Eyüp Bağları Pompa İstasyonu ve Palu-Kovancılar Pompa İstasyonu çalışırken fabrikanın ihtiyacı olan 200-250 bin ton pancarı karşılıyorken, 60 bin ton kadarı da Malatya Şeker Fabrikasına gönderiliyordu.

Elazığ’da pancar üretiminin yeterli olmayışı su yokluğundandır.

Pancar üretmek kazançlı bir iştir. Fabrikaya 4000 ton pancar teslim eden bir çiftçi ailesi 1 milyon TL kazanç elde edebilir. 2017 yılında 1500 çiftçi ailesine 55 milyon TL pancar bedeli ödenmiştir. Ortalama her çiftçi ailesi 37 bin TL almıştır. Bugünkü kapasitesi ile Elazığ ekonomisine yıllık 100 milyon TL’nin üzerinde katma değer sağlamıştır.

Fabrikada işçi-memur toplamı 350 kişidir. 150 taşeron işçisi ile beraber toplam 500 kişidir. Ayrıca pancarın ekiminden sökümüne kadar çalışan işçi sayısı ile de istihdama katkı sunmaktadır.

Elazığ Şeker Fabrikası keza Yem Fabrikalarına, hayvancılık ve besicilikle uğraşanlara melas ve yaş küspe temin etmektedir. Bu ürünler hayvancılık ve besiciliğin ana maddeleridir.

Fabrika her türlü ihtiyacı olan malzemeyi Elazığ piyasasından sağlayarak Elazığ esnafına önemli katkı sağlamaktadır.

Türkiye’de %10-15 arası şeker piyasasında nişasta bazlı şeker üretilmektedir. Bunuda büyük oranda Amerikan şirketi olan KARGİR firması üretmektedir. Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) mısır ve soyadan elde edilmektedir. GDO lu bu ürünlerin insan sağlığına zararlı olduğu iddia edilmektedir. Dolayısıyla Elazığ Şeker Fabrikasının sağlıklı şeker üretimi yapması daha da önem kazanmaktadır.

Uluova, Altınova ve Palu-Kovancılar Ovası sulanmadığı vakit köyleri ve köylülerimizi “Köyün fakirliğinden, şehrin açlığına terk ederiz. “

Şu anda 25 şeker fabrikasından 14’ü satılmış ve 11’i duruyor. 11 fabrikadan kâr edenler kalacak, zarar edenler özelleştirilecek.

Elazığ Şeker Fabrikası ister Devlette kalsın, ister özelleştirilsin ancak pancar üretimi 200-250 bin ton pancar üretilmesine kavuşturulursa hiçbir sıkıntı olmaz.

Bu fabrika Elazığ’ın bir kazanımıdır, bundan vazgeçilemez.

Ayrıca bu fabrika Devletin hazinesine Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi, Gelir Vergisi ve Zirai Kazanç Vergisi olmak üzere hazineye katkı sağlamaktadır.

Netice itibariyle fabrikanın 200-250 bin ton pancar bulup çalıştırılması gerekmektedir. Bu kapasitede 30 bin ton şeker üretip zarardan kurtarılması lazımdır.Tabi ki bizim tercihimiz yukarıda izah ettiğim sulama sorununun çözülerek ve çiftçilerimizin sıkıntılarının giderilerek fabrikamızın Kamu eliyle ilimize hizmet etmesidir.

Palu Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı

Fadıl ÜLGEN

 

AYETLER

*İşte bunlar, İbrahim’e, kavmine karşı verdiğimiz hüccettir. Biz kimi istersek derece derece yükseltiriz. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir ve her şeyi hakkıyla bilendir. En’am:83

*Biz. ona İshak ile Yakub’u ihsan ettik ve her birini doğru yola erdirdik. Daha önce de Nuh’u ve onun soyundan Davut’u, Süleyman’ı, Eyyüp’u, Musa’yı ve Harun’u doğru yola ilettik.Biz, iyileri böyle mükafatlandırırız. En’am:84

*Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas hepsi Salihlerdendi. En’am:85

*İsmail, Elyasa, Yunus ve Lüt her birini peygamberlik vererek onları alemlerden üstün kıldık. En’am:86

*Babalarından, soylarından, kardeşlerinden bazılarını da seçtik. Onları doğru yola ilettik. En’am:87

*İşte O Allah’ın doğru yoludur ki, kullarından dilediğini o doğru yola götürür. Onlar Allah’a ortak koşmuş olsalardı işledikleri, her halde boşa gitmişti. En’am:88

 

GÜZEL SÖZLER

Cumhuriyetin ilk yıllarındaki gibi; her alanda yerli üretimi artırarak milli ekonomiyi güçlendirme politikalarına tekrar dönmenin bir tercih değil mutlak bir zorunluluk olduğunu düşünüyoruz. Mustafa ÖZTÜRK/Kayseri

*Vatan sevgisi mayadır sütü bozuk olanda tutmaz. Muhsin YAZICIOĞLU

*Ülkemizin birçok yerinde kurulmuş ve devlet tekelinde bulunan Şeker Fabrikalarıkonulan kotaya rağmen yaptığı üretimle zarar ettiren değil; *Devletin hazinesine Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi, Gelir Vergisi ve Zirai Kazanç Vergisi olmak üzere hazineye büyük oranda ekonomik katkı sağlayan fabrikalardır. Fadıl ÜLGEN

 

 

ŞEHİDİME…

Gakgo’ nun hasıydı cesur biriydi

Yüreğimiz şimdi kor Fethi Sekin

Vatan Millet aşkı, dava eriydi

Acına katlanmak zor Fethi Sekin

Ömer Halisdemir örnekti ona

Nasip olsun derdi şehitlik bana

Hayalini kurdu hep yana yana

Bizlere helallik ver Fethi Sekin

Ata yurdu Baskil Doğancık köyü

İmanla yoğrulmuş yumuşak huyu

Helal süt emmişti temizdi soyu

Şehitliği saydı kâr Fethi Sekin

Görevine sadık ilk günden beri

Attığı adımdan dönmedi geri

Ayetlerle sabit şehitler diri

Mezarına dolsun nur Fethi Sekin

İzmir’de bombalı aracı gördü

Hainin birini tez yere serdi

Kalleşçe vuruldu orda can verdi

Cennette kazandı yer Fethi Sekin

Ey kahraman insan saygımız sonsuz

Kaçacak yer arar vicdansız soysuz

Nöbetin devraldık kalmayız sessiz

Kavli kararımız var Fethi Sekin

İhsan Nazik - Elazığ

 

 

SUSMAZ EZANLAR

Şehit evladıyız nemutlu bize

Şehadete hazır beyler bayanlar

Allah diyen insan eğilmez dize

Bilallar variken susmaz Ezanlar

Semadan Nur yağar Cuma olunca

Medine kokuyor nefes soluna

Rahmani bir sızı iner kolunca

Mazlumlar perişan akıyor kanlar

Bayramdır haftanın beşini günü

Bayraklarla süslü kapımın önü

Tankları durdurduk unutmam dünü

Sıraya dizildi şehidi canlar

Beraber yürüdük nöbette durduk

Uçak pistlerinde barikat kurduk

Halis Demir olduk namerdi vurduk

Bu acı vahşeti anlayan anlar

Sehpada sallansın vampirin başı

Katı yüreklere vuralım aşı

Mahmudi tedirgin durmuyor yaşı

Benim toprağımda çalmasın çanlar

Mahmut ALDEMİR/Adıyaman-Çelikhan

KARA GÜN

Elim ermez, yolum uzak.
Kurdular bak, kahpe tuzak.
Halimizi kime yazsak,
Bu günüm ne kara gündür.

     Hain yine kurdu pusu,
     Çevirdi, silah namlusu,
     Yetim kaldı, bak yavrusu.
     Bu günüm ne kara gündür.

Vurulmuş Mehmet’im yatar.
Hain durmuş, caka atar.
Analar hep ağıt yakar.
Bu günüm ne kara gündür.

     Bizleri bu ateş yakar.
     Düşmanlarım sinsi bakar.
     Can ciğerim yerde yatar.
     Bu günüm ne kara gündür.

Yerde Mehmet’imin na’şı,
Yanıyor bağrımın başı,
Dinmiyor gözümün yaşı,
Bu günüm ne kara gündür

     Şimdi sıra geldi bana,
     Siper olsam da kurşuna,
     Feda olsun can vatana,
     Bu günüm ne kara gündür.

Gıyasettin GÜNEŞ Elazığ/Palu


EY DÜNYA                                                                              

Ömrüm geçti sen de gördün,

Dur dedin de durmadım mı?

Sor dedin de sormadım mı?

Ne bulanık sular geçtim.

      Hayat çivisi ayağıma çakıldı,

     Uzaktan uzaktan bana bakıldı.

     Bilmem ki bu nasıl akıldı?

     Ne karanlık geceler geçirdin.

Çok ağladım kalmadı gözümde yaş,

Ne ana kaldı, ne baba ne de kardaş,

Hava bulutlu her taraf yaş.

Ne yağışlı geceler geçirdim.

     Bu dünyanın çarkı böyle döner,

     Kimi ağlar, kimi güler.

     Herkes bildiğini söyler.

     Bir devranda böyle geçti.

Ne canı belli ne de malı

İşte görünüyor dünyanın halı.

Her gün akıyor bir şehit kanı,

Hep beraber koruyalım bu aziz vatanı.

A.  Bedreddin SANAÇ/Elazığ-Harput-Sugözü

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

06Eyl

Şahit ve Şahitlik

30Ağs

Yanlış yanlıştır…

16Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.