Olumsuzluklara karşıyız-3-


İnsan olmak, insan endeksli, yani egoizim’ den uzak toplumsal düşünmek ve hareket etmek, gelecek nesillerin geleceğine yönelik milli ve manevi anlamda planlar yapmak ve projeler üretmek ve de asıl ana hedef bunların olmasını sağlayan sevgiyi ön planda tutmak bir erdemdir.
Bundan yaklaşık 4-5 hafta önce bugün ki başlık yazımızın aynısından olumsuzlukları dile getirmek adına iki ayrı yazı yazmıştık. Tabi bu yazılar şahsımızca görülen ve bilinenlerden öte halkımız tarafından görülüp tepki koyulan olumsuzluklar. Bunlar; giderilmesi için dile getirmek adına bize iletilen olumsuzluklar ve bunlardan ziyadesi ile rahatsız olan vatandaşlarımızın tepki olarak ortaya koydukları görüş ve düşünceler idi.
Olumsuzluklara karşıyız 1 ve 2 diye yazmış olduğumuz yazımızın ikincisinde; Toplumun geleceğini etkileyen ve tehdit eden olumsuzlukların devamı, toplumda tedavisi zor psikolojik rahatsızlıklara sebep olacağı bir gerçek olduğu gibi toplumun yaşadığı olumsuzlukları dillendirmeyip karşı olduğunu ifade edememesi sonucu kendinde daha büyük yaraların açılacağı da ayrı bir gerçek diye başlamış,Bunlar; Türk Ekonomisinin bel direği Şeker Fabrikalarının satışı, Elazığ Fırat Ün. ait Kesik Köprü denilen mevkide ki arazinin de Dubai’ li bir şirkete verilmesi ve Elazığ’da terör tarafından bombalanan İl Emn. Müdürlüğünün eski yerinin talep edilen Milli Birlik Parkı olması yerine Toki’ ye verileceğine dair tepkiler.
Bu tepkilere karşı sağduyunun hakim olması ve duyarlı davranılması öncelikle ülkemiz ve Şeker Fabrikalarının bulunduğu iller, özellikle Kayseri ve Elazığ ili yararına olduğu gibi milletin güveninin sarsılmamasına da katkı sunacaktır diyerek yazımızı sonlandırmıştık.
Bu hafta bugün de söz konusu yazımızın 3. sünü yine vatandaşlarımızın yaşayıp huzursuz olduğu ve devamı halinde huzursuz olacağı olumsuz gelişmelerden bir kaçını gündeme taşımak adına dile getirip dertlerine meram olmanın yanında bu olumsuzlukların ne olduğunu bilmeniz için de sizlerin bilgisine sunmaya çalışalım istedik.
İki yazı dizisinde ele alınan ve bu haftada dile getirilen konuların dışında görülen ve görülmesinden rahatsızlık duyulan olumsuzlukların bir kaçı:
Eğitim sistemimizin bir türlü milli olamayıp başkalarının eğitim sistemleri ön görülerek eğitimin allak bullak edilip kafaların karıştırılması,
Terörle; sınır ötesinden öte içeride, yani kurum ve kuruluşlarda cirit attıkları söylenen terör yandaş ve sempatizanları ile istenilen şekil ve düzeyde mücadele edilememesi,
Belirli cemaatlerin İslami yaşamları dışında İslami yaşam adı altında kamufle olmak adına olduğu düşünülen yaşam tarzında (Özellikle okuyan genç takımında(Üniversite) ) sakallı gençlerin papatya misali türediklerini görememek ve gibi olumsuzluklar…
İşte sizler ve işte yaşanan olumsuzluklardan rahatsızlık duyan vatandaşların ortaya koydukları tepkileri.
Dileriz ki; (Mümkün müdür bilinmez ama…) bundan böyle bu başlıkta yazılar yazma durumu hasıl olmaz ve yazmayız. 
 
HEPİMİZ ÖLÜME MAHKUM EDİLİYORUZ!...
1999 Yılında İstanbul da CARGİLL firmasının genel müdürlüğünün olduğu binanın dekorasyon işlerini yapıyordum. Teknik müdür Mehmet beyle dostluğumuz çok iyiydi.‘’ Mehmet bey bu firma ne iş yapıyor da bu kadar lüks arabalar buraya geliyor. Bakanlar geliyor, Ülker in patronları geliyor, hayretler içindeyim’’ dedim.‘’ Bu firma dünyada sayılı birkaç gıda firmasından biridir. ABD’nin dev gıda firmasıdır sahipleri Yahudi’dir. Türkiye de yakın zamanda şeker piyasasını eline geçirecek.
Bursa Orhangazi’de en verimli tarım arazisinin bulunduğu topraklara hiç kimseyi dinlemeden fabrikasını kurdu, kimsenin bunlara gücü yetmez, isteseler alamayacakları yer yoktur. Bu tenekelerde ki şeker şurubunun 1kg. bizim beyaz şekerin tamı tamına 250 kg. eşittir. Adamlar Ülker ile ortak oldular. Gör bak birkaç yıl sonra şeker fabrikaları tek tek kapanacak. Bu firmada çalışan hiç kimse bu şuruba dokunmaz dahi, çünkü kanser mi yapıyormuş, şeker hastalığımı yapıyormuş işte öyle duydum.
Hoca benden duyduğunu söyleme işimden olmayayım. İlk kez ben sana anlattım vallahi hanımım dahi bilmiyor. Cargill denen bu firma DNA sı değiştirilmiş mısırla, başka kimyasalları ve cıvayı karıştırarak tatlandırıcı dediğimiz şurubu üretiyor. Bu şurup hem çok ucuza mal ediliyor, hem tadı şekerden kat kat daha tatlı. Bu firma için Bursa-Orhangazi’deki tarım alanı bakanların girişimi ile sanayi alanı ilan edildi.
Bu katil firma için açılan yüzlerce dava otomatik olarak ortadan kalktı. 2003 de Cargill inÜretim kotasını % 10 dan % 35 lere yükselti. O dönemde 30 adet şeker fabrikamız vardı. Bunlarda yaklaşık olarak 30.000 kişi çalışmaktaydı. Cargill ve Ülker ortaklığı bu fabrikaların üçüne sahipti. Fakat bunları kapatmak için almışlardı ve öyle de yaptılar. Dünya Bankası, IMF ve Dünya Ticaret Örgütü ülkemiz içindeki işbirlikçilerle beraber Türk tarımını bitirme hamlelerine Özal hükümeti zamanında başlayarak hızla emellerine ulaştılar.
Bu gün tüm şeker fabrikaları kapatılarak şeker sektöründe çalışan veya dolaylı yoldan geçinen insanlar çaresizliğe itilmiş oldu. Cargill in kotası % 10 iken şeker fabrikalarının 2003 deki karı tam 350 trilyondu. Maalesef şimdi zarar bahane edilerek, sadece Cargill istedi diye kapatıldı ne yazık ki. Türkiye; Özal ile başlayan dışa bağımlı tarım politikası ile üretmeyen, sadece tüketen, hastalıkla boğuşan mutsuzların yaşadığı bir ülke oldu. Gelelim bu lanet olası lifi alınmış Nişasta-Şekere.
İnsanın sindirim sistemini darmadağın eden kimyasallardan oluşuyor.
Kanser,
Şeker Hastalığı,
Kolestrol ve Kısırlık başta olmak üzere her türlü hastalığı yapmaya müsait maddeler içeriyor. Bu konuda bilimsel açıklama ile Tv.ler de gazete Sağlık köşelerinde uyarıcı bilgiler veriyorlar da CARGİLL denen seri katil ile nasıl savaşacağımızı söyleyen yok.
Zeytin ağaçları veya Çam ağaçları kesiliyor diye eylem yapan STK, lar Sağlık Örgütleri neredesiniz? Sesiniz neden çıkmıyor? Şu an ülkemizde 4000 dolayında küçücük yavrularımız kanserle savaşıyor, buna sebep olan etkenlerle neden kimse savaşmıyor?
Ülkemizde satılan % 90 şekerli içeceklerde, Coca Cola, Pepsi, Cola Turka, Fanta başta olmak üzere tüm meyve sularında hemen hemen tüm bisküvi, ucuz çikolata ve gofretlerde birçok çikolata, pastaneler ve marketlerde satılan hazır pasta çeşitlerinde ve de birçok ekmekte bu lanet olası zehiri bizlere yediriyorlar, üç kuruş etmeyen bu dünyayı, beş kuruş kazanmak için bize zindan ediyorlar.
Emperyalist ülkeler silahla yapamadıkları soykırımı genetiğini bozdukları gıdalarla yapıyorlar uyumayın!.. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde Cargill gibi gıda teröristlerine üretim izni verilmiyor. Cargill burada ürettiği zehiri geri kalmış tüm ülkelere de gönderiyor.
Ben hayatım boyunca hiç sigara içmedim ama kanserle savaşıyorum, kız kardeşim ve geçenlerde haberiniz oldu, kuzenim genç yaşta KANSER nedeniyle üç yıl acı çekerek öldü, amcamın oğlu, teyzemin oğlu birçok arkadaşım şu an kanserin pençesinde, geleceğin karanlık gün olduğunu bildiğimiz halde bir umutla mücadele ediyoruz. Şimdi siz bunu okurken içiniz karardı biliyorum.
Bizler sağlığımızı korumak için mücadele etmeyeceksek, çocuklarımızın geleceğini korumayacaksak neye yararız acaba! Sağlıklı gıda ve Mutlu bir Türkiye için, çocuklarımızın ve torunlarımızın sağlıklı geleceği için. Tarım ve Hayvancılığımızı dışa bağımlılıktan kurtarmak için,
İnsanlık düşmanı Cargill gibi katil firmaların ülkemizden defolup gitmesi için, belki ilk adım olur.
Behlül Değerli/İzmir
 
 
SENETONUN KARARINI DESTEKLİYORUZ.
Fırat Üniversitesi Senatosu’nun aldığı kararı yerinde bir karar olarak görmekteyim. Biz bu memlekette yaşamakta olan insanlar olarak ilimizde ki Fırat Üniversitesi’nin kendi bünyesinde bulunan Kesik Köprü mevkiinde ki arazisi ile ilgili aldıkları kararı destekliyoruz.
Dubaili şirketin üniversitenin Hankendi’ de ki araziyi ısrarla istemesini doğru bulmuyoruz. Bu demek değildir ki ilimize istemiyoruz, yatırım gelmesin. Yatırımı elbette ki istiyoruz ancak üniversiteye ait arazinin ısrarla istenmesine karşıyız.
Söz konusu şirket hastane yapacaksa neden insanların kolaylıkla ulaşacağı bir yerden değil de Elazığ’ın dışında olan uzak bir yer istiyorlar. Yatırım yapmakta samimilerse eğer Elazığ’ın merkezine yakın bir yere bu yatırımı yapmayı düşünsünler, yetkililerde bu noktada gerekli katkıyı sunarlar..
Yetkililerin arazi temini noktasında bir sıkıntı yaşayacaklarını düşünmüyoruz.  İlimizde araziden bol bir şey yok. Netice itibariyle ifade ettiğimiz gibi adı geçen şirket veya firma yatırım yapmakta gerçekten samimiyse tabi… Yusuf Ali CİN/Elazığ
 
MADDİ ÇIKAR SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORLAR
Dubaililerin Fırat Üniversitesi’nden talep ettikleri arazi üzerinden maddi çıkar sağlamaya çalıştığını düşünüyoruz. Dubaili yatırımcıların Elazığ Fırat Üniversitesine ait Hankendi’deki araziyi ısrarla talep etmesinin altında yatan nedenleri bilemediğimiz için üniversitemizin almış olduğu kararın olumlu ya da olumsuz bir karar olarak yorumlayamıyoruz. 
Dubaili firmanın yapmak istediği yatırım ile alakalı olarak bir proje ortaya koymaması da bizi düşündürüyor doğrusu. Dubaili yatırımcılar yatırımlarını sağlık alanında yapacaklarını ifade ediyorlar. Sağlık alanında yapılacak bir yatırımın ilimize bir katkı sağlayacağını da düşünmüyorum.
Çünkü Elazığ bünyesinde ki sağlık yatırımlarıyla bir merkez konumundadır.  Dubaili firmanın Üniversite arazisi üzerinden maddi çıkar sağlamaya çalıştığını düşünüyor ve bunu olumsuz bir gelişme olarak görüyoruz. Eymen Ali/ Yalova
 
 
GÜZEL SÖZLER
*Bizler; millet olarak sağlığımızı korumak için mücadele etmeyecek, çocuklarımızın geleceğini korumayacaksak eğer neye yararız acaba! Sağlıklı gıda ve Mutlu bir Türkiye için, çocuklarımızın ve torunlarımızın sağlıklı geleceği için. Behlül DEĞERLİ
*İnsan olmak, insan endeksli, yani egoizim’ den uzak toplumsal düşünmek ve hareket etmek, gelecek nesillerin geleceğine yönelik milli ve manevi anlamda planlar yapmak ve projeler üretmek ve de asıl ana hedef bunların olmasını sağlayan sevgiyi ön planda tutmak bir erdemdir. M. Dursun AKSOY
 
TABİBİM
Bu canım nedir ki senin uğruna
Yar desen çıkacak inan tabibim
Yağlı kurşun gibi saplı bağrıma
Sol yanım soluksuz kaldı tabibim
Can suyu gibi gel bana hayat ol
Kiprigimden akma ciğerime dol
Aradığın sevda yüreğimde bol
Sol yanım soluksuz kaldı tabibim
Ben gibi sevenler kayıp seferde
Hayalin gitmiyor gözümde perde
Dermanım ol acım açtığın yerde
Sol yanım soluksuz kaldı tabibim
Gönül bahçem bağbanını arıyor
Bülbül yoksa o gül neye yarıyor
Senden uzaklarda vadem doluyor
Sol yanım soluksuz kaldı tabibim
Burçak KARATAŞ/Malatya-Hekimhan
 
VEREM ETTİN SEN BENİ
Ayağında yemeni
Yanağında var beni
Gittin de hiç gelmedin
Verem ettin sen beni
Karşıdan gelir gemi
Ne babam var ne emmi
Gittin de hiç gelmedin
Verem ettin sen beni
Oy anam anam anam
Hangi derdime yanam
Elimden aldın yari
Ben şimdi kime varam
İbrahim HANCI/Elazığ-Palu  
 
    TARİHE DESTAN
Sen daha doğmamıştın çocuk
Senin “fi” dediğin tarih
Benim için dün gibi.
Bir yemin ettim ki dönemem
Kur’an, bayrak ve pusat üstüne
Devletin bekası
Milletin bölünmez bütünlüğü üstüne.
Sözleşmesi musalla taşında
Ne söze sığar ne tabuta çocuk!-
Yiğitlere kefen gerekmez
Şahittir hapishane duvarları
Kalemi mermi; mürekkebi kan!
Öyle gerekiyordu o zaman
Devlet-i ebed-müddet uğruna
Tarihe destan!
Nereden bileceksin sen çocuk
Kimi bir köşe başında beş paralık bir kurşunla
Kimi yağlı urganlarda can veren yiğitlerin
Gök ekinler gibi biçildiğini
Zor yıllardı o yıllar; yaşın kaç senin?
Bir yemin ettim ki
Dönemem!
Mehmet KÖMÜROĞLU / Elazığ
 
GELMEDİN
Bugün, yarın derken kaç sene oldu
Sevdam yüreğimde coştu, gelmedin
Anladım ki vuslat mahşere kaldı
Gözlerimin yaşı taştı,  gelmedin
Saatler oynaşta, gün erken aştı
Kırgın sevdalara cemreler düştü
Bahar geldi çiçek dalla buluştu
Seven sevdiğine koştu,  gelmedin
Zaman su misali, hiç durmaz akar
Geceler kör yılan, ne yapsan sokar
Sensiz geçen ömrü, ömrümden çıkar
Günler cehenneme eşti,  gelmedin
Hasretliğin yüreğimde kök oldu
Bu aşk, bu bedene koca yük oldu
     Kara günler bir birine ek oldu
Seneler yaramı deşti,  gelmedin
Bazen dalıp, dalıp giderim düne
Lanetler okurum gittiğin güne
Üç değil, beş değil tam yirmi sene
Yandı bu yüreğim pişti,  gelmedin
Vedat YILMAZ / ELAZIĞ

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Ara

GÖNÜL TAHTINDAN OLSUN!...

05Ara

Elazığ Yerel Basınında Değişim

04Ara
22Kas
15Kas
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.