TOPLUMDA DEĞERİ KALMAYIP...


              TOPLUMDA DEĞERİ KALMAYIP YOK OLMAYA DOĞRU GİDEN DEĞERLER

            Hep deriz ya; milli ve manevi değerler çerçevesinde bir yaşam süren milletler değerleriyle, ister maddi anlamda olsun ister manevi anlamda olsun kendilerini var kılan ve ayakta tutan kültürel değerleriyle vardır. Bir millet değerlerinden uzaklaşır, kendini var kılan ve ayakta tutan kültürünü yaşamaz ise çok iyi biliyoruz ki er veya geç yok olmaya mahkumdur diye..

            İşte bu sebeple tarihi geçmişi derin bir millet, özellikle de üç kıtaya hükmetmiş ve İslam'ın bayraktarlığını yapmış, kültürü derin, geniş ve bir o kadar da zengin bir millet olan Aziz Türk Milleti olarak kültürel değerlerimize sahip çıkmak zorundayız var olmak ve de yıkılmadan ayakta kalmak adına.

            Eğer siz, tarihi ve mazisi derin bir millet olarak sizi ayakta tutan kültürünüzü, değerli varlığınızı, günümüzde çok olmasa da değeri kalmayıp yok olmaya doğru giden değerli varlığınızı yani; Vatan, Millet, Din, Dil, Bayrak, Merhamet, Sevgi ve Saygı, Dostluk ve Vefa, Teşekkür etme, Özür dileme ve de insan için ana temel olan sevgiyi, insan sevgisini esas alıp yaşamaz, yaşatmaz ve sahiplenip geleceğe taşımazsanız gelecekte varlığınızdan söz edemezsiniz.

            Toplumda değeri pek kalmamış olmakla beraber yok olmaya doğru giden bu değerleri yaşamamız, gelecek nesillere aktarılması için yaşatılmasına gayret göstermemiz kaçınılmazdır.

            Günümüzde yaşadığımız ve yaşamakta olduğumuz olumsuz terör hadiselerinin ana temelinde yukarıda ifade etmeye çalıştığımız değerleri pek yaşamadığımız ve sahiplenmememizdendir diye düşünüyoruz. Değerlerimize karşı ilgisiz ve duyarsızlığımızdır ki öngörü sahibi olamıyor ve yaşanacakları göremiyoruz.

            Ha! değerlere karşı hassasiyet sahibi insanlar yok mu?

            Hassasiyeti yüksek, öngörüsü kuvvetli insan yok mu?

            Var elbet olmaz mı.

             Milli ve manevi değerde olan ve değerlere karşı hem duyarlı hem de öngörüsü olan insanların varlığıdır ki yaşadığımız olumsuzluklar bir damla da bir zerre misali olmakta. Tabii ki gönül ister ki o damlada o zerrede olmamış olsun ama ne fayda istemesek de olumsuzluklar olmakta ve yaşanmakta.

            Son dönem ve günlerde yaşanan terör olaylarının müsebbiplerini öngörüsüyle yaklaşık bundan 12 yıl önce görebilen ve bu noktada vatan ve millet bütünlüğüne kastedileceği düşüncesini yazılarında ifade etmekle kalmayıp ''Deyyus'' başlıklı şiiri kaleme alan Sivas-Gemerek' li şair ve yazar Kenan ÇARBOĞA Bey gibilerin varlığı da yok değil doğrusu.  

       DEYYUS

Biz onu milletçe bildik bileli 

Kızıyor, ağlıyor, zırlıyor deyyus! 

Belli ki mazisiz, soyu şüpheli 

Nerede Türk görse hırlıyor deyyus! 

     İlk başta Müslüman sanmıştık onu 

     Velâkin hiç öyle olmadı sonu 

     Oynadığı misyonerlik oyunu 

     İslâm'ı diliyle kirliyor deyyus! 

Hahamla, papazla girip kol kola 

Diyalog diyerek düştü bir yola 

Kuran'ı, sünneti bilmez budala 

Kâfirler nezdinde parlıyor deyyus! 

     Eğer ki hamisi yanında ise 

     Ya havra onarır yahut kilise 

     Mesela birisi "Fırlama!" dese 

     Üstüne alınıp fırlıyor deyyus! 

Vaftizde bakınca suyun tadına 

Erişmek istedi her muradına 

İsa Mesih, kutsal mehdi adına 

Epeyce koşuyor, terliyor deyyus! 

     Camide kürsüyü geçirse ele 

     Ne oyunlar oynar yeminler ile 

     Yaptığı bir iş yok, yalan hergele! 

     Yağmasa da bol bol gürlüyor deyyus! 

Şaşırıp sonunda kendi safını 

Kaybetti vicdanı ve insafını 

Arkadaş eyledi yal eşrafını 

Döneği, haini derliyor deyyus! 

     Sayesinde hayâsızlık hız aldı 

     Töreler bozuldu, görgü azaldı 

     Son demdeyiz çıldırmaya az kaldı 

     Sabrın sınırını zorluyor deyyus!

            Sayın şairimiz; ruhunda var kılıp gönlüne nakşettiği değerler manzumesinde vatanın ve milletin birlik, beraberlik ve bütünlüğüne kast edileceğini öngörebildiği için bu şiiri kaleme almış bir edebi şahsiyet. Bu şairimiz, bu öngörü sahibi edebi şahsiyetimiz öngörü sahibi olanlar içinde şiiriyle örnek olarak sizlere sunduğumuz bir tanesi.

            Daha ne öngörüsü yüksek şairlerimiz var.

            Elazığ-Palu' lu İbrahim Hancı, Keban' lı Ahmet Demir, Tokat'lı Dursun Elmas, Adıyaman-Çelikhan' lı Mahmut Aldemir Bey'ler ile Malatya' lı Burçak Karataş, Artvin' li Gülden Taş Hanımefendi ve gibiler. Daha ne öngörü sahibi şahsiyetler var öngörüleri dikkati nazara alınmıyor olsalar da. Bunlar ve gibilerin varlığıdır ki yukarıda ifade ettiğimiz gibi vatan ve millet değerleriyle ayakta.

            Değeri büyük olup yok olmaya doğru giden değerlerin en önemlileri vatan, din, dil ve vatan sevdalısı şahsiyetlerdir.

            Vatan: Her zaman söyler dururuz olmazsa olmazlarımızdandır diye. Vatan; namustur, ardır, şeref ve şandır, milletin kendisidir, milli ve manevi değerlerine bağlı olup öngörüsü olan milletin, şair ruhlu Aziz Türk Milleti'nin ta kendisidir. Aziz milletimiz ve devletimiz için bir dönüm noktası olan 15 Temmuzda yaşanan o katliama yönelik ihanet harekatını tertip edenleri öngörüsüyle görebilen ve bunun üzerine güzel ve anlamlı şiirler kaleme alan şair ve yazarlardır vatan..

            Sadece ve sadece yukarıda ifade ettiğimiz değerler mi yok olmaya doğru gitmekte?

            Hayır tabii ki hayır.

            Din; Dinden kasıt İslam Dini' dir tabi.İslam dini herkesin kafasına göre istediği gibi yaşaması ve yorumlaması gereken din değil, Allah'ın emirler zincirini içeren kutsal Kur'an-ı Kerim' de ve Peygamberimizin hadislerle buyurduğu şekilde yaşanması gerekendir İslam dini. Bugün yaşanan aymazlık, takiyeli yaşam ve sonucunda getirdiği toplumsal uyumsuzluk ve terör herkesin kafasına göre ve istediği şekilde yaşamak istediği dindir. O nedenle İslam Dini' de yozlaştırılarak yok edilmek istenendir.

            Dil; iyi ve yerinde kullanma gerekliliği olan toplumsal bir değerdir. Dil'de erimeye başlayan, yok olmaya doğru giden değerlerden biri olma yolunda. Bugün yaşadığımız terörün ana sebebi; başka dillerin ön plana çıkmasına taviz verilmesi, ana dilimiz Türkçe' nin ırkçılık olarak değerlendirilip iyi ve yerinde kullanmadığı gibi sahip çıkmadığıdır.

            Birde ülkemizin bağrından çıkmış, değerleriyle var olup değerlerine değer katmış şahsiyetlerin bilinmemesi, onlara karşı duyarsızlığın sembolü olan Dostluk ve vefanın gösterilmediği edebi şahsiyetlerin varlığı da söz konusu.

Örnek verecek olursak; Mehmet Akif ERSOY' un yılda bir kez hatırlanıp anılmasının dışında farklı bir şeyin yaşanmaması, kurtuluş savaşı sonrası yazarak aziz millete armağan ettiği ve bir dönem  üzerinde tahrifat düşünülen İstiklal Marşı' na gereken önemin verilmemesidir

            Bu sadece ve sadece merhum Mehmet Akif Ersoy için verdiğimiz bir örnek.

Mesela:Kayıların lideri Ertuğrul Gazi’ye, Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Osman Bey’e, Osman Bey'in hocası olarak fetva ve nasihatlerinden ilham alıp ehemmiyet verdiği Şeyh Edebali' ye, Piri Türkistan-i Şeyh (Hoca) Ahmet Yesevi’ye, Alparslan Gazi şiirleri ayrı bir ders ve ayrı bir nasihat olmakla beraber ilahi tarzında dillendirilen Yunus Emre’ye, Mesnevisiyle felsefi bir yaklaşımda bulunup gönüllere taht kuran Mevlana’ya, deha bir devlet adamı yaşantısı ile geçmiş, günümüz ve gelecek nesle örnek teşkil eden Fatih Sultan Mehmet Han’a, Harput fatihi Harput Fatihi Belek Gazi Bey’e,

Cumhuriyetimizin kurucusu ve bağımsızlığımızın vesilesi merhum Mustafa Kemal Atatürk,  milli ve manevi değerler bütünü içerisinde olmuş ve hakka yürümüş ile hayatlarını idame eden şair, yazar, sanat adamları ve  daha nice değer ve şahsiyetlere karşı da sevgisizlik, vefasızlık had safhada.

Bu da ondan önce ve sonrası değerli şahsiyetlerin bile istenilen seviyede bilinmemelerinin göstergesidir. Bizlerin, biz insanız diyenlerin, hafızayı beşer olmuşluğu ile vefasız oluşumuzun çok  üstünde bir hafıza ve vefa kaybına uğramışlığımızdır.

Bunlar dışında ifade edemediğimiz daha nice değer ve şahsiyetlere karşı işlenen vefasızlıkta ayrı.

Tüm entrikalara rağmen bir bütün olmuş ve bir bütün olma noktasında büyük bir  mücadele veren millet olarak bir çoğumuz değerlerimizi unutmuş, bir çoğumuz unutmamış olsak bile yaşamıyor olmamız, çok azımızın yaşıyor olması acı bir gerçek. Bu nedenle de yavaş yavaş kaybolmaya doğru gitmekte olan bir millet olmaktayız.                                                                    

            Yukarıda ifadeye çalıştığımız neredeyse kaybolmaya yüz tutmuş insani değerlerin bir çoğunu yaşamayan ve yaşatmayan millet olarak yok olmamız, tarihten silinmemiz içten bile değil Allah muhafaza.

            Dün, bugün yaşadığımız, yarın yaşayacağımız olumsuzlukların sebebi değerlerimize karşı duyarlı olmayışımız, sorumluluk duygumuzu yitirişimiz, değerlerimizi yeterince bilmeyişimizdir.   Öyle olmasa bugün bunları, yani terörist olaylar sonucu onlarcasının ölümünü, onlarcasının yaralanmasını ve sonucunda milli ve manevi mağduriyetleri, milli servetin heba olması gibi olumsuz gelişmeleri yaşar mıydık?

            Allah; millet olarak şuurlu, duyarlı, değerlerine ve değerli şahsiyetlerine bağlı, vefalı olmayı, vatan ve millet sevgi ve sevdasını nakşettiği gönlünde ve ruhunda muhafaza ederek yıkılmadan var olma bilincini korumayı nasip eylesin. Allah; kimseyi ama hiç kimseyi vatana ihanet edip vatansızlaştırmasın.

            İstenmeyen ve nefretle kınadığımız terör olayları sonucu hayatlarını kaybetmiş şehitlerimize, merhum ve merhumelere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, sahiplerine ve Aziz Türk Milleti'ne sabru cemil dileriz.

            Ne Mutlu Türküm Diyene ve gerçek manada diyebilene...

.

                                                                                AYETLER

*''Ey kavmim, Allah'ın sizin üzerinize yazdığı (farz kıldığı) kutsal yere girin, arkanıza dönmeyin, yoksa kaybedenler olarak dönersiniz. Maide:21

*(Onlar) Ey Musa orada zorba bir kavim var, onlar oradan çıkmadıkça biz oraya girmeyeceğiz. Eğer çıkarlarsa bizde gireriz.'' dediler. Maide: 22

 

                                                                GÜZEL SÖZLER

*Düşünmek ve söylemek kolay, fakat yaşamak, hele başarı ile sonuçlandırmak çok zordur. Ziya GÖKALP

*Vatan sevgisinden maksat, toprağa değil, onun üstünde yaşayan insanlara duyulan sevgidir. Namık Kemal

BU VATAN HEPİMİZİN

Türk Milleti 30 Yıldır ki savaşta

Kafir kırdırıyor kardeşi kardeşe

Ben bırakmam düşmanı vatana yanaşa

Ülkeyi koru sende huzurla yaşa

     Türk Milleti yüzde doksan Müslüman

     Asla hiç yıkılmayacaktır bu düzen

     Ey Türk oğlu sen oku çalış kazan

     Ahirette peygamberde baksın yüzen

 İbrahim HANCI/Elazığ-Palu        

 

      SÖNDÜR ATEŞİ

Yüreklere sinmiş kara bakteri

Pehlivan bizdedir başlat güreşi

Bomba patlayınca ölümler seri

İdamı uygula söndür ateşi

     Ömür kifayetsiz planlar yarı

     Çiçeklere konmam değilim arı

     Hasatsız geçirdim kışı baharı

     İdamı uygula söndür ateşi

Sabahın güneşi akşama batar

Merhametsiz avcı avını yutar

Hayalar kirlenmiş yırtılmış astar

İdamı uygula söndür ateşi

     Bomba yağdıranın şifresi dolu

     Devlet parasıyla eşmişler yolu

     Dünyadaki terör Fetonun kolu

     İdamı uygula söndür ateşi

Yasayı değiştir uygula kanun

Sahibine dönsün oynanan oyun

Mazlumlar zalime eğmesin boyun

İdamı uygula söndür ateşi

     Haddini aşana verelim ayar

     Dirayet olmasa ayaklar kayar

     Zalimler ölmese canlara kıyar

     İdamı uygula söndür ateşi

Mahmut ALDEMİR/Adıyaman-Çelikhan

 

 

 YENİK ADAMA

Düşler hiç yeşerir mi, günaydınsız kalbinde!

Sabaha ‘’kavuşmakçin’’,başka bir çare düşün

Bin bir kuşku yatarken pusulasız kalbinde

Kalkışı olacak mı, bu korkunçlu düşüşün!

     Elinde kılıcın kör, bindiğin at eyersiz,

     Üstüne yürüyen yalanlar,

     Salkım saçak.

     Koynundaki o kitap eskimiş ve değersiz.

     Söyle bu darlıktan seni

     Susam mı kurtaracak!

Gözünden umutsuzluklar akıyor henüz,

Açık artırımlarda tarih satılır mıydı hiç!

Ne elin boştur gece,

Ne işin iştir gündüz.

Bu oluşum sürecinde,

Güpegündüz yatılır mı hiç!

     Artık,

     Varım diye bağırma,

     Önce kaybettiğin fecri bul,

     Sonra,

     Yüzünün haritasını hazırla,

     Büyük duruşma için…

    Cevdet KADIOĞLU/Irak-Kerkük

 

            SÜLEYMAN ŞAH
Şu uluslar arası oyunlar ince ince
Çok oyunları bozduk bir araya gelince
Orta doğu kazanı neden kaynatılıyor
Kazanın içinde kan altında can yanıyor
Irk mezhep ayrılığı düşmanlık kozlarıdır
Teknoloji yardımı güçlü balyozlarıdır
İslamı sömürdüler bölüp parçaladılar
Asırlar geçti hala, hala uyanmadılar 
Ey ulusum bilirim bunları aşacaksın
Bölgemizde yine sen bir tarih yazacaksın
Göktürk'sün, Osmanlı'sın, Ulu Süleyman Şah'sın

 Tuncer SÖNMEZ/Tunceli-Hozat

 GÖZÜM GALIP

Əllərimə toxunan,
Əlində gözüm qalıb.
Şəlalə zülflərində,
Telində gözüm qalıb.

     Qoyma könlüm üzülə,
     Qəm sinəmə düzülə.
     Şəhdi-şəkkər süzülən
     Dilində gözüm qalıb.

Gör sənsiz nə haldayam,
Başı qalmaqaldayam.
Bəminlə xəyaldayam,
Zilində gözüm qalıb.

     Əhdə sadiq yarınam,
     Əsil xiridarınam.
     Şirə çəkən arınam,
     Gülündə gözüm qalıb.

Gəl, qurtar məni dərddən,
Könlümü şad et hərdən.
Gərdənin ,,mina gərdən"
Belində gözüm qalıb.

     Ol könlümün hakimi,
     Ovut Mais Təmkini.
     Qoy deyim, sənin kimi,
     Evimizə nur saçan
     Gəlində gözüm qalıb.
     Gəlində gözüm qalıb.

    Mais TEMKİN/Azerbaycan

 

UYANMA ZAMANIDIR 
Baktılar Türkiye’m orta doğu kalesi 
Yurduma musallat ettiler baş belası 
Her gün şehit askerin okunur salası 
Aç gözünü şimdi uyanma zamanıdır 
     Aziz yiğidim üç beş kuruşa satılma 
     Galeyana gelip melun safa katılma 
     Taş sopaya sarılıp meydana atılma 
     Aç gözünü şimdi uyanma zamanıdır 
Kardeşimizin yüzüne bakıp güldüler 
Cahil insanlar çabuk oyuna geldiler 
Kahpeler bizi hep içeriden böldüler 
Aç gözünü şimdi uyanma zamanıdır 
     Halkına zulüm ederek keyif çatarlar 
     Garip kimse ateş çemberine atarlar 
     Tuzu koru alçaklar yan gelir yatarlar 
     Aç gözünü şimdi uyanma zamanıdır 
Vatanın ay yıldızı boyanmış al kana 
Kanını akıttın Kafkasya’dan balkana 
Lanet olsun ülkeyi bölmeye kalkana 
Aç gözünü şimdi uyanma zamanıdır 
     Ahmet’in biter mi Osmanlı zürriyeti 
     Elindedir ırk, dil, din, iman hürriyeti 
     Dimdik ayakta Atatürk Cumhuriyeti 
     Aç gözünü şimdi uyanma zamanıdır 
     Ahmet DEMİR
/Elazığ-Keban            

 

                    DİYOR

Her gün helal aş için çıkıyorum yollara

Akşama çocuklarım anne aç kaldım diyor

Çalışıp çabalayıp muhtaç olmam ellere

İşim erken bitmezse anne geç kaldın diyor

     Geceleri ağlarım çocuklara göstermem

     Onların hiç suçu yok hiç bir zaman küstürmem

     Ne yaparsa yapsınlar evde terör estirmem

     Yastık savaşı olur anne suç kaldın diyor

 Konu komşu bilmiyor kimseye gitmiyoruz

Düğün dernek var ama hediye etmiyoruz

Mutluluk nasıl bir şey an bile tatmıyoruz

Çocuğum dalga geçer anne beç kaldın diyor

     Yorgunluktan dizimin takati kalmayınca

     Aybaşı para yetmez üst başa almayınca

     Arkadaşına mahcup harçlığı olmayınca

     Anam babam yok benim anne piç kaldım diyor

Bir türlü ödeyemem borç yaptım her bir yana

Odun kömür dershane taksitler vurur cana

Dert çekmeye gelmişim sanırsın bu cihana

Sakal bıyık karıştı anne saç kaldım diyor

     Eli boş dönsem eğer yüzüme bakmıyorlar

     Karanlıkta oturmuş ışığı yakmıyorlar

     Bin nasihat etsem de beni hiç takmıyorlar

     Derslerin nasıl sorsam anne hiç kaldım diyor

Gülden sorunlar ile bir türlü baş edemez

Düşe kalka bu yolda daha fazla gidemez

Parasızlık işsizlik bu deveyi güdemez

Çoluk çocuk bir yanda anne iç kaldım diyor

Gülden TAŞ/Artvin

 

FİRAVUNUN TORUNU
Nasıl insan diyeyim Aslı'n neslin bozulmuş 
Zulümle mi beslendin ciğerlerin ah dolmuş
Mazlumların kanına doymadın mı kudurmuş
Firavun'un torunu ondanda beter olmuş

     Vay dünyanın haline cahilin kalemine
     Cellat olmuş baş keser hele bakın zalime
     Eyvah bu ne kıyımdır ne oldu Türkiye'me 
     Firavunun torunu ondanda beter olmuş

Ne ettiysen onu bul seni vicdan yoksulu
Birde Allah diyorsun Hakkı'n günahkar kulu
Elbet gösterir Rabbim devrilirken boynunu
Firavunun torunu şeytandan beter olmuş

     Can'ı Can'a kıydırdın kardeş kardeşi vurdu
     Parça parça olasın meydan sana mı kaldı
     Gücün yetermi sandın seni gavur tohumu
     Firavunun torunu ondanda beter olmuş

Bize meydan okudun şimdi neden kaçarsın 
Sana kucak açanlar Titanik gibi batsın 
Şehitlerin ahıyla arasatda kalasın
Firavunun torunu şeytandan beter olmuş

     Bize meydan okudun şimdi neden kaçarsın
     Sana kucak açanlar Titanik gibi batsın
     Şehitlerin ahıyla arasatda kalasın
     Firavunun torunu şeytandan beter olmuş
     Burçak Karataş/Malatya



 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
11Ekm
03Ekm

Eylül’de hazanlaşmayan!..

27Eyl

Biz korkuyoruz!..

20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.