ÜÇ KONU BİR ARADA


                                                                    GÖNÜL TAHTINDAN

                                                                 ÜÇ KONU BİR ARADA

                                                            

            Toplumlar, tarih ve kültürleriyle bilinir ve tanınırlar. Tarihlerini sahiplenip kültürlerini zenginleştiren toplumların millet olmayı başarıp varlıklarını korudukları inkar edilmez bir gerçek olduğu gibi aksini düşünüp yaşayan toplumların ise millet olamadığı, olanların ise sonlarının çokta hayırlı olmadığı da ayrı bir gerçektir.

            Biz Türk Milleti’nin, asırlardır her türlü engel ve tezgahlara rağmen tüm unsurlar olarak bölünmeyip birlik ve beraberliğimizi koruyarak bir arada yaşamayı başarmış ve beraber İslam’ın bayraktarlığı gibi kutsal bir görevi de beraber yerine getirmiş ve getirmekte olan Biz Aziz Türk Milleti’nin varlığı, varlığının bugüne kadar ve bugünden sonra devamiyetine sebep tarihini sahiplenip,  kültürünü yaşaması ve değerlerine az da olsa vefa göstermesidir. Bunun örneği vefa timsali kişilerin,  şahsiyetlerin yakın zamanda bizlere yaşattıkları birtakım güzel ve anlamlı etkinliklerdir.

            Bunlar;

            Faslı Bahar Türk Müziği Korosu,

            Harput-Palu Kültür Yolu Tren Yolculuğu,

            Mustafa ÖZTÜRK’ e vefa adlı etkinliklerdir.

            Belirli aralıklarla tertiplenip gerçekleşen bu etkinlikler millet olarak tarihimize ve kültürümüze çok az, ağır aksak, eksik ve gedikte olsa sahip çıktığımızın ve gelecek zaman içerisinde arkadan gelen milli ve manevi değerlerine bağlı aydınlık neslin de sahip çıkacağının göstergesidir.

            Tertiplenen etkinliklerde vefanın ön plana çıkarılarak geleceğe taşınması ve gelecekte daha zengin bir şekilde yaşanması noktasında değerlendirilmesi çok önemlidir hele de tarihi maziye ve kültürün zenginleşmesine katkı sunanlara karşı duyulan ve adlarına gerçekleştirilen vefa içeren etkinlikler.

             Bunların ilki,        FASLI BAHAR TÜRK MÜZİĞİ KOROSU

Baharın, ilkbaharın başlarında gerçekleşen Faslı Bahar Türk Müziği Korosu vefa duygusunun içten ve samimi işlendiği ve yaşandığı bir etkinliktir. 8 Nisan 2017 tarihinde Elazığ’ın Musiki duayenlerinden Şef Naci Sönmez Bey başkanlığında oluşan TÜRK MİZİĞİ KOROSU’ nun sanat güneşimiz merhum Zeki MÜREN anısına düzenlediği FASLI BAHAR adlı müzik etkinliği.

            Bu etkinlik, Elazığ’a mal olmuş musiki duayenlerinden yukarıda ismini zikrettiğimiz bir şahsiyetin Türkiye’ye musiki alanda mal olmuş bir duayene karşı duyduğu vefa adına tertiplemiş olduğu anlamlı bir vefa etkinliğiydi.

Bu etkinlikte biz sevgiyi, sadakati ve dolayısıyla bunlardan kaynaklı vefayı gördük, üretkenliği gördük, azmi gördük, sevginin ve vefa duygusunun engel tanımadığını ve musikinin verdiği huzuru gördük.

Ha! Bu etkinlikte eksik ve kendimizce olumsuz gördüklerimiz yok muydu elbette vardı. O’da izleyiciler ile icracıların zaman zaman konuşur olmalarından kaynaklı program esnasında olur olmaz uyarıların yapılmasıydı.

Öyle veya böyle vatana, millete ve değerlere karşı gösterilen sevgiyi, vefayı ön plana çıkaran bu ve benzeri musiki etkinliklerin devam etmesidir arzumuz.

 

İkincisi;        HARPUT-PALU KÜLTÜR YOLU TREN YOLCULUĞU

            15-22 Nisan tarihleri arasında kutlanan Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında 29.04.2017 tarihinde gerçekleşen bir etkinlik. Bu yıl 4. sü gerçekleşen bu etkinlik, kültürün tanınması, turizmin gelişmesi noktasında önemli bir etkinlik.

            Kültür Bakanlığının öncülüğü, Elazığ Valiliğinin himayesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Palu Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığının organizesinde gerçekleşen sevgiden kaynaklı birlik, beraberlik, vatana ve millete ve de değerlere karşı olan vefaya dayalı bu anlamlı etkinliğin olumlu noktada olsun olumsuz noktada olsun katılımcılara çok şeyler kazandırdığı muhakkak.

            Teveccüh gereği katılımın had safhada, katılımcılar arasında genç neslin fazla olması etkinliğe bir başka güzellik, bir başka anlam kattı diyebiliriz. Olması gerekende buydu zaten.

            Her şeyden önce bu etkinliği anlamlı kılan husus, önem arz eden ve gündemden hiç mi hiç düşmemesi gereken tarihi derinliği ve kültürü tartışılmaz her iki mekan adına trenle yapılıyor olmasıydı.

            Harput ve Palu tarihi derin ve kadim kültürün mekanı. Tarihi ve kültürü çok derinlerde olan zengin mekanlardır Harput ve Palu, hele hele de Palu…

Kadim bir kültürün menbaı, medeniyetlere ve tarihi şahsiyetlere ev sahipliği yapmış kadim bir şehirdir Palu. Harput’un fetih kararını alan ve Malatya emiri Mehmet Bey’in eşi Ayşe Sultan’la stratejik izdivaç yaşayan Harput Fatihi merhum Belek Gazi Bey’in otağ kurduğu bir şehir. Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran merhum M. Kemal Atatürk’ün o dönemde dış güçlerin karıştırmasıyla başlayan huzursuzluğu bastırmak ve huzur ve güveni sağlamak amaçlı karar almak üzere iki kez uğradığı ve Harput musikisinin duayenleri merhum Enver ve Paşa Demirbağ kardeşlerin dayısı Sekratlı Ali Bey’e misafir olduğu bir şehir.

Kısa ve öz olarak Palu; tarihe mal olmuş şairi-yazarı-araştırmacısı-manevi mimar ve edebi şahsiyetlerin çokça yetiştiği ve var olduğu kadim bir şehir. Palu; adını sadece şahsiyetlerle değil doğasıyla, genelde sevgi ve mutluluk sunmanın yanında zaman zaman acılarda yaşatan Murat Nehri ile de kendini anlatan ve konuşturan bir şehir.

Evet bir vefa göstergesi olarak 29 Nisan 2017 tarihinde saat 09’da Elazığ Tren Garında kalabalık bir kitleyle trene binerek başlayıp saat 17’de yine trenle Elazığ’a dönülerek sonuçlanan bu etkinlik işin içinde olmadıkları halde katılım sağlayan PALU-DER- TURSAB ve gibi STK mensupları ile birçok güzel insanla karşılaşıp buluşmamıza, birçok öğrencilerle ki bunlardan birileri Aziz Gül İlköğretim Okulu öğrencilerinden Mehmet Akif ve Yunus Alişer kardeşlerle bir arada olmamıza, harika doğa manzarasını görmemize, tarih ve kültür diyarı Palu’yu daha yakından inceleme ve gözlemlememize vesile oldu.

Bu etkinliğin güzel ve anlamlı tarafları olduğu kadar eksik ve yanlış tarafının da olduğunu söylemek icap eder bir sonraki etkinliklere ışık tutması noktasında. Neydi bunlar diye bakacak olursak çok azda olsa göze batan ve hoş karşılanmayan hususlar.

Öncelikle böylesi önem arz eden bir etkinlikte şair-yazar ve çizerlerin, özelliklede Palu’nun yetiştirdiği yazar ve çizerlerin, özelliklede Palu’nun yetiştirdiği yazar ve çizerlerin davet edilmemeleri.

Etkinliğin içerisinde adı geçen Harput’un kısa da olsa gezilmemesi.

Palu merkezde yapılan açılış konuşması ve sergi açılışında STK. başkanlarına söz hakkının verilmemesi.

Gezi Programı başlayana kadar vatandaşların rahatı noktasında tedbir alınmayıp tabiri caiz ise ortalık olması.

Taşınma işlemlerinin Cimşit Bey Camiine kadar olup kaleye kadar ve ötesinin yaya yapılması,

Kale, Türbeler ve Çarşıbaşı gezilerinin mihmandarsız yani rehbersiz yapılıp tanıtımlarının sağlıklı olmayışı.

İkram noktasında büyük acemiliğin yaşanarak siyasi ve bürokratlar dışında STK lara ve birçok vatandaşa gerekli ihtimamın gösterilmemesi nedeniyle birçok insanın aç kalması. Elazığ Belediyesinin Cimşit Bey Camii önünde mısır patlağı ikramı işi azda olsa kurtardı diyebiliriz. Elazığ Kültür ve Turizm Müdürü Sn. Tahsin ÖZTÜRK Bey’in dört gözle arandığı bu etkinlikteki eksikler ve yanlışlar birilerince hafife alınabilinir ve dillendirilmemesi gerektiği düşünülebilinir. Biz öyle düşünmüyoruz. Biz, söz konusu eksikleri ve yanlışları birilerini yermek ve şevklerini kırmak amaçlı dillendirmiyoruz. Bu eksiklerin ve yanlışların gelecekte yaşanmaması ve daha sağlıklı bir etkinlik olması amaçlı dillendiriyoruz. Bunlar içerisinde bizce en önemlisi tanıtımın sağlıklı yapılması adına rehberlerin olmayışı gibi bir eksik ve yanlışın oluşu idi.

    

              Üçüncüsü;             MUSTAFA ÖZTÜRK’ E VEFA

            Bu etkinlik, isminden de anlaşıldığı üzere bir vefa etkinliğiydi. Türk Ocakları Elazığ Şubesi ile Ahde Vefa Derneğinin ortaklaşa tertipledikleri Mustafa ÖZTÜRK’ e vefa etkinliğiydi.

            Milli ve manevi değerlerine son derece bağlı ve vefa timsali olarak gördüğümüz şahsiyet Mustafa ÖZTÜRK Hocamız, vatan ve millet sevgi ve sevdası dendi mi akan suları durduracak kadar vatan ve Millet perver bir şahsiyet, erdemli bir kişilik.

            Uzun yılar önce (1968-1973) tarihi derin, kültürü zengin ancak milli ruhun, milli hareketin yani ülkücülüğün arzulanan ölçülerde olmadığı bir dönem ve zamanı yaşayan Elazığ’da, Elazığ-Maden’ de görev yapmış, sonrasında Elazığ merkeze atanarak okul okul gezdirilip sürgün hayatı yaşatılmış, teşkilatçı ruhuyla oluşturmuş olduğu bir avuç arkadaş gurubuyla Milli Hareket’in temelini atmış, kimi zaman ırgat olmuş ve kimi zaman öğretmenlik görevi yanında liderlik yapıp insanları ve gelecek neslin gençlerine edebi hizmetlerde bulunmuş vefa timsali bir edebi şahsiyettir Sn. ÖZTÜRK.

            Bu şahsiyet adına yapılan ve sunuculuğunu Elazığ’ın yetiştirmiş olduğu tiyatro sanatçısı Rıdvan Dağların yaptığı etkinlik, her zaman olduğu gibi şahsiyetler adına yapılan saygı duruşu ve okunan İstiklal Marşı sonrası Türk Ocağı Başkanı Sn. Birol Bulut Bey’in açış konuşmasıyla başladı.        Sonrası vefa gereği adına vefa etkinliği tertiplenen ülkü uğruna çok çileler çekmiş bulunan muhterem hocamız Sn. Mustafa ÖZTÜRK Bey kürsüye çıkarak günün anlam ve önemini ifade eden bir konuşma yaptı. Bu konuşma sadece teşekkürden ibaret bir konuşma değildi anıların anlatıldığı vefa ağırlıklı bir konuşmaydı. O gün beraber yola koyulduğu insanların isimlerini vererek onlarla yaşadığı an ve anıların anlatıldığı, geleceğe örnek teşkil eden örneklemelerin verildiği, ülkücülüğün ne olduğunu ve tabii ki teşekküründe edildiği bir konuşmaydı.

            Konuşması ağırlıklı memleket sorunları üzerineydi. Memlekette yaşanan ahlak erezyonu üzerineydi. Boşanmaların %38, Fuhuşun %79, insan öldürmenin %261, Uyuşturucu %670, Cinsel tacizin %49 artış göstermesi yanında 15.5 milyon Türk insanının yardımlarla hayatını idame ettiğini ifade eden bir konuşmaydı. Tüketiciliğin azaltılması ve üreticiliğin ön plana çıkarılması gerektiği önerisini ortaya koyan bir konuşmaydı. Kısaca çok istifade edilen ve yararlanılan konuşmanın yapıldığı bir etkinlikti bu vefa etkinliği.

            Netice itibariyle bu etkinlik ve bu etkinliğin müsebbibi sayın hocamızın anlattıklarında sevgi, sevgiye dayalı vefa ön plandaydı. Vatan, millet ve değerlere karşı sevgi ve vefa ön plandaydı. Ancak bu etkinlikte de bize göre bir yanlış yok değildi. İsmini vermek istemediğim bazı şahsiyetlerin adlarının unutulmuş olması ile Ahde Vefa Derneği Başkanına bir konuşma yaptırılmaması gibi…

Öyle veya böyle söz konusu olan vefa duygusunun yoğun yaşandığı anlamlı bu musiki etkinliği bizlere sunan, yüreğimize serin sular serpen yönetmen, musiki duayenimiz, gönlümüzde ayrı bir yeri bulunan Sn. Naci Sönmez Ağabeyimiz ve ekibine,

Güzel ve anlamlı olması yanında eksik ve gedikleri bulunan Harput-Palu Kültür Yolu Tren Yolculuğu etkinliğini bizlere yaşatan Kültür Bakanlığına ve dolayısıyla valiliğe, İl Kültür Turizm Müdürlüğüne ve Palu Kaymakamlığı ile Belediye Başkanı ve ekiplerine,

Çok ama çok değerli, vefa timsali, ülkü yolu öncüsü hocamız Mustafa ÖZTÜRK’ e Vefa etkinliğini organize eden Elazığ Türk Ocağı Başkanı Birol BULUT Bey ile Ahde Vefa Derneği Başkanı Burhanettin ÖZDOĞAN Bey ve yönetimlerine, bu güzel ve anlamlı etkinliklere öz veride bulunup katılım sağlayanlara, özellikle ve özellikle muhterem hocamız Sn. Mustafa ÖZTÜRK Beyefendiye çok ama teşekkür ederiz.

Böylesi anlamlı etkinliklerin (eksik ve gedikleri olsa da) eksiksiz ve aksaksız devamiyetini diler sevgilerimizi sunarız.

 

 

                                                                           AYETLER

*Ey inananlar! Size açıklandığında üzüntü verecek şeyler sormayın! Eğer Kur’an’ın indirilişinde onları sorarsanız size açıklanır. Allah daha önce bilmeden sorduklarınızı bağışlamıştır. Allah Gafurdur ve Halimdir. Maide: 101

 

                                                                     GÜZEL SÖZLER

*Şehirleri mahalle, sokak, cadde, dağ ve güzellikleriyle seviyoruz elbet ancak şehirlerde yaşayan değerleri daha çok seviyoruz ve sevmemiz gerek. Prof Dr. Mustafa ÖZTÜRK

*Ülkücü Hareket 1968’den beri çile çeken bir hareket bir kuruluştur. Değerleri için çile çekmemiş bir insan zaten ülkücü değildir. Prof Dr. Mustafa ÖZTÜRK

*Kardeşlik mefküresinde değerler çok önemlidir. Sıkıntılı günlerde değerleri gündeme taşıyıp yaşamak sıkıntı değil mutluluk vericidir. Bizi birbirine bağlayan manevi bağların gereğidir kardeşlik duygusu. Prof Dr. Beşir AŞAN

 

                                                      BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?

*İlkokul-Ortaokul ve Lise öğrencilerinden 18 milyon, Üniversite öğrencilerinden 6 milyon, 0-6 yaş arası çocuklarda 8 milyon, 65 ve sonrası vatandaşlardan 6.5 milyon toplam olarak 38.5 milyon insanın tüketici sınıfından olduğunu,

 

 

 

Duayen Sanatçı

Aristokrat duruşu var
Sanatkar ruhuyla yaşar
Udu virtiyözce çalar
Elazığ'da Naci Sönmez

     Sanatını hep sevmiştir
     Hem sevmiş hem sevdirmiştir
     Halkın gönlüne girmiştir
     Elazığ'da Naci Sönmez

Her makama aşinadır
Yönetimi pek yamandır
Konuşması pek kibardır
Elazığ'da Naci Sönmez

     Onun tedrisinden geçmiş
     Birçok sanatçı yetişmiş
     Sanat duayeni imiş
     Elazığ'da Naci Sönmez

Şarkıyı duyarak okur
Sanki ilmek ilmek dokur
Hançeresi hepten şakır
Elazığ'da Naci Sönmez

     Hep sevilip sayılmıştır
     Özü ince yoğrulmuştur
     Şehri sanata doyurmuştur
     Elazığ'da Naci Sönmez

Sahneler onu  sevmiştir
Halkı onu beğenmiştir
Gençlere kıymet vermiştir
Elazığ'da Naci Sönmez

     Hem iyi bir yönetici
     Hem iyi bir denetici
     Hem iyi bir eğitimci
     Elazığ'da Naci Sönmez

Şehrimiz için bir şanssın
İnsanlara güzel bahtsın
Hiç doldurulamaz tahtın
Elazığ'da Naci Sönmez

     Allah ömür ihsan etsin
     Sanatkarı sevdirensin
     Hem eser hem müessirsin
     Elazığ'da Naci Sönmez

Suat KIYAK/Elazığ

 

 

    SU VERMEYE GEL
Özledim seni, görmeye gel.
Has bahçemde gül dermeye gel.
Sevdanla yanıyor yüreğim.
Yüreğime su dökmeye gel.

     Arpalar için orağa gel.
     Hasat vaktinde, dermeye gel.
     Yüreğime bir ateş düştü.
     Katre katre su serpmeye gel.

Gazel dökmeden bahçeler gel.
Hazan olmadan yapraklar gel.
Hasretinle yanıyor gönlüm;
Gönlüme su vermeye gel.
Gıyasettin GÜNEŞ Elazığ/ Palu

 

 

DOST İÇİNDİR

Kalbimize kor ateşler, 
Bastığımız dost içindir.
 
Her cefâya boyun büküp
 
Sustuğumuz dost içindir.
 
     Açsın diye vefâ gülü,
 
     Sevdik, en dikenli yolu,
 
     Dört bir yana delidolu
 
     Estiğimiz dost içindir.
 
Dikene kan suna suna,
 
Erdik seherin alına.
 
Gönlümüzü gül dalına,
 
Astığımız dost içindir.
 
     Yârin bir tatlı kelamı,
 
     Unutturur cü...mle gamı.
 
     Dünya derdiyle selamı
 
     Kestiğimiz dost içindir.
 
Gönül düşeli gülzâra,
 
Müptelâyız âhu zâra,
 
Ömür boyu uykulara
 
Küstüğümüz dost içindir...

Bestami YAZGAN/Osmaniye

 

EFKAR

Yine efkarlandı bu deli gönlüm,

Bahçende açılmış bir gonca gülüm,

En sonunda seni de bulur ölüm,

Dağlarda öten garip bülbülüm,

     Çevrilmiş etrafı demir direkle,

     İşler yürüyor, zorla bilekle.

     Kimse çalışmaz sıdkı yürekle,

     Günümüz geçer simit çörekle.

Dumanı çekilmez bacası yoktur,

Çokları okur hocası yoktur,

Zehirli gazın ilacı yoktur.

Arayıp soran kimsesi yoktur.

     Saltanat köşkünde çiçekler açmış,

     Nur-i ilahi sana mı saçmış?

     Ceketi çıkarıp kafayı açmış,

     Lale devrini burası geçmiş.

Palto omuzda, pantolon dizde.

Utanacak yüz yok mu sizde?

Antep, Adana sen her gün gezsen de,

Birlik beraberlik yoktur bizde.

A.Bedreddin SANAÇ/Elazığ-Harput

 

        

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
11Ekm
03Ekm

Eylül’de hazanlaşmayan!..

27Eyl

Biz korkuyoruz!..

20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.