UYANIK DEV ÇİN’İ KINIYORUZ VE’


            Günümüzde dünyanın dört bir tarafında öylesine acılar, acı dramlar yaşanıyor ki insan, insanlar, insanım diyen, insan özelliklerinin çok azını bile olsa bünyesinde, ruhunda taşıyanlar kabul edemiyor.

İnsanlar yaşananları kabul edemediği gibi gördükleri ve duydukları acılara karşı tahammülde edemiyor, etmesi mümkün de değil.

            Yaşananlar, yaşanan acılar ve acı dramlar; insanın kabul edemeyeceği, tahammül edemeyeceği kadar acıdır, acılardır, acı dramlardır.

            Acı acıdır, insana zarar vermediği sürece hayvana çektirilen acı da acıdır, insana çektirilen acı ve acılar gibi. Hele hele cisim olarak insanın, ruhu hayvandan daha aşağı olan insan görünümlülerin insanlara çektirdiği acılar daha bir acıdır UYANIK DEV ÇİN’ in UYGUR TÜRKLERİ’ ne yapmış olduğu, uyguladığı soykırım zulmü ve zulmün doğurduğu acı gibi.

            İnsana, Türk insanına, Uygur Türkleri insanına uyguladığı zulüm sonucu verdiği acılardan, soykırım gereği uyguladığı idamlar sonucu geride kalan yakınları ve soydaşları olan biz ve gibilere yaşattığı acılardan dolayı UYANIK DEV OLAN ÇİN’ i şiddet ve nefretle kınıyoruz ve kınamakla kalmıyor aynı zamanda mallarına boykot uygulanmasını istiyoruz.

            Çin için hep uyuyan dev ifadesi kullanılırdı.

Aslında öyle değil.

Çin oldum olası uyanık dev olarak sahnedeydi hep bizler ve diğer dünya ülkeleri pekte farkında olamamışız ta ki son yıllarda soydaşlarımıza karşı uyguladığı soykırım politikasından haberdar olana kadar.        

Çin dediğimiz zalim, gaddar, insanlıktan nasibini almamış, aklı ve fikri asırlar öncesi ortaya koyduğu hedefe, Türk Milleti’nin soyunu yok etme hedefine bir an önce varmak olan devlet;

Siyasi,

Ekonomik,

Ve de ticari olarak hep uyanıktı.

Bunu siyasi olarak;

ABD’ ye,

Rusya’ ya,

AB’ ye kafa tutarak,

Fazlaca tüketici olmayıp, tüketici olmak yerine üretici olarak,

Ürettiği mallarını (en fazla bir hafta kullanılabilir mallarını) tüm dünyaya, özelliklede soydaşları idam edilerek katledilen, yok edilen bizlere satmakla ticari olarak ispatlayan devlettir Çin..

Uyuyor gibi görünen ama hep uyanık olup göz boyayan cani bir devlettir Çin.

Son dönem ve günlerde ardı ardına idamlar gerçekleştirerek binlerce Uygur Türkü’nü, soydaşlarımızı katleden Çin’i tekrar ve tekrar şiddet ve nefretle kınıyoruz.

Kınamaktan Gına gelse de yılmadan kınamaya devam edeceğiz ve bununla yetinmeyip ülkemizde var olan mallarını boykot edeceğiz tıpkı Filistin’de İsrail’in uyguladığı soykırım politikasını kınayıp (Birilerince ) cılız ve kısa süreli de olsa mallarına boykot uyguladığımız gibi..

Evet; özet olarak;

Irak’ta Türkmen soydaşlarımıza,

Filistin’de ecdadımızın emanetleri olan Müslüman kardeşlerimize karşı uygulanan zulmü, vahşeti, soykırımı nasıl şiddet ve nefretle kınadık ve halen kınıyor ve kınamaya devam ediyorsak ki ediyoruz;

Doğu Türkistan’da soydaşlarımıza karşı uygulanan zulmü, vahşeti, soykırımı da öylesine şiddet ve nefretle kınıyoruz, kınayacağız, kınamaktan GINA gelse de yılmadan kınamaya ve mallarını almamak üzere boykot etmeye devam edeceğiz.

Dini, imanı tam, namus ve şeref sahibi, insanlıktan nasibini almış, insanım diyen ve diyebilen herkesi ama herkesi Müslümanlara zulmeden, Müslüman Türklere soykırım politikası uygulayıp acı veren, acılar yaşatan devletleri, özellikle ve özellikle idam gibi bir vahşeti uygulayan ÇİN’ i kınamaya, mallarını almamaya, mallarını almamak üzere boykota davet ediyoruz.

Sonuç olarak;

Allah rızası,

Peygamberin şefaatı,

Kur’an’ı Kerim’ in muhafazası,

İslam’ın var olup ayakta kalması,

İnsanlığın yaşaması,

İslam’ın var olup yaşaması için bayraktarlık yapmış, Efendiler Efendisi Peygamber Efendimizin duasına mazhar olmuş, tüm unsurlarıyla her zaman birlik, beraberlik ve bütünlüğünü muhafaza etmiş Aziz Türk Milleti ve soydaşlarının varlığı ve devamiyeti için zulmü kendilerine şiar edinmiş devletleri kınamaya, mallarını almamaya davet ediyoruz.

Gelin yukarıda sıraladığımız değerler uğruna, insanlık uğruna bu daveti bir süreliğine de olsa kabul edip uygulayalım. Hatta ve hatta menfaat ve çıkarımızı arka plana atıp ölmeyecek zamana kadar uygulayalım.

Niçin ve ne adına?

İnancımız,

İnsanlığımız,

Vicdani sorumluluğumuz,

Ve de şerefli insan olarak yaşamanın gereği adına…  

                                                                        AYETLER

*İçinizden her kim hür, inanmış kadınları nikah etmeye gücü yetmiyorsa ellerinizin altındaki mümine cariyelerden alsın. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. (Ademden gelmesiniz.) Onların fuhuşta bulunmayanları, gizli dost edinmeyenleri, iffetli olanları ile sahiplerinin izni dahilinde nikahlanınız ve örf ve adete uygun şekilde mehirlerini veriniz. Eğer evlendikten sonra fuhuş yapacak olurlarsa o vakit onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısı verilir. Bu (cariye ile evlenme) içinizden sıkıntıya düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Nisa:25

*Allah size açıkça bildirmek ve sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tövbenizi kabul etmek ister. Allah bilendir ve hikmet sahibidir. Nisa: 26

*(Evet) Allah sizin tövbenizi kabul etmek ister. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa meyletmenizi isterler. Nisa: 27

*Allah sizden yükü hafifletmek ister. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır. Nisa: 28

 

                                                                  GÜZEL SÖZLER

*Günahlar sebebiyle, paslanan gönüllerin kurtuluşu Allah’ ü Teâlâ’ya çok tövbe, istiğfâr etmek, her zaman Allah’ ü Teâlâ’yı düşünmek, O'nun râzı olduğu, beğendiği işleri yapmak ve hiçbir zaman O'ndan gâfil olmamakla mümkündür.
*Malının çokluğu dillere destan olan Kârûn bile, malının hayrını, faydasını göremedi nihayet toprak altında yok olup gitti.
*Nefse uymak yolunda bulunan kimse rüsvâ olmuştur. Artık, yatıp kalkarken onun yoldaşı şeytandır.
*Gariplere merhamet etmek, Resûlullah' ın Sallallahü aleyhi ve sellemin sünnetidir. Nerede bir garip görsen, ona olan merhametinden dolayı gözyaşların akmalıdır. Şeyh (Hoca) Ahmet YESEVİ

*“Üç laf etsem Türk’üm derim üçünde” Bekir Sıtkı ERDOĞAN

 

    ÇİN'DE İDAM VAR

Çin'de kuruluyor idam sehpası

Müebbetlerin var ardı arkası

Ölümdür zulümdür Çin plakası

Müslüman kelepir yoktur pahası

 

Dünya sessiz katliamlar bedava

Durmadan esiyor ölümlü hava

Öldürüldü diye açmazlar dava

Arzu eden gavur çıkıyor ava

 

İşkence altında biter mi hayat

Acı haber yayılıyor her saat

Suçlu serbest ölende var kabahat

Dünyadan mahşere var kurulan hat

 

Fırsat kollayınca ısırır akrep

Tarih olmadı mı güzelim Halep

Halep’in kardeşi değil mi Antep

Korkarım sıra bende mi acep

 

Ölüm listesini yazıyor katip

Yaralıyla ilgilenmiyor tabip

Yaratandan başka yoktur bir sahip

Uygur'un kaderi zaten acayip

 

İdam sehpasında duran Müslüman

Kurşunların hedefinde Müslüman

Açlıkla boğuşanlarda Müslüman

Görevini yapmayanlar Müslüman

 

Ağzını açanlar kusuyorlar kin

İnsan olmayana verilmemiş Din

Sorumluluk altında insanla Cin

Kefen giyenlerin son durağıdır sin

 

Müslüman dedin mi olmalı kardeş

İnsanın ölümü olur mu beleş

Şimdiki insanlar Vallahi kalleş

Mizanda zalimi yakacak ateş

Mahmut ALDEMİR/Adıyaman-Çelikhan

 

DÜNYAYA CEVABIMDIR
Yetmiş yedi takvimi üst üste sıraladım
Bir de baktım boyumu bir kaç metrede aştı
Öbür yana açılan kapıyı araladım
Benim bu deli aklım bilmem nerede şaştı

Bitmeyen zalim zaman böyle hızlı mı akar?
Helva şirin nefis kötü dünya tadı damakta
Geçti gitti gözü açıp kapayıncaya kadar
Kıyameti beklemek çok zor o son durakta

Kala kala ne kalır dostlar bilir misiniz?
Arla namus şerefin iyiliğin sevabındır
Giderim de sizlerde ardımdan gelirsiniz
Tüm şiir kitaplarım dünyaya cevabımdır

Kuşlar çiçekler aynı ağaçlar meyve verir
Bilirim ki dünyadan hiç bir şey de eksilmez
Dolu yağsa kar yağsa gün gelir oda erir
Gene de yaradan dan asla ümit kesilmez

Betim yitik kalemim kimlerin umurunda
Gözümde dev dalgalar çırpınır kimse silmez
Renk değiştirir herkes kıskançlık çamurunda
Yinede yaradan dan asla ümit kesilmez
Tuncer SÖNMEZ/Tunceli-Pertek

 

 

            Bizim Türkümüz

Atlarımız aldan, kırdan, yağızdan,
Akıncılar kopmuş gelmiş Oğuzdan,
Küçüklü, büyüklü hep bir ağızdan,
Dünyaca söylenir türkümüz bizim.
                        
Kanundur, değişmez dünyanın seyri,
Kimsenin kimseye dokunmaz hayrı,
Savaştan yılmayız, Allah’tan gayrı
Hiç kimseden yoktur korkumuz bizim.
                         
Üç laf etsem Türküm derim, üçünde,
Sana cevabım var bana niçin de,
Yetmiş iki buçuk millet içinde,
İşte budur gerçek farkımız bizim.

 Bekir Sıtkı ERDOĞAN/Karaman

 

                                       

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
11Ekm
03Ekm

Eylül’de hazanlaşmayan!..

27Eyl

Biz korkuyoruz!..

20Eyl

Edebi Şahsiyetler-8-

13Eyl

Hayat ve sabır

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.