İDMAN YETMEZ,MAÇLARIDA BOYKUT EDİNDE GÖRELİM...!


 İDMAN YETMEZ,MAÇLARIDA BOYKUT EDİNDE GÖRELİM...!

Bir taraftan emniyet kaynakları, bir taraftan Amerika uyarıyor;

Elazığ'da canlı bomba olabilir diye.

      Ekonomik olarak da oldukça sıkıntılı bir dönem yaşayan Elazığ,bir de bu haberlerle  tamamen moraller bozuk yaşamaya çalışıyor.

    Şartlar ne olursa olsun hayat her şeye rağmen devam ediyor ve bu aziz şehrin en önemli moral kaynaklarından biri ise hiç şüphesiz Vartaş Elazığspor.

Hem canlı bomba paniği hem de ekonomik sıkıntısını bir anlık da olsa unutarak Elazığspor gündemiyle meşgul olmaya  çalışanların ise sıkıntısına sıkıntı eklemeye başladı Vartaş Elazığspor.

     Elazığ kamuoyu benim hatırladığım kadarıyla hiç alışık olmadığı bir duruma şahitlik etmeye başladı.

Ben daha önce Elazığspor'un ,Belediye başkanı ve kulüp başkanı arasında sıkışıp kaldığını görmedim duymadım, ta ki bu sezona kadar.

 

On gündür devam eden karşılıklı suçlama ve açıklamaların ardından geçen hafta Elazığspor başkanı Selçuk Öztürk’ün yaklaşık 5 yıldır sürdürdüğü  başkanlık görevinden istifa ettiği haberi kamuoyu gibi bizleri de oldukça şaşırttı..

Başkanın bu beklenmedik istifasının ardından gelen ilk bilgiler ile adeta şok oldum.

Vartaş Elazığspor'un iki kaptanı belediye başkanını ziyaret edip takım hakkında bilgi veriyorlar,daha doğrusu isyan bayrağı çektiklerini söylüyorlar.

Belediye başkanı da kulübün yönetimi olduğu için kendisinin bundan sonra artık yardım yapamayacağını ifade ederek bir anlamda

Selçuk Öztürk’e  senin başkan olduğun kulübe ben para vermem demeye getiriyor ve akabinde mesajı alan Selçuk Öztürk de

istifa ediyor.

Buraya kadar herşey normal gözükebilir.

Ama bu olaylar o kadar masum değil.

Şimdi soruyorum;

Serdar  Kulbilge ve Onur Güney, hangi sıfat ve hakla Elazığ Belediye başkanının yanına gidiyor.

Eğer bu doğal bir durum ise zaten idmana çıkmayan ve işleri olmayan futbolcular can sıkıntılarını gidermek için Elazığdaki kurum ve kuruluşları ziyaret ederlerdi.

Şayet para için sadece belediye başkanının yanına gidilmez çünkü bu takım tüm Elazığ’ın.

 

İlk olarak Sayın Selçuk Öztürk’e soruyorum.

Bu iki isim sizin bilginizin dışında Belediye başkanın yanına gittiler ise

neden onları hemen kadro dışı bırakmadınız?

Eğer siz gönderdiyseniz ve bu kadar yaşanandan sonra böyle bir cevap beklemiyordum derseniz bu inandırıcı olmaz.

Bir Taşla iki kuş vurmak derdindeyseniz bu zaman da o zaman değil başkan.

 

Şimdi de Sayın Belediye Başkanına Soruyorum.

Futbolculara ne işiniz var gidin idmanınızı yapın demediniz mi

Ya da zaten biz elimizden gelen gayreti gösterip yardımcı olmaya çalışıyoruz siz işinize bakın diyemez miydiniz?

Tabi o görüşmede neler yaşandı daha neler söylendi bilmiyoruz.(Belkide başkan bunları da söyledi)

Ya da belediye başkanı Selçuk Öztürk’ün istifası için fırsat bu fırsat diyerek mi düşündü?

 

İki başkanın durumuna ve düşüncelerine bir virgül koyarak futbolculara bakalım.

İki gün üst üste idmana çıkmayarak dört antreman yerine yatmayı tercih eden futbolcular,Başkanın istifa açıklamasından sonra ki gün basın toplantısı yaparak yanlış üzerine yanlış yapmaya devam ettiler.

İdman boykutunun yanı sıra bir de basın açıklamasıyla Elazığsporu kamuoyunda rezil etmeye çalıştılar.

Kaptanlardan Serdar,eline kim tarafından ve hangi maksatla verildiği belli olan metni okumaktan aciz olurken,bir diğer kahraman! ve kaptan

Onur Güney ise hiç bir zaman Elazığspor lehine çalıştıramadığı ayaklarının yerine çenesini çalıştırarak haddini aşan açıklamalarda bulundu.

 

 

Neymiş alacaklarının %70’ini alamazlarsa idmanlara çıkmayacaklarmış

Neymiş 8 aydır para almadan oynamışlar ve dayanacak halleri kalmamış.

Size bir önerim bir dahaki boykotunuz da maça da çıkmayın da görelim maç başlarınızı Nasıl feda ettiğinizi...

Bu basın toplantısını dışardan izleyen biri aynen şöyle düşünmüştür;

Bu Elazığ ne kadar kötü bir şehir ki PTT1. liginde zirveye oynayan bir takıma  sezon başından beri bir tek kuruş vermemişler.

Ama durumun öyle olmadığı açık.

Şimdi futbolculara sormak lazım.

İdman boykutu ile elinize ne geçti.

 

Tüm bu çırpınışlarınızın bedeli 250 Bin TL için mi?

Size 25 Kişi için verilen 250 Bin TL  İle 50 Kişinin çalıştığı bir fabrikanın nerdeyse 4 aylık maaşı.

Asgari ücretle çalışıp da içerde 4-5 maaşı olan insanlar ne yapsın,bakın bakalım işlerini bırakıp gidiyorlar mı?

Ve üstelik TFF sayesinde sizin alacaklarınız belki geç olabilir ama garanti.

Sizde gayet iyi biliyorsunuz ki kulüplerin % 90 da bu sorun var. Belkide sizin şuana kadar aldığınızın yarısını veya hiç alamayanlar vardır.Kaç takımdan duydunuz antremanlara çıkmamama,basın toplantısıyla tehdit etme.

İdman boykutu,basın toplantısı, başkan istifası ve belediyenin olaya tekrar müdahil olmasıyla gittiniz Samsun'a.

Keşke gitmeseydiniz....

Antremanlara çıkmadığınız gibi maça da çıkmasaydınız

Ne oldu Samsun da

10 Bin TL Galibiyet primi olan maçta ne yaptınız.

Tüm Türkiye'ye kendinizi inkar ettiniz.(Şampiyonluğa oynayan bir takım yoktu sahada)

Hele kaptanınız,3 gün önceki basın toplantısının yıldızı Samsun’da da sahanın yıldızıydı!

Peki aklınızda ne vardı?

Maç primi mi,alacaklar mı

Yoksa Elazığspor mu?

Sizce?

Maçtan önce de maçtan sonra da gerek Ogün Hoca gerek Vali bey gerek belediye başkanı sizlere gerekli konuşmaları yapmışlardır.Alacaklarınızı istemek tabiki en doğal hakkınız.

Ama İdmana çıkmama, basın toplantısı ve bu kadar kötü oyun size yakışmıyor.

Hakkınızı talep etmenin yolu bu olmamalıydı.

 

Burda futbolculara bir nokta koyup virgülle ara verdiğimiz iki başkana tekrar dönelim.

Şu an Elazığspor’un Başkanı kim

Elazığspor’u kim yönetiyor.

Selçuk Öztürk bu işin neresindeElazığ belediyesinin konumu ne

Basın yoluyla yapılan istifa ne kadar geçerli

Yönetim ne durumda

Bir haftada 3 tane hayati maç var,biz bu maçları konuşacağımıza konuştuklarımıza bakın.

Ama kimin umrunda!

Anlaşılan o ki sayın belediye başkanı kulüp başkanının istifasının resmiyet kazanmasını bekliyor.

İki yıldır bir dargın bir barışık olan iki Başkan bakalım bundan sonra ne yapacak.

Selçuk Öztürk daha önceki istifalarındaki gibi devam mı edecek yoksa, kesin bırakacak mı?

Belediye Başkanı  Mücahit Yanılmaz’ın her defasında söylediği fakat bir türlü 

Gerçekleşmeyen Elazığspor yönetimsiz kalmaz gereken yapılır söylemi yine havada mı kalır yoksa hayata geçirilir mi onu ilerleyen günlerde göreceğiz.

 

Eski başkan mı devam eder yoksa yenisi mi gelir bilmem ama, bildiğim tek şey bu şehrin en önemli markası göz göre  göre eriyor veya eritiliyor ...

Mart ayında 49. Yılını  geride bırakan Bordo - Beyazlı kulüp belki de yarım asırda yaşamadığı olumsuzlukları son iki Sezonda fazlasıyla yaşıyor...

Şunu da hemen belirtelim.

Gönül isterdi ki 1. Ligden aldığı takımı süper lige çıkartan ve 2 yıl bu taraftara 

Süper lig zevki yaşatan ve talihsizce düştüğü 1. ligde kalan ve bu sezon da zirveye oynatan Selçuk Başkan bu durumlara düşmesin.

3 yıl PTT ligi 2 Yıl da Süper ligde mücadele eden bir takımın Başkan'ına bu kadar vefasızlık da yapılmamalıydı...

 

Mutlaka hatalar yapıldı ve özellikle süper ligin ikinci sezonunda çok önemli ve bugünkü sonuçları doğuracak hatalar yapıldı ve bu hataların bedelini de maddi ve manevi olarak ödeyen ve ödemeye de devam edecek olan sayın Selçuk Öztürk'e bir hatırlatma:

Maalesef futbolda dün de yoktur vefa da yoktur.

Aynı hatırlatma sayın Belediye Başkan'ımız içinde geçerli...

Çünkü bu durum sezon içinde sıkça her iki taraf için yaşandı...

Bakalım Bolu maçında ''Vefa ''kimin yanında olacak...

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Eyl

Ya bir olacağız yada!...

14Ağs
21Haz
16May
24Nis
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.