Dikkat! Sivil işgal orduları içimizde!


 Dikkat! Sivil işgal orduları içimizde!

Anadolu’nun her yeri İslam’a ve İslam dünyasına karşı savaş açan ABD’ye ve Batı’ya ait ajan ve casus kaynıyor. Bu ajan ve casuslar nasıl programlar ve projelerde görev yapıyorlar? Bu program ve projelerin en başında, ABD’nin başa getirdiği liderlerin dile getirdiği gibi Türkiye’nin eyaletlere bölünmesi ve parçalanması için, iç savaşlara sürüklenmesi yok mudur?

Türkiye nasıl iç savaşa

sürüklenmek isteniyor?

 

Gazeteci Yazar Fehmi Koru, Amerikalıların Türkiye ile ilgili araştırmaları konusundaki gözlemlerini ve izlenimlerini şöyle naklediyor: “Harvard Üniversitesi’nde okurken,(…) on milyon kitabı barındırdığı söylenen üniversite’nin kütüphanesi Widener Library’de, bir kaç ay önce İstanbul’da yayınlanmış kitapları bile bulmak mümkün oluyordu. Sizin de ‘önemli’ diyeceğiniz bütün dergi ve gazetelere abone olmuşlardı. Eski nüshaları mikrofilm olarak saklıyorlardı. Bir küçük Orta Anadolu ilinde çıkan bir mahalli gazetenin koleksiyonuna rastlayınca nasıl bir ‘bilgi birikimi’ ile karşı karşıya olduğumu anlamıştım.(…)  M.I.T. Uluslar Arası Araştırma Merkezi’nin yayın listesinde tam 12 rapor Türkiye konusundaydı. İçlerinde kitle iletişim araçlarıyla kırsal kesim kalkınma ilişkisini, arazi malikliği ile köylü eğilimlerini(…) inceleyen raporlar da vardı. Birinde, Balıkesir’in Dursunbey ilçesine giden araştırmacılar, bir seçim öncesi ve sonrasında, halkta kanaatin nasıl oluştuğunu inceliyorlardı. ‘1962 yılında yürütülen o araştırmanın bulguları, sonraki seçimlerde kimler tarafından hangi amaçla kullanılmıştır?’ diye hala düşünürüm.” [1]

“CIA AJANLARININ

ESRARENGİZ İŞLERİ”

Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul’un yazdığı “Bay Pipo” kitabında şöyle bir olay naklediliyor: “CIA ajanları Türkiye’de esrarengiz işler yapıyor, ama MİT Kontrespiyonaj http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2010/01/23/fft16_mf494588.JpegBölümü duyarsız davranıyor. Hükümet belgeleri değişik kanallarla öğreniyordu. İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş’i telefonla arayan Amasya Belediye Başkanı CHP’li Gündüz Tören, heyecanlı bir sesle şöyle diyordu: ‘Sayın Bakanım, Robert Alexander Peck adında bir Amerikalı dolaşıyor buralarda. Ankara’daki büyükelçilikte ikinci katipmiş. Bana da geldi, ilginç sorular soruyor: ‘Amasya’da Sünnilerle Alevilerin oranı nedir? Amasya’da sağcı mı, solcu mu çok? Amasya’daki çatışmalar mezhepsel mi, etnik mi, yoksa ideolojik nedenlerden mi kaynaklanıyor, gibi’. Amerikalı benzer soruları Çorum’da da sormuş. (…) ne yapalım? Bakan, Amasya Valisi Aydemir Ceylan’ı arayarak durumla ilgilenmesini istedi. ‘Esrarengiz Amerikalı’ kibar bir biçimde göz hapsine alındı.” [2]

“ABD’NİN İNCİRLİK AFOSİ AJANLARI

KARADENİZDE KOL GEZİYOR”

2003 yılında da Genelkurmay, İçişleri Bakanlığı'na gönderdiği gizli kriptoda, ABD Hava Kuvvetleri Özel Tahkikat ve Araştırma Bürosu'ndan (AFOSİ) bazı ABD'li askerlerin faaliyetlerine dikkat çekilerek, "Bu kişilerin görev sınırlarını aşarak Türkiye'nin değişik bölgelerinde araştırma yaptığı, bilgi topladığı, üst düzey kamu görevlileri ve vatandaşlarla özel görüşmelerde bulunduğu belirlenmiştir." deniliyor. Kriptoda ayrıca Adana İncirlik Üssü'nde görevli AFOSİ personelinin, hiçbir makamın bilgisi ve izni olmadan, Giresun, Trabzon ve diğer civar illerde görüşmelerde bulunduğu uyarısında bulunuluyor. [3]

Bilindiği gibi, Türkiye’de ABD üssü sadece İncirlik’ten ibaret değil. Memleketimiz bir baştan bir başa ABD üsleriyle adete işgal edilmiş bulunuyor. Bu üslerin bir kısmı gizlidir, nerelerdedir, bilinmemektedir. Ayrıca ülkemizde onlarca NATO üssü vardır. Ve bu üslerde Amerikan askerleri görevlidir.

Ayrıca dikkatlerden uzak tutulmamalıdır ki, bu ABD üslerinde de, Amerikan askerlerinin görev yaptığı NATO üslerinde de, İncirlik askerleri gibi, Müslüman Türk toplumu içerisinde faaliyetlerde bulunan Özel Tahkikat ve Araştırma Bürosu (AFOSİ) ajanları şüphesiz vardır.

“ABD TÜRKİYE’NİN ALTINI

NASIL OYMAYA ÇALIŞIYOR”

2007 yılının ilk aylarında Doğu ve Güneydoğu illerinde, bir grup milletvekili ile 10 ili kapsayan bir araştırma yapan İzmir Milletvekili Oğuz Oyan’ın hazırladıkları raporda, ABD’nin, sözkonusu yörelerde nüfuz artırma çabası ile Türkiye’nin altını oymağa çalıştığı ifade edildi.[4]

ABD’nin bölgede yaptığı faaliyetlerde Adana Başkonsolosu ve CIA ajanı Eric F. Gren’in büyük rol oynadığı belirtildi. Başkonsolos, yardımcısıyla birlikte Güneydoğu illerinde, Adana ve Mersin’de 6 ay boyunca gizli görüşmelerde bulunması yerel basın tarafından tepkiyle karşılandı.[5]

“GÜNEYDOĞU TURİST VE UZMAN

KILIĞINDA AJAN KAYNIYOR”

Gazeteci-Yazar Güler Kömürcü Güneydoğu Anadolu’ya yaptığı gezide karşılaştığı Batılı araştırmacıları şöyle anlatıyor:

“Mardin'de gördüğüm yabancıların önemli bir bölümü 'turistik' amaçtan ziyade 'iş' nedeniyle orada hazır bulunuyordu, mesela; ABD askeri ataşeleri, Avusturya Büyükelçisi, Japon Büyükelçilik Müsteşarı ve de bizzat tanışıp sohbet ettiğim birkaç Amerikalı ve bir Fransız 'araştırmacı'  ki araştırma konuları da 'Kürt sorunu’ (!) alt kimlikler ve 'din' olan uzman kaynıyor Güneydoğumuz. Tesadüf bu ya, tanıştığım o uzmanları Mardin'den sonra 'Diyarbakır'da da görme fırsatı bulup (!) sohbet etti.(…) Fransız uzman Diyarbakır'dan sonra İran'a, oradan da Pakistan ve Yemen'e geçip 'araştırma ve de gözlemlerine' devam edeceğini söyledi,” [6]

Demek ki, Anadolu’nun her yeri ajan ve casus kaynıyor. Bu ajan ve casuslar nasıl programlar ve projelerde görev yapıyorlar? Bu program ve projelerin en başında, ABD’nin başa getirdiği Demirel, Evren ve Özal gibi liderlerin söyledikleri gibi Türkiye’nin eyaletlere bölünmesi ve parçalanması için, ülkenin iç savaşlara sürüklenmesi yok mudur?

Sözkonusu sivil işgal orduları elbet bu kadar değildir. Hıristiyan misyoner teşkilatları gibi, İslam dışı pek çok tarikat ve dernek adı altında gizli ve açık faaliyetlerde bulunanlar vardır.

Türkiye’ye sahip çıkmağa çalışanların işleri çok zor. Çok zor ama imkansız değil. Türkiye tarihte bundan daha çok zor durumlarla karşılaşmıştır. Ama her defasında Allah’ın yardımıyla kurtulmasını bilmiştir.

Yine Allah’ın izni ve yardımıyla kurtulabilmenin yollarını bulacaktır, Yeter ki, yürekten inandığı Allah’a güvenini ve umudunu bir an bile olsa kaybetmesin.

Rabbimiz Allah daima yar ve yardımcımız olsun!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

 



[1] Amerikan Gizli Belgelerinde Türkiye’de İslamcı Akımlar, Takdim, s: 8.

[2] Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, kitaplarında, esrarengiz Amerikalı’nın, Amasya’daki Orman İdaresi’nin misafirhanesinde dönemin Valisi Aydemir Ceylan tarafından nazik bir şekilde göz hapsinde tutulduğunu belirtiyorlar. Bay Pipo kitabında “Valinin bu onurlu davranışının ödülünü bir daha hiçbir yere vali olarak atanmayarak aldığı” belirtilirken ‘Emekliliğine kadar yaklaşık 20 yıl merkez valiliğinde bulundu’ deniliyor.

      Aynı zamanda, İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş’in de bu ‘gözaltı’ olayından nasibini aldığı anlatılıyor: “Olaydan iki gün sonra Karadeniz gezisine çıkan Bakan Güneş’e gazeteciler, esrarengiz Amerikalı’yı sordular. Bakan ‘Herşeyden haberimiz var. Amerikalı diplomatı dikkatlice izliyoruz’ deyince ABD’nin Büyükelçisi (James) Spain, Hasan Fehmi Güneş’in ‘özür dilemesini ve sözlerini geri almasını’ istedi. Amerikan Büyük Elçisi’nin isteği tabi olmadı. Ama İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş, 5 Ekim 1979 tarihinde, ‘Aynur Aydan tertibi’ nedeniyle istifa etmek zorunda bırakılıyordu. CHP hükümeti de uzun ömürlü olmuyordu.” (Bay Pipo, Soner Yalçın, Doğan Yurdakul, s: 321)

[4] Yeniçağ Gazetesi, 09.03.2007

[5] A.g.g., 13.03.2007

[6] Güler Kömürcü, Akşam Gazetesi, 02.11.2006

YAZIYI PAYLAŞ!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.