İslam aleminin ve Türkiye


  İslam aleminin ve Türkiye

toplumunun son fotoğrafı

Allah’ın bu emirlerini yerine getirerek Allah’ın yardımına layık haline gelelim. Bunu yaptığımız takdirde, üstümüze gelen ve çullanan düşmanın Allah’ın lütfu ve yardımıyla ne kadar küçüldüğünü ve kolaylıkla mağlup olduğunu göreceğiz.

Düşman büyük değil, ama

Müslüman’ın imanı küçük!

 

Yazılarımda, düşman/ABD çok abartılıyor, buna karşılık Müslümanların gücü çok küçük görülüyor diyenler veya böyle bir sonuç çıkaranlar olabilir.

Böyle düşünenlere saygı duyarım. Ama gerçekte ben abartmıyorum. Dikkat ederseniz benim yazılarım kaynaklıdır ve belgelidir, abartılı değildir.

Düşman gerçekten dev planlarıyla ve projeleriyle üstümüze geliyor.

Atalarımız, boşuna dememişler: “Su uyur düşman uyumaz!” diye…

Bugün ABD ve Batı, İsrail de dahil, bize karşı, bütün Müslümanlara karşı uyumuyor, biz uyuyoruz, Müslümanlar uyuyor maalesef. Daha doğrusu uyutuluyor.

Anlatıldığına göre, özellikle polis kayıtlarında yer aldığına göre, hırsızlar gece geç vakitlerde evleri soyarken, öncelikle kapıların altından uyuşturucu ve uyutucu gaz sıkarlarmış! Ev halkı derin uykuya dalınca, bir şekilde eve girerlermiş ve soyarlarmış.

Bugün siyasi ve askeri stratejilerde de düşmanlarımız öyle yapıyorlar, öncelikle toplumları ve ülkeleri uyutuyorlar, sonra düşmanlık planlarını uyguluyorlar ve gerçekleştiriyorlar.

Aslında sorun, düşmanın çok güçlü olmasında değil, Müslümanlardadır. Bu sorunu geçmiş yazılarımızda  şöyle ifade etmiştik: “Düşman çok büyük ve yenilmez değil, Müslümanların imanı ve ihlası çok küçük ve çok pasif!..” demiştik.

Yani Müslümanlar, “her şeye gücü yeten Yüce Allah’ın” yardımından ve korumasından kendilerini mahrum bırakan yanlışlar ve hatalar yapınca, İslam’ın gereği olarak, ihlaslarının ve imanlarının gereği olarak sorumluluklarını yapmayınca, başarı elde edemiyorlar, bu durumda karşılarındaki düşmanlar da istedikleri gibi oyun oynayabiliyorlar ve düşmanlıklarını yapabiliyorlar.

MÜSLÜMANLAR ALLAH’IN YARDIMINA

VE ZAFERİNE NEDEN LAYIK DEĞİL?

Hz. Ömer, (RA) Halife olunca ilk yaptığı iş, Mısır’a daha önce gönderilen İslam ordusunun yıllardan beri bir türlü zafer kazanamaması ve Mısır’ı fethedemeyişi sebebiyle Kuman­dan Amr b. As’a şöyle bir mektup yazmak olmuş:

“Yıllardan beri savaştığınız halde hala Mısır’ı fethe­demeyişinize şaşıyorum. Bunun sebebi, düşmanlarınız gibi, sizin de dünyaya meyledip, sünnetten ayrılışınız olsa gerek. Allah ancak, niyeti doğru olanlara yardım eder…” [1]

Mısır’daki İslâm ordusu, Halife Hz. Ömer’in (RA) mektuptaki talimatına göre, önce tevbe ve istiğfar etmiş, sonra Allah’dan yardım istemiş ve sonunda Mısır kısa zamanda fetholmuş.

Bugün de Müslümanlar, sünnetten ayrılmalarının ve dünyaya bağlanmalarının sonucu olarak ihlastan ayrılmışlardır, ihlasın gerekleri olan hassasiyetlerden ayrılmışlardır. Misyonlarını yok saymışlardır. Hatta bazı cemaatlerin liderleri, kendi nüfuzları altındaki Müslümanları İslam’ın emrettiği misyonlar yerine, ABD’nin ve Papa’nın dayattığı misyonlara bağlanmışlardır. [2]

DÜŞMANI “YENİLMEZ VE BÜYÜK”

GÖSTEREN MÜSLÜMANIN HATALARIDIR

Bugün düşmanı yenilmez ve büyük güç yapan, Müslümanların öncelikli hatalarından birisi “Her şeye gücü yeten” Allah’a güvenmemeleri ve O’na dayanmamalarıdır.

Peygamberimiz zamanından bir örnek verelim: Bilindiği gibi,  Havazin kabilesine karşı sefere çıkan İslam ordusu o zamana kadar hiçbir seferde olmadığı kadar güçlü ve çoğunlukta idi. Müslümanlar bu seferde, zaferin Allah’tan olduğunu unutmuşlar ve kendi güçlerine güvenmişlerdi. Bunun üzerine Allah yardım etmemiş ve İslam ordusu bu seferde mağlup olmuştur ve yenilgiye uğramıştır. Kur’an-ı Kerim’de Tevbe Suresinin ayetleri buna dikkat çekmiştir.

Bugün de Müslümanlar her yerde Allah’a güvenmemenin ve dayanmamanın bedelini ödemektedirler.

Allah’a güvenmeyen Müslümanlar, ya kendilerine güvenmektedirler, ya da yukarıda geçen dipnotlarda olduğu gibi, düşmanlarına güvenmektedirler.

Halbuki Kur’an-ı Kerim’de “Kim Allah’a güvenirse O Allah, ona yeter” [3] buyurulmuştur.

HAÇLI SAVAŞINDA MÜSLÜMANLAR

BİRBİRLERİYLE SAVAŞTIRILIYOR

Diğer yandan, bu Haçlı savaşında görüldüğü gibi devamlı Müslümanlar Müslümanlarla savaşmaktadırlar. Nitekim ABD İslam’a karşı savaş başlatırken Amerikan derin devletinden Henry Kissinger bu Haçlı savaşıyla ilgili şöyle demişti:“Bu Haçlı savaşı zannedildiği gibi, Hıristiyanlarla Müslümanların savaşı değil, Müslümanlarla Müslümanların savaşı olacaktır.”

Dikkat edilirse, bu Haçlı Savaşı ilk Afganistan ve Irak savaşlarından kısa bir zaman sonra Müslümanlarla Müslümanların savaşı haline dönüştürülüvermiştir.

Kur’an-ı Kerim’in şu ayeti gereğince Müslümanların kuvveti bu yüzden gitmiş ve kesilmiştir.

Kur’an-ı Kerim’in şu ayeti tecelli etmiştir:

“Allah’a ve Onun Resulüne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin. Sonra korku ile zaafa düşersiniz, rüzgârınız (kesilip) gider.“ [4]

Bugün bazı İslam ülkeleri yöneticileri kendilerini Allah’ın yardımından uzaklaştıracak yanlışlarda daha da ileri gitmişlerdir, İslam düşmanlarına yardım eden ve hatta onların stratejilerine tabi olan ilişkiler içerisine girmişlerdir. Bu yüzden Allah’ın şu ayetine muhalefet etmişlerdir:

“Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düş­manınız olanları dostlar edinmeyiniz! (…) Onlara hala sevgi mi gizleyeceksiniz?..” [5]

BUGÜN MÜSLÜMAN ALLAH’DAN

UZAKLAŞTIRAN BİR BUHRAN YAŞIYOR

Türkiye toplumu Allah’ın yardımına layık olduğu ve duaların kabul olduğu bir sosyal yapıdan ve yaşantıdan uzaklaştıkça uzaklaşmıştır. Müslüman toplumumuzda İstanbul’u örnek verelim: Son 15 yıl içerisinde camiler boşalmıştır. 15 yıl önce Ramazanlarda teravihlerde camilerde yer bulunamazken, son yıllarda cami cemaatleri bir buçuk saf cemaat haline gelmiştir.

Yine 15 yıl önce oruç tutmayana pek rastlanmazken son Ramazanlarda oruç yiyenden geçilmez olmuştur.

Ayrıca haram mal ve yiyecek çoğalmış, zina ve eşcinsellik serbest olmuş ve çoğalmıştır. Adi suçlarda büyük bir artış görülmüştür.

Müslüman toplumuz, dua eden ve duaların kabul olduğu bir yapıdan uzaklaşmıştır.

SONUÇ

Hz. Ömer’in, Mısır’ı fethetmek üzere gönderilen orduya emrettiklerini bize de emretmiş sayalım ve yanlışlarımızdan dönerek Kur’an-ı Kerim’in şu ayetlerinin gereğini yapalım:

 “Rabbinizden mağfiret isteyiniz. ve O’na tevbe ediniz ki, üstünüze gökten bol bol  yağmurunu göndersin, gücünüze güç katsın. Günahkarlar olarak yüz çevirmeyin!.” [6]

“Zafer, aziz ve ha­kim olan Allah’tan başkasından de­ğildir.” [7]

“Eğer Allah size yardım ederse, size galip gelecek hiç bir güç yoktur.” [8]

Müslüman Türkiye toplumu olarak, bütün slam dünyası olarak Allah’ın bu emirleri istikametinde O’nun yardımına layık hale gelelim. Bunu yaptığımız takdirde, ne kadar güçlü toplumlar haline geldiğimizi, üstümüze gelen düşmanın, tarihte olduğu gibi Rabbimizin lütfu ve yardımıyla kolaylıkla mağlup olduğunu göreceğiz.

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

 



[1] Hadislerle Müslümanlık, M. Yusuf Kandehlevi, Divan İlmi Araştırma Müessesesi Yayınları, İstanbul, 1977, C:5, s: 2096.

[2] Örnekler verelim: Fethullah Gülen, Papa’yı ziyaretinde ona “senin misyonunu tamamlamak üzene geldim dememiş midir? (Papa`ya Mektup, Zaman Gazetesi, 10.04.1998)

   Ayrıca, CIA raporlarında desteklenmesi tavsiye edilen Fethullah Gülen Müslümanlara şunları tavsiye etmemiş midir:

    -“Amerika ile çatışarak dünya çapında önemli bir iş yapılamaz” (Fethullah Hoca, YeniYüzyıl, 22.07, 1997)

    - "ABD'nin egemenliğinin zayıflamasından kaygı duyulmalıdır." (Nevval sevindi ile İsmail Ünal'ın Amerika'da yaptığı mülakat, 30.08.2006)

     -"İnanmış bir insanın Batı karşısında, Batı'yla entegrasyon karşısında, Amerika'yla entegrasyon karşısında  olması katiyyen düşünülemez."(Zaman gazetesi, 04.09.1997)

    -“Masonların kötü bir şey yaptığını kim söyleyebilir.'' (http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=-179862&p=2, 5 Eylül 2000, Fatih Altaylı)

[3] Talak Suresi: 2

[4] Enfal Suresi: 46.

[5] Mümtahine Suresi, ayetler: 1-9

[6] Hud Suresi, ayet: 52.

[7] Al-i İmran Suresi:126, El-Enfal Suresi: 10.

[8] Al-i İmran Suresi: 160.

YAZIYI PAYLAŞ!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.