İslam’a ve Türkiye’ye karşı silahsız savaşta en son hedef!


İslam’a ve Türkiye’ye karşı

silahsız savaşta en son hedef!

 

 

Son hedef: ABD’ye çalışan

İslamcı idareler oluşturmak

ABD’nin başını çektiği İslam’a karşı ve bu arada Türkiye’ye de karşı gerçekleştirilen Haçlı savaşında uygulanan soğuk savaş yönteminde son hedef, İslam dünyasının en stratejik bölgelerinde bulunan İslam ülkelerinde ABD’nin kontrolünde ve güdümünde adeta robotlaştırılmış, Amerikancı nesiller yetiştirebilmek ve bu nesillerle ABD çıkarlarını ve emellerini koruyabilen, tutsak yönetimler oluşturabilmektir.

İslam dünyasında Robot

Müslüman çalışmaları

 

Geçen hafta ABD’nin İslam’a ve bütün İslam ülkelerine karşı 2001 yılında başlattığı bugün tamamen silahsız hale gelen gizli ve sinsi Haçlı savaşı konuşunda yazmıştık. Biliyorsunuz, bu savaşın diğer adı İslam’a karşı soğuk savaş! Geçen hafta ABD’nin, savaşı tüm Batı’ya yaymak için tevdi ettiği NATO kurmayları adeta bu yazımızı doğrularcasına ve ispatlarcasına kendi suçunu gizleyen yavuz hırsız gibi Rusya’ya, soğuk savaş suçlamasında bulundu.  Polonya'nın TVN televizyonuna konuşan NATO Genel Sekreteri Stoltenberg “Yeni soğuk savaş istemiyoruz.” Dedi. [1]

Kitleleri adeta robotlaştıran programlar Türkiye’de ve İslam dünyasında uygulamaya konuldu.  Batılı Yazar Philip Schlesinger, Türkçe’ye “Medya, Devlet ve Ulus, Siyasal Şiddet ve Kolektif Kimlik” adıyla çevrilen kitabında, sömürgeci stratejilerinde halkları robotlaştırmanın yolunun ilk önce nereden başlaması gerektiğini şöyle anlatıyor: “Bir halkı tasfiye etmenin ilk adımı, onun belleğini silmektir. Kitaplarını, kültürünü, tarihini imha et. Sonra başka birilerinin yeni kitaplar yazmasını, yeni bir kültür imal etmesini, yeni bir tarih icat etmesini sağla. Çok geçmeden bu ulus şimdi ve geçmişte ne olduğunu unutmaya başlayacaktır. Bu unutuş, çevresindeki dünyada daha da hızlı gerçekleşecektir.” [2]

Halbuki İslam dünyasına ve Türkiye’ye karşı “Son Haçlı Seferi” adıyla başlatılan Haçlı savaşını asıl soğuk savaş şeklinde gerçekleştiren ABD ve NATO’dur.

Haçlı dünyasının bu soğuk savaşı nasıl yapılıyor, ona bakalım:

ZİHİN SAVAŞI İLE MÜSLÜMANLAR

NASIL BİÇİMLENDİRİLİYOR?

İslam dünyasına karşı Haçlı Savaşını yöneten Pentagon’un lugatına “zihin harbi” kavramını sokan Aquino’ya göre, zihin harbi, dost ve düşman bütün halklara karşı verilen stratejik, psikolojik harbin sürekli halidir. Aquino şöyle diyor: “Yabancı kültürleri kendi ahlâk yapımızla yönlendiremezsek, o ahlâk sahipleri ile daha acımasız bir şiddetle savaşmak zorunda kalırız. Bu durumla karşılaşmamak için zihin harbiyle milletleri şekillendirmeliyiz”. [3]

Davit Ickei’nin, “Brilliant Book“ adlı kitabında, 1986 yılında bulunan ve “Sessiz bir savaş için sessiz silahlar“ isimli, ABD Donanması’nda yer alan bir belgeden söz ediliyor. Ickei, “Bu belge, beyin yıkama tekniklerini açıklamaktadır. Benim elimde bulunan versiyon, kitlesel zihin kontrolünün politikasını anlatmaktadır“ diyor.

Belgede bunun ekonomi, eğitim ve sosyal hayatta uygulanacak metotlarla nasıl başarılacağı, “Uzaktan Zihin Kontrolü”nün nasıl kullanılacağı şöyle anlatılıyor: “Bu, bir generalin yerine, bir bilgisayar programcısının çalıştırıldığı, bir silahın yerine, bir bilgisayardan; barut tozu yerine veri işlenmesiyle sevk edilen; mermilerin yerine, durumları ateşleyen bir sistemdir. Bu aşikar gürültüler çıkartmaz, aşikar fiziksel yaralanmalara neden olmaz ve herhangi bir kişinin günlük sosyal hayatına alenen müdahale etmez. (…) Halk içgüdüsüyle bir şeylerin yanlış olduğunu hissedebilir, fakat sessiz silahın teknik özellikleri nedeniyle, duygularını makul bir şekilde izah edemez veya kendi zekasıyla problemi çözemez. Bu nedenle, nasıl yardım isteyeceğini ve buna karşı kendilerini savunmak için diğerleriyle nasıl birleşeceğini bilmez. Sessiz bir silah, tedricen uygulandığında, baskı (psikolojik baskıdan ekonomik baskıya kadar) çok artarak devam edemeyecek hale gelene kadar, halk bunun varlığına uyum sağlar.” [4]

CIA: “HARP SAHASI

İNSANLARIN ZİHNİ”

1978 yılında Walter Boward adlı yazar, Operation Mind Control (Beyin Kontrol Harekatı) adında yayınladığı kitabında şunları anlatıyor: “CIA psikolojik silah stoklarını,  psişik silahların değişik tiplerini geliştirmeyi başararak artırmıştır. Şimdi bu kabiliyetleriyle yeni tip bir harbe girişmesi mümkündür. Bu harp görünmez, muharebe sahası ise insan zihnidir.” [5]

İNSANLARI ROBOT HALİNE

GETİRMEK İÇİN KOBAY PROJESİ

CIA Eski direktörü Allen Dulles, Princeton Üniversitesi’nde 1953’te şöyle bir konuşma yapmıştır: “Hedef, insan zihnindeki savaşı kazanmaktır. Bu savaşın ilk cephesi propaganda, depolitizasyon ve sansür ile kitlesel sindirmeyi sağlamaktır. İkinci cephe ise bireyin beyninde kazanılacaktır; hedef beyin yıkama, zihin kontrolü, ideolojiyi değiştirme ve bir çok Mançurya Kobayı (Manchurian Candidate) yaratabilmektir!” [6]

ZİHİN SAVAŞI ABD MÜTTEFİKİ OLAN

VE OLMAYAN BÜTÜN ÜLKELERDE

2005 yılı sonlarında, USA Today Gazetesi’nin yayınladığı bir habere göre Pentagon, `psikolojik savaşlar` için 400 milyon dolar ayırdı. Pentagon`un psikolojik savaş bütçesinde, “çeşitli ülkelerde basın-yayın organlarında Amerikan yanlısı mesajlar çıkmasını sağlamak” da bulunuyor. Psikolojik savaştan sorumlu bir askeri yetkiliye dayanılarak verilen habere göre, yabancı okuyucu ve izleyicilerin ABD politikalarını desteklemeleri` hedeflenecek. Amerikan Özel Operasyonlar Komutanlığı’na bağlı psikolojik savaş uzmanlarınca hazırlanan program, ABD’nin müttefiki olan veya olmayan bütün ülkelerde uygulanacak. Pentagon, söz konusu kampanyayı üç firma üzerinden yürütecek. USA Today`e bilgi veren Psikolojik Operasyonlar Destek Birimi Başkan Yardımcısı Mike Furlong, `Ürün üzerinde elbette ‘Made in USA’ ibaresi yer almayacak, diyor. [7]

“MÜSLÜMANLARIN ÖNCE ZİHİNLERİNİ

VE KALPLERİNİ KAZANMALIYIZ”

ABD Irak’ı işgal ederken Saddam’ın ordusundan hiçbir direnişle karşılaşmamıştı. Ama işgalden sonra Müslüman halk gruplarından cihad ve direniş eylemlerinde bulunanlar hayli çok olmuştu. Bu cihad ve direniş eylemleri, ABD ordusuna büyük kayıplar verdirmişti. Amerikan ordusunun hapishanelerde yaptığı dehşet verici işkence ve zulümler cihad ve direniş eylemlerini bir türlü durduramamıştı.

Bunun üzerine ABD Müslümanlara karşı savaşın yöntemini değiştirdi.

ABD’nin İslam’a karşı savaşının en ünlü isimlerinden Francis Fukuyama, “After the Neocons: America at the Crossroads” adlı kitabında, ABD’nin askeri güç kullanımının sonuç vermeyeceğini, bunun yerine Müslümanların, hangi mezhepten olursa olsun “kalbini ve zihnini” kazanacak bir politika izlenmesi gerektiğini savundu. Ünlü Amerikan gazetesi “The Washington Post” da, Irak'ta ABD’nin kurduğu askeri okulda savaş konseptinin değiştirildiği ve direnişçilere karşı zaferin kazanılması için “gerilla savaşına karşı kültürel savaş” taktiklerinin işlenmeye başladığı yolundaki 21 Şubat 2006 günkü haberiyle, Fukuyama’nın yeni tezinin uygulanmağa başlandığını duyurdu. [8]

Fukuyama’nın tezi o tarihlerden bu yana sadece Irak’ta değil, Türkiye’de ve tüm İslam coğrafyasında uygulanıyor. Medya ve basınla, haber ajanslarıyla, TV programlarıyla, filmlerle ve dizilerle, internetle vs. kitle iletişim araçlarıyla zihinler şekillendiriliyor, biçimlendiriliyor, kontrol ediliyor ve yönlendiriliyor.

KISACASI

Kısaca ABD’nin başını çektiği İslam’a karşı ve bu arada Türkiye’ye de karşı gerçekleştirilen Haçlı savaşında uygulanan soğuk savaş yönteminde son hedef, İslam dünyasının en stratejik bölgelerinde bulunan İslam ülkelerinde ABD’nin kontrolünde ve güdümünde adeta robotlaştırılmış, Amerikancı nesiller yetiştirebilmek ve bu nesillerle ABD çıkarlarını ve emellerini koruyabilen, tutsak yönetimler oluşturabilmektir.

Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’in ilk sayfalarında İslam düşmanlarının bu gibi tuzaklara girişebileceğini vurgulayarak Müslümanları şöyle uyarmıştır:

“İnsanlardan, inanmadıkları halde Allah’a ve ahiret gününe inandık diyenler vardır.” [9]

Allah Müslümanları uyandırsın! Özellikle Türk toplumunu ve yöneticilerimizi uyandırsın ve basiret versin!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

 

 

 



[1] http://www.anahaberyorum.com/natodan-rusya-ile-soguk-savas-aciklamasi-haberi

[2] Medya, Devlet ve Ulus, Siyasal Şiddet ve Kolektif Kimlik, Philip Schlesinger, çev.: Mehmet Küçük, Ayrıntı Yay., İst., 1994, s. 236’dan nakleden: Suat Parlar, Barbarlığın  En  Yüksek Aşaması ABD, s: 435

[3] Dr. Emre Özyılmaz,  “Bir Ülkeyi Ele Geçirmenin farklı Yöntemi”, http://www.baremdergisi.com/news_detail.php?id=7587

[4] Ömer Özkaya, CIA Belgeleriyle Zihin Kontrol Operasyonları, 4. Baskı, IQ Kültür Sanat  Yay., 2003, İst., s: 53-55

[5] A.g.e., s: 72

[6] Ümit Sayın, Derin Devletler, Gizli Projeler ve Kirli Gerçekler, Neden Kitap, 2006, İstanbul, s: 157

[7] 2005-12-15 Zaman, A ve Cihan Haber Ajansları.

[8] Uluç Gürkan, Star Gazetesi, 25/02/2006

[9] Bakara Suresi: 8

YAZIYI PAYLAŞ!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.