İşte PKK’ya dur demenin yolu!


 İşte PKK’ya dur

demenin yolu!

 

Türkiye önce strateji

savaşını kazanmalıdır!

 

PKK olayını dağlarda ve yerleşim merkezlerinde bir çok kayıplar verme pahasına bitirmeye çalışmak yerine, kısa yoldan ve kestirmeden bitirmek daha akıllıca olmaz mı?

Bunu yapmanın yollarını açıklamağa geçmeden önce, şunu belirtmeliyiz ki, PKK’yı klasik yollarla, cephede yok etmeye çalışmamızı, bu yöntemle uğraşmamızı ABD istiyor. Yani Türkiye’ye ve tüm İslam dünyasına karşı 2001 yılından beri Haçlı savaşı gerçekleştiren sömürgeci irade istiyor.

PKK TÜRKİYE’YE HAZIRLANMIŞ

NASIL BİR TUZAK, NASIL BİR YEMDİR?

Çünkü PKK, ABD’nin çok uzun bir zamandan beri Türkiye’ye ve bölge ülkelerine karşı hazırlığını yaptığı bir yemdir. Öncelikle Ankara’yı ve Türk ordusunu tuzağa düşürmek için bir yemdir.

Bu örgüt nasıl bir tuzak, nasıl bir yemdir?

Önce ifade etmeliyiz ki, bu örgüt, Türkiye’de öncelikle doğu bölgelerinde bir iç savaşın başlangıcı yapılmak için kurulmuş ABD’nin kullandığı eldivenlerinden ve maşalarından sadece birisidir. [1]ABD’nin böyle eldivenleri ve maşaları pek çoktur. [2]

Bu örgüt yoğunlaştırılarak ve yaygınlaştırılarak bu bölgelerde iç savaşa başlangıç yapıldıktan sonra, aynı yöntem Karadeniz bölgesinde ve Türkiye’nin diğer bölgelerinde de uygulanacaktır. Nitekim geçen dönemlerde PKK’nın Karadeniz bölgesinde de çalışmalar yaptığı tespit edilmiştir. [3]

BU ÖRGÜT NASIL

BİR İŞGAL ORDUSUDUR?

Diğer taraftan PKK’ya bakınca bu örgütü sadece çapulcular sürüsü olarak basit bir örgüt olarak görmemek lazım. Ön planda PKK olarak gözüken ama arka planda bu örgütü genel Haçlı savaşı istikametinde  yöneten ve kontrol eden CIA ve ABD’nin diğer ajan ve casus örgütlerinin var olduğunu unutmamak gerekir.

Nitekim 2003 yılında Genelkurmay, İçişleri Bakanlığı'na gönderdiği gizli kriptoda, ABD İncirlik Hava Kuvvetleri Özel Tahkikat ve Araştırma Bürosu'ndan (AFOSİ) bazı ABD'li askerlerin faaliyetlerine dikkat çekilmiş, "Bu kişilerin görev sınırlarını aşarak Türkiye'nin değişik bölgelerinde araştırma yaptığı, bilgi topladığı, üst düzey kamu görevlileri ve vatandaşlarla özel görüşmelerde bulunduğu belirlenmiştir." denilmiştir. Kriptoda ayrıca Adana İncirlik Üssü'nde görevli AFOSİ personelinin, Giresun, Trabzon ve diğer civar illerde görüşmelerde bulunduğu uyarısında bulunulmuştur. [4]

Bu AFOSİ kuruluşundan PKK’nın içinde görevli pek çok elemanın bulunabileceğini hesaba katmak gerekmez mi?

Kısacası PKK’ya karşı Askeri operasyonlarımızı zaruri olarak yer yer devam ettirsek de düşmanın söz konusu asıl tuzağına düşmeden olayı kısa yoldan bitirmek ve halletmek gerektiğini unutmamak lazım. Bu kısa ve pratik yolu izaha geçmeden bir gerçeği daha ifade etmemiz gerekir:

GERÇEKTE PKK İLE DEĞİL, BU ÖRGÜTÜN

ARDINDAKİ GÜÇLERLE SAVAŞIYORUZ

Buraya kadar ortaya koyduğumuz tespitlere göre,  Askeri yöntemlerle cephe savaşlarında aslında PKK ile değil, bu terör örgütünün arkasındaki ABD ile ve ABD’nin kontrol ettiği NATO ile savaşıyoruz, demektir. Bunu daima hatırda tutmak gerekir.

Halbuki Türkiye hem NATO üyesi, hem de ABD müttefiki bir devlet değil midir?

Öyleyse bu nasıl bir çelişki ve nasıl bir tezattır?

Türkiye böyle terslikler ve tezatlar dünyasında adeta akıntıya karşı kürek çekmiş olmuyor mu? Ordumuzun PKK’ya karşı savaşını asla küçümsemiyoruz ve asla boş uğraşlar olarak görmüyoruz. Ancak asıl düşman ABD’ye karşı değil de, onun maşalarına karşı sonu gelmez cephe savaşlarıyla vakit kaybetmek yerine, daha kısa ve pratik bir yolla savaşsak ve sonuca gitsek daha doğru olmaz mı?

PKK SORUNU KISA VE PRATİK

YOLDAN NASIL HALLEDİLİR?

Savaşı belirleyen stratejidir. Eğer stratejik açıdan savaşı kazanırsanız, düşmanı tüm alanlarda yenebilirsiniz. Stratejik yönden düşmanı yenemezseniz, her alanda kaybedersiniz.

Önce bizi kazandırabilecek ve üstün kılabilecek bir strateji oluşturmalıyız! Strateji savaşımız düşmanı boyun eğdirecek boyutta güçlü, geniş ve derin olmalıdır!

Düşmanı stratejik yönden yenebilmemiz için, dostlarımızı, düşmanlarımızı, müttefiklerimizi iyi tanımamız gerekir. Düşmanlarımızın açıklarını ve onlara karşı ileri süreceğimiz kozlarımızı çok iyi bilmemiz ve değerlendirmemiz gerekir.

TÜRKİYE NASIL

BİR YOL İZLEMELİDİR?

Unutulmamalıdır ki, ABD’nin eğittiği ve üzerimize saldığı PKK, Türkiye’yi de hedef alan bir Haçlı savaşının devamıdır. Bu Haçlı savaşının stratejisini oluşturanlar, tüm Müslüman ülkelerde ve Türkiye’de, iç savaşlar planladıklarını, Müslümanları birbirini kırdıracaklarını, ayrı ayrı devletçiklere böleceklerini ve parçalayacaklarını açıklamışlardır. [5] Bu durumda nasıl bir strateji uygulamamız gerekiyor:

·         Öncelikle İslam düşmanlarının bu stratejisine karşılık hedef olan Müslüman ülkelerin bir araya gelmesi ve yakınlaşması gerekir. Hiç değilse İslam ülkelerinin asgari müştereklerde birleşmesi ve bütünleşmesi gerekir. Türkiye bu yolda öncülük yapamaz mı?

 

·         İkinci olarak, Rusya ve uzak doğu ülkeleriyle ilişkiler stratejik boyutlarda geliştirilmelidir. Nitekim Rusya ile ilişkiler sırasında Recep Tayyip Erdoğan, Rusya lideri Putin’e geçen senelerde, “Türkiye’yi de Şankay Beşlisi’ne alın!” Demişti. [6] Erdoğan’ın Çin gezisinde de bu konuda bir adım atılmıştı. Bu ilişkiler sonuna kadar devam ettirilmeli ve Türkiye’de ABD’nin ve NATO’nun soluğunu kesecek boyutlara vardırılmalıdır.

 

·         Üçüncü olarak Türkiye’ye ve İslam dünyasına karşı Haçlı Savaşını yöneten ve  PKK’yı bunun için kullanan NATO’nun İzmir’de bulunan genel komuta merkezi Türkiye topraklarından derhal çıkarılmalıdır. [7] Türkiye kendini yok etmeğe endeksli düşman bir kuruluş olan, NATO üyeliğinden hemen vazgeçmelidir.

 

·         Türkiye’de ABD’nin ve NATO’nun hakim olduğu sistem, elbette böyle uygulamalara izin vermemeğe çalışacaktır. Bu durumda ayakta kalabilmemiz için sisteme karşı sistemli olarak savaşılmalıdır. Unutulmamalıdır ki, düşman öncelikle kullanabileceği siyasi iradeleri harekete geçirecektir. Buna karşı Milli iradeyi temsil eden güçler, aralarındaki ayrılıkları bir kenara itip siyasi alanda bir araya gelmeliler ve ittifak kurmalıdırlar. Türkiye’de devletin varlığına ve bütünlüğüne sahip çıkmağa yönelik birliktelikler oluşturmalıdırlar. Bunu yaptıkları takdirde Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de vaad ettiği yardımına da layık olurlar.

 

SONUÇ

Bilindiği gibi, Son Osmanlı Sultanlarından 2. Abdülhamit Han 33 sene padişahlık yapmış, devletin en zayıf döneminde düşmanlarına karşı, bilhassa Batı’ya karşı askeri ve orduyu kullanmadan strateji savaşı ile düşmana üstünlük sağlamıştır.

Savaşı belirleyen stratejidir. Eğer stratejik açıdan savaşı kazanırsanız, düşmanı tüm alanlarda yenebilirsiniz. Stratejik yönden düşmanı yenemezseniz, her alanda kaybedersiniz.

Türkiye’nin PKK belasından kurtulmasının en kısa ve akıllıca yolu, PKK’nın ardındaki asıl düşmana karşı strateji savaşını kazanmaktan geçer.

Türkiye’de Milli iradeyi temsil eden güçler bu strateji savaşında öncelikle ülkemizi tezatlardan kurtarmalıdırlar. Bir taraftan PKK’ya karşı savaşırken öbür taraftan bu örgütü kullanan düşmanlarla birlikte olmak akıllıca bir hareket olamaz.

Yöneticilerimiz, devletimizi yok etmeyi planlayan ve hedefleyen İslam düşmanlarına ve Türkiye düşmanlarına ev sahipliği ve ortaklık yapmaktan en kısa zamanda vazgeçilmelidir!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

 



[1] Bakınız: http://ahmetsaltik.net/tag/pkk-bir-ic-savasa-hazirlaniyor/

[3] PKK, Karadeniz bölgesinde dağlarda eylem yaparken görüldü. (4 Ağustos 2015 tarihli gazeteler)

[5] http://www.yenimesaj.com.tr/?artikel,12001086/yeni-strateji-savasma-savastir/m-hilmi-yildirim

   http://www.skyturk.net/yazar/ahmet-hamdi-ozsarac-sunni-sii-savasi-oku-370.html

[6] http://www.ensonhaber.com/erdogandan-putine-bizi-sangay-beslisine-alin-2013-11-23.html

YAZIYI PAYLAŞ!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.