Müslümanları ABD’ye teslim olmaya çağıran...


 Müslümanları ABD’ye teslim olmaya çağıran Müslüman lider!

 

2003’lerde Irak’taki Amerikan hapishanelerinin başına getirilen Tuğgeneral Douglas Stone, LA Times Gazetesine yaptığı açıklamada “En büyük silahımız Kur’an!.. Direnişçilerin radikal fikirlerini Kur’an’la değiştirmeye çalışıyoruz” demiştir.

Daha önce 1997’lerde Fethullah Gülen “İslam’ın gereği olarak Müslümanların ABD’ye teslim olmaları gerektiğini” söyleyerek, ABD ordusunun bu yöntemine uygun tavsiyelerde bulunuyordu. 

 

Neden kimse Cemaat’in bu iki

büyük yanlışını sorgulamıyor?

 

Bugünlerde  AKP İktidarı ile Cemaat arasında savaş devam ediyor.  Halbuki bir zamanlar Hükümet ve Cemaat beraberdi. Ankara ABD ve Batı ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmeye ve sorgulamağa başladığı zamandan beri, Cemaat, hükümete ters döndü,  düşman kesildi. Aynı zamanda bu ayrılış kitlelerin Cemaat’e bakış açısını da değiştirdi. Gülen Hareketi kendi mensupları tarafından bile yoğun eleştirilmeğe başlandı. Eski Zaman Gazetesi Yazarı Hüseyin Gülerce Cemaat’in 20 yanlış yaptığını söylerken, Etyen Mahcupyan Cemaati “bilinçli cahillik ve ahmaklık”la suçladı.

Bu suçlamalar ve eleştiriler daha da ileri gidecek mi, cemaatin en büyük iki yanlışını açığa çıkaracak mı, bilmiyoruz.

Cemaatin sözkonusu en büyük iki yanlışından birisi, ABD’nin Batı’da İslam’a ve İslam dünyasına karşı topyekün bir savaş planladığı ve bu savaşa hazırlık yaptığı bir zamanda bu İslam düşmanı gücü İslam dostu olarak tanıtmasıdır.  İkincisi ise Gülen Hareketi’nin, İslam’ı Hıristiyanlaştırmaya ve Hıristiyanlığı İslam’dan göstermeye yönelik ABD projelerinde yer almasıdır.

Bilindiği gibi, 17 yıl kadar önce 1997’de ABD İslam’a ve İslam dünyasına karşı büyük bir Haçlı savaşı planlıyor ve bu savaşa hazırlanıyordu.

Bu sıralarda Türkiye’de sistemin İslami kesimlerde yükselttiği sözünü ettiğimiz cemaat lideri ardı ardına kendisiyle yapılan seri görüşmelerde ve röportajlarda, kamuoyuna Müslümanların, hatta bütün Müslüman dünyasının ABD’ye teslim olması lazım geldiğini söylüyordu.

Sözkonusu Müslüman liderin belki o zamanda İslam düşmanlarının İslam’a karşı Haçlı savaşı hazırlığından haberi yoktu. Ama öyle bir zamanda  “ABD’nin İslam dostu olduğundan” bahsedilmesi tesadüf müydü?

Irak’ı işgal ettikten sonra İslam’ı istismar eden ABD’ye bu konuda yıllar öncesinden bilmeyerek de olsa yardım edilmiş olmuyor muydu?

Şimdi Sayın Gülen’in bu açıklamalarından örnekler vereceğiz. Ancak bundan önce, 2003 yılında gerçekleştirilen ABD’nın Irak işgalinden sonra Amerikan ordusunun yakaladığı Müslüman mücahitleri cihattan vazgeçirmek için, hapishanelerde nasıl ilginç yöntemlere başvurduklarını gösteren bir kaç örnek sunacağız.

Sözünü ettiğimiz dönemde sözkonusu Müslüman liderle Amerikan ordusunun belki direkt bir ilgisi ve bağlantısı yoktu, ama bu liderin henüz savaş olmadan önce Müslümanlara tavsiye ettiği yöntemlerle, savaştan sonra ABD Ordusunun uyguladığı yöntemler arasında şaşırtıcı düzeyde çok büyük bir benzerlik olduğunu görüyoruz.

IRAK’TA ABD’NİN MÜCAHİTLERİ

CİHATTAN VAZGEÇİRME YÖNTEMLERİ

Irak’ta Amerikan işgali gerçekleştirildikten  (2003) sonraki yıllarda Ebu Gureyb hapishanesi  Amerikalı askerlerin, Müslüman tutsaklara yaptıkları işkencelerle meşhur olan bir yerdir. Burada yapılan vahşetlerin ve hunharlıkların fotoğrafları yayınlandığında, İslam dünyasında büyük tepkiler oluşmuştu. Iraklı Müslüman mücahitler, bu zulüm ve işkencelere rağmen ABD’ye karşı direnmekten ve cihat eylemlerinden vazgeçmemişlerdi. Bunun üzerine ABD ordusu, Müslümanları cihattan vazgeçirmek için başka bir yöntem bulmuştu.

Pentagon’un emriyle ABD ordusu tarafından özel yetiştirilmiş “Müslüman” din adamları ve “imamlar”, Kur’an-ı Kerim ayetlerini yanlış ve çarpık yorumlayan derslerle beyinleri yıkamaya başladılar. Böylece Irak’ta hapishaneler Müslüman direnişçi mücahitlerin “fikrini değiştirecek” beyin yıkama merkezleri haline getirildi.

Irak’taki Amerikan hapishanelerinin başına getirilen Tuğgeneral Douglas Stone, LA Times Gazetesi’ne yaptığı, sözkonusu programla ilgili açıklamada “En büyük silahımız Kur’an!... Direnişçilerin radikal fikirlerini Kur’an’la değiştirmeye çalışıyoruz” dedi.

Gazeteye göre, Kur’an-ı Kerim’le gerçekleştirilen zihin operasyonunda, Müslüman tutukluların doldurduğu sınıflarda ders veren, ABD’nin sözkonusu programına göre yetiştirilmiş bir imam şöyle diyor: “Onlara Kur’an’da insan öldürmeyi günah sayan bölümleri gösterdiğimde çok şaşırıyorlar…”

Bugüne kadar programa katılıp salıverilen 1000 kişiden hiçbirinin tekrar suç işlemediği, yani ABD askerlerine karşı direniş hareketlerinde bulunmadığı tespit edilmiş. Yetkililer kursun başarı oranının yüzde 70 civarında olduğunu söylüyor. [1]

MÜSLÜMAN LİDERİN YILLAR ÖNCE

ABD’Yİ TEMİZE ÇIKARAN GÖRÜŞLERİ

İslam’a karşı sözkonusu Haçlı savaşı başlamadan önce ABD’ye Müslümanların güvenmesini ve teslim olmasını tavsiye eden cemaat lideri Fethullah Gülen’dir. O dönemlerde birden bire parlamış ve güçlenmiştir. Gazeteler ondan söz etmekte ve onun görüşlerini ve değerlendirmelerini yayınlamakta birbirleriyle adeta yarış etmiştir.

1997 yıllarında Gülen, kendisiyle yapılan söyleşilerde ve röportajlarda şöyle açıklamalarda bulunuyordu:

“HIRİSTİYANLARA RAHMET

NAZARIYLA BAKMALIYIZ”

"... Herkes Kelime-i Tevhid”i esas alarak çevresine bakışını yeniden gözden geçirmeli ve ıslah etmelidir. Hatta kelime-i tevhidin ikinci bölümünü, yani 'Muhammed Allah'ın Rasûlüdür' kısmını söylemeksizin sadece ilk kısmını ikrar eden kimselere (yani Hıristiyanlara demek istiyor) rahmet ve merhamet bakışıyla bakmalıdır.”   [2]

Halbuki bugünkü Hıristiyanlar “Kelime-i Tevhid”in ilk kısmına Müslümanlar gibi inanmıyorlar, Peygamberimiz zamanında olduğu gibi ve Kur’an-ı Kerim’in beyan ettiği gibi “teslis” anlayışı ile Allah’a şirk koşuyorlardır.

“ABD GÖZARDI EDİLEREK

İŞ YAPILMAMALI”

Neval Sevindi’nin röportajında  Fethullah Gülen şunları söylemişti:

 “Eğer burada Amerikalılar'ın  anladığı, tesis ettikleri, kutsadıkları manâda bir demokrasi olmasa, zaten buradaki bu birlik korunamaz. O demokrasinin yumuşak havası herkesi barındırıyor. Amerika, dünyada şu andaki yerinde duruyor, (…)Amerika'da çok şey yapılabilir. Bizim düşünce dünyamız, bizim fikir hayatımız adına da çok şey yapılabilir. Dünyanın hali hazırdaki durumuyla, şu çerçevesiyle, Amerika da şu andaki konum ve gücüyle bütün dünyaya kumanda edebilir. Bütün dünyada yapılacak işler buradan idare edilebilir ve hatta denilebilir ki, şöyle veya böyle Amerika ile dostça geçinmeden destek almak değil, dostça geçinmeden, Amerikalılar istemezlerse, kimseye dünyanın değişik yerlerinde hiçbir iş yaptırmazlar. (…). Amerika, hâlâ bu dünya gemisinin dümeninde oturan bir milletin adıdır. (…) ABD'ne bugün de dünyada ihtiyaç vardır. (…)

Dünya dengesi çatışmasında Amerika'nın önemli bir unsur olduğunu göz ardı edemeyiz. (…) Amerika düşmanlığı yapıyorlar. Amerika bize düşmanlık yapabilir. Fakat birlikte yaşadığımız bir dünyanın genel ahengi düşünüldüğünde, bazen düşmanımızla bile iyi geçinmek mecburiyetinde oluruz. Bu hususta da, ehven-i şer, eşedd-i şer meselesi söz konusudur. (…) Mesihî bir ruh, diyalog, hoşgörü ruhuyla dünyada huzur ve sükûn adına hareket ediyoruz. (…) Buralara kadar dünyaya açılmaya çalışmamız tamamen insanlık adına bir açılmadır. Küreselleşen bir dünyada, gelecekte komşu olacağımız insanlarla daha erken bir dönemde tanışmayı düşünüyoruz. Telekomünikasyon ve ulaşım sistemleri bizi aynı odanın içindeki insanlar haline getirecek. Birbirimizin yüzüne baktığımız zaman da daha erken tanıyalım diyoruz, sesimizi soluğumuzu duyuruyoruz.” [3]

FETHULLAH: “İNANMIŞ BİR İNSAN

ABD KARŞISINDA OLAMAZ”

Yine Fethullah Gülen şöyle demiş:

"İnanmış bir insanın Batı karşısında, Batı'yla entegrasyon karşısında, Amerika'yla entegrasyon karşısında olması katiyyen düşünülemez."  [4]

“ABD’Yİ GÖZARDI EDEREK KİMSE

BİR İŞ YAPMAĞA KALKMAMALI”

Fethullah Gülen ayrıca Müslümanlara şunları tavsiye etmiş:

“Amerika şu andaki konum ve gücüyle bütün dünyaya kumanda edebilir. Bütün dünyada yapılacak işler buradan idare edilebilir. Amerika hâlâ bu dünya gemisinin dümeninde oturan bir milletin adıdır. Amerika daha uzun zaman dünyanın kaderinde çok önemli rol oynayacaktır. Bu realite kabul edilmeli. Amerika gözardı edilerek şurada burada bir iş yapılmaya kalkılmamalı.”  [5]

“ABD BÜTÜN DÜNYAYA

KUMANDA EDEBİLİR”

Bunlar da Fethullah Gülen’in değerlendirmeleri:

"Kanaatime göre, tarihi hadiseleri kendi tarihsellikleri içinde ele almalı, yani her hadiseyi kendi şartları ve konumu içinde değerlendirmeli ve bugünkü davranışlarımızda da bugünkü tavırları esas almalıyız"  [6]

"Amerika, hala bu dünya gemisinin dümeninde oturan bir milletin adıdır... Amerika şu anda: Bütün konum ve gücüyle, bütün dünyaya kumanda edebilir ve buna layıktır."  [7]

SONUÇ

Fethullah Gülen, birkaç yıl sonra İslam’a ve bütün İslam dünyasına karşı bir Haçlı savaşı başlatacak olan bir İslam düşmanı gücü Müslümanlara böyle tanıtıyordu. Müslümanların İslam düşmanlarına adeta teslim olmalarını tavsiye eden bu değerlendirmelerinin dışında, Gülen’in asıl tehlikeli olan açıklamaları, Hıristiyanlığı “İslam”dan sayan, Hıristiyanları “Müslüman” kabul eden ve Allah katında “kurtulmuş”  sayan görüşleridir.

Onun bu konudaki görüşlerini ve değerlendirmelerini de bir başka zaman ele alırız inşallah!

Ümit ve temenni ederiz, başta Fethullah Gülen olmak üzere tüm cemaat, yapılan yanlışların farkına varır da, tövbe ederek yanlışlarından dönerler.

Nitekim cemaat bünyesinde yapılan yanlışların farkına varanlar ve hareketi sorgulayanlar gittikçe çoğalıyor, çok şükür!.

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

 



[1] Vatan Gazetesi, 18 Kasım 2007

[2] Bkz. Köprü, S. 2, s. 116, Kasım 1997.

[3] Nevval Sevindi, Fethullah Gülen ile New York Sohbeti, Sabah Kitapları, 4. basım, İstanbul, Aralık 1997, s.39, Yeni Yüzyıl Gazetesi, 23.07.1997,

[4] Zaman gazetesi, 4 Eylül 1997

[5] Nevval Sevindi, Fethullah Gülen ile New York Sohbeti, Sabah Kitapları, 4. basım, İstanbul, Aralık 1997, s.39

[6] Hoşgörü ve Diyalog iklimi sayfa 156

[7] Nevval Sevindi / A.g.y - Sh:39

YAZIYI PAYLAŞ!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.