Son Türkiye-İsrail anlaşması


 Son Türkiye-İsrail anlaşması

tuzağını yanlış okumayalım!

ABD isteseydi, garantisi ve kefaleti altında bulunan İsrail için Türkiye’yi geri adım attıramaz mıydı? Ama yapmadı, İsrail isteseydi, kendi istediği çizgiye Türkiye’yi sürükleyemez miydi? Ama Türkiye’deki ve uluslararasındaki gücüne rağmen bunu yapmadı. Bu demektir ki, Türkiye’nin “başarısına” imkan verilerek İslam dünyası çapında ülkemize itibar kazandırılıyor, güçlü olmamız için, daha doğrusu güçlü görünmemiz için, önümüz açılıyor. Acaba neden?

Düşman, İslam aleminde niçin

Türkiye’nin önünü açıyor?

 

Türkiye’de ve dünyada olaylar adeta koşturuyor. Hangisini önce değerlendirmek lazım geldiğini bilemiyorsunuz, karar veremiyorsunuz.

Örneğin, geçen hafta Türkiye ile İsrail arasında bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma büyük çapta Türkiye’nin lehine gerçekleştirildi.

Bu olayı değişik şekillerde yorumlayabilirsiniz ve değerlendirebilirsiniz. Medyada olduğu gibi, Türkiye Müslümanlarının ve İslam dünyasının hoşuna gidecek şekilde, “Türkiye İsrail’i dize getirdi” diyebilirsiniz.

Ama bu şekilde havalarda uçarak değerlendirmeler yanlış olur. Rakibi tanımamak olur. Rakibin arkasındaki ABD ve NATO’nun Türkiye’deki sisteme hakim olan sinsi ve sessiz gücünü tanımadan yanlış değerlendirme yapmış oluruz.

Ayaklarımızın yere basması gerekiyor.

ABD isteseydi, garantisi ve kefaleti altında bulunan İsrail için Türkiye’yi geri adım attıramaz mıydı? Ama yapmadı, İsrail isteseydi, kendi istediği çizgiye Türkiye’yi sürükleyemez miydi? Ama Türkiye’deki ve uluslararasındaki gücüne rağmen bunu yapmadı.

Bu demektir ki, Türkiye’nin “başarısına” imkan verilerek İslam dünyası çapında ülkemize itibar kazandırılıyor, güçlü olmamız için, daha doğrusu güçlü görünmemiz için, önümüz açılıyor. Acaba neden?

ABD DERİN DEVLETİNDEKİ İSRAİL DOSTLARI

İSTESEYDİ TÜRKİYE’YE DUR DİYEMEZ MİYDİ ?

Biindiği gibi, ABD stratejilerini ve politikalarını belirleyen ve yönlendiren ABD derin devletindeki Yahudilerdir.

Bu Yahudiler, örneğin Henry Kissinger gibi, Richard Perle gibi,  Joe Biden gibi, Dr. George Friedman gibi, pek çok Yahudi asıllı İsrail dostları isteselerdi Yahudi devletinin yenik olacağı bir anlaşmaya kesinlikle müsaade etmezlerdi.

O Yahudi asıllı jeo-stratejistlerden Dr. George Friedman, bakın ne diyor? Türkiye’nin istikrarsız bir bölgede büyük bir istikrar adası ve olağanüstü büyük ticari ve askeri güç olduğunu belirterek şöyle diyor:

“İSTEMESENİZ DE BÜYÜK GÜÇ OLUP ABD

İÇİN BU OYUNU OYNAMAK ZORUNDASINIZ!”

"Ben Türkiye’ye baktığımda büyük bir oyuncu görüyorum. Siz bu bölgeyi şekillendirebilecek ama bunu istemeyen bir güçsünüz. Ama artık bu Türkiye’nin direnebileceğinin ötesine geçmiş durumdadır. Etrafınızda oluşmuş güçler, güç dengeleri Türkiye’yi buna zorlayacak ve Türkiye bu yönde hareket edecektir.(…) Önümüzdeki yıllarda zorlu kararlar alacaksınız ve buna direnemeyeceksiniz. Bir ABD’li olarak ben bu büyük bölgesel güçle ittifaka çok sıcak bakıyorum. ’Türkiye değilse kim?’ diye sormak istiyorum."  [1]

ABD: “BİZİM AMACIMIZ ORTADOĞU’YU

SİZİNLE YENİDEN ŞEKİLLENDİRMEK”

Türkiye’de Dışişleri Bakanı olarak uzun yıllar görev yapmış bulunan Kamran İnan şöyle demiştir:

“Richard Perle (…)2002 yılında (…) Washington’a gittiğimde, demişti ki, “Bizim amacımız sizinle el ele vererek Avrasya ve Ortadoğu’yu (yani İslam dünyasını) yeniden şekillendirmek, sizi bölgenin güç merkezi haline getirmek...” [2]

YAHUDİ BİDEN: “TÜRKİYE VE DİĞER

ÜLKELER ABD’NİN ELDİVENİDİR”

ABD yönetiminin başkan yardımcısı Joe Biden 2012 Ekim ayı ortalarında yapılan Başkan Yardımcıları münazarasında “Biz, Türkler, Ürdünlüler, Suudiler, ve bölgedeki diğerleri ile kimlerin yardımı hak ettiğini belirlemek için el ele çalışıyoruz...” dedi. ABD Başkan Yardımcısı bu konuşmasında “elele” olarak tercüme edilen İngilizce tabir "hand and glove" idi. Bu tabir “El ve eldiven” anlamına geliyordu. Biden, bu ifade ile ABD “el”, Amerika’ya yardımcı olan Türkiye ve diğer ülkeler “eldiven” demiş oluyordu.[3]

BU BELGELERE GÖRE SON İSRAİL

ANLAŞMASI ACABA NASIL BİR ADIMDIR?

Sözkonusu Yahudi asıllı Amerikan Derin Devletinin Adamlarının dedikleri gibi, Türkiye’nin İslam dünyasında itibarının ve etkinliğinin artması ve büyük bir güce ulaşması için, bir takım adımların atılması gerekiyordu.

İşte İsrail anlaşması, Türkiye’nin ve İslam dünyasının istediği şekilde sonuçlanması bu yolda bir adım oluyor.

Bu adım, gerçekte Türkiye’ye ve İslam dünyasına oynanan bir oyun ve bir tuzak değil de nedir?

Bunun gibi başka adımların da atılacağı ve başka oyunların da oynanacağı muhakkaktır.

Ayrıca son İsrail anlaşmasını böyle sonuçlandıran, ABD Derin Devletinin her türlü isteğini yerine getiren Türkiye’de bir sistem vardır. Amerikancı bir sistem vardır. Bu sistemin arkasında yüz kadar gizli ve açık Amerikan ve NATO üssü vardır. Bu unutulmamalıdır.

Daha başka İslam’a karşı, İslam dünyasına ve bu arada Türkiye’ye karşı son Haçlı savaşının idare edildiği, yukarıdaki ABD derin devletinin açıkladığı stratejilerin uygulandığı ülkemizde bir merkez vardır, İzmir’de NATO Genel Komuta Merkezi vardır.

Maalesef Türkiye’nin alternatif stratejisi bu askeri üsleri ve merkezleri yurdumuzun dışına atamamaktadır, atamıyor. O kadar güçlü ve hakim değildir memleketimizde.

Bütün bunlara ilave olarak, ayrıca bu düşman güçlerin ülkemizde sivil çalışmaları vardır. Bu çalışmalar, her alanda Türkiye’yi etkiliyor ve ülkemizin varlık ve bekasını korumaya çalışan alternatif strateji ile kıyasıya savaşıyor.

Bu sivil çalışmalarla ilgili bir örnek verelim:

“ABD’NİN AFOSİ AJANLARI

ANADOLUDA SİVİL KOL GEZİYOR”

2003 yılında Genelkurmayın, İçişleri Bakanlığı'na gönderdiği gizli kriptoda, ülkemizde faaliyette bulunan İncirlik’teki ABD Hava Kuvvetleri Özel Tahkikat ve Araştırma Bürosu'ndan (AFOSİ) bazı ABD'li askerlerin çalışmalarına dikkat çekilerek, "Bu kişilerin görev sınırlarını aşarak Türkiye'nin değişik bölgelerinde araştırma yaptığı, bilgi topladığı, üst düzey kamu görevlileri ve vatandaşlarla özel görüşmelerde bulunduğu belirlenmiştir." deniliyor. Kriptoda ayrıca Adana İncirlik Üssü'nde görevli AFOSİ personelinin, hiçbir makamın bilgisi ve izni olmadan, Giresun, Trabzon ve diğer civar illerde görüşmelerde bulunduğu uyarısında bulunuluyor.[4] 

Bilindiği gibi, Türkiye’de ABD üssü sadece İncirlik’ten ibaret değildir. Memleketimiz bir baştan bir başa ABD askeri üsleriyle ve NATO askeri üsleriyle adete işgal edilmiş bulunduğuna göre, AFOSİ ajanları her bölgede var demektir.

Bu sivil ve askeri işgalde sürekli Türkiye’nin nabzı tutulmağa ve kontrol edilmeye çalışılıyor. Ve her nabza göre de Amerikan şerbeti veriliyor.

SONUÇ

Kısacası İsrail anlaşması İslam dünyasında Türkiye’yi öne çıkarmak için, ülkemizi kontrollü güçlendirmek için bir oyundur, bir tuzaktır. Böyle oyunlar ve tuzaklar devam edecektir.

Nereye kadar?

Türkiye, ABD ve İsrail’in kendi emellerinde kullanacağı kıvama gelinceye kadar…

Türkiye o kıvama gelince düşman bizi kendi emellerinde görevlere mecbur edecektir, uluslararası şartları bize karşı öyle oluşturacaktır.

Bu durumda bir soru akla geliyor: İslam düşmanlarını ve Türkiye düşmanlarını yenmenin hiç mi bir yolu yok?

Elbette var.

Ama bu sorunun cevabı için gelecek yazıyı bekleyin lütfen!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

 

Gelecek yazı: Düşmanı, ne kadar güçlü

olursa olsun yenmenin tek yolu!

 

 



[1] Milliyet, 4 Mart 2009

[2] Vatan Gazetesi, 14 Haziran 2010

YAZIYI PAYLAŞ!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.