Tezkere böyle bir ruhtaki Haçlı ordusunu davet etti


Tezkere böyle bir ruhtaki

Haçlı ordusunu davet etti

Haçlı orduları ve askerleri İslam’a ve İslam dünyasına karşı böylesine bir ruhla yetiştiriliyor. Müslüman Türk milletinin başındaki yöneticiler, böyle bir orduyu Türkiye’ye davet eden ve ülkemizde konuşlandırılması için düzenlenen bir tezkereyi görüştüler ve kabul ettiler. 
 
İslam’a ve Türkiye’ye böyle kin 
ve intikam duyanlara kucak açtık
 
Haçlı Seferleri, savaşın ve şiddetin, Hıristiyanlardan kaynaklandığını gösteren en somut tarihi kanıtlardır. Asırlarca devam eden Haçlı Seferleri hep Hıristiyanlık dünyasından Müslüman Türk milletine doğru saldırılar şeklinde gerçekleşmiştir, Müslümanlardan Hıristiyanlara doğru değil. Ve bu seferlerde çoğunlukla Papalar ve papazlar öncülük etmiştir. Nitekim ilk olarak Pierre L'Hermite’in eşek sırtında Avrupa’yı karış karış dolaşarak İslam’a karşı Haçlı Seferleri için asker toplaması meşhurdur.
 
PAPA’NIN 40 BİN ŞEHİD MÜSLÜMAN 
KEMİĞİYLE İNŞA ETTİRDİĞİ KİLİSE
Avrupa’da, Haçlı Seferlerindeki İslam’a ve Müslümanlara olan kinin ve hıncın ne kadar şiddetli ve dehşetli olduğunu gösteren tarihi bir kilise vardır. Bu kilise, bugünkü Çek Cumhuriyeti’nin Başkenti Prag'ın 70 km. doğusunda bulunan Sedlec kasabasında, Haçlı seferlerinden kalmadır.
Bu Kilise ne ahşaptandır, ne taştandır, ne betondandır, topraktandır, ne de demirdendir…
Tamamen katliama uğratılmış ve şehit edilmiş Müslümanların kemiklerindendir. 1218 tarihinde dönemin papası (Papa III. İnnocentius) haçlı savaşlarında öldürülen Müslümanları gurur ve övünme aracı olarak buraya getirtmiş ve onların kemiklerinden kilise yaptırılmasını emretmiştir.
Bu emir üzerine 40.000 Müslüman kemiği bir araya getirilmiş ve kilise inşa edilmiştir. 
Haçlı seferlerinde İslam’a karşı yakılan bu hınç ve kin ateşi, Kılıç Arslanlar’ın, Sultan Mesutların, Sultan Muratların, Fatihlerin, Kanunilerin ihlası, azmiyle ve dehasıyla birer birer söndürülmüştür. 
Bugün bu ateş daha çok harlamış vaziyettedir ve daha çok şiddetli bir şekilde yanmaktadır. 2001 yılında yeni Haçlı seferini başlatanların yaptıkları ve söyledikleri bu Haçlı ateşinin ne kadar büyük dehşetle saldırıya geçtiğini yeterince anlatıyor. İşte Haçlı savaşından söz konusu örnekler:
 
KUR’AN-I KERİM’E YAPILAN
SALDIRILAR VE HAKARETLER
2007 yılında Irak da Amerikan askerleri Kur’an’a kurşun sıkmışlardır. 
2010 yılının Temmuz ayında Afganistan’da NATO askerleri Kur’an-ı Kerimleri yırtmışlardır. Afgan Müslümanları bu hakarete karşı tepki gösterince de İttifak askerleri sivil halka ateş açmışlardır. 
Yine 2012 yılında da Afganistan’da ABD askerleri ülkede topladıkları Kur’an-ı Kerimleri yakmışlardır. 
 
MÜSLÜMANLARI ÖLDÜRÜP ÜZERİNE
TUVALETLERİNİ YAPAN ABD ASKERLERİ
2012 yılında, Haçlı savaşının ilk başladığı yer olan Afganistan’da Amerikan askerleri öldürdükleri Müslümanların üzerlerine birlikte ayakta tuvaletlerini yapmışlardır. 
 
ABD ASKERLERİNİN HEDEF TAHTASINDA 
KUR’AN VE MÜSLÜMAN KADIN 
ABD ordusunun Deniz Kuvvetlerinin Virginia eyaletindeki askeri üssünde, askerlerinin eğitim amaçlı kullandıkları atış poligonlarında hedef tahtaları olarak Kur’an-ı Kerim’ler ve Müslümanları temsil eden başörtülü kadın resimleri kullanılmıştır. Bu olayı Washington merkezli Council on American-Islamic Relations adlı sivil toplum kuruluşu basına ve dünya kamuoyuna duyurmuştur. 
 
EBU GUREYB CANAVARI 
HİÇ PİŞMAN DEĞİLMİŞ!
Irak'ta Müslüman esirlere işkenceler yapmakla meşhur olan ABD'li asker Lynndie England, yaptığı zulümlerden dolayı pişman olmadığını ifade ile "Neden pişman olacakmışım? Onlar düşmanlarımızdı." demiş ve işkenceler sırasında çekilmiş 800 hatıra fotoğrafının olduğunu itiraf etmiştir. 
 
“BÜTÜN MÜSLÜMANLAR 
ÖLDÜRÜLMELİ!” DİYEN ABD’Lİ 
Bu savaşın nasıl bir kin ve intikam hırsıyla başlatıldığını David Yerushalmi’nin sözlerinden anlıyoruz. Yerushalmi, ABD derin devletinde büyük nüfuza sahip, yönetimlerde de etkinliği olan bir Yahudidir. “Ulusal Varoluş İçin Amerikalılar Topluluğu”  adlı bir kuruluşun kurucularındandır. Bu kuruluşa bağlı “http://www.saneworks.us/.” sitesinde yayınlandığına göre, David Yerushalmi, “İyi bir Müslüman’ın olamayacağını, tüm Müslümanların aynı gerçek kötü kökenden gelen hastalıklı bir insan topluluğu olduğunu” ileri sürecek kadar büyük bir kine sahiptir. 
Yerushalmi’nin Müslümanlara karşı hıncı o kadar büyüktür ki, “Tüm Müslümanların öldürülmesi” gerektiğini ileri sürmüştür. 
Yerushalmi’nin bu kini milyonlarca Müslüman’ın hunharca ve vahşice yok edildiği Afganistan işgalinde ve Irak işgalinde apaçık görüldü. 
Nitekim aynı dönemde ABD stratejilerinde belirleyici rol oynayan diğer stratejistler ve program yapımcıları da Yerushalmi’nin önerisine paralel, onu destekleyici görüşler ortaya koymuşlardır.
 
ABD’Lİ KOMUTAN: “MÜSLÜMANLARI 
ÖLDÜRMEK BÜYÜK KEYİF VERİYOR”
ABD’nin Irak işgali sırasında Birleşik Devletler Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı olarak görev yapan Amerikalı Orgeneral James Mattis, 2005 yılında San Diego'da Afganistan ve Irak işgallerinin konuşulduğu bir panelde Müslümanlarla savaşını anlatırken “Müslümanları vurmak ve öldürmek müthiş eğlenceli. Kahkahalarla gülmek kadar keyif veriyor." Demiştir. 
 
TÜRKİYE’YE VE TÜRKLERE GALİZ
KÜFÜRLER SAVURAN ABD’Lİ KOMUTAN
“Komutanın adı Tommy Franks. Evet, Irak savaşının askeri mimarı da sayılan, ABD Merkez Kuvvetleri'nin (CENTCOM) bir önceki komutan Teksaslı General Tommy Franks. Kitabın adı ise 'Kobra 2, Irak'ın işgal ve istilasının içyüzü.' Kitap The New York Times'ın savunma muhabiri Michael Gordon ile savunma haberleri danışmanı emekli General Bernard E. Trainor'ın kaleminden çıkma. Franks'in Türkiye'ye galiz küfürler savurmasının nedenini tahmin etmek zor değil. Ankara'nın, Irak savaşı öncesinde topraklarını ABD kuvvetlerine açmaya direnmesi ve nihayet TBMM kararıyla 'Hayır' demesi.”  
 
ABD YÖNETİMİ: “HIRİSTİYAN 
ASKERLERİ İLERİ!”
Hatırlanacağı üzere, Sovyetler’in yıkılmasından sonra 1995’lerde NATO’nun Genel Sekreteri Willy Claes  “Bundan sonraki hedefimiz İslam” demiştir. 
2001 yılında ABD Başkanı George W. Bush, İslam’a ve Müslümanlara karşı “Yeni Haçlı Seferi” başlattığını ilan etmiştir.
Irak işgali sırasında Amerikan askeri operasyonlarından sorumlu, Bush’un Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, savaşla ilgili talimat ve raporlarının başında “Hıristiyan askerleri ileri!” logosunu kullanmıştır.  
Savaşın son aşamasında “Müslümanlarla Müslümanları kırdırmayı” planlayan ve hedefleyen ABD bundan sonra “Müslüman askerleri! Hıristiyanlık için, Haçlı savaşı için ileri!” mi diyecek?
 
ABD HAÇLI SAVAŞÇILARINI İŞTE
BÖYLE EĞİTİYOR VE YETİŞTİRİYOR
Son bir örnek verelim:
ABD’de yayınlanan Wired Dergisi’nin internet sitesinde açıklandığına göre, Virgina Eyaleti’nin Norfolk bölgesinde bulunan ve ABD ordusunun üst rütbeli subaylarının eğitim gördüğü en etkin askeri eğitim kurumlarından sayılan Joint Forces Staff College’de 2004 yılından bu yana İslam’a karşı topyekûn savaş gerçekleştirilmesi gerektiği konusunda ders verildiği ortaya çıktı. Okulda dersi veren Yarbay Matthew Dooley tarafından yıllardan beri İslam dininin zor kullanılarak dönüştürülmesi konusunda savaş planı anlatıldı. Planda Suudi Arabistan’ın açlıkla tehdit edilmesi ve Mekke ile Medine’nin yerle bir edilerek İslam’ın din olmaktan çıkarılıp bir kült seviyesine indirilmesi yer aldı. 
Dooley, bu derslerde, savaş sırasında sivilleri koruyan “1949 Cenevre Konvasiyonu’nun artık geçersiz olduğunu” ifade ile “Tarihte Dresden, Tokyo, Hiroşima, Nagazaki’de yapıldığı gibi, Mekke ve Medine’ye de nükleer saldırı yapılması gerektiğini” savundu.
“İslam köklerini derinleştirdikçe, camiler çoğaldıkça cihadı hayata geçirmek için şeriatı uygulayanların sayısı artacak.” Diyen Dooley, öğrencilerine “Unutmayın, biz savaştayız. Öyle davranın!” şeklinde konuşmalar yaptı.
Sözkonusu İslam düşmanlığı dersi ile ilgili haber Wired Dergisi’nin internet sitesinde yayınlanmasından sonra, Pentagon tarafından dersin durdurulduğu ve sözkonusu yarbayın o dersten alındığı açıklandı. ABD Genel Kurmay Başkanı Martin Dempsey yarbay hakkında soruşturma açıldığını söyledi. 
Bu soruşturmanın ne kadar aldatmaca ve zevahiri kurtarma amaçlı olduğu, 2004 yılından beri 8 senedir sözkonusu derse müdahale edilmemesinden ve General Dempsey’in hala görevinde devam etmesinden bellidir.
Ayrıca İslam düşmanlığı ile ilgili ders veren Yarbay Dooley, eğer Pentagon’un kontrolü dışında, orduyu “bağlayıcı” bir program yaptıysa neden sadece verdiği dersin başından alınmakla yetinilmiş, görevine tamamen son verilerek cezalandırılmamıştı? 
Açıkça anlaşılıyordu ki, İslam’a karşı verilen sözkonusu “topyekün savaş” dersi, yıllardan beri ABD Genelkurmayı’nın bilgisi ve kontrolü dışında uygulanan bir program ve müfredat değildi.
Bu olay unutulduğunda, İslam düşmanlığı dersinin, aynı formatta ve aynı doğrultuda yine öğrencilere verilmeye devam edileceği muhakkaktı. 
 
KISACASI
Haçlı orduları ve askerleri İslam’a ve İslam dünyasına karşı böylesine bir ruhla yetiştiriliyor. Müslüman Türk milletinin başındaki yöneticiler böyle bir orduyu Türkiye’ye davet eden ve ülkemizde konuşlandırılması için düzenlenen bir tezkereyi görüştüler ve kabul ettiler. 
Bayramınız hayırlı ve mübarek olsun!
Sevgiler, saygılar…
herden1050@hotmail.com
 

YAZIYI PAYLAŞ!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.