Türkiye’yi Haçlı savaşına zorlayacak oyuna dikkat!


 

ABD’nin Yalan haber operasyonunun hedefi, Amerikan Coni’si yerine Türk ordusunu cepheye sürmek ve Müslümanlara karşı “Haçlı Savaşçısı” gibi kullanmaktır. Suriye sınırında karışıklıkların çok ileri boyutlara vardırıldığı son günlerde Amerika’dan Türkiye’ye bir teklif gelmiştir. Bu teklif Türkiye’nin tuzağa düşürülmesi için düğmeğe basıldığını göstermektedir. Türkiye bu oyuna gelecek midir?

 

ABD Türkiye’ye tuzak  

için geri sayımı başlattı

 

Türkiye’deki ve Ortadoğu’daki son karışıklıklar ve gelişmeler, Türkiye’nin ordusunun İslam dünyasında Müslümanlara karşı ABD için Haçlı savaşçısı gibi savaştırılması ve İslam ülkelerinde iç savaş oyunlarının başlaması için düğmeğe basıldığını ve geri sayımın başladığını gösteriyor.

Türkiye'nin Suriye sınırındaki çatışmaların yoğunlaştığı bugünlerde, Washington'dan Ankara'ya kritik bir talep iletildi. Washington, 2007'den bu yana, iki ülke arasında "anlık istihbarat paylaşımı" için kullanılan ABD'ye ait beş insansız hava aracı ‘Predator’lardan birisinin silahlandırılması talebini resmen Ankara'ya iletti. Edinilen bilgiye göre, talep Türkiye Genelkurmay'ına yapıldı. Türk Ordusunun başındaki görevliler bu talebe "ön onay" verdi ve nihai kararı hükümete bıraktı. [1]

Suriye sınırında ABD ve İsrail gizli örgütleri tarafından çok ileri boyutlara vardırılan karışıklıklardan sonra, yine aynı odaklar tarafından, mizansen ve tertip oyunlarla, Türk ordusu Suriye’ye girmek zorunda bırakılacaktır.

Bu oyunlar sahneye konulduğunda, Müslüman Türk ordusu, Haçlı savaşının planlanan stratejisine göre, İslam ülkelerine karşı savaştırılacak, buna mecbur bırakılacak.

Şimdi oyunlar önce nereden başlatılıyor onu görelim:

SURİYE’DE YALAN HABER FURYASI:

“GERÇEKLER ÇARPITILIYOR”

Arap Gazeteciler Birliği üyesi Rafik Lutf, sadece CNN-International ve El-Cezire’nin değil, uydu üzerinden yayın yapan birçok batılı ve Arap TV kanalının, Suriye hakkındaki gerçekleri çarpıttıklarını söyledi. [2]

Hatırlanacak olursa, İngiliz gazeteci Richard Peppiatt da, “Müslümanlara yönelik fabrikasyon yalan haberler ürettiklerini ve yayınladıklarını” itiraf etmişti. Peppiat, "Bizden, genellikle araştırmacı gazetecilik yapmamız beklenmezdi. Bunun yerine elimize bazı bilgiler verilerek, daha önce belirlenmiş gündem çerçevesinde bu bilgileri kendilerinin istediği tarzda kurgulamamız istenirdi." şeklinde itirafta bulunmuştu. [3]

ABD son olarak, insansız hava uçakları ‘Predator’lar sayesinde bu yalan haberlerle yanıltma ve olayları uzaktan kumanda etme işini daha etkin hale getirmiş olacak.

TÜRKİYE ESKİ DIŞİŞLERİ BAKANI:

ABD YALAN HABERLERLE ALDATIYOR

Türkiye Dışişleri Bakanı ve Büyükelçi olarak uzun yıllar görev yapmış bulunan Vahit Halefoğlu, 1998 yılında, Türkiye yönetimlerini şöyle uyarmıştı:

“Ortadoğu ve diğer bölgelerle ilgili meselelerde, ya ABD’den, ya da İsrail’den bilgi alıyoruz. Bu bilgiler Türkiye’yi aldatıyor veya başka tarafa yönlendiriyor.”  [4]

ABD ve İsrail’in bugün Türkiye’ye karşı dürüst oldukları ve aldatmadıkları söylenebilir mi?

2003 yılı başlarında Abdullah Gül, Başbakan olarak yaptığı açıklama Halefoğlu’nun bu uyarısını teyit ediyordu. Gül konuşmasında şöyle demişti: Tüm dünyada olduğu gibi ABD'de savaştan çıkarı olan bir kesim var ve bu işin lobi faaliyeti için milyarlarca dolar para ayırdılar. Türkiye'de de bazı medya kuruluşları aracılığıyla hükümetimizi yönlendirmeye çalışıyorlar. Bazı medya kuruluşlarına para aktarıldığı yönünde duyumlar alıyoruz. İçten ve dıştan yönlendirmeye çalışanlar var. Türkiye'de de savaş kışkırtıcıları var.” [5]

Bugün de aynı oyun oynanıyor. Dışarıdan ve içerden savaş kışkırtıcıları aynı şekilde faaliyetlerini yoğun bir şekilde sürdürüyorlar. Türkiye’yi Suriye ile savaştırmaya çalışıyorlar.

ABD’nin hedefi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir Haçlı ordusu gibi, Batı’nın emir ve komutasında Haçlı savaşına sokulmasıdır.

Lütfen hatırlayalım, ABD sömürgeciliğinin derin devletinin değişmez adamlarından Henry Kissinger, 11 Eylül (2001) olayından sonra, ABD Eski Başkanı George W. Bush’un “Haçlı Seferi” dediği Haçlı savaşının nasıl bir nitelikte ve özellikte olacağını açıklayan beyanatında ne demişti: “Bu savaş, Müslümanlarla Hıristiyanların değil, Müslümanlarla Müslümanların savaşı olacaktır.”  [6]

CIA: “BIRAKALIM MÜSLÜMANLAR 

BİRBİRLERİNİ ÖLDÜRSÜNLER”

“CIA’nın eski Ortadoğu bölge şefi Robert Baer’in İran hakkında yazdığı kitapta, (…) yeni Ortadoğu’yu kurabilmenin tek yolunun bölgede geniş çaplı bir ‘Şii-Sünni iç savaşı’ tetiklemekten geçtiğini söylemiştir. (…)‘Niye biz (Amerikalılar!) ölelim ki?’ diyor kısaca eski CIA görevlisi Baer, ‘Bırakalım (Sünni ve Şii) Müslümanlar kendi aralarında birbirlerini öldürsünler!’ demiştir.”  [7]

ABD: “BİZİM AMACIMIZ ORTADOĞU’YU

TÜRKİYE İLE ŞEKİLLENDİRMEK”

Yine hatırlayalım, Türkiye’de Dışişleri Bakanı olarak uzun yıllar görev yapmış bulunan Kamran İnan şöyle nakletmişti: “Richard Perle (…)2002 yılında (…) Washington’a gittiğimde, demişti ki, “Bizim amacımız sizinle el ele vererek Avrasya ve Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmek, sizi bölgenin güç merkezi haline getirmek...” [8]

2005 yılının Haziran ayında ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Scott Carpenter, “Ortadoğu’daki statükoyu değiştirme konusunda ciddiyiz ve kararlıyız” demiştir. [9]

“TÜRKİYE BİR OYUNCU, ABD İÇİN

BU OYUNU OYNAMAK ZORUNDA!”

ABD derin devletinden Uluslararası ilişkiler uzmanı ve jeo-stratejist Dr. George Friedman, Türkiye hakkında şunları söylemiştir: “Ben Türkiye’ye baktığımda bölgesinde büyük bir oyuncu görüyorum. Siz bu bölgeyi şekillendirebilecek ama bunu istemeyen bir güçsünüz. Ama artık bu Türkiye’nin direnebileceğinin ötesine geçmiş durumda. Etrafınızda oluşmuş güçler, güç dengeleri Türkiye’yi buna zorlayacak ve Türkiye bu yönde hareket edecektir.(…) Önümüzdeki yıllarda zorlu kararlar alacaksınız ve buna direnemeyeceksiniz."  [10]

ABD’NİN BÖLGEDE TÜRK ASKERİNİ

SAVAŞTIRMAK İSTEMESİNİN NEDENİ

ABD’nin eski Başkanlarından Ronald Reagan: "Türkiye’ye güvenlik yardımı bizim de güvenliğimizin bir parçasıdır. Bir Türk askeri yılda 6 bin dolara mal oluyor. Eğer onu bir Amerikan askeriyle değiştirmeye mecbur kalırsak maliyet 90 bin Dolara çıkıyor." demiştir. [11]

Reagan’ın ifadesine göre, ABD için, Amerikan askerinin günlük maliyeti 246,6 Dolar olmasına karşılık Türk askerinin günlük maliyeti yaklaşık 16,5 Dolardır.

ABD’nin, İslam dünyasına karşı Haçlı savaşında Amerikan askeri yerine Türk askerini cepheye sürmek istemesinin bir başka nedeni daha vardır. DoD, Department of Veterans ve Veterans for Common Sense adlı kuruluşlardan verilen bilgiye göre, Irak ve Afganistan'da görev yapan her 6 askerden birinin psikiyatrik sorun yaşadığı ve her 20 askerden birinde travma sonrası stres bozukluğuna rastlandığı tespit edilmiştir. Sözkonusu savaşlardan dönen Amerikan askerlerinden, her 84 dakikada bir kişinin intihar ettiği saptanmıştır. [12]

ABD askerinin bu bunalımdan kurtarılması için, Türk ordusunun savaştırılması düşünülmekte ve planlanmaktadır.

JOE BİDEN: “TÜRKİYE VE DİĞER

ÜLKELER ABD’NİN ELDİVENİ”

Bir dönem Amerikan yönetiminin Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Joe Biden, Türkiye’yi ve Amerika’nın kontrolünde strateji takip eden diğer İslam ülkelerini “ABD’nin eldiveni” olarak nitelendirmiştir. Biden, ABD’de 2012 Ekim ayı ortalarında yapılan Başkan Yardımcıları münazarasında “Biz, Türkler, Ürdünlüler, Suudiler, ve bölgedeki diğerleri ile kimlerin yardımı hak ettiğini belirlemek için el ele çalışıyoruz...” derken, Türkçeye “elele” olarak yanlış tercüme edilen İngilizce "hand and glove" tabirini kullanmıştır. Halbuki Bu tabir İngilizce’de“elele” değil, “El ve eldiven” anlamına gelmektedir. Biden, bu ifade ile ABD “el”, Amerika’ya yardımcı olan Türkiye ve diğer ülkeler de “eldiven” demek istemiştir. [13]

SONUÇ: TÜRKİYE KENDİNE HAKİM

OLMALI VE OYUNA GELMEMELİDİR!

ABD’nin 2001 yılında başlattığı Haçlı savaşında önceden belirtilen süre doluyor ve İslam dünyasında Amerika’nın kontrolünde seyreden karışıklıklar ve gelişmeler, esas stratejinin ve planların uygulanacağı son bölümün gerçekleşmesi için düğmeğe basıldığını, geri sayımın başladığını gösteriyor.

ABD’nin bu haçlı savaşında nihai hedefi, İslam dünyasında bütün milli devletlerin -Türkiye de dahil- yıkılmasıdır [14] ve tüm bölgenin küçük küçük eyaletlere bölünmesidir. Nitekim geçmişte Türkiye’nin başına geçen Süleyman Demirel, Kenan Evren, Turgut Özal [15] ve diğer liderler ülkemizin değişik sayıda eyaletlere bölüneceğini söylemişlerdir. ABD’nin tüm Batı’yı arkasına alarak 2001’de İslam’a karşı başlattığı Haçlı savaşında artık Müslümanların birbirleriyle savaştırılacağı ve bütün bölgenin eyaletlere bölüneceği son kademeye gelinmiştir.

Oyunun bu kademesinde, Türk ordusunun Suriye ile savaştırılması ve diğer İslam ülkelerinde Amerika için görev yaptırılması düşünülmekte ve planlanmaktadır. Son olarak geçen günlerde ABD’nin Türk genelkurmayına yaptığı teklif, sözkonusu plan için düğmeğe basıldığını ortaya koyuyor.

Türkiye’nin çok uyanık ve dikkatli olması gerekir. Stratejisini ABD’den ve Batı’dan alacağı yalan ve uydurma haberlere göre değil, kendi özel istihbaratına dayandırmalıdır. Yoksa bir daha dönüşü olmayan yanlışlarla yok oluşa sürüklenecektir.

Rabbimiz Kur’an’da bizi uyarıyor: “Bir fasık size bir haber getirdiğinde onu araştırınız! Yoksa sonunda pişman olursunuz!” [16]

Pişman olmamak için, bize verilen haberleri araştırmalıyız.

Unutulmamalıdır ki, daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi, aslında düşman çok güçlü ve yenilmez değil, İslam dünyasındaki Müslümanların imanı ve ihlası çok küçük olduğu için, gözümüzde düşman çok büyük ve üstesinden gelinmez görünüyor. Aslında ihlasımız ve imanımız güçlü olsa, düşmandan çok daha büyük olan, “Her şeye kadir olan” Rabbimiz Allah’ın yardımıyla Müslümanlar bu savaşı rahatlıkla kazanabilir ve muvaffak olabilir.

Ne yazık ki, Müslümanlar Allah’a inanıyorlar, ama O’na güvenmiyorlar. Allah’a güvenmedikleri için de, Kur’an-ı Kerim’in “Kim Allah’a güvenirse O Allah, ona yeter” [17] ayeti tecelli etmiyor ve Müslümanlar Allah’ın yardımını hak etmiyorlar.

Rabbimiz Allah, bizi yardımını hak edenlerden eylesin!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

 



[2] Yeniçağ Gazetesi, 08.04.2012

[3] Takvim Gazetesi, 05.02.2012 

[4] Zaman Gazetesi 30.10 1998

[5] 15.01.2003 tarihli Akşam Gazetesi ve diğer gazeteler.

[6] http://www.yenimesaj.com.tr/?artikel,12001086/yeni-strateji-savasma-savastir/m-hilmi-yildirim

   http://www.skyturk.net/yazar/ahmet-hamdi-ozsarac-sunni-sii-savasi-oku-370.html

[7] Zaman Gazetesi, 04 Şubat 2012

[8] Vatan Gazetesi, 14 Haziran 2010

[9] Hürriyet Gazetesi, 24-06-2005

[10] Milliyet Gazetesi, 4 Mart 2009

[11] “Reagan Günceleri” isimli 767 sayfalık kitapta başkanlık dönemine ait hatıralar… http://www.hurriyet.com.tr/dunya/12053999.asp

[12] Sabah Gazetesi, 23.03.2012

[14] Erol Bilbilik, CFR ‘Dış İlişkiler Konseyi, Umay Yayınları, Nakleden: http://www.mudafaaihukuk.com/104-savas.htm

[16] Hucurat Suresi, ayet: 6.

[17] Talak Suresi ayet: 3

 

YAZIYI PAYLAŞ!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.