Ülkemize sahip çıkmak için bunları...


Bunlar başımızdakilere yardımcı olmak için arz ettiğimiz bir durum analizidir. İnşallah onlar da bu endişelerimize katılacaklardır ve umarız gereken tedbirleri almışlardır. Allah basiretlerini artırsın! Yardım eylesin! Özellikle düşmana karşı Allah’a dayanarak ve güvenerek adım atan tutum ve davranışlarında ayaklarını sabit kılsın!

ABD’nin darbe girişiminde

gözlerden kaçan bazı gerçekler

 

Önce bilinen ve görünenlerden başlayalım, olayları ve olanları havalarda uçarak değil, ayaklarımız yere değerek değerlendirelim, eğri oturalım, ama doğru konuşalım:

  • Türkiye, ABD’nin 2001 yılında İslam dünyasına karşı (içinde biz de varız) başlattığı Haçlı Savaşının tam merkezindedir. Dolayısıyla asıl savaş Türkiye’dedir. Ve Fetö’nün darbe denemesi bu savaşın çok önemli bir parçasıdır.

 

  • Fetö darbesi olarak gördüğümüz ABD’nin ilk darbesi, öncelikle Allah’ın lütfu ve yardımı ile, Türkiye’nin başındakilerinin zamanında basiretli davranışları ile önlenmiştir. Ama Türkiye’ye karşı savaş bitmemiştir, bütün hızıyla devam etmektedir. Çünkü bu savaşın özelliği ve niteliği çok uzun süreli soğuk savaş olmasıdır, sinsi ve sessiz savaş olmasıdır.

 

  • Türkiye’de Fetö gibi, ABD adına çalışan bir çok güç ve kuruluş vardır. Bunlar Fetö gibi tarikat olmayabilir. Başka yöntemlerle de çalışıyor olabilirler. Örneğin ABD’nin İncirlik üssüne ve diğer üslerine bağlı çalışan AFOSI teşkilatı vardır ki, tamamen Türkçe konuşan Amerikan askerlerinden oluşan bu teşkilat bütün Anadolu’da cirit atmaktadır. (Bunları geçmiş yazılarımızda belgeleriyle arzetmiştik.)

 

  • Ayrıca unutmamak lazımdır ki, Türkiye’ye karşı savaşta bütün kurumlarıyla ABD’ye yardımcı olan bir sistem vardır. Bu sistemin arkasında ABD ve NATO üsleri, MOSSAD’a dolaylı ve dolambaçlı olarak bağlı kuruluşlar vardır. Bu sistemdeki tüm Amerikancılar, Fetö darbesi başarısız olunca sinmişler ve “Türkiyeci” kamuflajını kullanır olmuşlardır. Bunlar ABD’den gelecek yeni taktiklerle ilgili buyrukları beklemektedirler.

  • Sözkonusu darbenin bastırılmasından sonra en çok dikkat çeken olaylardan birisi  Türkiye’deki Amerikan, İsrail ve Batı kökenli İş dünyası ve piyasa dünyası Türkiye’ye karşı savaşta yer almalarına rağmen, kendilerinden beklenen tavır ve tepkiyi göstermemeleridir. Halbuki yaşı müsait olanlar hatırlayacaklardır, Kıbrıs İkinci Barış Harekatı ABD’nin istemediği bir şeydi, Türkiye ABD’nin istemediği bir şekilde hareket edince, Amerika Türkiye’ye ekonomik yönden büyük bir darbe vurmuştu. Piyasaları durdurmuş, çarşı ve pazarda uzun kuyruklar oluşmuştu. Bu darbe girişiminde de ABD’nin istemediği sonuç ortaya çıktığı halde, Amerika piyasalara hakim olduğu halde bu alanlarda hiç bir operasyon yapmamıştır. Acaba neden? Bunda bir bit yeniği yok mudur? Akla şöyle bir izah yolu geliyor: ABD darbe girişiminde istediği olmayınca Türkiye’de herhangi bir uyanışa yol açmamak için, durumu kontrol altına alabilmek üzere hemen B Planını uygulamıştır. Piyasayı ve iş dünyasını Türkiye’den yanaymış gibi bir tavır içine sokmuştur. Burada acaba neden diye sormak gerekiyor. ABD durumu tekrar kontrol altına almayı düşündüğü bu taktik savaşıyla neyi amaçlamıştır?

 

  • Şimdi asıl şu önemli soru üzerinde durmak lazım: Düşmanın savaşta ilk hedefi nedir? Önemli olan düşmanın hamlelerini önceden okumak ve fark etmektir. Nitekim düşman Türkiye’de neler yapmak istediğini yıllar öncesinde bir bir açıklamıştır. (Bunları geçmiş yazılarımızda belgeleriyle arzetmiştik.) Bu belgeleri hatırlamak gerekir. Bu belgelere göre ilk hedef, Türk milletinin canı gibi koruduğu devletini yıkmaktır. Türk toplumunu devletsiz bırakmaktır. Bunu mümkün olursa Türkiye’nin kendisine yaptırmaktır. Nitekim Daha önce Türkiye’deki Amerikancı yönetici ve siyasetçiler (örneğin Demirel, Evren ve Özal vs.) tarafından bu konu tekrar tekrar gündeme getirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti devleti yerine federal (parçalanmış) yapı gerektiğini söylemişlerdir. Bugün Türkiye yöneticileri bu konuda adım atmazlarsa, yani Türkiye devletini kendileri yıkmazlarsa ve federal (parçalanmış) yapıyı kendileri oluşturmazlarsa düşman o zaman ne yapacaktır?

 

  • Türkiye, kendi milli devletini, kendi cumhuriyetini yıkmazsa, düşman, devletimizin yıkılabilmesi için ve yerine Başkanlık Sistemi adı altında parçalanmış Türkiye modelinin getirilebilmesi için harekete geçecektir. ABD, Türkiye’de başkanlık sistemini şunun için getirmeyi planlamaktadır: İslam dünyasındaki tüm devletler yıkılacak, Türkiye de yıkılacak, tüm Müslüman ülkeler param parça edilerek eyaletlere bölünerek, Türkiye’den başkanlık sistemi ile ABD’ye bağlı ve bağımlı olarak, Amerika adına federal bir yapı altında yönetilecektir.

 

  • Türkiye’nin başındakiler devletin yıkılıp da ülkenin federal bir yapıyla parçalanmasını kabul etmezlerse, -ki bunu hiç sanmıyoruz- ABD, bu Başkanlık Sistemini gerçekleştirebilmek için öncelikle Türkiye’de ve tüm İslam ülkelerinde iç savaşlar çıkarmayı planlamaktadır. Türkiye’ye sahip çıkmağa çalışan sorumlular ve yöneticiler, düşmanın bu hain planını anlamış olmalılar.

 

Bunlar başımızdakilere yardımcı olmak için arz ettiğimiz bir durum analizidir. İnşallah onlar da bu endişelerimize katılacaklardır ve umarız gereken tedbirleri almışlardır. Allah basiretlerini artırsın! Yardım eylesin! Özellikle düşmana karşı Allah’a dayanarak ve güvenerek adım atan tutum ve davranışlarında ayaklarını sabit kılsın!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.