HER ŞEYİN BAŞLANGICI


Soykırımlar olsun, işkence olsun veya çocukların anne babaları tarafından gündelik aşağılanmaları olsun, şidete ve kine dair bütün örneklerin bir tek  otak noktası var: Ötekinden ‘yabancı’ dan nefret etme duygusu.
 
Suçlular da kendilerini  ‘insan’ olarak tanımlarlar, ama karşıdakilerin bu tanıma hakları yoktur. Öteki, insanlık dışı olma durumuna indirgenir. Sanki böyle bir edimle insan , kendi kendini temizleyecekmiş gibi.
 
Kişi, diğerlerini küçümseyip onlara eziyet ederek kendisini, arı olmama kuşkusundan kurtarır. Arı olmak veya lekeli olmak böylece insane olanları  , insane olmayanlardan ayırt eden bir özellik haline gelir. Bu arada algılama soyut bir düzeye aktarılır. Öteki artık kendi bireysel insanlığı içinde görülmez olur.
 
Böyle bir insane sadece bir grubun parçasıdır. Somut  duyguları, görüşleri ve devranış biçimleri, görüş alanı dışarı çıkar, bunun yerine  kişiliği, tek bir özelliğe indirgenir. Bir gruba ait olmak. Bu şekilde soyutlama , ötekiyle empati düzeyinde bir ilişki kurulmasını olanaksız kılar.
 
Empati bütün canlılar için temel bir yetidir. Empati insaniyetsizlikle aramızdaki sınır ve insanlığımızın özüdür. Ama eğer kendimize dair olan , küçümsenir ve bize ait olmayan bir şey bizden kopartılırsa , empati de özgür bir biçimde gelişemez. Başkalarının duygularını paylaşma yetimiz körelir.
 
Kendimize dair olanın yabancı bir şey haline gelmesi süreci, insanların insanca, yani ilgiyle , empatiyle karşılıklı anlayışla karşılaşmalarını engeller. Böylece soyutlama ilişkilerimizin temeli haline gelir.
 
Bu yabancılaşmanın nüveleri çocuklukta yatmaktadır.  Bu hiçbir  yerde  , Hitler’in yaptığı bir  konuşmada , sarf ettiğ şu cümledeki açıklıkla ifade edilmemiştir. ‘her çocuk bir savaştır’
Hitler bu sözüyle, batı kültürlerinde bugün biler kaçınılmaz bie gerçeklik olarak Kabul edilen  durumu, yani çocukla anne baba arasındaki düşmanlığı  ürkütücü bir açıklıkla dile getirmiştir.
 
Toplumsallaştırma denilen mücadelede çocuk, anne babasının iradesine boyun eğme  noktasıne getirlmeli ve kendi ihtiyaçlarına  ve hazzına gore davranması engellenmelidir.
İhtilaf çıkması kaçınılmazdır ve bu ihtilaf , çocuğun iyiliğiadına anne ve babanın kararlığıyla çözülür.
 
Bizi işkenceci tarafından kurtarılma fantazisinden koruyan , utanç değil, kendi gelişimimize muhtaç olduğumuzun bilincidir.
 
Bizi  kendimize yabancılaştıran şeyin, bir zamanlar hayatta kalmamızı borçlu olduğuna inandığımız , çok derinlere kök salmış itaat mekanizması olduğunu ancak bu şekilde görebiliriz.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Tem

Çok Sonrasını Düşünmek

25Haz

Nemrut’un Oduncuları

18Haz

Köklerimiz ve Ahlat Ağacı

30Nis

Aristidis kompleksi

27Mar

ÖZGÜVENDEN YOKSUN OLMAK’

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.