TARİHSEL YANILGILAR


Dünyamız son yüzyıllarda akıl almaz gelişim ve değişimlere sahne oldu.  Dünyamız ekolojik ve tarihsel bir küre olarak birleşti. Eskiye oranla insanlık masallarda  anlatılan bir zenginliği yaşıyor.

Bilimsel ve sanayisel devrimler in sağladığı sınırsız enerji toplumsal düzen ve siyaseti yeniden dizayn ederek dünya yaşamında büyük bir dönüşüm gerçekleştirdi.

Şimdi daha mutlu muyuz peki?  İnsanlığın uzun yıllardır biriktirdiği bu birikim ve zenginlik memnuniyet anlamına geldi mi peki? Bilişsel devrimden bu yana geçen inişli çıkışlı onca yıl dünyayı daha yaşanılacak bir yere dönüştürdü mü?

Ayak izi rüzgarın olmadığı ayda bozulmamış halde duran  Neil Amstrong , otuz bin yıl önce mağaranın duvarına el izini bırakan isimsiz avcı toplayıcıdan daha mutlu muydu? Eğer daha mutlu değilse şehirleri, tarımı, yazıyı, parayı bilimi ve sanayiyi geliştirmenin anlamı neydi?

İşte tarihin yanılgısı buradadır.

Tarihçiler bu tür soruları asla sormazlar.  Uruk ve babil vatandaşlarının kendi toplayıcı atalarından daha mutlu olup olmadığını, İslam’ın yükselişinin Mısırlıları hayatlarından daha memnun yapıp yapmadığını veya Afrika’daki Avrupa imparatorluklarının çöküşünü milyonlarca insanın mutluluğunu etkileyip etkilemediğini merak etmezler.

Ama aslında bunlar sorulması gereken sorulardır.

Günümüz ideolojilerinin çoğu, insan mutluluğunu kaynağı hakkında zayıf fikirlerle doludur. Milliyetçiler siyasi anlamda kendi kendini yönetmenin mutluluğun kaynağı olduğunu; Koministler herkesin proleterya diktatörlüğü altında mutlu olacağını; Kapitalistler de yalnızca serbest piyasanın insana en çok mutluluk sağlayacağını bununda ekonomik büyüme ve ürün bolluğuyla gerçekleşebileceğini söylerler.

Şimdi ciddi bir araştırma yapılsa ve tüm bu hipotezler yalanlansa ne olurdu? Ekonomik büyüme insanları daha mutlu yapmıyorsa kapitalizmin faydası nedir?  Geniş imparatorluklar da yaşayan insanların bağımsız ülkelerin vatandaşlarından daha mutlu olduğunu keşfedersek ne olacak.

Şimdiye dek tarihçiler bu soruları bırakın cevaplamayı sormaktan bile kaçındılar. Hatalıklardan tutun giyim ve kıyafetlere kadar her şey araştırıldı ama tüm bunların insan mutluluğunu nasıl etkilediğine hemen hemen hiç bakılmadı.

İnsanlık becerilerini genellikle ıstıraplarını dindirmek, sorunlarını aşmak ve beklentilerini gerçekleştirmek için kullandıklarından biz ortaçağdaki atalarımızdan, onlarda kendi taş devri avcı ve toplayıcı atalarından daha mutlu olamadılar.

Köylüler avcı toplayıcılardan daha fazla çalıştıkları halde hem de daha az hem de az çeşitten gıdalar tüketirken sömürü ve salgın hastalıklara daha fazla maruz kaldılar.

Aynı şekilde Avrupa imparatorluklarının yeni ticaret yollarını açması diğer taraftan milyonlarca Afrikalı, Kızılderili ve Aborjinler için hiç iyi olmadı.

Kısacası, insanlığın gücü kötü kullanmaya eğilimli olduğundan yola çıkıldığında, insanlığın güçlendikçe mutlu olacağını düşünmek aptalca bir yaklaşımdır.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Eyl

Martı Jonathan Lıvıngston

22Tem

Çok Sonrasını Düşünmek

25Haz

Nemrut’un Oduncuları

18Haz

Köklerimiz ve Ahlat Ağacı

30Nis

Aristidis kompleksi

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.