İyi Partide Hareketlilik


Eylülün ilk gününde Elazığ İYİ Parti il yönetimi, genel merkezin emriyle istifa etmişti. Geçen cumartesiye kadar bir anlamada vekâleten yönetiliyordu. 25 Eylül Salı günü işe el koyan genel merkez, il başkanlığı için bir anlamda temayül yoklaması yaptı.
Parti il binasında saat 15.00’de gerçekleştirilen toplantıya Samsun Milletvekili Bedri Yaşar da katıldı. İl ve ilçe yönetiminden il başkanı için isim istendi. Yazılı talepler, milletvekiline iletildikten sonra adı öne çıkanlarla ikili görüşmelere geçildi. Raporunu tutan Bedri Bey, salı gününe kadar yeni il başkanının atanacağını ifade edip şehrimizden ayrıldı. Gerçekten salıya kalmadan düğüm çözüldü. Ankara’ya çağırılan Mevlüt Or ve Habip Yaşar’la görüşüldükten sonra atama gerçekleşti. 29 Eylül günü yapılan il toplantısı ve aşure ikramıyla sonuç, partililere duyuruldu. İl başkanlığına atanan Mevlüt Or’u tebrik ediyoruz.
Anlaşılan o ki Türkiye’de siyaset, hem kolay hem zormuş. Paran varsa, iktidarın desteği arkandaysa yapılacak yanlışlar bile hikmet sayılıyormuş. Bu sahada halk, engin hoşgörüye sahipmiş, güçlünün yanındaymış. Yani haklı-haksız, yeterli-yetersiz, bilgili-bilgisiz… diye bir şey yokmuş. Sadece zengin-fakir meselesi varmış. Onun da üstesinden gelmek kolay değilmiş. Bunu anlamasına anladık ama çaresini bulamadık.
Yerel seçimlerin iyice yaklaştığı şu günlerde, partiler harı harıl çalışırken İYİ Parti suskundu, geçen haftaya kadar hareket yoktu. İl başkanın atanmaması her şeyi askıda bırakmıştı. Şu kadar ara verilmesinin sebebi maalesef anlaşılamadı: Gecikmeli atanan il başkanının yönetimini kurması, divanını oluşturması, çalışmalara başlaması bir ayı alabileceğine göre kayıp iki ay. Yeni yönetimin çok hızlı hareket etme mecburiyeti var.
Günümüzde her şey çok farklı. Öyle bir düzen kurulmuş ki değiştirmek veya üstesinden gelmek çok zor. Partilerin varlığı, fikirlerin farklılığı işe yaramıyor artık. Gücü eline geçiren, kral kesiliyor. Demokrasiyi yanlış yorumladığımız için, kuyruklu yıldızla kuyruklu yalan yer değiştirdiği için her yere saraylar kuruluyor, her makama şehzadeler oturuyor. Kabullenmemek, ağaya, şeyhe hayır demek günah sayılıyor. Bazı parti liderlerine inanmamak vatana ihanet kabul edildiği için seçim yapmak, aday değiştirmek boşuna.
Bir söz vardır; “En tehlikeli yalan, doğruya en yakın olanıdır.” Çünkü inanması kolay, doğrudan ayırılması zordur. Bizdeki idare sanatı da aynıdır. Haktan, adaletten bahsederiz ama her icraatımızda bencillik vardır, kıskanç vardır... Sözlerimizin üzerine söz, izlerimizin üzerine toz konduranı aforoz ederiz. Hain sayarız, gafil addederiz. En doğruyu biz bilir, asla yanlış yapmayız… Ondan sonra da demokrasi bayrağını sallamaya kalkarız. Adaleti, mülkün temeli sayarız. İsrafı, şaşaayı gelişmişlik zannederiz. Attığımız adımlar yerini bulmayınca hırçınlaşırız, kavgaya yöneliriz. Zorda kalınca yakınır, çevremizi suçlarız...
Peki bir şey değişiyor mu? Problemler çözülüyor mu? “Ülkede kriz yok, manipülasyon var” deyince zamlar duruyor mu?.. Bunları söyleyenler petrole, gaza, elektriğe zam yaparken kendilerini tekzip etmiyor mu? Fiyatlar artarken ücretlinin cebindeki parayı eritenler, acaba milletten korkmuyor mu? Niye korksun ki? Dediklerine herkesi inandırıyorlar ya…
Aslında gizli, saklı yok. Her şey ortada. Dediğim dedik, çaldığım düdük diyenlerin ardına takılmışsak, zifiri karanlığın güneşi yutmasına seyirci kalmışsak suçlu aramaya gerek kalmamış demektir. Dolayısıyla ya bed alışkanlıklarımızdan vaz geçeceğiz ya kötü sonucu kabulleneceğiz. 
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Kas

Ağlayan Ülke; Doğu Türkistan

25Ekm

Öğrenci Andı Geri Döndü

20Ekm

Harputlu Zöhre Kız 25

20Ekm

Uçtu Uçtu Papaz Uçtu

19Ekm

Harputlu Zöhre Kız 24

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.